İslam tarihi

İslam'ın tarihi gelişimi
(Câhiliye sayfasından yönlendirildi)

İslam tarihi, İslam dininin 7. yüzyılda ortaya çıkışından ve İslam Devleti'nin kurulmasından başlayarak modern zamanlara kadar uzanan süreçte, İslam dini, İslam dinini benimseyen bölge ve toplumlar ile bu toplumların İslam çatısı altında ortaya koyduğu şeyleri barındıran tarih kolu. İslam tarihi, İslam inancını hem bir din hem de bir toplumsal müessese olarak ele alır ve sonuç, olay ve keşifleri bu bağlamda sunar.

İslam tarihinde genel olarak Muhammed'in doğuşundan ölümüne kadar geçen zaman, ondan sonraki Hilâfet dönemi, daha sonraki saltanat devletleri ve modern zamanlarda ortaya çıkan yeni akım ve durumlar ele alınır. Kabaca dört ana parçaya bölünebilse de, farklı yönlerden farklı şekillerde bölünmeler gerçekleşir, siyasi İslam tarihi farklı bir bölünmeyle incelenirken bilimsel keşifleri konu alan İslam tarihi daha farklı bir bölünme içerir.

İslam tarihinin merkezini Muhammed'in ölümüne kadar devam eden ve İslami kaynaklarda Asr-ı Saadet (saadet devri) olarak adlandırılan dönem oluşturur.[1]

Muhammed'in hayatı ve erken İslam tarihi ile ilgili en dikkat çeken konu, siyer kitapları ve hadis külliyatlarında derlenen bilgilerin Muhammed'in yaşadığı rivayet edilen hayatından 150-200 yıl süren bir aradan sonra kaydedilmeye başlanan sözlü kültür ürünleri olarak ortaya çıkması ve yüzyıllar boyunca artan ilerlemesidir. Bu rivayetler İslam dışı kaynaklarca desteklenmemekte ve kendi içerisinde de çelişkiler taşımaktadır.[2] Rivayetlere dayalı kayıtlarda olayın yaşandığı günlerde anlatılanlar büyük ölçüde gerçekliğini korurken, zaman içerisinde değişikliğe uğrayarak birkaç nesil sonra tarihi realiteden tamamen uzaklaşır.[3] Hadis ve siyer kaynaklarında Muhammedin hayatı ile hiçbir bağlantısı olmayan hikayelerin, Muhammedin hikayesine birtakım değişiklikler yapılarak eklemlenmiş olabileceği sıklıkla dile getirilen konulardandır. Sami Ezzib, bu konuda dikkat çeken bir ifade ile Hayberin fethi ve Kurayza katliamı gibi konuların Yahudi kutsal kitabında yer aldığını, ancak bu kaynağa göre Yahudilerin Yahudi olmayanları katlettikleri bilgisini vermektedir.[4]

Cahiliye dönemiDüzenle

İslam dininin peygamber tarafından açıklandığı ve bundan hemen önceki zamandaki Arabistan'a ve genel olarak bu döneme klasik İslam kaynaklarında Cahiliye dönemi denir. Bununla birlikte bu daha ziyade İslamî klasik kaynaklarca tercih edilen bir dönemdir ve çağdaş din bilimleri araştırmalarında bu dönemden bahsedilmekle birlikte İslam tarihi içerisinde bu isimle zikredilmez.

İslam'a göre Cahiliye dönemi tam İsa'ya gelen İncil'in tahrif edildikten sonra, Muhammed'in peygamberliğine kadarki zamana denir. İsimdeki cahiliye tabiri, salt okur-yazarlık veya bilgisizlik anlamında değil de daha geniş ve genel olarak, hakikatin bilgisinden uzak olmak manasını taşımaktadır.

Muhammed dönemiDüzenle

Çağdaş din bilimlerinde İslam tarihi sıklıkla bu dönem ile başlar. Muhammed'in peygamberliğinden Abbasilerin sonunu getiren 1258'deki Moğol istilasına kadar süren döneme sıklıkla Klasik Dönem denir ve Asr-ı Saadet bu Klasik Dönemin ilk kısmını oluşturur.

İslam dininin kabul ettiği son peygamberin peygamberlik görevini alışından ölümüne kadarki döneme klasik İslam kaynaklarında Asr-ı Saadet yani "saadet zamanı" adı verilir. Asr-ı Saadet kendi içinde iki ana bölümde incelenir bunlar: Mekke dönemi ve Medine dönemidir. Mekke dönemi daha çok dinin doğuşu, ilk Müslüman topluluk, ahlâki ve dini değerlerin Müslüman topluluk tarafından benimsenişi, var olan dini inanç ile İslam'ın çatışması ve direnişleri içerir. Bu dönem Hicretle beraber sona erer.

Müslümanların hac ritüelinde ziyaret ettiği yerlerden olan Muhammed'in doğum yeri, kıble ve Kâbe'nin yerinin neresi olduğu konusu 1970'li yıllardan bu yana tartışılmaktadır. Arkeolojik araştırmalarda Mekke'nin rivayetlerin aksine yeni bir şehir olarak ortaya çıkışı, bilinen tarih kaynaklarında ve haritalarda adının 8. yüzyıl öncesinde geçmemesi,[5] ticaret yolları üzerinde olmaması yanında tarım açısından arazinin uygunsuz oluşu,[6] erken dönem İslam tarihi hakkında ipuçları veren Kur'an ve hadis rivayetlerinde tanımlanan bazı yer isimleri ve özellikleri ile Mekke coğrafi yapısının uyuşmaması araştırmacıları İslam'ın kaynakları konusunda farklı arayışlara yöneltmiştir. Patricia Crone ve Michael Cook, metin ve arkeolojik araştırmalara dayanarak, "Mescid-i Haram"ın Mekke'de değil, Kuzeybatı Arap Yarımadası'nda bulunduğunu varsaydılar.[7]

Kur'anda kullanılan dilin başlangıçta saf Arapça olmadığı ve Kur'anın yazım dönemi itibarıyla sadece Petra bölgesinde kullanılan bir Arap dil yapısının Kur'anda kullanıldığı düşünülüyor.[8] İslam'ın çıkış yıllarında Arabistan'da çok sayıda bölgesel dil ve alfabe kullanıldığı Kur'an yazımında kullanılan dil ve alfabenin Kuzeyde, (Nebati-Aramaik dil, Nebat, Suriye veya Kufe üzerine görüşler bulunuyor) gelişen, erken dönem Arapçası olduğu görülmektedir. Aynı dönem içerisinde Hicaz ve Yemen bölgelerini içine alan alanlarda Yemen dili ve alfabesi kullanılmaktaydı. Emevi halifesi Abdülmelik zamanında Alfabe ve son şekli verilerek resmileştirilen Kur'an üzerinde çalışmalar yapılmış ve bu dil Devletin resmi dili haline getirilerek, Arap fetihleri ile de diğer bölgelere süratle yayılmıştır.(bkn.Araplaşma)[9][10][11]

Muaviye'nin ölümü sonrasında çıkan iç karışıklıklarda Kâbe Yezid'in askerlerince mancınıklar kullanılarak taşa tutulmuş, isabet alan karataş üç parçaya bölünmüş, Kâbe yıkılmıştır.[12] Kanadalı arkeolog ve İslam tarihi araştırmacısı Dan Gibson'a göre sözü edilen yıkım bugünkü Mekke şehrinde değil, bundan yaklaşık 1200 kilometre kuzeyde, Petra'da gerçekleşmişti. Araştırmalarında ulaştığı en eski camilerin kıble duvarlarının Petra'yı göstermeleri nedeniyle, bu bulgularla ayet, hadis ve siyer kaynaklarındaki diğer ipuçlarını bir araya getiren Gibson Muhammed'in Petra'da yaşamış ve buradan Medine'ye göç etmiş olduğu sonucuna ulaşmıştır. Ona göre Kur'an'da bahsedilen “bekke” veya “mekke” sözcükleri de Petra'yı ifade ediyordu. Müslümanların ilk kıblesi de Kudüs'teki Mescid-i Aksa değil Petra'da Al-Lat tapınağı olarak kullanılan kübik yapı olmalıydı. Gibson Petra'da İslam öncesi ve İbni Zübeyr öncesi erken İslam döneminde haccın nasıl icra şeklini anlattığı bir video yayınladı.

Harici video
  A&I 14 Petra Pilgrimage (Dan Gibson Petra'da haccın yapılışını anlatıyor), İngilizce
 
II. Muâviye'nin ölümünden sonra İbni Zübeyr'in yaklaşık etki alanı

Bu yapı Müslümanların İkinci Fitne olarak adlandırdığı Abdullah bin Zübeyr İsyanı sırasında mancınıklarla yıkılmış, İbni Zübeyr karataşı diğer kutsal eşyalarla birlikte alarak Emevi saldırılarından uzakta, bugünkü Mekke'nin bulunduğu yere taşımış, yeni tapınağı burada inşa etmişti. Emevilere karşı Abbasilerin desteğini kazanan yeni mekan birkaç yüzyıllık bir geçiş dönemi sonunda tamamen benimsenmiş, yeni yapılan camilerin yönü Mekke'ye dönük olarak inşa edilmeye başlanmış, Mekke Müslümanların yeni hac merkezi olmuştur.[13][14]

Harici video
  The Sacred City (2016) (Kutsal Şehir), Türkçe

Geleneksel görüşün argümanları; Kıble ile ilgili araştırma sonuçlarına, ilk Müslümanların Kâbe'nin yerini doğru hesaplayamadıkları açıklaması getirilir.[15][16][17] Bir diğer argüman Abdullah bin Zübeyr olayı ile ilgili 7. Yy. yazarı John Bar Penkaye’ve 8.yy. yazarı Teofanis’in Petra sözünü etmeyerek Mekkeden Bahsetmeleri Penkayenin Kabe'den çölün uzak noktalarında ifadesini kullanmasıydı.[18][19][20] Bir diğer argüman Kur'an'ın putperest uygulamalarına asıklıkla atıfta bulunmasına rağmen Petra'da ve diğer Bizans eyaletlerinde pagan uygulamaların çok daha önceleri yasaklanmış olmasıydı.[21] Tarihi haritalar üzerinde Mekke adının geçmediği iddiasına ise Batlamyus haritasında kaydedilen "Macoraba"nın Mekke ile aynı şehir olduğu, gelişmiş matematiksel modeller ile bu haritalara koordinatlar verildiğinde Mekke ve Macoraba şehrinin aynı yeri işaret ettiği savı ile cevap verildi.[22]

Dan Gibson Arabistan'ın eski haritaları üzerinde yaptığı değerlendirmelerde Batlamyus'un Dünyanın büyüklüğünü olduğundan küçük, ve Arap yarımadasını da daha kısa ve çarpık tasvir ettiğini, bu düzeltmeler yapıldığında, haritada yer alan Irmak yerleri gibi diğer belirleyici unsurları yerine koyduktan sonra Macorabanın yerinin daha da güneye kaydırılması gerektiğini ifade ediyor. Ona göre bu düzeltmeler yapıldığında Macoraba "Mahabishah" ile eşleşmektedir. [23] Rivayet kültürüne dayalı eserlerin dışında tarih bilimi açısından İslamın erken tarihi, ne zaman ortaya çıktığı, hangi coğrafyada doğup dünyaya yayıldığı konusu günümüzde belirsizliğini korumakta, bu konuda farklı coğrafyalara işaret eden bulgular ileriye sürülmektedir.[24] Tartışmalarda Petra dışında Kûfe ve Hîre (Güney Irak) bölgeleri öne çıkmaktadır. Bizans kronikleri ve Hıristiyan din adamlarının kayıtları, basılı paralar ve Abbasiler döneminde İslam’ın hikâyesinin yazılma sürecine katılan hadisçi ve tarihçilerin yaşam bölgeleri, Hire, Yathrib gibi bazı antik şehirlerin isimleri ve diğer bulgular (Kur'an'ın kültür coğrafyasına işaret eden ayet içerikleri, kullanılan yazı tipi vb.) Muhammed’in ve erken dönem İslam coğrafyasının Güney Irak bölgesi ile ilişkilendirilmesine ve Muhammed’in hayat hikâyesinin birden fazla kişinin hikâyelerinin birleşimi olabileceği kanaatine yol açmıştır.[25][26][27][28][29][30][31][32][33][34][35][36][37][38] (Ayrıca bkn. https://en.wikipedia.org/wiki/Islam:_The_Untold_Story)

Medine döneminde ise, İslam devletin ve toplumun kuruluşu ile daha siyasi ve toplumsal bir dönem olup, çeşitli savaşlara ve hem siyasal otorite hem de toplumsal refah anlamında yükseliş arz eden bir zaman dilimidir. Bu dönemde bütün Arap Yarımadası Müslümanların idaresine girmiştir.

Dört Halife DönemiDüzenle

Dört Büyük Halife ya da Hulefa-i Raşidin (Raşid Halifeler veya Dört Büyük Halife), Muhammed'in ölümünün ardından seçimle görev yapmış halifelerdir. Urducada Sünni referanslarla dört arkadaş olarak ifade edilmektedir.

Hilafet sırasıyla:

Bazı kaynaklar buna sadece 6 ay gibi bir süre görev yapan Hasan bin Ali'yi de dahil ederler.

Şiî kaynaklarına göre Hilâfet Ali bin Ebu Talib'le başlar ve ardından imamlar gelir.

Halifelerin en büyüğü Ebu Bekir, İslam peygamberi Muhammed'in en iyi dostudur.[kaynak belirtilmeli] Bu yüzden ilk halife Ebu Bekir seçilmiştir.[kaynak belirtilmeli] Ebu Bekir'in tam adı Ebu Bekir Bin Ebu Kuhafe'dir.

Emevîler dönemiDüzenle

İlk fitne döneminin ardından Ali bin Ebu Talib'in Hariciler tarafından öldürülmesi sonucunda, Hasan bin Ali'nin hilafeti bazı şartlarla Muaviye bin Ebu Süfyan'a bırakmasıyla başlayan Emeviler dönemi 90 yıl kadar devam etti. Emevilerin başkenti Şam'dı. Bu dönemde Halifelik babadan oğula geçerek saltanat haline geldi. Emeviler zamanında İslam devletinin sınırları Atlas Okyanusundan Orta Asya içlerine kadar genişledi. Emevi iktidarı Abbasilerin iş başına gelmesiyle son buldu.

Abbâsîler DönemiDüzenle

Abbâsîlerin başkenti Bağdattı. Abbâsîler 5 asırdan fazla halifeliği ellerinde tuttular. Abbâsîler siyasi alandan çok kültür ve medeniyet alanında gelişme gösterdiler. Zamanla siyasi hakimiyetleri zayıfladı ve Abbâsîler devletinin sınırları içinde yeni devletler ortaya çıkmaya başladı. Bu durumda Abbasi hükümdarının islam dünyasındaki siyasi hakimiyeti giderek sembolik bir hal almaya başladı.

Halifelik 1258'de Moğolların Abbâsî Devletini yıkmasından sonra Mısır'daki Memlük Devletinde devam etti. Abbâsîler Dönemi'nin sonu aynı zamanda İslam tarihinde sıklıkla kullanılan Klasik Dönem tanımının kapsadığı zamanın da sonuna denk gelir. Bu dönemin sonundan kolonyalizmin yükseldiği 19. yüzyıla kadar süren döneme Orta Çağ Dönemi terimi tercih edilir. Bazı tarihçiler bu dönemi 19. yüzyıl yerine Osmanlı Devleti'nin sürdürdüğü hilafetin kaldırılışına kadar uzatır.

 
622-750 yılları arasında İslam Devleti
  Muhammed döneminde ele geçirilen topraklar (622-632)
  Dört Halife döneminde ilave edilenler (632-661)
  Emeviler döneminde ilave edilenler (661-750)

Osmanlılar dönemiDüzenle

1517'de Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferiyle halifelik Osmanlı Devletine geçti. Mukaddes emanetler İstanbul'a getirildi. Osmanlı Devleti'nin yükselişiyle beraber, İslam tarihinde farklı bir dönem başladı. Bu dönemde Müslümanlar Viyana önlerine kadar ilerledi. Her ne kadar Osmanlı Devleti'nin tarih sahnesinde olduğu dönemde başka İslam devletleri bulunsa da, Osmanlı Devleti yükseliş ve hatta gerileme döneminde bile daima önemli bir konuma sahip oldu, dünyanın değişik yerlerinde yaşayan Müslümanlar çoğu zaman düşmanlarına karşı Osmanlı Devletinden yardım istemişlerdir. Osmanlı Devleti başka ülkelerdeki Müslümanlara yardım etmek amacıyla Endülüs'ün Müslümanların elinden çıkmasından sonra buradaki Müslüman ve Yahudileri Kuzey Afrika'ya ve Osmanlı topraklarına taşıdı. Fas'ta Portekizlilerle savaştı. Yine Portekizlilere karşı Endonezya Adalarındaki Müslümanlara yardım etmek amacıyla Portekizlilerle Hint Okyanusu'nda savaştı.

Avrupalıların her alanda güçlenmesiyle beraber, 19. asrın sonları ve 20. asrın başlarında Müslümanların yaşadığı coğrafyanın büyük bir bölümü batılı devletler tarafından sömürge haline getirildi. I. Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde dünyada sadece üç bağımsız İslam devleti vardı. Osmanlı Devleti İran ve Afganistan. Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı'nı kaybedince başkent İstanbul ve Anadolu'nun bazı yerleri işgal edildi. Türk Kurtuluş Savaşı'ndan sonra İtilaf devletleri Türk topraklarından çıkarıldı. Türkiye'de Cumhuriyet ilan edildi.

400 yıldan fazla Türklerin elinde kalan halifelik 3 Mart 1924'te çıkarılan bir kanunla kaldırıldı. Son halife ve Osmanlı Hanedanı'nın bütün üyeleri sürgüne gönderildi. Son Halife Abdülmecid 1944'te Paris'te sürgünde iken öldü. Cenazesi ölümünden uzun bir zaman sonra Medine'de toprağa verildi.

II. Dünya Savaşı SonrasıDüzenle

II. Dünya Savaşı'ndan sonra İslam ülkeleri bağımsızlıklarını kazanmaya başladılar. 20. asrın ikinci yarısında, bağımsızlığını kazanan İslam ülkeleri kendi aralarında işbirliğini arttırmak amacıyla, İslam İşbirliği Teşkilatını kurdular. Günümüzde bağımsız İslam ülkelerinin sayısı 50'yi geçmiş bulunmaktadır.

Ayrıca bakınızDüzenle

İlgili belgesellerDüzenle

Islam: Empire of Faith I 17 Eylül 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 2 Nisan 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Nisan 2019. 
  2. ^ https://www.youtube.com/watch?v=koVaxbWBlr4&feature=share&fbclid=IwAR0G853lRQHyOof4dwTqKd6-vMfT-qvfk1K24gDaKjYneP_CUjw5pEbRpEQ
  3. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 19 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  4. ^ https://www.nonteizm.com/islam/muhammet-yasadi-mi-prof-dr-sami-aldeeb-ve-furkan-er/
  5. ^ Holland, Tom; In the Shadow of the Sword; Little, Brown; 2012; s. 303: ‘Otherwise, in all the vast corpus of ancient literature, there is not a single reference to Mecca – not one’
  6. ^ Crone, Patricia; Meccan Trade and the Rise of Islam, 1987, s. 7
  7. ^ https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/592002
  8. ^ https://www.youtube.com/watch?v=gZGJIpB7A00
  9. ^ https://www.youtube.com/watch?v=jWTB59TrNqQ&t=332s
  10. ^ https://www.youtube.com/watch?v=AdxDUnJN3Ns
  11. ^ https://www.youtube.com/watch?v=k2IWyfm3510&t=2408s
  12. ^ Orhan Gökdemir, Din ve Devrim, İstanbul: Destek Yayınları. 2010. s. 64
  13. ^ Data on Gibson's biography taken from his Web pages, his book Qur'ānic Geography and the Amazon author information to this book: [1] 21 Mayıs 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., [2] 8 Nisan 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., [3] 26 Ocak 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., [4] 31 Mayıs 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  14. ^ Dan Gibson: Qur'ānic Geography (2011)
  15. ^ King, David A. The Petra Fallacy
  16. ^ NDTV, 200 Mecca mosques face wrong direction?, 06/04/2009
  17. ^ BBC News, Mecca mosques 'wrongly aligned', 05/04/2009
  18. ^ S. Brock, A brief outline of Syriac Literature, Moran Etho 9, Kottayam, Kerala: SEERI (1997), pp.56-57, 135
  19. ^ Hoyland, Robert G. Seeing Islam as Others Saw It: A Survey and Evaluation of Christian, Jewish and Zoroastrian Writings on Early Islam;s. 197. The Darwin Press, Inc. (January 1, 1998).
  20. ^ Hoyland, R. (31 Aralık 2019). Seeing Islam as Others Saw It. Piscataway, NJ, USA: Gorgias Press. ISBN 978-1-4632-3960-2. 
  21. ^ Nicolai Sinai, The Qur’an: A historical-critical introduction (Edinburgh: Edinburgh University Press, 2017) 61.
  22. ^ Abshire, C.; Gusev, D.; Stafeyev, S.K.; Wang, M. (2020). "Enhanced Mathematical Method for Visualizing Ptolemy's Arabia". International Web Journal on Sciences and Technologies Affined to History of Cartography and Maps. Vol. 15, No. 1: 1–25.
  23. ^ https://www.youtube.com/watch?v=vTqTstNEysU
  24. ^ "Arşivlenmiş kopya". 13 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Eylül 2020. 
  25. ^ https://www.aymennjawad.org/23129/the-byzantine-arabic-chronicle-full-translation
  26. ^ https://bora.uib.no/bora-xmlui/bitstream/handle/1956/12367/144806851.pdf?sequence=4&isAllowed=y
  27. ^ https://www.youtube.com/watch?v=no-KJ4Vlf-I
  28. ^ https://www.youtube.com/watch?v=j5F0y96BQqo&list=LL&index=3
  29. ^ https://www.youtube.com/watch?v=OD7Q1uo7OoA
  30. ^ https://www.youtube.com/watch?v=WA0w3HOwCW4&list=LL&index=2
  31. ^ https://www.youtube.com/watch?v=eDQh2nk8ih4&list=LL&index=12
  32. ^ https://www.youtube.com/watch?v=P57X29bm4Dw&list=LL&index=20
  33. ^ https://www.youtube.com/watch?v=Oq7PZQ4AMw0&list=LL&index=32
  34. ^ https://www.youtube.com/watch?v=6__C7Wu8qV4&list=LL&index=53
  35. ^ https://www.youtube.com/watch?v=_LIlH4jBKyQ&list=LL&index=53
  36. ^ https://www.youtube.com/watch?v=koVaxbWBlr4&list=LL&index=122
  37. ^ https://www.youtube.com/watch?v=1rZIftnqX2k&list=LL&index=120
  38. ^ https://www.youtube.com/watch?v=1rZIftnqX2k&t=1854s