Ana menüyü aç

Yusuf Paşazâde (Menâpirzâde) Nuri Bey, Reji Komiseri Nuri Bey (d. 1844, Kahramanmaraş - ö. 16 Temmuz 1906[1] İstanbul), Gürcü asıllı Osmanlı siyasetçi, müzisyen.

Osmanlı Devleti’nde meşrutiyet rejiminin kurulması için mücadele etmiş; bu amaçla Yeni Osmanlılar adlı gizli örgütün kurucuları arasında yer almış bir Osmanlı aydınıdır. Devrin diğer muhalif aydınları Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Suavi gibi yurtdışına çıkıp yayınladıkları Hürriyet Gazetesi'nde onlara katıldı. II. Abdülhamit döneminde padişahın has müşavirliği, mâbeyn kâtipliği ve tütün rejisi komiserliği gibi önemli görevlerde bulundu; “reji komiseri” lakabıyla anıldı. Şiirleri, güfteleri ve birkaç tiyatro eseri ve besteleri vardır.

Osmanlı sadrazamlarından Gürcü Ağa Yusuf Paşa'nın oğludur.

YaşamıDüzenle

1844 yılında Kahramanmaraş’ta dünyaya geldi. Babası, o sırada Maraş mutasarrıfı olan Gürcü Ağa Yusuf Paşa, annesi ise saraylı bir hanımdır.[2]. Babası, III. Ahmet saltanatında kısa bir süre sadrazamlık yaptı ve o henüz çocukken idam edilerek öldü. Annesi de yedi ay sonra hayatını kaybetti[2]

Nuri Bey, Beyazıd Rüştüyesi’nde öğrenim gördü. Ayrıca Fransızca ve çeşitli ilimler konusunda ders aldı. Annesinin saraylı olması ve ağabeyi Fazıl Bey'in II. Abdülhamit’in üvey annesi Piristû Kadın Efendi ile evli olması nedeniyle sarayla yakın ilişkisi vardı. 1853’te henüz bir çocukken Harem-i Hümayun’a kâtip olarak alındı[2]. Memurluk yaşamına Tercüme Kalemi’nde devam etti.

İlk evliliğini 18 yaşında iken yaptı, bu evlilik boşanma ile sonuçlandı. İkinci evliliği 1861'de evlendikten birkaç ay sonra eşinin koleradan ölümü ile son buldu. Eşinin ölümünden sonra hicaza gidip hacı oldu[2]. Üçüncü kez evlenerek son eşinden üç çocuk sahibi oldu.

Genç Osmanlılar Cemiyeti’nin kuruluşuDüzenle

Tercüme Odası ve Mir’at Mecmuası’ndan tanıdığı, Tanzimat devrinde Osmanlı Devleti'nde yürütülen ıslahat çalışmalarını yeterli bulmayan arkadaşları ile birlikte ( Namık Kemal, Mehmet Bey, Ayetullah Bey, Refik Bey ve Reşat Bey) 1865'te “Meslek” adında gizli bir ihtilalci örgüt kurdu (Örgüt, daha sonra Yeni Osmanlılar Cemiyeti adını almıştır). Belgrad Ormanı'ndaki ilk toplantıda diğer beş üyenin oylarıyla örgütün başkanı oldu[3].

Örgüt, 5 Haziran 1867 günü meclisin dağıtılmasını, devletin ileri gelenlerinden Mehmet Emin Âli Paşa, Keçecizade Fuat Paşa, Mütercim Mehmed Rüşdi Paşa’nın öldürülmesini planladı ancak planları ortaya çıktı. 3 Haziran 1867’de hükümet tarafından Cemiyet’e karşı geniş bir takip ve tutuklama hareketine girişildi. Nuri Bey, gıyabında yapılan bir yargılama sonucu arkadaşları Mehmet ve Reşat Beylerle birlikte 15 yıl Akka’da sürgün cezası aldı [4] ve Avrupa’ya kaçtı.

Avrupa’ya kaçışı ve Paris KomünüDüzenle

Yurtdışına kaçmış olan diğer muhaliflerle 10 Ağustos 1867’de Paris’te Fazıl Mustafa Paşa’nın evinde yapılan toplantının ardından Reşat ve Mehmet Bey’lerle Jersey Adası'na gitti.[3]; Sultan Abdülaziz’in Paris ziyareti sırasında Jersey’de bulundu. Sultan’ın Yeni Osmanlılar tarafından 1869’dan itibaren Paris’te çıkarılan "İttihat" adlı gazetenin yazarlarından birisi oldu.

1870’te Fransa'nın yenilgisi ile sonuçlanan Fransa-Prusya Savaşı'nın ardından kuşatılan Paris’te Mehmet ve Reşat Beyler ile birlikte gönüllü olarak şehrin savunmasına katıldı.[3]. Paris'in Almanlar'a teslim olmasından sonra 3 arkadaş Belçika’ya geçerek gazeteci Agâh Efendi’ye misafir oldular.

Nuri Bey, genel af üzerine 1872’de Reşat Bey ile birlikte Türkiye'ye döndü; Namık Kemal'in çıkardığı "İbret " gazetesinde Paris Komünü'nü savunan yazılar yazdı.

Akka SürgünüDüzenle

1 Nisan 1873’te Namık Kemal’in Vatan yahut Silistre adlı oyununun Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahneye konulmasından sonra Nuri Bey, İbret’te halkın coşkusunu aktaran bir yazı yazdı.[5] Gazete, 6 Nisan 1873'te kapatıldı. Bunda, özellikle Nuri Bey'in 131 sayılı İbret’teki yazısı etkili olmuştu. O gün, kimi konuları görüşmek için edebi kurulunda görev yaptığı Güllü Agop Tiyatrosu'na giden Nuri Bey, tutuklandı.[5]. Aynı gün tutuklanan Namık Kemal, Ahmet Mithat,Tevfik Ebüzziya ve Hakkı Beylerle birlikte 9 Nisan'da bir vapura bindirilerek İstanbul’dan uzaklaştırıldı. Akka’ya sürüldü. 3 yıl 2 ay Akka’da kaldıktan sonra V. Murat'ın tahta çıkması üzerine 1876’da İstanbul’a döndü. Sürgün yaşamını “Akka” adlı eserinde anlattı.

II. Abdülhamit devriDüzenle

Sürgünden döndükten sonra İstanbul’da Meclis-i Sıhhiye üyesi oldu. II. Abdülhamit devrinde şehzadeliğinden beri tanıdığı padişahın has müşavirliği, mâbeyn kâtipliği ve tütün rejisi komiserliği gibi görevlerde bulundu.[6] II. Abdülhamit’in “İttihad-i İslam” adlı siyasi projesine yakın durdu.[6]. 9 Nisan 1888’de kendisine “bâlâ” rütbesi verildi.

1906’da hayatını kaybetti. Türbesi Kısıklı'da Selâmi Ali Efendi Türbesi hazîresindedir.[1]

İbnülemin Mahmut Kemal İnal, "Nûr-ü’l Kemâl" adlı biyografik eserde Menâpirzâde Nuri Bey’in yaşamını anlatmıştır. Edebiyatla da uğraştı. Birkaç kitabı, makaleleri, şiirleri vardır. Doğu ve batı müziği konusunda bilgili olan Nuri paşa, piyan ve flüt çalardı.[2] Halkın beğenisini okşayan güfte ve besteler yapmıştır.

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle