Kandiye Krallığı

Venedik Giriti (1212-1669)

Kandiye Krallığı (İtalyancaRegno di Candia) ya da Kandiye Dükalığı (İtalyancaDucato di Candia), 1205-1212'deki Venedik fethinden, 1645-1669'deki Girit'in Osmanlılar tarafından fethine kadarki döneminde, Venedik Cumhuriyeti'nin denizaşırı kolonisi olarak Girit adasının resmi adıdır. Ada, o zamanlardan modern çağın başlarına kadar başkenti Kandiye veya Chandax ile aynı isimle anılırdı. Modern Yunan tarih yazımında dönem, Venetokrasi (YunancaΒενετοκρατία, Venetokratia ya da Ενετοκρατία, Enetokratia) olarak bilinir.

Kandiye
Regno di Candia
1205-1667
Kandiye Krallığı bayrağı
Bayrak
{{{arma_açıklaması}}}
Arma
Kandiye haritadaki konumu
Başkent Kandiye
Yaygın diller Yunanca (Girit Yunancası), Venedikçe, Latince
Resmî din
Roma Katolik (resmi)
Rum Ortodoks (yaygın)
Hükûmet Koloni
Girit Dükü  
• 1212–1216
Giacomo Tiepolo (ilk)
• 1667
Girolamo Battagia (son)
Tarihî dönem Geç Orta Çağ ve Rönesans
1204
• Venedik'e Devir
1205
1363–1368

1571
1667
• Açıktaki Girit adalarının Osmanlılar tarafından fethi

1715
Para birimi Venetian coins
Öncüller
Ardıllar
Bizans Giriti
Girit Eyaleti
Günümüzdeki durumu  Yunanistan

Tarihsel arka planDüzenle

Girit adası, Dördüncü Haçlı Seferi'nin imparatorluğu dağıttığı ve topraklarını haçlı liderleri arasında paylaştırdığı 1204 yılına kadar Bizans İmparatorluğu'nun bir parçasıydı (bkz. Frankokrasi). Girit başlangıçta Bonifacio del Monferrato'ya tahsis edilmişti, ancak ada üzerindeki kontrolünü sağlayamayınca haklarını Venedik'e sattı. Venedik birlikleri adayı ilk olarak 1205'te işgal etti, ancak özellikle Venedik'in rakibi Ceneviz'in muhalefetine karşı güvence altına alınması 1212'ye kadar sürdü. Bundan sonra, yeni koloni şekillendi: Ada, Venedik şehrinin kendi bölümlerinden sonra adlandırılan altı vilayete (sestieri) bölünürken, başkent Kandiye doğrudan Commune Veneciarum'a tabi tutuldu. Yine Venedik kontrolü altındaki Tinos ve Kythira adaları krallığın yetki alanına girdi. 14. yüzyılın başlarında, bu bölümün yerini, dört modern vilayetle neredeyse aynı olan dört vilayet aldı.

Venediklilerin iskanıDüzenle

Giacomo Tiepolo, Candia merkezli "Girit Dükü" (duca di Candia) unvanıyla yeni eyaletin ilk valisi oldu.[1] [2]Venedik'in Girit üzerindeki kontrolünü güçlendirmek için Tiepolo, metropolden kolonistlerin gönderilmesini önerdi. Venedikli kolonistler toprak alacak ve karşılığında askerlik hizmeti verecekti. Onaylanan öneri ile ilgili tüzük Carta Concessionis adı altında 10 Eylül 1211'de Venedik'te ilan edildi. 1212'de Girit'e yerleşmek üzere Venedikten ayrılan ilk kolonizasyon yola çıktı. 1222, 1233 ve 1252'de üç sömürgeci dalgası daha gönderildi ve göç daha sonraki yıllarda da daha düzensiz bir şekilde devam etti. Toplamda, yaklaşık 10.000 Venedikli'nin, Venedik yönetiminin ilk yüzyılında Girit'e taşındığı tahmin edilmektedir.[3]

1252 kolonizasyon dalgası aynı zamanda uzun süredir terk edilmiş antik Kidonya kentinin bulunduğu yerde Canea'nın (modern Hanya) kurulmasıyla sonuçlandı.[3] Venedikliler Girit'i karlı doğu ticareti için bir merkez olarak kullandılar ve adanın tarımsal ürününü sömürmek için katı bir kapitalist sistem yönettiler. İhraç edilen ürünler öncelikle buğday ve tatlı şarap ve daha az oranda da kereste ve peynirden oluşuyordu.[4][5]

İsyanlar ve yerli halkDüzenle

Venedik egemenliğinin ilk iki yüzyılında, yerli Ortodoks Rum nüfusunun Roma Katolik Venediklilere karşı ayaklanmaları sık görüldü ve genellikle İznik İmparatorluğu tarafından desteklendi. 1207 ile 1360'lardaki son büyük ayaklanma olan ve Yunanları ve Venedik coloni, metropolün mali çıkarlarına karşı birleştiren Revolt of St. Titus arasında on dört isyan sayıldı. Bundan sonra, ara sıra meydana gelen isyanlara ve Türk baskınlarına rağmen, ada büyük ölçüde zenginleşti ve Venedik yönetimi, devam eden İtalyan Rönesans'ına bir pencere açtı. Sonuç olarak, Yunan dünyasının başka yerlerinde benzeri olmayan bir sanatsal ve edebi canlanma gerçekleşti: El Greco'nun eserleriyle doruğa çıkan Girit Resim Okulu, İtalyan ve Bizans formlarını birleştirdi ve yerel deyimi kullanan yaygın bir edebiyat ortaya çıktı ve 17. yüzyılın başlarındaki romantikler Erotokritos ve Erofili ile doruğa ulaştı.

Osmanlı tehdidi ve son dönemlerDüzenle

1571'de Kıbrıs'ın Osmanlılar tarafından fethinden sonra Girit, Venedik'in son büyük denizaşırı mülküydü. Cumhuriyet'in görece askeri zayıflığı, adanın zenginliği ve Doğu Akdeniz'in su yollarını kontrol eden stratejik konumu ile birleştiğinde Osmanlı İmparatorluğu'nun dikkatini çekti. Uzun ve yıkıcı Girit Savaşı (1645-1669) sırasında, iki devlet Girit'in mülkiyeti için savaştı: Osmanlılar adanın çoğunu çabucak istila ettiler, ancak Venedik'in deniz üstünlüğü ve Osmanlı'nın başka yerlerdeki dikkat dağıtıcı unsurlarının yardımıyla 1669'a kadar uzayan sürede Kandiye'yı alamadılar. Sadece Suda, Gramvousa ve İspirlonga adalarının üç kalesi Venedik'in elinde kaldı. Mora Savaşı sırasında Kandiya'yı kurtarma girişimleri başarısız oldu ve bu son Venedik ileri karakolları nihayet son Osmanlı-Venedik Savaşı sırasında 1715'te Türkler tarafından alındı.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Nicol, Donald M. (1988). Byzantium and Venice: A Study in Diplomatic and Cultural Relations. Cambridge: Cambridge University Press. S. 164
  2. ^ Miller, William (1908). The Latins in the Levant: A History of Frankish Greece (1204–1566). London: John Murray. S. 48
  3. ^ a b Detorakis, Theocharis E. (1986). Ιστορία της Κρήτης [History of Crete] (in Greek). Athens. S. 166-167
  4. ^ Between Venice and Istanbul : colonial landscapes in early modern Greece. Siriol Davies, Jack L. Davis. [Princeton]: American School of Classical Studies at Athens. 2007. ISBN 978-0-87661-540-9. OCLC 126229997. 15 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Şubat 2022. 
  5. ^ Medieval and Renaissance Venice. Donald E. Queller, Ellen E. Kittell, Thomas F. Madden. Urbana: University of Illinois Press. 1999. ss. 49-68. ISBN 0-252-02461-3. OCLC 40061377. 

Konuyla ilgili yayınlarDüzenle

Dış bağlantılarDüzenle