Pasinler Muharebesi

Bizans ile Selçuklu orduları arasında yapılan bir meydan muharebesi

Pasinler Muharebesi (Bizans kaynaklarında Kapetron Muharebesi) (10 Eylül veya 18 Eylül 1048), Tuğrul Bey'in üvey kardeşi İbrahim Yınal Bey'in yaptığı Anadolu seferi sonunda Bizans İmparatorluğu ile müttefiki Gürcü Krallığı ve diğer müttefik ordulara karşı Bizanslıların "Kapteron" veya "Kapterou" adını verdikleri (modern Pasinler yakınlarında) bir mevkide Bizanslılar ile Selçuklu orduları arasında yapılan bir meydan muharebesidir.

Pasinler Muharebesi
veya Kapetron Muharebesi
Bizans-Selçuklu savaşları
Tarih18 Eylül 1048
Bölge
Pasinler (Grekçe: Kapetron) yakını
Sonuç Kesin Selçuklu Zaferi[1]
Taraflar
Bizans İmparatorluğu
Gürcistan Krallığı
Büyük Selçuklu Devleti
Komutanlar ve liderler
IV. Liparit
Katakalon Kekavmenos
Aaronios
Tuğrul Bey
İbrahim Yınal
Kutalmış
Güçler
75.000 50.000
Kayıplar
Bilinmiyor Bilinmiyor

Pasinler Muharebesi, Selçukluların Bizanslılarla yaptıkları yüzyıl kadar gayet uzun süren Bizans-Selçuklu savaşları'nın ilk büyük meydan muharebesidir.

Arka plan değiştir

Bizans imparatoru IX. Konstantinos güney Kafkaslar bölgesinde Bizans gücünü göstermekte idi. 1040'ta çocuksuz varissiz ölen Ermeni Bagratuni Krallığı kralının yokluğunda başkent Ani'de hüküm süren vali Başpiskopos Petros Getadarts 1045'te Ani'yi Bizans İmparatorluğu'na vermişti. Bu topraklar Bizanslılar tarafından ilhak edilmiş ve "İberya Theması" ile birleştirilip Bizans İmparatorluğu'na bağlı "İberiya-Ani Theması" kurulmuştu. Bizanslılar ayrıca Gürcü Kralı IV. Bagrat'a karşı önce destek sağlayıp sonra isyan etmiş olan geleneksel Gürcistan'ın en önemli soylu Liparitid-Baguaşı klanının başında olan "Kldekarı ve Trialeti Dükü" IV. Liparit'a bu mücadelesinde askeri destek sağlamışlardı ve onu Bizans İmparatorluğu, "magistros" unvanı ile taltif etmişler ve bu görevle onu bir Bizans yöneticisi olarak kabul etmişlerdi.

Bu gelişme ile, Bizans İmparatorluğu ile güneyden Azerbaycan üzerinden Türkmen göçleri ile ilerlemekte olan Selçuklular ile komşu olmuşlardı. Selçuklular Bizans'ın gücünü anlamak amacıyla Tuğrul Bey'in üvey kardeşi İbrahim Yınal Bey'in önderliği altından Anadolu'ya 1048 yazında bir askeri akın yapmıştı. Bu akından dönmekte iken Selçuklular ordusu Bizans'ın "İberya ve Ani Theması" içinde çok hareketli bir ticaret merkezi olan (modern Erzurum yanında bulunan) "Arzen" veya "Arte" kentini de ele geçirip yakmışlardı.

Bizans İmparatoru olan IX. Konstantinos Bu Selçuklular akınını durdurmak için "İberiya-Ani Theması"ndaki Bizans ordusunun generalleri Katakalon Kekavmenos ile Aaronios'u görevlendirmişti. Ama bu generallere Gürcü Krallığı ordularının yetişip onlara bağlanmadan gayet temkinli davranıp Selçuklularla çatışmama emri vermişti. İmparator Bizans devleti görevi ve Bizans "magistros" unvanı taşıyan Gürcü "Kldekarı ve Trialeti Dükü" IV. Liparit'i kendi Gürcü ordusu ile Bizans ordusuna destek sağlamaya çağırmıştı. Böylece Bizans generalleri Kekavmenos ile Aaronios ve Gürcü IV. Liparait komutasında yaklaşık 50,000 askerlik bir Bizans-Gürcü ordusu toplandı. Bu büyük Bizans-Gürcü ordusu akıncı Selçukluları durdurma ve elimine etme hedefi ile Pasinler ovasında (o zamanki Kapetrou) da Selçuklu ordusu ile muharebeye girişmek için düzen aldılar.

Muharebe değiştir

Selçuklu ordusu 10 Eylül veya 18 Eylül 1048 tarihinde Pasinler Ovasında 50.000 kişilik Rum, Ermeni, Gürcü ve Abazalardan kurulu bir Bizans ordusuyla karşılaştı. Selçuklu ordusunu Tuğrul Bey'in üvey kardeşi İbrahim Yınal Bey'le amcaoğlu Kutalmış kumanda ediyordu.

Muharebe güneş battıktan sonra başladı ve tüm gece sürüp sabah "horoz ötümü" saatine kadar devam etti. Bizanslı güçler ve Bizanslı generaller Katakalon Kekavmenos ve Aaronios iki kanat komutanı idiler. Bizanslıların orta kanadı Gürcü ve onlara müttefik güçlere verilmişti ve orta kanat komutanı Gürcü prensi IV. Liparit idi. Selçuklular o zamana kadar Bizans ordularının alışmadığı çok değişik bir bozkır ordusu taktiği kullandı. Çarpışmalar Selçuklular hafif süvarilerinin tüm cephede saldırısı ile ve gayet şiddetli yakın savaşa girişmeleri ile başladı. Bizans iki kanadında bulunan Bizanslı general ve güçler Selçuklu ordusunu bu iki kanatta geri püskürttüler. Fakat orta kanatta İbrahim Yinal Bey ordusu Gürcüleri yenip komutanları olan IV. Liparit'i esir almayı başardılar. Bizanslıların bu orta kanadının çökmesi ve komutan IV. Liparit'in esir alınma haberi Bizanslı iki kanada ve komutanlarına erişmedi. Bizanslı güçler gece yapılan Selçuklu direnişine karşı ilerlemeye devam ettiler. Gün ağırıp "Horoz sesleri" duyulmaya başlayınca bu ilerlemeleri ve "galibiyetlerinin" Tanrı'nın kendilerine yardımı ile olup ona şükür etmeye başlamışlardı. Ama tam bu arada Bizans orta kanatın çöküp IV. Liparit'in yenilip esir alınma haberi onlara yetişti. Bu da yetişmezmiş gibi yaptıkları gece savaşının Selçuklu artçılarına karşı olduğunu ve İbrahim Yinal Bey'in ana ordusunun düşmanlarına hiç sezdirmeden muharebe alanından toplamış olduğu ganimetler ve almış olduğu tutsaklar ile birlikte gayet az bir zayiat vererek geri çekilmiş olduğunu anladılar.[2]

Sonuç değiştir

Bu muharebenin sonucunda Selçuklu ordusu muharebe meydanından çekilmiştir ve Bizanslılar bunu bir taktik galibiyet kabul etmişlerdir. Fakat İbrahim Yinal Bey'in ordusu Selçuklu arazilerine geri girdiğinde gayet az bir askeri zayiata uğramıştır. Bunun yanında yaptığı akında eline geçen ganimetler ve tutsaklara da hiç zayiat vermeden getirilmiştir. Tanınmış Müslüman kronik-tarihçisi Ali İbnü'l-Esîr "El-Kamil fi El-Tarih" ünlü tarih eserinde,[3] biraz abartılı olarak, bu akından sonra getirilen ganimetin 10,000 deve yükü olduğunu ve ellerine geçirilen tutsak sayısının 100,000 yakınında olduğu bildirdiği belirtilmiştir.[4]

İbrahim Yinal Bey, bu başarısından dolayı Tuğrul Bey'in kendisine vermek istediği büyük maddî hediyeleri kabul etmemiştir. Tuğrul Bey de IV. Liparit'in ve Bizanslıların salıverilmesi için teklif ettikleri büyük fidyeyi kabul etmemiş ve Liparit'i bundan sonra ömrü boyunca Selçuklularla hiç çatışmaya girmeyeceğine yaptığı şeref yemini üzerine salıvermiştir.

Bu muharebe Selçukluların Anadolu'ya ilk kez Türkmen göçmen yerleşme amaçlı stratejilerini uygulamak için Bizanslılarla yaptıkları gayet uzun bir dönem süren bir savaşın başlangıcı olduğu iddia edilebilmektedir. Bazı modern Batılı tarihçiler bu uzun süren savaşı 1048'den 1306'da Anadolu Selçuklular Devleti'nin çöküşüne kadar süren Bizans-Selçuklu savaşları olarak nitelendirmektedirler.

Ayrıca bakınız değiştir

Kaynakça değiştir

  1. ^ Minorsky, Vladimir (1953). Studies in Caucasian History (İngilizce). Cambridge: Cambridge University Press. ISBN 0-521-05735-3.
  2. ^ Minorsky, Vladimir (1953). Studies in Caucasian History (İngilizce). Cambridge: Cambridge University Press. ISBN 0-521-05735-3. 19 Ekim 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Temmuz 2015. 
  3. ^ Ībnü'l Esir (Tr. çev. Abdulkerim Özaydın) (1987) El-Kamil Fi’t-Tarih Tercümesi İstanbul: Bahar Yayinevi
  4. ^ Blaum, Paul A. (2005). "Diplomacy gone to seed: a history of Byzantine foreign relations, A.D. 1047-57". International Journal of Kurdish Studies. (Online veriyonu) 8 Temmuz 2012 tarihinde Archive.is sitesinde arşivlendi