Millet (Osmanlı İmparatorluğu)

(Millet (Osmanlı Devleti) sayfasından yönlendirildi)
Bu madde Osmanlı Devleti'nde kullanılan millet kavramıyla alakalıdır. Günümüzde kullanılan millet kavramı için buraya tıklayınız.

Millet, Osmanlı Türkçesinde dini grupları belirtmek için kullanılan terimdir. 19. yüzyılda Tanzimat reformlarıyla, hakim sınıf olan Sünniler dışındaki, kanunen korunan dini azınlıkları ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda tüm Sünni gruplar bir millet kabul edilirken, azınlıklar yani gayrimüslimler sadece dine veya mezhebe göre değil aynı zamanda etnik gruplarına göre de ayrı milletler oluştururlardı. Örneğin Ermeniler tek bir millet olmayıp Ermeni Katolik ve Ermeni Protestan milletlerine ayrılırlardı. Millet kelimesi Arapça bir kelime olan mille (ملة)'den gelmektedir. Millet kelimesi günümüzde, Osmanlı'da kullanılandan farklı olarak, dinsel bir anlam değil dilsel bir anlam ifade etmektedir.

TerimDüzenle

Kökeni Arapça milla'dan gelen millet teriminin Osmanlı Türkçesinde din, dini cemaat ve ulus olmak üzere üç temel anlamı vardı.[1] Kur'an'da geçen kullanımından gelen ilk anlamı 19. yüzyıla kadar Osmanlı idari belgelerinde kullanıldığı görülmektedir.[1] Benjamin Braude, 19. yüzyıl reformları döneminden önce, dini cemaat anlamındaki millet kelimesinin Müslüman dini cemaati veya Osmanlı İmparatorluğu dışındaki Hristiyanları ifade ettiğini ileri sürmüştür.[1] Bu görüş Donald Quataert tarafından desteklenmektedir.[2] Michael Ursinus ise bu kelimenin o zamanlardan bile önce Osmanlı İmparatorluğu'nun gayrimüslim tebaasını kastetmek için kullanıldığını yazmaktadır.[1] Esasen, bu terim 19. yüzyıldan önce tutarsız bir şekilde kullanılmıştır.[1]

Sistematik olarak millet kelimesinin gayrimüslim Osmanlı cemaatlerini tanımlamak için kullanılması 19. yüzyılın başlarında Sultan II. Mahmud dönemine dayanmaktadır.[3] Bu dönemde resmi belgelerde gayrimüslim tebaanın Rum Ortodoks, Ermeni ve Yahudi olmak üzere üç resmen tasdik edilmiş millet olarak düzenlendiği belirtilmeye başlanmıştır.[3] Bu dönemin bürokratları, millet sisteminin Sultan I. Mehmed (1413-21) dönemine dayanan bir gelenek olduğunu ileri sürmüştür.[3] Birçok tarihçi bu iddiayı kabul etmiş ve bu tür bir millet sisteminin Osmanlı döneminin başlarından beri var olduğunu varsaymıştır.[3] Ancak son araştırmalar, bunun retorik bir şekilde eski bir gelenek kisvesi altında tanıtılan bir siyasi yenilik olduğunu göstererek bu görüş aleyhinde şüphe uyandırmıştır.[3] Osmanlı Devleti, her milleti tanımlamak için etnik köken yerine dini kullanmıştır ve Osmanlı imparatorluğunu inceleyenler, Müslümanları bir milletin mensubu olarak tanımlamamaktadır.[4]

1876 Osmanlı Anayasası'nın Osmanlı Türkçesi versiyonunda “millet” kelimesi Arapça ve Farsça versiyonundaki gibi kullanılmasına rağmen o zamanlarda Arapça “milla” kelimesinin kullanımı azalarak yerini “ümmet” kelimesi almaya başlamıştır.[5]

Ermeni, Rum ve Yahudi yerleşikler “millet” kelimesini kullanmak yerine kendilerini ulus olarak tanımlamışlardır (Fransızca: nation, Ermenice: ազգ (azg), Yunanca: Έθνος (ethnos), ve Yahudi İspanyolcası: nasyon).[5] Hristiyan ve Yahudi azınlıkların arasında “millet” kelimesinin kullanılmaması Osmanlı Anayasası'nın kendi dillerindeki versiyonlarına da yansımıştır. Osmanlı Anayasasının Fransızca versiyonunda “millet” yerine “communauté” kelimesi kullanılmıştır ve böylece diğerleri de Fransızca versiyonunu örnek veya temel alan kelimeler kullanmıştır. Ermenicede հասարակութիւն (hasarakut‘iwn), Bulgarcada obština (günümüzde Общност), Yunancada κοινότης (koinotēs), ve Yahudi İspanyolcasında komunita kelimeleri kullanılmıştır.[5]

KavramDüzenle

Millet sistemi, İslami idare altında yaşayan gayrimüslim azınlıklara (zimmi) karşı nasıl bir muamelede bulunulması gerektiğine ilişkin olan İslami kurallarla yakından ilişkilidir. Osmanlıca olan bu terim özellikle, (Müslümanların müdahil olmadığı davalarda) azınlıkların Osmanlı hükümetince neredeyse hiç müdahale edilmeksizin kendi kendilerini yönetmelerine müsaade edildiği şahsi hukukla ilgili ayrı hukuk mahkemelerini ifade eder.[6][7]

Millet kavramına göre, insanlar etnik kökenleri yerine mensup oldukları dine (veya dini topluluklarına) göre milletlerine bağlı olurdu (modern çağa kadar Ermeni olgusu hariç).[8] Milletlerin büyük bir gücü vardı - kendi yasalarını koyar, kendi vergilerini toplar ve dağıtırlardı. Gerekli olan tek şey İmparatorluğa sadakatti. Bir milletin mensubu bir başka milletin mensubuna karşı suç işlediğinde, mağdur tarafın yasası geçerli olurdu, ancak hükümran olan İslami çoğunluk üstün konumda olup, bir Müslümanın taraf olduğu herhangi bir anlaşmazlık şeriat temelli yasalara tabi olurdu.

Daha sonraları millet kavramı algısı 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'ndaki milliyetçiliğin yükselişi ile değişmiştir.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b c d e Ursinus, M.O.H (2012). "Millet". In P. Bearman; Th. Bianquis; C.E. Bosworth; E. van Donzel; W.P. Heinrichs (eds.). Encyclopaedia of Islam (2nd ed.). Brill. doi:10.1163/1573-3912 islam COM 0741url-access=subscription (inactive 25 January 2020).
  2. ^ Quataert, Donald (2005). The Ottoman Empire, 1700–1922. Cambridge University Press (Kindle edition). pp. 175–176.
  3. ^ a b c d e "Millet", Bruce Masters, Encyclopedia of the Ottoman Empire, Ed. Gábor Ágoston and Bruce Alan Masters, (InfoBase Publishing, 2009), p. 383
  4. ^ Öztürk, Fatih. "The Ottoman Millet System". pp. 71–86. - Cited: p. 72
  5. ^ a b c Strauss, Johann (2010). "A Constitution for a Multilingual Empire: Translations of the Kanun-ı Esasi and Other Official Texts into Minority Languages". In Herzog, Christoph; Malek Sharif (eds.). The First Ottoman Experiment in Democracy. Wurzburg: Orient-Institut Istanbul. p. 21–51. (info page on book at Martin Luther University) // CITED: p. 44-45 (PDF p. 46-47/338).
  6. ^ Sugar, Peter F. (1977). Southeastern Europe under Ottoman rule, 1354–1804. Seattle, USA: University of Washington Press. pp. 5 to 7.
  7. ^ "Millet | religious community". Encyclopedia Britannica. Retrieved 30 January 2018.
  8. ^ Ortaylı, İlber (2006), Son İmparatorluk Osmanlı [The Last Empire: Ottoman Empire] (in Turkish), İstanbul: Timaş Yayınları (Timaş Press), pp. 87–89, ISBN 978-975-263-490-9.