Phriksos

Phriksos (Phrixus olarak da yazılır; Yunanca: Φρίξος, Phrixos), Yunan mitolojisinde ünlü Altın Post söylencesini başlatan kahraman olarak tanınır.

Phriksos ile Helle, Pompei'den fresk

Boeotia bölgesindeki Orkhomenos kentinin kralı Athamas, tanrısal varlık Nephele ile evliydi. İki çocukları vardı: Phriksos (erkek) ile Helle (kız). Athamas Nephele’den ayrılarak Thebai kentinin kurucusu Kadmos'un kızlarından İno ile evlendi. İki erkek çocuk doğuran İno tahtın gelecek sahibi, üvey oğlu Phriksos'u ortadan kaldırmak üzere bir oyun tezgâhladı. Buğday tohumlarını kavurmaları için ev kadınlarına buyruklar gönderdi. Kadınlar erkeklerin haberi olmadan tohumları kavurdular. Cansız tohumlar nedeniyle toprak yıllık ürününü vermedi. İno, Athamas’ın kıtlıktan nasıl kurtulabileceklerini danışmak için bilicilere gönderdiği habercilere rüşvet verdi ve kocasının yalan bir kehanet almasını sağladı. Buna göre verimsizliğin sona ermesi için Athamas’ın oğlu Phriksos'u Zeus'a kurban etmesi gerekiyordu.

Phriksos koçun sırtında. Terakota plaka, M.Ö. 450

Bu kehanet üzerine kıtlıktan kurtulmak isteyen halkın baskısı altında kalan Athamas, oğlu Phriksos'u kurban sunağına götürmek zorunda kaldı. Fakat Nephele oğlunu kurban edilmekten kurtardığı gibi kızı Helle ile birlikte kaçmaları için Hermes’ten aldığı altın postlu bir koç gönderdi onlara. Koç çocukları gökte taşıdı. Ege’yi Marmara’ya bağlayan boğazın üzerine geldiklerinde Helle düşüp boğuldu. O denize onun adı verilerek Hellespontos dendi. (Çanakkale Boğazı.)

Phriksos yolculuğu yalnız sürdürdü. Koç onu Karadeniz’in doğu ucundaki Kolkhis ülkesine götürdü. (Gürcistan.) Buranın kralı, Güneş Tanrı Helios’un oğlu Aietes Phriksos’u karşıladı ve ağırladı. Phriksos Koç’u Zeus’a kurban etti, altın tüylü postunu Aietes’e sundu, o da postu savaş tanrısı Ares’e adanan sunağın koruluğundaki bir meşe ağacının dalına astı ve Post’un korunması için ağacın dibine yılansı bir canavar koydu. Kral’ın iki kızından biri olan Khalkiope ile evlenen Phriksos’un dört oğlu oldu.[1]

Gümüş ayna sırtı, Roma, M.S. 2. yy

Bir kuşak sonra Altın Post’u ele geçirmek için Argo isimli, elli kürekli bir gemiyle Phriksos’un akrabası (amcasının torunu) İason önderliğinde Yunan anakarasından denize açılan elli kahramanın (Argonaut’lar) yaşadığı zorlu yolculuğu anlatan mitologya yazarları arasındaki Apollodoros Bibliotheka’sında yukarıda özetlenen öncül öyküyle başlayan serüvene kitabının bir bölümünde kısaca yer verirken Rodoslu Apollonios, Argonautika isimli kitabında seferi başından sonuna dek ayrıntılı olarak anlatır, ama öncül öyküye yer vermez.

Phriksos’un sonunu onun dört oğlundan en büyüğü Argos şöyle anlatır:[2] [not 1]

Sanırım Hellas’tan Kolkhis’e giden Phriksos adlı birini duymuşsunuzdur. Hermes’in altın tüylerle kapladığı bir koçun üstünde varmıştı oraya. O altın postu bugün bile görebilirsiniz. Varınca Koç’u Zeus’a kurban etti. Aietes Phriksos’u sarayında konuk etti ve kızı Khalkiope ile evlendirdi. Biz o çiftin çocuklarıyız. Babamız yaşlandı ve Aietes’in sarayında öldü. Şimdi biz onun vasiyetini tutarak Athamas’ın varlığını elde etmek için Orkhomenos’a gidiyoruz.

NotlarDüzenle

  1. ^ Bu konuşmanın yapıldığı bölümde Argos ve kardeşleri (Phriksos’un oğulları) İason ve arkadaşlarının karşısında, bir adada, fırtınada kayalara çarpıp parçalanan gemilerinden kurtulan kazazedeler olarak bulunmaktadırlar. Argonaut’ların gidiş yönünün aksine giderken kazaya uğrarlar ve Argo’ya yolcu olur, böylece Kolkhis’e geri dönmek zorunda kalırlar.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Apollodoros, Bibliotheka (Kitaplık), I-IX-1.
  2. ^ Rodoslu Apollonios, Argonautika, 2. Kitap, 1140-1154 dizeler.

Ayrıca bakınızDüzenle