Sultantepe Höyüğü

Sultantepe Höyüğü, Şanlıurfa ili'nin Harran İlçesi'nin 23,5 km. kuzeybatısında, Kötüçay ile Kömürcü Dere arasında, Sultantepe Köyü'nün hemen yanında yer alan bir höyüktür. Tepenin tabanda çapı 550 metre olup Urfa Ovası'nın en büyük höyüğüdür. Yüksekliği 43 metredir.[2] Adana İli Kozan İlçesi yakınlarındaki, günümüzde yeri tam olarak bilinmeyen Sultantepe Höyüğü ile karıştırılmamalıdır.[3]

Arkeolojik Höyük
Adı: Sultantepe Höyüğü
il: Şanlıurfa
İlçe: Eyyübiye
Köy: Sultantepe
Türü: Höyük
Tahribat:
Tescil durumu: Tescilli[1]
Tescil No ve derece: 372 / 1
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi: Kazı

KazılarDüzenle

 
Tepenin Sultantepe Köyü gerisinden görünümü

Höyükte ilk kazılar 1951-53 yıllarında Seton Lloyd ve Nuri Gökçe başkanlığında yapılmıştır.[4] Daha sonra 1989 yılında N. Yardımcı ve ekibi yeniden çalışmalar yapmıştır.[2]

TabakalanmaDüzenle

Höyükte saptanan tabakalanma eskiden yeniye olarak, Kalkolitik Çağ, Erken Tunç Çağı, MÖ 2. binyıl, MÖ 1. binyıl, Yeni Asur Krallığı, Helenistik Dönem[4], Roma Dönemi, Ortaçağ İslam Dönemi şeklindedir.[2]

BuluntularDüzenle

 
Map

Çanak çömlek buluntuları tabakalara göre, Kalkolitik Çağ saman katkılı kaba mal, Erken Tunç Çağı ince yapımlar, bej hamurlu, iç ve dış parlak açkılı mallar, MÖ 2. binyıl kum katkılı yalın mallar, MÖ 1. binyıl kum katkılı ince yapımlar, Roma Dönemi kırmızı parlak astarlı, baskı bezemeli ince yapımlar, İslam Dönemi kaba, kum katkılı, sırtlı yapımlar olarak verilmektedir.[2]

Yerleşmede Yeni Asur Krallığı Dönemi'nde (MÖ 8. – 7. yüzyıllar) büyük bir kütüphaneye sahip olduğu kazılarda ortaya çıkmıştır. Bu kütüphanede ele geçen tabletlerin önemli bir kısmı destanlara aittir. Örnek olarak Enuma Eliş, Gılgamış, Nergal verilebilir. Destanlar dışında edebi, tıbbi çalışmalar, kurgusal tarihleme ile ilgili metinler, eponim listeleri, büyü ve kehanet listeleri ve tanrılar adına düzenlenmiş ilahi metinler içeren tabletler vardır. Toplam olarak 407 tablet bulunmuştur. Bu tarz bir kütüphanenin, Asurbanipal'in Ninova'deki kraliyet kütüphanesi gibi bir kraliyet kütüphanesi olması gerektiği ileri sürülmektedir.[5]

İlginç bir buluntu da yerleşmede İskit tipi ok uçlarının bulunmasıdır.[6]

Değerlendirme ve tarihlendirmeDüzenle

Tüm buluntular, özellikle de bir kraliyet kütüphanesi olduğu düşünülen kütüphane, yerleşmenin Yeni Asur Dönemi'nde önemli bir kent olduğuna işaret etmektedir. Kentin Asur metinlerinde geçen Huzirina olduğu anlaşılmaktadır.[7] Dahası Kuzeydoğu Suriye'deki Tell Halaf ve Nusaybin yakınlarındaki Girnavaz Höyüğü gibi bir eyalet merkezi olduğu düşünülmektedir.[8] Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Şanlıurfa Müzesi'nde sergilenen kazılarda ele geçmiş tabletler ve stelller, çiviyazısının tarih içindeki gelişimi ve Anadolu arkeolojisi açısından oldukça önemli buluntular olarak görülmektedir.[7]

Tahribat durumuDüzenle

Höyük üzerinde yapılmış olan su deposundan akan sular toprak kaymalarına yol açmaktadır. Diğer yandan, tepenin batı etekleri mezarlık olarak kullanılırken kuzeydoğu eteğinde ise köy evleri vardır.[1]

Dış bağlantılarDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b TAY – Yerleşme Ayrıntıları
  2. ^ a b c d "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 7 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ağustos 2012. 
  3. ^ Umut Bilen, Anadolu'da Miken Buluntu Merkezleri 20 Şubat 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Adnan Menderes Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi
  4. ^ a b Nurgül Yıldırım, Anadolu'da Bulunan yeni Asurca Belgeler 12 Kasım 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Sh.: 120
  5. ^ Nurgül Yıldırım, Sh.: 120-121
  6. ^ Eski Anadolu Tarihi 5 Ocak 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Anadolu Üniversitesi, Açık Öğretim Fakültesi yayını. Sh.: 145
  7. ^ a b Nurgül Yıldırım, Sh.: 121
  8. ^ Kemalettin Köroğlu, Demir Çağı'nda Yukarı Dicle Bölgesi[ölü/kırık bağlantı]