Körtik Tepe

Körtik Tepe (Kürtçe: Girê Kortikê), Diyarbakır ilinin Bismil ilçesine bağlı Ağıl (Kürtçe: Anjoli) köyünün hemen yanında bulunan bir höyüktür.[1] Höyüğün keşfedilmesinden önce burası tarım arazisi olarak kullanılıyordu.

Arkeolojik Höyük
Adı: Körtik Tepe
il: Diyarbakır
İlçe: Bismil
Köy: Ağıl (kürtçe Anjoli)
Türü: Höyük
Tahribat: Tarım
Tescil durumu: Tescilli
Tescil No ve derece: 2802/I
Tescil tarihi: 27.03.2002

KonumuDüzenle

Diyarbakır ilinin Bismil ilçesine bağlı Ağıl Köyü ve Aşağı Sazlık mezrası yakınlarında yer almaktadır. Batman-Bismil arasında; Batman Çayı ve Dicle Nehri'nin kesiştiği yerde ve Batman kentinin yaklaşık 14 km güneybatısındadır.[2]

YerleşimDüzenle

Körtik Tepe yerleşiklerinin yaşamsal alanları ve koşulları algılanabilmektedir ki, bu olgular, aynı zamanda, olasılıkla Neolitik öncesi dönemde başlayan höyükteki sürekli yerleşimin de önemli arkeolojik kanıtları niteliğindedirler. Yuvarlak tasarlı konutların barınma sorununa çözüm olmaları yanı sıra, çoğunluğunun tabanlarında ve yakın çevresinde mezarların ortaya çıkarılması, konutun aynı zamanda kutsandığına da işarettir. Dolayısıyla, dönemin ancak gelişkin toplumlarında görülebilen bu gelişme, Körtik Tepe yerleşiminde adeta genelleşmiş bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.[3]Bazı konutlarda, yaklaşık her seviyede konutların tabanlarına gömülen bireylerin ortaya çıkarılması, konuta yüklenen genel önemin yanı sıra, bazılarının özellikle önemsendiğini göstermektedir. Mimari dokunun ikinci grubunu silo tabanları oluşturmaktadır. İşlenmemiş taşlarla kaplanmış tabanları ile yaklaşık yuvarlak tasarlı ve değişken ölçülere sahip söz konusu siloların yerleşim geneline yayılmış örnekleri bilinmekle beraber, ortaya çıkarılan çok sayıdaki örneklerden algılanacağı üzere, söz konusu yapıların, başta güney doğu yaka olmak üzere höyüğün belirli alanlarında toplandıkları anlaşılmaktadır. Bu durum, yerleşimin belirli alanlarının belirlenen amaçlar için ayrılarak düzenlendiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, yerleşimde bilinçli bir planlamanın yapılmış olabileceğini akla getirmektedir. Silo tabanlarının sayısal çokluğu, depolanan besinlerin tür çeşitliliğine işaret olmaktan çok, ancak daha gelişkin toplumlarda görülen bireysel beslenmenin varlığına kanıt olarak ele alınabilir. Özlüce, avcılık ve toplayıcılığın hakim olduğu Körtik Tepe’de, bilinenin aksine, yerleşik bir yaşam tarzının hakim olduğu ve bunun gerektirdiği bütün kurum ve kuralların geliştirildiğinin söylemek doğru olacaktır.[3]

Kazı tarihçesiDüzenle

Dicle Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Vecihi Özkaya ve öğrencileri tarafından gerçekleştirilen kazılardan sonra Körtik Tepe höyüğü Ilısu Barajı’nın suları altında kalacaktır.[4] Kazı çalışmaları Prof. Dr. Vecihi Özkaya’nın bilimsel başkanlığında ve Uzm. Feridun S. Şahin, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Metin Kartal ve Arş. Gör. Dr. Gizem Kartal, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal, Almanya Freiburg ve Mainz Üniversitesi’nden Dr. Marion Benz başkanlığındaki bir heyet, değişken katılımlarla 54 arkeolog, antropolog, restoratör ve 135 işçinin katılımıyla, 15 Mayıs 2015 - 25 Aralık 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.[3]

Yapıların özellikleriDüzenle

Körtik Tepe’de yapılar üç ana gruba ayrılıyordu. Birinci grupta yer alanlar, planları tam olarak belli yuvarlak planlı yapılardı. Bu yapıların çapları 2,3 – 3 metre arasında değişiyordu ve toprak zemin üzerinde inşa edilmişti. Temelleri basit ve işlenmemiş taş sıralarından meydana geliyordu. Çukur zeminleri sıkıştırılmış topraktan ibaretti. Bu zemin üzerinde yükselen yapı balçıkla kaynaştırılmış saz ve dal gibi bitkisel malzemelerden oluşuyordu. Boyutları bakımından az sayıda insanın barınmasına olanak veren bu konutlar, bazı durumlarda birbirine bitişik inşa edilmişti. Tek gözlü bu yapılar, keramik öncesi Neolitik evrenin en erken yerleşmelerinin özgün özelliklerine sahipti.

İkinci grup yapıların çapları 1,1 – 2,1 metre arasında değişiyordu ve boyutları açısından insanların barınmasına elverişli değildi. Sadece boyutları açısından değil, zeminleri taş döşeli olduğu için bu yapılar birinci gruptaki yuvarlak planlı konutlardan ayrılıyordu. Söz konusu yapıların içinde beslenme amaçlı bitkisel kalıntıların günümüze ulaşmış olması, bu küçük yapıların depolama birimleri olduğunu göstermektedir.

Üçüncü grup yapıların çapları 3,4 – 3,8 metre arasında değişiyordu. Bunlar höyükteki en büyük yapılardır. Sıkıştırılmış topraktan oluşan zeminlerinin altında farklı tür mezarların ortaya çıkarılması, ritüel bulgularına rastlanması, bu konutların ortak olarak kullanıldığını göstermektedir.[4]

Ölü gömmeDüzenle

Körtik Tepe’de ölüler ya konutlarının zeminin altına ya da konutların dışında bir alana gömülüyordu. Ölülerin konutların zeminlerinin altına gömülmesiyle o çağlarda insanlar yaşadığı mekânı ve alanı kutsal yerler haline getiriyordu. Ölüler geleneksel olarak hoker ve yarı hoker pozisyonunda gömülüyordu. Bazı iskeletler alçılanmış olarak günümüze ulaşmıştır. Alçılanmış iskeletlerin, kafatasının ve diğer kemiklerin yüzeylerinin aşı boyasıyla birbirine paralel bezemelerle boyanmış olması dikkat çekicidir.[2][4]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "Körtik Tepe'de 12 Bin Yıl Önce". Cumhuriyet Dergi. 14 Şubat 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ağustos 2010. 
  2. ^ a b ""Körtik Tepe, a new Pre-Pottery Neolithic A site in south-eastern Anatolia", Vecihi Özkaya & Aytaç Coşkun". 23 Ekim 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Haziran 2019. 
  3. ^ a b c ÖZKAYA, Vecihi (2016). 38.Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt Körtiktepe 2015 Kazı Çalışmaları. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü. ss. 3,6. ISSN 2587-2222. 17 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ekim 2021. 
  4. ^ a b c ""Körtik Tepe Kazısı"". 15 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Haziran 2019. 

Dış bağlantılarDüzenle