Oltenitsa Muharebesi

Oltenitsa Muharebesi
Kırım Savaşı
Battle of Oltenitza.jpg
Tarih2-11 Kasım 1853
Bölge
Sonuç

Osmanlı zaferi[1] Rusların İddiası: Sonuçsuz [2]

  • Ancak Osmanlı saldırısı ardından Rus karşı saldırısının geri püskürtülmesi neticesi Bulgaristan üzerine planlanan Rus saldırısı geçici olarak iptal edildi, bu sebeple Osmanlı başarısıdır.[3][4]
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı Devleti Rusya Rus İmparatorluğu
Komutanlar ve liderler
Ömer Lütfi Paşa Peter Andreviç Dannenberg
Güçler
5 bölük piyade, 150 süvari, 6 top
Rusların İddiası: 8,000 asker ve 20 top [4]
Osmanlı Kaynakları: 20 tabur piyade, 4 tabur süvari 32 top Rus Kaynakları: 8 tabur piyade,
9 bölük süvari [4]
Toplam 6,000 asker [5]
Kayıplar
30 ölü 150 yaralı (bazı kaynaklarda her iki tarafında kullandığı yakın mesafe şarapnel topçu mermilerinden ötürü daha fazla kaybın olması gerektiği iddia edilmektedir.[6]) 236 ölü 734 yaralı (bazı kaynaklarda zayiyat 970 olarak geçmektedir.[5][7] )
Muharebedeki Rus ordusu komutanı Peter Andreviç Dannenberg
Karl Lanzedelli tarafından resmedilen Oltenitsa Muharebesi
Carol Szathmari tarafından fotoğraflanan Oltenitsa Askeri Bölgesinin 1854'teki durumu

ÖzetDüzenle

Oltenitsa Muharebesi (2-11 Kasım 1853), Kırım Savaşı'nın başlarında, Bükreş'in 60 km güney doğusunda Tuna Nehrinin kuzey kıyısında yer alan Oltenitsa (günümüzde Olteniţa, Călăraşi ili, Romanya) ve karşı kıyıdaki Turtukaya (günümüzde Tutrakan, Silistre ili, Bulgaristan) kasabalarının olduğu bölgede Osmanlı ve Rus orduları arasında geçen bir dizi çarpışmadır. Oltenitsa'da Tuna'yı geçmek için saldıran, Peter Andreviç Dannenberg komutasındaki Rus güçleri karşısında mevzilerini savunan Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa komutasında Osmanlı güçleri zafer kazandılar.

Oltenitsa zaferi ve ardından yine Tuna boyunda Maçin, Kalafat ve Rusçuk'ta Rus ordusunun püskürtülüp Osmanlı güçlerinin Tuna'nın kuzeyine atlaması, askeri, diplomatik ve moral açıdan Osmanlı İmparatorluğu'na önemli avantajlar sağladı.

Muharebe ÖncesiDüzenle

Osmanlı ile Rusya arasında Karadeniz hakimiyet mücadelesinde Rus İmparatorluğu Karadeniz ve boğazları tümden işgal peşindeydi 1841deki Londra Boğazlar Sözleşmesinde İstanbul Boğazlarının Rusya dışı devletlerin hamilik sıfatıyla kontrolüne girmesi Rusları son derece rahatsız eder bir haldeydi Buna rağmen Rusya bu anlaşma ardından 10 yıl kadar sessiz durmayı gizli diplomatik ve askeri hazırlık stratejisi yürütmeyi tercih etti. 1850lere doğru Rusya 3 tümenlik bir kolorduyu İstanbul'a çıkarıp boğazları işgal üzerine bir plan peşindeydi.[8][9] Ne var ki, tüm hazırlıklarına rağmen buna cesaret edemeyen Rusya, Balkanlar üzerinden ilerlemeye karar verdi. Yine de savaş için bir bahaneye ihtiyaç vardı: Kudüs’te Latinlere ait kutsal mekanlar üzerindeki yönetimde Fransızlara pay verilmesi, Rusların istediği bahaneyi yarattı. Ruslar da, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki tüm topraklarda Ortodokslara ait mekânlar için yönetim hakkı istedi bu talep Osmanlılarca kabul görmedi. Öte yandan Rus çarı 1.Nikolay İngiltere ile müzakerelerinde Osmanlı'nın hasta adam olduğunı belirtip bu toprakları paylaşma teklifinde bulunsa da bu teklifi İngilizlerce kabul edilmedi. Rus çarı Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecid 'in gözünü korkutmak gerekirse bir savaş çıkarmak bu arada İstanbul boğazındaki Osmanlı tahkimatlarını incelemek için 28 Şubat 1853’te İstanbul’a aynı zamanda askeri komutanda olan Prens Mençikov ’u gönderdi. Tehditlere ve Rus ültimatomuna karşın Osmanlı sultanı Rus Çarının hiçbir talebini kabul etmedi.[9] Bunun üzerine Rus İmparatorluk orduları Kırım Savaşının başında 2 temmuz 1853'te Romanya'daki Boğdan ve Eflak prensliklerini yani Osmanlı himayesindeki Tuna Prenslikleri ni işgale başladılar.Bu işgalin Osmanlı İmparatorluğu'na savaş açılması demek olmadığı, bütün Avrupa başkentlerine resmen tebliğ edildi. Osmanlı, Ortodokslara haklarını tanıyınca Rusya, Romanya’yı boşaltmayı kabul ediyordu.[9] Tuna'nın sol yakasında Boğdan ve Eflak boyunca Rus orduları ilerlerken serasker (ordu başkomutanı) Ömer Lütfi Paşa Rusların henüz bu yerlerde yerleşik bir pozisyon almamasından yararlanıp ani bir saldırı ile rusları buralardan çıkarmak için bir plan yapmıştır. Buna göre Tuna'nın sağ kanadından düşman üzerine saldırmayı planlar bu arada sol kanatta Rusların olası ilerlemelerinin önünü kesmek için önemli kuvvetleri ise Vidin şehrine yığar. Ancak özellikle Avusturya ile diplomatik ve siyasi ilişkilerinin bozulabileceğinden ve karşı karşıya gelmekten korkan Rusya sol kanatta Sırp Prensliği üzerinden hareketle Tuna'nın sol kanadına doğru kayda değer bir harekette bulunmaz. Ancak merkez kanatta Eflak'ta Ruslar Bükreş'in güneyine doğru ilerlemeye devam edip Bulgaristan sınırına dayanıp, Rusçuk, Silistre ve Turtukaya'da Osmanlılarla karşı karşıya geldiler. Bütün bunlar olurken Osmanlı İmparatorluğu 4 Ekim 1853'te hariciye kanalıyla Rusya'ya işgal ettikleri Tuna Prensliklerindeki toprakları terk etme ve işgal öncesi konumlarını dönmeleri için ültimatom gönderdi. Ancak bunun bir karşılığı olmadı bunun üzerine 23 Ekimde Osmanlı orduyu seferber ederken, 28 Ekim 1853'te ordu başkumandanı Ömer Lütfi Paşa, Ferik İsmail Paşa'ya Rusları Batı Eflak'tan atmak için Vidin 'den Kalafat üzerine elindeki birliklerle ilerlemesini emreder. [10] 30 Ekim 1853'te kendisi bizzat saldırıyı komuta etmek üzere Turtukaya'ya gelir. [10]

MuharebeDüzenle

2 Kasımda başkomutan Ömer Paşa'nın emri ile Osmanlı Ordusu Tuna'yı geçip Rusların işgal ettiği Oltenitsa köyüne saldırır. Saldırıya hazırlanan Ruslara karşı Osmanlı onlar saldırmadan kendisi saldırmayı tercih etmiştir. Nehri geçen ilk bölüklerin peşi sıra diğer bölükler,150 süvari ve 6 topta gelir. Tahkim edilmiş mevziideki köy alınır ve daha tahkim edilir. Ruslar bu mevziiyi geri alabilmek için 4 Kasımda saldırıya geçerler. Bu sırada Ömer Lütfi Paşa Turtukaya'dadır.Peter Andreviç Danenberg komutasındaki Rus ordusu 16 top ile önce mevziileri dövüp Osmanlı hatlarına yaklaşmayı dener zayıflatılmış Osmanlı hatlarına hemen ardından Ruslar büyük bir piyade hücumu başlatırlar ancak sıkı formasyondaki rus piyadelerine Osmanlı silahları ve topları ile etkili bir karşılık verilir Ruslar yinede ilerlemeye çalışsa da bu ilerleme başarısızlıkla sonuçlanır ve 970 zayiyatla geri çekilmek zorunda kalırlar.[5][11] Çar 1.Nikolanın açtığı soruşturmada Rus askeri taktisyenleri başarısızlık nedenlerinin saldırının iyi planlanmamış ve koordinesiz şekilde yapılması, Osmanlı'dan fazla topları olsa da tahkimatlı mevziilerden çıkartacak kadar yeterli topa sahip olamamaları ve askerlerin top ateşine karşı dağınık pozisyonda savaşmamaları olduğunu belirtmektedirler. Savaşı yöneten Dannenberg ise saldırıyı tahkimatlara yaklaştıklarında Osmanlı top saldırılarına birliklerinin açık hale geldiğinden sonra erdirdiğini belirtmekle birlikte bu tam tatmin edici bir gerekçe değildir, tahkim edilmiş mevziilere bu halde (sıkı formasyonla) neden piyade saldırısının yapıldığı hala belirsizdir.[6] Ömer Lütfi Paşa kaybının 180 kişi olduğunu belirtsede Rus askeri tarihçileri bu rakamı tam bilmeselerde topçuların yakın mesafede muharebede çok fazla şekilde kullandıkları şarapnel mermilerinin büyük kayıp yaratması gerektiği ve daha fazla olduğunu iddia etmektedirler.[6]

SonuçDüzenle

Oltenitsa muharebesi Kırım Savaşında gerçek manada ilk muharebedir ve Osmanlı'nın taktiksel üstünlüğü ile sonlanmıştır. Osmanlılar Tuna'nın sol yakasından bir köprü başı elde etmiş ve ilerleme fırsatı bulmuş olsalar da bu Rusları takip etme fırsatı sağlamamıştır bu manada Avrupa basını büyük bir zafer olarak lanse etse de pek büyük bir etkisi olmamıştır zira Ruslar ek yedek kuvvetleri sahaya sürüp Osmanlıları eski noktalarına gerilettirmişler, çekilmek zorunda bırakmışlardır.[6][4] Ancak Rusların planladığı Bulgaristan saldırısının gerçekleşmesini bahse konu muharebe kısa süreliğine engellemiştir, Osmanlı ordusuna zaman kazandırmıştır ilaveten Osmanlı Ordusunun moralini yükseltmiş ve Rusya'nın onuruna gölge düşürmüştür.[6][12] Bu muharebe ardından Silistre Kuşatması gibi muharebeler esas olarak Balkanlarda savaşın Osmanlı lehine sonuçlanmasında daha belirleyici olmuştur.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ A Narrative of the Siege of Kars: Together with a narrative of travel and adventures in Armenia... - Page 98 by Humphry Sandwith
  2. ^ A Global Chronology of Conflict: From the Ancient World to the Modern Middle East, Vol. III, ed. Spencer C. Tucker, (ABC-CLIO, 2010), 1209.
  3. ^ "M. Bogdanovich. The Eastern War". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  4. ^ a b c d Badem 2010, s. 108.
  5. ^ a b c Goldfrank D. M. The Origins of the Crimean War. Routledge. 2014. P. 231
  6. ^ a b c d e Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; M. Bogdanovich. The Eastern War isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: Kaynak gösterme)
  7. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; Tarle isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: Kaynak gösterme)
  8. ^ Keleş,Erdoğan; Kırım Savaşı’nda (1853-1856) Karadeniz ve Boğazlar Meselesi, Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi OTAM Yıl: 2008 Cilt: 0 Sayı: 23 s.160-163
  9. ^ a b c Akad, Mehmet Tanju; Kırım Savaşı: Osmanlı Nasıl Avrupalı Oldu?, 26 Mart 2012, Tarih ve Siyaset Serenti, http://www.serenti.org/kirim-savasi-osmanli-nasil-avrupali-oldu/ 11 Kasım 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Erişim Tarihi:10.05.2021)
  10. ^ a b Badem 2010, s. 107.
  11. ^ "Tarle Y. The Crimean War". 7 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Mart 2022. 
  12. ^ Badem 2010, s. 109.