Ninova Muharebesi (627)

Bizans İmparatorluğu ile Sasani İmparatorluğu arasındaki savaş

Ninova Muharebesi (Yunanca: Ἡ μάχη τῆς Νινευί), Bizans - Sasani Savaşı (602-628)'nın zirve muharebesidir. 627 yılında, Ninova yakınlarında gerçekleşmiştir. Savaşın sonucunda gelen Bizans zaferi, daha sonra Sasanilerde iç savaşa neden olmuş ve bir süre Roma İmparatorluğu'nu Orta Doğu'daki eski sınırlarına geri getirmiştir. Birkaç yıl içinde Râşidîn Halifeliği, Arabistan'dan çıktı ve imparatorluğu bir kez daha yıkımın eşiğine getirdiğinden, güç ve prestijin yeniden doğuşu sürekli olmadı.

Ninova Muharebesi
Bizans-Sasani Savaşı (602-628)
Histoire de la guerre sainte de Guilaume de Tyr - BNF Fr2824 f1r (bataille de Ninive).jpg
15. yüzyılın sonlarında resimli bir Fransız el yazmasında Ninova Muharebesi'nin anakronik tasviri (Robinet Testard tarafından)
Tarih12 Aralık 627
Bölge
Ninova yakınları
Sonuç Bizans İmparatorluğu zaferi
Taraflar
Flag of PalaeologusEmperor.svg Bizans İmparatorluğu Derafsh Kaviani flag of the late Sassanid Empire.svg Sasani İmparatorluğu
Komutanlar ve liderler
Herakleios Rhahzadh  
Vahram-Arshusha V  (esir)
Güçler
50,000–70,000[1]
40,000 Göktürk
12,000[2]
Kayıplar
bilinmiyor 6,000[2]

BaşlangıçDüzenle

İmparator Mauricius, gaspçı Phocas tarafından öldürüldüğü zaman, görünürde hamisinin intikamını almak için II. Hüsrev savaş ilan etti. Persler savaşın ilk safhalarında Levant, Mısır ve hatta Anadolu'yu fethederken, Herakleios'un üstünlüğü, sonunda Perslerin düşüşüne neden oldu. Herakleios'un seferleri dengeyi değiştirdi, Persleri savunmaya zorladı ve Bizanslıların tekrar ivme kazanmasına izin verdi. Avarlar ile müttefik olan Persler Konstantinopolis'i almaya teşebbüs ettiler, ancak yenildiler.

Konstantinopolis Kuşatması sırasında Herakleios, Bizans kaynaklarında Ziebel liderliğindeki "Hazarlar" olarak adlandırılan günümüzde ise Tong Yabgu Kağan liderliğindeki Göktürkler'in Batı Göktürk Kağanlığı olarak tanımlanan halk ile ittifak meydana getirdi,[3] ona müthiş hediyeler verdi ve Porfirogenita Eudokia Epifaneia ile evlilik sözü verdi. Kafkasya merkezli Türkler, Üçüncü Göktürk-Sasani Savaşı ile başlamak üzere 626'da Pers İmparatorluğu'nu yıkmak için 40.000 adam göndererek, karşılık verdiler.[4] Ortak Bizans ve Göktürk harekatları, Tiflis kuşatmasına odaklandı.[5]

Mezopotamya'nın istilasıDüzenle

627 Eylül ortasında, Tong Yabgu Kağan'ı Tiflis kuşatmasını sürdürmek için bırakarak, Herakleios, bu sefer 25.000 ila 50.000 asker ve 40.000 Göktürk ile birlikte Pers topraklarının içlerini istila etti. Ancak Göktürkler, zor kış şartları yüzünden onu hızla terk ettiler.[1] Herakleios, Rhahzadh'ın 12.000 kişilik ordusu tarafından takip ediliyordu, ancak Rhahzadh'dan kaçmayı başardı ve Mezopotamya'da (modern Irak) Pers İmparatorluğu'nun kalbini işgal etti.[1] Herakleios kırsal kesimden yiyecek ve yem aldı, bu nedenle Rhahzadh'ın ordusu tedariğin çoğunu Bizanslılar aldığı için tedarik sıkıntısından zorluklar yaşamaya başladı.[6][7]

 
Ninova Muharebesi öncesi ve sonrası manevralar

1 Aralık'ta Herakleios, Zap Suyu'nu geçti ve Asurlular/Asōristān tarafından yönetilmiş Pers ülkesinde hüküm sürmüş eski Asur İmparatorluğu başkenti Ninova'nın kalıntılarının yanında kamp yaptı. Bu, güneyden güneye ilerlemenin beklentisinin aksine, güneyden kuzeye doğru bir hareketti. Bununla birlikte, bu, yenilgi durumunda İran ordusunun sıkıştırmasını önlemenin bir yolu olarak görülebilir.[7] Rhahzadh Ninova'ya farklı bir konumdan yaklaştı. 3000 kişilik Per takviyesi yaklaştığına dair haberler Herakleios'a ulaştı ve onu harekete geçirmeye zorladı.[7] Ona Dicle'yi geçerek Pers'den geri çekilme şansı verdi.[8]

Muharebe alanıDüzenle

Herakleios, Büyük Zab'ın batısından Ninova kalıntılarına biraz uzak bir düzlük bulmuştu.[9] Bu, Bizanslıların mızraklı kuvvetlerine ve göğüs göğüse mücadeleden yararlanmalarına izin verdi. Dahası uzaktan atış yapan birliklerdeki Pers üstünlüğünü azaltan siste gerçekleşti ve Bizans uzaktan atışlardan büyük kayıplar almadı.[8] Walter Kaegi, bu savaşın Karamlays Deresi civarında gerçekleştiğine inanır.[10]

MuharebeDüzenle

Rhahzadh, kuvvetlerini üç bölümde yerleştirdi ve saldırdı.[11] Herakleios, sahte geri çekiliş ile Persleri ovaya çekti, sonra geri döndürüp Persleri şaşkına çevirdi.[8] Sekiz saatlik muharebenin sonunda, Persler aniden yakındaki eteklere çekildiler, ancak muharebe hezimete dönüşmedi.[12][13] 6,000 Pers öldü.[2][14]

Patrik Nikiforos'un Kısa Tarihi eserinde, Rhahzadh'nın Herakleios'a kişisel meydan okuduğunu ve Herakleios'un bunu kabul edip, tek saldırıda Rhahzadh'ı kabul edip öldürdüğünü ileri sürer; diğer iki meydan okuyanlar da ona karşı savaştı ve kaybetti.[2][12] Her durumda, Rhahzadh savaşta bir zaman öldü.[2]

Muharebe için 3.000 Pers takviyesi çok geç geldi.[2][15]

SonrasıDüzenle

 
Melek ve Herakleios, II. Hüsrev'in teslimini kabul ediyorlar; Çapraz plaka (Chiltvé emaye kaplama bakır, 1160-1170, Louvre Müzesi, Paris).

Bizanslılar, Pers kampını ele geçiremediği için Ninova'deki zafer tam değildi.[16] Bununla birlikte, bu zafer Perslerin direnişlerini parçalayacak kadar önemliydi.[16]

Herakleios'un zafer ordusu, kendisine karşı bir Pers ordusu kalmadığı için, Hüsrev'in sarayı olan Dastagird'i yağmaladılar ve ele geçirilmiş 300 adet Bizans bayrağını geri alırken muazzam zenginlik elde ettiler.[17] Hüsrev, Tizpon'un savunması için destek sağlamaya çalışmak için Susiana dağlarına kaçmıştı.[12][18] Bununla birlikte, Herakleios, Tizpon'a saldıramazdı, çünkü Nehrevan Kanalı'nın üzerindeki bir köprünün çökmesi nedeniyle mümkün değildi.[17]

Pers ordusu isyan etti ve II. Hüsrev'i devirerek onun yerine Siroes olarak da bilinen oğlu II. Kavad tahta geçti. üsrev beş gün boyunca çıplak ve yiyeceksiz bir zindanda kapandı - beşinci günde yavaşça oklarla vurularak öldürüldü.[19] Kavad hemen Herakleios'a barış teklifleri gönderdi. Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı. Barış antlaşması şartlarına uygun olarak, Bizanslılar kaybettiği toprakları, yakalanan askerlerini, bir savaş tazminatı ve en önemlisi 614'te Kudüs'te kaybedilen, Gerçek Haç ve diğer kutsal emanetleri geri aldı.[19][20] Savaş, Bizans-Sasani savaşlarının sona ermesine işaret eder.

Dinî açıdan önemiDüzenle

 
Rum Suresi, Kur'an

İslam'ın kutsal kitabı olan Kur'an'da, Rum Suresi'nin ilk ayetlerinde Rumların (Bizanslıların) Sasanilere karşı yenildiğini, ancak birkaç yıl sonra Bizans'ın onlara karşı galip geleceği bildirilir.

Bizanslıların mensup olduğu Hristiyanlık dini, Müslümanlar tarafından ehl-i kitap olarak nitelendirilir. Müslümanlar, putperest olan inançlara karşı çıkarken, İbrahimî dinler olan ve tektanrıclık anlayışının hâkim olduğu dinleri (Yahudilik ve Hristiyanlık) farklı değerlendirmiştir. İslam, bu dinlere mensup kişilere daha önceden bir kitap ve bir peygamber geldiğini kabul eder.

Sasani İmparatorluğu'nda ise Zerdüştçülük inancı vardı. Bu inanç, yapı bakımından dönemin Mekkeli paganların kabul ettiği putperestliğe yakın olduğu için Mekkeliler, Sasanileri desteklemekteydi. Bizanslılar ise, ehl-i kitap olduğu için Müslümanlar tarafından desteklenmekteydi. Savaşın ilk başlarında Bizanslılar, Sasaniler tarafından yenilgiye uğratılınca, Mekkeli paganların Sasanilerin zaferine sevinerek Peygamber Muhammed önderliğindeki Müslümanlar ile alay ettiklerine ve Müslümanların da akıbetlerinin böyle olacağını söylediklerine inanılır. Bu durum üzerine Rum Suresi'nin indiği, inen ayetlerde Bizanslıların birkaç sene içerisinde galip geleceğinin haber verildiği, Mekkelilerin bu ayetlere inanmadığı ve Bizans'ın bu mağlubiyet ile kısa sürede toparlanıp zafer kazanmasının imkansız olduğunu düşündükleri söylenir.[21]

KaynakçaDüzenle

Özel
  1. ^ a b c Kaegi 2003, ss. 158–159
  2. ^ a b c d e f Kaegi 2003, s. 167
  3. ^ Kaegi 2003, s. 143
  4. ^ Norwich 1997, s. 92
  5. ^ Kaegi 2003, s. 144
  6. ^ Kaegi 2003, ss. 159
  7. ^ a b c Kaegi 2003, ss. 160
  8. ^ a b c Kaegi 2003, ss. 161
  9. ^ Kaegi 2003, ss. 162
  10. ^ Kaegi 2003, ss. 163
  11. ^ Kaegi 2003, ss. 161–162
  12. ^ a b c Norwich 1997, s. 93
  13. ^ Kaegi 2003, s. 163
  14. ^ Kaegi 2003, s. 169
  15. ^ Kaegi 2003, ss. 170
  16. ^ a b Kaegi 2003, ss. 168
  17. ^ a b Kaegi 2003, s. 173
  18. ^ Oman 1893, s. 211
  19. ^ a b Norwich 1997, s. 94
  20. ^ Oman 1893, s. 212
  21. ^ "Rûm Suresi Tefsiri - Diyanet İşleri BaşKanlığı". kuran.diyanet.gov.tr. 16 Haziran 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Mart 2022. 
Genel