Ana menüyü aç

Kıble Mescidi

Müslümanlarca kutsal kabul edilen mekânlardan biri, İslâm'ın ilk kıblesi.
قبة المسجد القبلي - المسجد الاقصى.JPG

Kıble Mescidi (Arapça: المصلى القبلي veya الجامع القِبْلي) Yüz ölçümü 144 dönüm olan Mescid-i Aksa’daki eserlerden sadece birisidir. Kubbesi kurşun kaplama olan Kıble Mescidi, Mescid-i Aksa’nın güneyinde yer aldığından dolayı Kıble Mescidi olarak adlandırılır. Aynı şekilde Mescid-i Cenubi, Kıble Cami diye de bilinmektedir. Bilinen en eski adıyla ise Cami-ul Aksa ve Masguf'dur.

İnşasıDüzenle

Caminin inşasını ilk kez hicretin 15. yılında Kudüs’ün fethi sırasında Ömer bin Hattab emretmiştir. Ardından Emeviler döneminde Halife Abdul Melik bin Mervan tarafından inşasına başlanmış ve oğlu Halife Velid bin Abdul Melik tarafından inşası tamamlanmıştır (710). Abdul Melik tarafından inşa edilen kısımların günümüze ulaşmadığı söylenmektedir. Abdul Melik’ten sonra gelen Halife Ebu Cafer El-Mansur, Halife El-Mehdi gibi Emevi ve Abbasi halifeleri, depremler ve doğal afetlerin yol açtığı hasarları onarmıştır.

Mimari özellikleriDüzenle

Caminin boyu 80 genişliği ise 50 metredir. Batı yönünde 2, kuzeyde 7, doğuda da 1 kapısı bulunmaktadır. Kış mevsiminde Şam bölgesi gerçekten soğuk olduğundan ve şiddetli yağmur ve kar yağışı görüldüğünden dolayı camide avlu bulunmamaktadır. Ve kuzey kapıları Fatımi dönemine dayanmaktadır. Kıble Mescidi'nin ana kapıları, revak şeklindedir. Emeviler Dönemindeki mescidin orta koridoru 6 revaktan oluşmuştur ve buradan yükselmiş kurşun kaplı ahşap bir kubbesi vardır. Sütun sayısı ise 53'e ulaşır. Dışarıdan merdivenle inilmekte olan alt katta bir bölüm daha vardır. Haçlılar, 1099 (493 h) yılında Fatımi Halifesi Mustali döneminde Kudüs'ü işgal ettiklerinde Kıble Mescidini karargâh, ambar ve ahır olarak kullanmışlardır.

Selahattin Eyyubi önderliğindeki Müslümanların 1187 (583 h) yılında Kudüs'ü fethetmeleriyle Nureddin Zengi'nin yaptırmış olduğu minber, fetih alameti olarak Selahattin Eyyubi tarafından yerine konulmuştur. Eşsiz sanat ve tarihi değeri olan bu minber, 1969 yılında fanatik bir Yahudi tarafından yakılmıştır. Ardında ise bu tarihi eser aslına uygun olarak yeniden yapılmıştır.

Memlüklüler ve Osmanlı Döneminde Mescid-i Aksa onarılmış; fakat şekil olarak herhangi bir değişim yapılmamıştır. Öte yandan Kanuni Sultan Süleyman ve II. Mahmut tarafından da onarılan mescidin kandil ve halıları, II. Abdulhamid tarafından yenilenmiştir.

Mescid-i Aksa'nın içindeki desenler ise; ahşap levhalar üzerine oyulmuş, asma yaprağı ve ince dallardan oluşan çeşitli bitki motifleriyle süslenmiştir.

Ancak mozaikler, 1034 yılında Aksa'yı onaran Fatımi Halifesi ez-Zahir bi'Emrillah dönemine dayanır. Bu mozaikler, Kubbetü-s Sahra'nın ve Şam'daki Emevi Camii'nin mozaiklerinden farklı değildir.[1]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Haber Kudüs sitesi