Seci (Arapça: سجع), edebiyat terimlerinden biridir ve düz yazıda yapılan uyakları tanımlamak için kullanılır.

MahiyetiDüzenle

Seci, Arap şiirinin en kadim formu kabul edilmektedir. Secinin kullanımıyla elde edilen ritmik söylemler, şiirin gelişmesine olanak tanımıştır. Seci sanatı, Arap hicvinin gelişiminde de önemli bir aşama olarak kabul edilmektedir. Seciler Câhiliye döneminde uzunca bir müddet şiir mesabesinde görülmüştür.[1]

Kahin SecileriDüzenle

İslam öncesindeki Arap kahinleri, insanları etkilemek için secili sözler söylemişlerdir:

"Parlak aya ant olsun! Parıldayan yıldıza ant olsun!

Yağmur getiren buluta ant olsun! Kuşlardan gökte olana ant olsun!

Yolcunun, yolunu bulduğu işarete ant olsun…

…Biri Necd’e öbürü Ġavr’a giden! Hâşim, Umeyye’yi kahramanlıklara giderken geçmiştir…

(Bu işte) birinci gelir; bir de sonuncu vardır. Ebû Hemheme bu işten haberdardır”[2]

Türk Edebiyatından ÖrneklerDüzenle

  • İlahi, kabul senden, ret senden; şifa senden, dert senden İlahi, iman verdin, daim eyle; ihsan verdin, kaim eyle.
  • Ten cübbesi çak gerek, gönül evi pak gerek.
  • Ey gözlerin nuru, gönüllerin sürûru; başımızın tâcı, dil ehlinin mîrâcı
  • Alimsin ilmine gayet yok, kadirsin kudretine nihayet yok.

İleri okumalarDüzenle

Esat Ayyıldız, Klasik Arap Şiirinde Emevî Dönemine Kadar Hiciv. Ankara: Gece Kitaplığı, 2020. s.41-46.

KaynaklarDüzenle

  1. ^ Esat Ayyıldız, Klasik Arap Şiirinde Emevî Dönemine Kadar Hiciv. Ankara: Gece Kitaplığı, 2020. s.41-46.
  2. ^ Esat Ayyıldız, Klasik Arap Şiirinde Emevî Dönemine Kadar Hiciv. Ankara: Gece Kitaplığı, 2020. s.41-46.