Myrelaion Rotundası

Myrelaion Rotundası, İstanbul’un Fatih ilçesi, Laleli semti Mesihpaşa Mahallesinde, Aksaray Caddesi, Mesihpaşa Caddesi, Laleli Caddesi ve Saitefendi Sokağının sınırlandırdığı 808 ve 809 nolu imar adalarında yer almaktadır. Yapı, Bodrum Camii’nin (Mesih Paşa Camii’nin) kuzeybatısında konumlanmıştır.

Myrelaion Rotundası
Byzantine Constantinople-en.png
Bizans Dönemi Konstantinopolis haritası
Myrelaion Rotundası'nın İstanbul'daki konumu
Myrelaion Rotundası'nın İstanbul'daki konumu
Myrelaion Rotundası'nın İstanbul'daki konumu
Genel bilgiler
Tür Rotunda, Sarnıç
Mimari tarz Doğu Roma
Konum Fatih, İstanbul, Türkiye
Koordinatlar 41°00′31.3″K 28°57′19.4″D / 41.008694°K 28.955389°D / 41.008694; 28.955389
Başlama 5. yüzyıl
Ölçüler
Genişlik 41.60 m

5. yüzyılda inşa edildiği düşünülen yapı, Konstantinopolis’in o dönemdeki en büyük kubbeli yapısı olarak tanımlanmaktadır. İstanbul’un Roma ve Bizans Dönemi tarihsel topografyası incelendiğinde, Rotunda’nın Mese’nin güneyinde konumlandığı görülmektedir. Yapı, Theodosius Forumu (Forum Tauri) ve Forum Bovis arasında, Philadelphion ve Capitol’ün yakınında, IX. bölgede bulunduğu bilinen Amastrianum Meydanı olarak adlandırılan alanda konumlanmıştır.[1][2]

Myrelaion “Kutsal mür, mürüssafi yeri” olarak ifade edilmektedir.[3] Mimaride dairesel planlı yapı anlamına gelen rotunda terimi ise, dairesel planlı, kubbe örütülü Roma Dönemi yapılarını ifade etmek için kullanılmaktadır.[2] Yapı, saray ve kilise yapılarının da bulunduğu bir kompleksin parçasıdır.

TarihDüzenle

Myrelaion Rotundası ilk olarak 19. yüzyılda Forschheimer ve Strzygowski[4], 20. yüzyıl başlarında Wulzinger[5] tarafından incelenmiştir. Rotunda ve çevresinde ilk kazı çalışmaları 1930 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesi'nden Theodor Macridi Bey ve David Talbot Rice’ın başkanlığında gerçekleştirilmiştir.[6] Sınırlı bir alanda yapılan bu çalışmanın ardından 1965 ve 1966 yıllarında İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Alman Arkeoloji Enstitüsü işbirliğiyle Rudolf Naumann’ın başkanlığında kapsamlı kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma Rotunda üzerinde yer alan saray yapısının planının elde edilebilmesi açısından önemlidir.[7] Philip Niewöhner’in ise Rotunda'nın pilaster başlıkları, mozaikler ve damgalı tuğlalarının incelendiği bir çalışması bulunmaktadır.

İlk inşa evresi: RotundaDüzenle

Yapı ilk olarak Geç Antik dönemde, yapılış amacı bilinmeyen yuvarlak planlı ve kubbe ile örtülü bir rotunda olarak inşa edilmiştir. French[8], Naumann[7], Müller-Wiener[9] çalışmalarında Rotunda’nın ilk inşa tarihini mimari parçalara ve yapım şekline göre 5. yüzyıl olarak ifade etmektedir. Semavi Eyice, Feridun Akozan, Ekrem Akurgal tarafından hazırlanan Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu kararında yapı 4. yüzyıla, İmparator I. Konstantin dönemine tarihlendirilmektedir.[2] Niewöhner ise pilaster başlıkları, mozaikler, tuğla damgaları gibi buluntular üzerinden yapının inşa tarihinin 4. yüzyıl sonu-5. yüzyıl başlarındaki Theodosius hanedanının inşa faaliyetleri ile ilişkili olduğunu ifade etmektedir. Theodosius hanedanı, Mese'nin özellikle Theodosius Forumu'ndan Arkadius Forumu'na kadar olan kısmının anıtsallaştırılması için önemli rol oynamıştır. Myrelaion Rotunda'sının II. Theodosius dönemi aristokrasisi için inşa edilen Lausus Sarayı rotundası ile olan benzerliği de bu düşünceyi desteklemektedir.[1]

Roma İmparatorluk döneminde rotundalar çoğunlukla bir mausoleum veya tapınak işleviyle inşa edilmiştir. Myrelaion Rotundası’nın da bu amaçla inşa edilmiş olabileceğine dair görüşler olsa da[10], Myrelaion Rotundası'nın bu tip yapılarda karşılaşılmayan şekilde karşılıklı iki girişinin bulunması sebebiyle ve Lausus Sarayı rotundası ile benzerliği göz önünde bulundurulduğunda Notitia urbis Constantinopolitanae’de adı geçen ve IX. bölgede bulunduğu bilinen Domus Arkadiae’ye ait bir yapı olduğu öne sürülmektedir. Yapıda tespit edilen mitolojik mozaik zemin, aristokrat konutu için uygun görünmektedir. Theodosius dönemine yapılan tarihlendirme Arcadius'un kızı ve II. Theodosius'un kız kardeşi olan Arcadia için yapılacak bir konut için uygun görünmektdir. Antik kaynaklardan Suda’da Myrelaion’a ait olan Krateros’un evinde Horeion veya Horologion olarak da anılan Amastrianum Meydanı’ndan[1] ve Bizans kaynaklarından Patria’da burada Helios ve Selene kutsal alanının varlığından bahsedilmektedir.[2] Ayrıca Patria’da Amastrianum’da sigma biçimli bir revaktan söz edilmektedir. Armağan’a göre Rotunda bu kutsal alanla ve pagan geleneği ile ilişkili bir tapınak ya da mausoleum ise, Notitia'da anılmasa da bu ihtimal göz ardı edilmemelidir.

İkinci inşa evresi: SarnıçDüzenle

Orta Bizans döneminde İstanbul'un 5-6. yüzyıllardaki nüfusu yarı yarıya azalmıştır. 9. yüzyılda meydana gelen göçler kent nüfusunu ve dolayısıyla su ihtiyacını artırmıştır. Bu dönemde pek çok sarnıç inşa edildiği görülmektedir. Uygun altyapılar da bu dönemde sarnıca dönüştürülmüştür.[11] Myrelaion Rotundası da üzerine saray yapısı inşa edilmeden hemen önce su ihtiyacını karşılamak ve sarayın inşa edilebileceği düz bir zemin oluşturmak amacıyla sarnıca dönüştürülmüş olmalıdır.

Rotunda'nın ilk inşasından sonra ne zaman kullanım dışı kaldığı bilinmiyorsa da, 10. yüzyıla gelindiğinde harap durumda olduğu düşünülmektedir. Sarayın 10. yüzyıl başlarında I. Romanos Lekapenos tarafından inşa ettirildiği düşünülse de, Romanos'un bu sarayı inşa edip etmediği veya satın alıp almadığı belli değildir. Yukarıda da belirtildiği gibi Suda’da kompleksin önceden Krateros’un evi olduğu ifade edilmiştir.[1] Myrelaion olarak tanınan kilisenin saraydan daha sonra, saray yapısına bağlı olarak 920 yılı civarında inşa edildiği düşünülmektedir.[9][12] Böylece saray, sarnıç ve kiliseden oluşan bir kompleks oluşturulmuştur.

Kompleks, 920 yılında I. Romanos Lekapenos tahta çıktıktan sonra manastıra çevrilmiştir. Müller-Wiener’in Theophanes Continuatus ve Georgios Kedrenos’tan aktardığına göre I. Romanos Lekapenos (919-944) evini manastıra dönüştürmüş ve burayı kendisi ile ailesi için bir mezar yeri haline getirmiştir (TheophCont 402 B; Kedren II 325 B). İmparator ve ailesi için yeni bir mezar alanı oluşturulması, imparatorların Kutsal Havariler Kilisesi’ne gömülme geleneğinin kırılması açısından önemlidir. 10-11. yüzyıllarda imparator ailesi kadınlarının bu manastırda kaldıkları bilinmektedir. 1203 yılında çıkan yangın sonrasında 13. yüzyıl sonunda yeniden inşa edilen kilise ve manastır, kentin Osmanlılar tarafından fethedilmesine kadar işlevini sürdürmüştür [9]

Osmanlı Dönemi ve sonrasıDüzenle

 
Giovanni Andrea Vavassore'nin İstanbul gravürü, 1520

1520 yılında Giovanni Andrea Vavassore tarafından yapılan İstanbul gravüründe, üzerinde iki katlı bir bina görülen ve “Coliseo de Spiriti” olarak adlandırılmış yarım daire formundaki yapının Myrelaion Rotundası, iki katlı yapının ise saray yapısı olduğu düşünülmektedir.[13] 15. yüzyılın sonlarında kilise, Sadrazam Mesih Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiştir.[9] Bu süreçte saray yapısının ne durumda olduğu ile ilgili net bir veri elde edilememiştir. Rotunda ise, sarnıç işlevini kaybetmiş, balık pazarı, atölye, küçük hamam ve tulumbacılar deposu gibi işlevlerle kullanılmıştır.[2]

1936 yılında Rotunda'nın durumu ile ilgili Ali Saim Ülgen tarafından hazırlanan bir belgede yapının içinin molozla dolu olduğu ve içine girmenin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Yapı, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 22.11.1964 tarihli kararıyla korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. 1965-1966 yıllarında kapsamlı kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 1992 yılında başlanan restorasyon çalışmalarına kadar yapının içindeki molozlar temizlenmemiş, yapı atıl durumda kalmıştır. 1992-1994 restorasyon çalışmaları kapsamında yapının içi temizlenmiş, orijinal tuğla zemini ortaya çıkarılmış, hasarlı sütunlar ve tonozlar onarılmıştır. Restorasyon sonrasında Rotunda çarşı olarak işlevlendirilmiş, sütunların aralarında dükkanlar elde etmek için bölmeler oluşturulmuş, zemin seramik kaplanmış ve biri yapının güneyinde üst kısımdan merdivenle ulaşılan, diğeri batı cephesinde iki giriş yapılmıştır. Deri ticareti yapılan bir alan olarak kullanılan Rotunda'nın iç mekanında yapılan kontrolsüz eklentiler yapının tarihi dokusunu zedelemiş ve bütünlüğünün algılanabilmesini engellemiştir.[2][11]

2019 yılı itibarıyla çarşı kapatılmış, iç mekandaki bölme ve ekler kaldırılmıştır.[2] 2021 yılı sonunda yapı hala kullanıma kapalıdır. Etrafını saran niteliksiz ve yüksek katlı modern yapılaşma nedeniyle Rotunda'nın dışardan görünürlüğü oldukça zayıftır. Rotunda'nın üzerindeki teras tanımsız bir düzlük oluşturmaktadır.

MimariDüzenle

RotundaDüzenle

 
Myrelaion Rotundası'nın sarnıca dönüştürüldüğü dönemde kapatılan güney kapısı
 
Myrelaion Rotunda'sının güneyindeki yer alan 1992-1994 yıllarında oluşturulan giriş
 
Myrelaion Rotundası'nın batı cephesinde Aksaray Caddesi'ne açılan Tulumbacılar kapısı

Yapı kompleksinin merkezinde yer alan Rotunda, dairesel planlıdır. Çapı, dışta 41,60 metre, içte 29,30 metre olup, duvar kalınlığı 5–6 m civarındadır. Kuzey ve güney cephelerinde karşılıklı iki girişi bulunmaktadır. Yapının iç kısmında ise karşılıklı olarak yerleştirilmiş dörtgen ve yarım daire formlu nişler görülmektedir.[8] Duvarın iç kısmında, kuzeydoğu ve güneybatı cephelerinde dışarıyla bağlantılı olacak şekilde iki adet dairesel merdiven tespit edilmiştir. Merkezi planlı bu yapının orijinal inşasında kubbe ile örtülü olduğu düşünülmektedir. Duvar örgüsü, almaşık kireçtaşı ve tuğla sıralarından oluşmaktadır.[7]

Rotunda'nın orijinal inşasının mimari özellikleri; Roma'daki Panteon, Helena Anıt Mezarı, Hadrian Anıt Mezarı, Valerius Romulus Anıt Mezarı, Selanik'te Galerius Rotundası ve Bergama'da Asklepion Zeus Tapınağı ile benzerlik göstermektedir.[2]

Ana giriş olduğu düşünülen kuzeydeki giriş 3,70 metre genişliğindedir. Önünde sütun sıraları tespit edilebilen, mozaik döşemeli bir portiko bulunmaktadır. Kapının iki yanında yer alan, yapının kuzey cephesinin oluşturan duvarların eğimli oluşu, Lausos Sarayı’nda olduğu gibi burada da Rotunda önünde ana caddeye açılan sigma biçimli, sütunlu bir ön avlunun varlığını düşündürmektedir. Duvarların açısından avlunun yarıçapının yaklaşık 40 m olduğu anlaşılmaktadır. Avlunun kolları U biçiminde muhtemelen kuzeyde Mese'ye doğru uzanmaktadır. Sigma biçimli avlunun yukarıda bahsedilen Amastranium Forumu olabileceği düşünülmektedir.[1][7][8]

Daha dar olan güneydeki giriş 2,85 m genişliğindedir. Zemin seviyesi güneye doğru alçaldığından, güney kapısının önünde yarım daire biçiminde sekiz basamaklı bir merdiven bulunmaktadır. Kapının her iki yanında yer alan mermer kaplamalar in situ olarak tespit edilebilmiştir. Güney girişin iki yanında tespit edilen duvar izlerinden yapının başka mekanlarla ilişkili olduğu ve daha büyük bir yapı kompleksinin bir parçası olduğu anlaşılmaktadır.[8][14] Bu kapılar, Rotunda sarnıca dönüştürüldüğünde duvar örülerek kapatılmıştır. Kapılara ait mimari parçaların, sonraki dönemde yapılan inşa faaliyetlerinde yapı malzemesi olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.[1]

Sarnıca dönüştürülürken 74 adet devşirme sütun yapının içine yerleştirilmiştir. Rotunda'nın 10. yüzyıla gelindiğinde kullanılmaz durumda olduğu ve kubbesinin yıkılmış olduğu düşünüldüğünden yeni bir üst örtü inşa edilmesi ve yapının üst kotunda yeni inşa edilecek yapılar için düz bir zemin oluşturulması gerekli olmuştur.[7][12] Doğudaki sarayın alt hizasında bulunan sütunların üzeri üstteki yapının ağırlığını taşıyabilmesi için yelken tonozla örtülmüştür. Ayrıca saray yapısının altına denk gelen kısımlarda sütunların yanı sıra taşıyıcı duvarlar da eklenmiştir. Rotunda'nın sarayın olduğu alan dışındaki diğer kısımları çapraz tonoz örtülüdür. Çapraz tonoz örtülü kısımda iyonik impost ve sade impost başlıklar, yelken tonozlu kısımda ise trapez biçimli sütun başlıkları kullanılmıştır. Başlıklar, 6. yüzyıldan 9. yüzyıla kadar farklı dönem özellikleri göstermektedir.[11] Aynı dönemde Rotunda'nın duvarları su geçirmez bir sıva ile kaplanmış ve zemin seviyesi yükseltilmiştir.[2]

1992-1994 yıllarındaki restorasyon çalışmaları sırasında çarşı olarak işlevlendirilecek yapıya iki yeni giriş sağlanmıştır. Güneyde yer alan giriş teras kotundadır. Üzeri beşik tonoz örtülü merdivenle inilerek yapının güneybatısına kısmına ulaşılmaktadır. Alt kotta bulunan, Tulumbacılar kapısı olarak adlandırılan diğer giriş yapının batı cephesinde Aksaray Caddesi'ne açılmaktadır. 2019 yılında Rotunda'nın kapanması ile Tulumbacılar kapısı demir parmaklıklarla kapatılmıştır ve kullanılmamaktadır.[2]

Diğer yapılarDüzenle

SarayDüzenle

Saray yapısı, Rotunda’nın doğu bölümünün üzerinde yer almaktadır. Yapının temel kalıntıları 1965-1966 yıllarında Naumann başkanlığında gerçekleştirilen kazılarla ortaya çıkarılabilmiştir.[7] Saraya ait kalıntılar 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra ortadan kaldırılmıştır.[13]

Saray yapısına, batıda yer alan beş sütunun taşıdığı altı kemerli, kuzey-güney doğrultulu dikdörtgen bir revaktan girilmektedir. Bu bölümün iki yanında (kuzeyinde ve güneyinde) kare planlı mekanlar bulunmaktadır. Revaklı giriş mekanının doğusunda 8x22 m boyutlarında dikdörtgen bir mekan görülmektedir. Yapı iki ya da üç katlıdır. Rotunda'nın batı bölümün üzerindeki alan sarayın önünde açık bir teras olacak şekilde düzenlenmiş olmalıdır.[12][14]

Saray inşa edilmeden hemen önce sarnıca dönüştürülen Rotunda, sarayın yükünü taşıyacak şekilde planlanmıştır. Rotunda'nın içinde, sarayın duvarlarının denk geldiği alanın sütunların yanı sıra duvarlarla da desteklendiği görülmektedir. Bu sebeple sarayın planı, Rotunda'nın içinde takip edilebilmektedir. Üst yapıyı taşıyabilmesi için Rotunda'nın üst örtüsü sarayın bulunduğu kısımlarda yelken tonozdur.[13]

KiliseDüzenle

 
Bodrum Camii (eski adıyla Myrelaion Kilisesi)'nin kuzeybatıdan görünüşü ve solda sarayın bulunduğu alan (2021)
 
Bodrum Camii iç mekanı

Myrelaion Kilisesi, Rotunda'nın güney doğusunda konumlanmıştır. İki katlıdır. Alt kat Rotunda ile, üst kat ise saray yapısı ile aynı seviyededir. Alt kat, kilisenin zemin seviyesinin saray terası ile aynı kotta olması istendiğinden strüktürel amaçla yapılmıştır.

Kesme taş ve tuğla duvarlı alt katta bir giriş mekanı ve üç nefli ana mekan bulunmaktadır. Üst kattaki kilise ise alt katla benzer bir plan şemasına sahiptir. Üç bölmeli narteks, üç nefli kubbe örtülü ana mekan ve üç apsisli bemadan oluşmaktadır. Kilise, kapalı Yunan haçı plan şemasının önemli bir örneğidir. Boyutları yaklaşık 10x17 metredir. Bu katın inşasında yapı malzemesi olarak tuğla kullanılmıştır. Kilisenin etrafını altyapının payandalarıyla desteklenen bir teras çevrelemektedir. Dış cephede yarım daire formunda payandalar görülmektedir. Payandalar sayesinde iç mekanın bölümlenmesini dışardan anlamak mümkündür. Cephede küçük yuvarlak pencerelere yer verilmiştir. Yapı yangınlarla ve restorasyonlarla çok değiştiği için tuğlaların cephedeki etkisinin orijinal yapıda nasıl olduğunu anlamak mümkün değildir.[12]

Cami olduğu dönemde yapı çok fazla değiştirilmemiş, içine mihrap ve minber, güneybatı köşesine minare eklenmiştir. Kubbenin oturduğu dört büyük tonozu taşıyan sütunlar muhtemelen bir yangında zarar görmüş, bu sütunların yerine payeler inşa edilmiştir.[10]

Yuvarlak yapıDüzenle

Rotunda'nın yaklaşık 40 m güneyinde, Rotunda ile neredeyse aynı eksende, daha küçük boyutlu, ikinci bir merkezi planlı bir yapı bulunmuştur. Bu yapı Talbot Rice tarafından gerçekleştirilen 1930 yılı kazılarında ortaya çıkarılmıştır. Ancak günümüzde kalıntılara ulaşılamamaktadır.[1][9]

Yapının almaşık kireçtaşı ve tuğla sıralarından oluşturulan duvar örgüsü, Rotunda ile benzer karakterdedir. Yapıların yakınlarında benzer karakterde mimari plastik parçalara rastlanmıştır. Bu nedenle yapıların çağdaş olduğu düşünülmektedir.[1]

Bizans döneminde ikinci bir inşa evresi tespit edilmiştir. İkinci evre Paleologos devrinin ortalarındadır. Su kanallarının varlığı yapının hamam ya da vaftizhane olarak kullanıldığını düşündürmektedir. Yapının üzerinde Türk dönemine (18. yüzyıla) ait bir duvar tespit edilmiştir. 18. yüzyıldaki konut inşa edilirken muhtemelen yuvarlak yapı yıkılmıştır. 18. yüzyıl yapısı ise 1912 yangınından sonra ortadan kalkmıştır.[6]

Diğer buluntularDüzenle

 
Tetrarkh heykelinin kayıp parçası

Naumann dönemi kazılarında pilaster başlıkları, mimari plastik parçalar ve taban mozaiği de ortaya çıkarılmıştır. Bu parçalar arasında en dikkat çeken, Venedik’teki San Marco Kilisesi’nin dış köşesine yerleştirilmiş Dört Tetrark Portresi, heykel grubunun eksik sandalet parçası olduğu tespit edilen porfir parçadır.[14] Konstantinopolis’teki Philadelphion’da bulunduğu öne sürülen heykelin uzun yıllar Roma’dan getirilmiş olabileceği düşünülmüştür. Fakat bu parçanın bulunmasıyla heykelin, Konstantinopolis’ten 1204-1261 yılları arasındaki Latin istilası sırasında Venedik’e götürüldüğü anlaşılmıştır. Parça, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.[13]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b c d e f g h Philipp, Niewöhner (2013). "The Rotunda at the Myrelaion in Constantinople. Pilaster Capitals, Mosaics, and Brick Stamps". The Byzantine Court: Source of Power and Culture, International Sevgi Gönül Byzantine Studies Symposium 2. s. 41-52. 11 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ocak 2022. 
  2. ^ a b c d e f g h i j Armağan, Mustafa (2020). "Myrelaion Rotondası'nın Tarihi ve Güncel Durumunun Kentsel Arkeoloji Açısından İncelenmesi". TÜBA-KED, 21. s. 165-179. 12 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ocak 2022. 
  3. ^ Freely, John; Çakmak, Ahmet S. (2004). Byzantine Monuments of Istanbul. Cambridge: Cambridge University Press. 
  4. ^ Forchheimer, P.; Strzygowski, J. (1983). Die Byzantinischen Wasserbehalter von Konstantinopel. Wien. 
  5. ^ Wulzinger, K (1925). Byzantinische Baudenkmäler zu Konstantinopel: Auf der Seraispitze, die Nea, das Tekfur-Serai und das Zisternenproblem, Mittelmeer-Lander und Orient, Sammlung Kunstwissenschaftlicher Studien, 1. Hannover. 
  6. ^ a b Talbot Rice, David (1933). "Excavations at Bodrum Camii 1930. The Messel Expedition". Byzantion, 8 (1). s. 151-174. 11 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ocak 2022. 
  7. ^ a b c d e f Naumann, Rudolf (1966). "Der Antike Raundbau beim Myrelaion und der Palast Romanos I. Lekapenos". Istanbuler Mitteilungen, 16. s. 199-216. 
  8. ^ a b c d French, D. (1966). "Recent Archaeological Research in Turkey- Myrelaion (İstanbul)". Anatolian Studies, 16. s. 26-53. 
  9. ^ a b c d e Müller-Wiener, Wolfgang (2002). İstanbul'un Tarihsel Topografyası. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. s. 103-107. 
  10. ^ a b Semavi, Eyice. "Bodrum Camii". TDV İslam Ansiklopedisi. Cilt 6. s. 250. 
  11. ^ a b c Altuğ, Kerim (2013). İstanbul'da Bizans Dönemi Sarnıçlarının Mimari Özellikleri ve Kentin Tarihsel Topografyasındaki Dağılımı (Doktora tezi). İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü. 
  12. ^ a b c d Striker, Cecil L. (1982). The Myrelaion (Bodrum Camii) in Istanbul. Princeton. 
  13. ^ a b c d Altuğ, Kerim (2017). "Myrelaion Rotundası" (PDF). Toplumsal Tarih, 280. s. 12-16. 10 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 11 Ocak 2022. 
  14. ^ a b c French, D. (1966). "Recent Archaeological Research in Turkey- Myrelaion (İstanbul)". Anatolian Studies, 17. s. 25-36. 

Dış bağlantılarDüzenle