Joseon

1392–1897 yıllarında geçen kore krallığı

Joseon Krallığı (Korece대조선국, 大朝鮮國[1]), 1392-1897 yılları arasında var olmuş bir Kore krallığıdır. Krallık General Yi Seong-gye tarafından kurulmuş olup modern Kore'nin bulunduğu yerde yaklaşık beş yüzyıl boyunca hüküm sürmüştür. İlk başlarda Kore, yeniden adlandırılmış ve başkent günümüzdeki Seul'e taşınmıştır. Krallığın doğal sınırları en kuzeydeki Yalu ve Tumen nehirlerine kadar genişlemiştir. En uzun Konfüçyüsçü hükümdarlığın yaşandığı hanedanlıktır. Krallık, sonraları Ming ve Qing hanedanlıklarının birer vasalı olarak sürdürmüş olup Birinci Çin-Japon Savaşı'nın ardından Ekim 1897 tarihinde Kore İmparatorluğu hâline geldi[2] ve 1910'da Japon-Kore İlhak Antlaşması ile Japonya'ya ilhak edildi.

대조선국 (大朝鮮國)
Joseon Krallığı
1392-1897
bayrağı
Bayrak
{{{arma_açıklaması}}}
Arma
Kore'nin konumu
Kore'nin konumu
Başkent Hanseong
Yaygın diller Korece
Hükûmet Monarşi
Kral  
• 1392-1398
Taejo
• 1863-1897
Gojong
Tarihçe  
• Kuruluşu
1392
• Dağılışı
1897
Para birimi Mun (1633–1892)
Yang (1892–97)
Öncüller
Ardıllar
Goryeo
Kore İmparatorluğu

Joseon, Kore'nin modern yüzüne çok önemli bir miras bıraktı; modern Kore'nin sahip olduğu birçok görgü kuralı, kültürel normlar, güncel sorunlara toplumsal duruş ve hatta modern Kore dili ve diyalektiğinin kökeninin geleneksel düşünce yapısının bir örneği olarak bu dönemde ortaya çıkmıştır.

TarihçeDüzenle

KuruluşDüzenle

14. yüzyılın sonlarında 918'de Wang Geon tarafından kurulmuş olan Goryeo Hanedanlığı'nın temelleri, yıllardır süren savaşlar ve parçalanan Moğol İmparatorluğu'nun fiili işgaliyle çöküntüye uğramıştır. Goryeo'nun meşruluğu, saray içinde gittikçe tartışmalı bir sorun oluyordu. Hanedanlık, krallığı yönetmede başarılı olamıyordu; ancak Yuan Hanedanlığı nesliyle yapılan mecburi evlilikler ve çok sayıdaki aile bölümlerinin rekabeti bahane ediliyordu. (Hatta Kral U'nun annesinin halk tabakasından olduğu bilinmektedir, böylece Kral Gongmin'den bu yana soyunda anlaşmazlıklara neden oluyordu). Krallıktaki güçlü aristokratlar, generaller ve hatta başbakanlar, kraliyetin kayırmalar yaparak yönetime hakim olmalarına karşı mücadele ettiler, sonuçta bu durum birçok faktör arasında ciddi fikir ayrılıklarına neden oluyordu. Sürekli artan sayıdaki Japon korsan (Wokou) akınları ve Kızıl Türban İsyanı'yla kraliyet sarayına egemen olmak için gelen reform yanlısı Sinjin aristokrasisiyle muhalif Gwonmun aristokrasinin yönetim mücadelesi yanında; aslında yabancı tehditleri geri püskürten, Yi Seong-gye adındaki yetenekli general ve rakibi Cheo Yeong'du.

Hongwu İmparatoru Zhu Yuanzhang'ın yönetimindeki Ming Hanedanlığı'nın ardından Goryeo; General Yi'nin liderlik ettiği grup (Ming Hanedanlığı'nı destekleyenler) ve General Choe'nin ordugâh grubu (Yuan Hanedanlığı'nı destekleyenler) olarak ikiye ayrıldı. 1388'de Ming'den bir ulak Goryeo'ya geldiğinde (14. yüzyıl Kral U dönemi) Goryeo'nun kuzeyindeki toprağının önemli bir bölümünü geri istedi. General Choe, Liaodong Yarımadası'nın istilasını kanıtlamak için bir sans yakalamıştı. (Goryeo, eski krallık Goguryeo'nun halefi olduğunu iddia etmişti, bu şekilde tarih boyunca Kore'nin bir bölümü olan Mançurya'nın iadesi dış politikanın bir parçasıydı). İsyanı yönetmesi için seçilen Yi'ye sadakatle karşı çıkıldı; ancak Yalu Nehri'ndeki Wuihwa Adası'nda isyan etti ve Goryeo'nun başkenti Gaegyeong (bugünkü Gaeseong)'a giderek Kral U'yu oğlu Kral Chang'ın (1388) yardımıyla başlattığı darbeyle General Choe ve yandaşlarını kurtardı. Krallığının adını zorla Yo olarak değiştirdikten sonra Kral U ve oğlunu öldürdü (Bu olaydan sonra Kral Gongyang oldu). Dolaylı yoldan kraliyet sarayını kukla kralla elinde tuttu. Yi, o süre içinde kendisinin Sinjin aristokrasisiyle Jeong Do-jon ve Jo Jun olarak dostluğunu ilerletti. Yaptığı ilk işlerden birisi Gwajeon Yasası'ndan fiili olarak Goryeo'nun başkomutanlığını geçirerek toprak zenginlerinin ve muhafazakâr Gwonmun aristokratların topraklarına el koyup Sinjin kampında Yi'nin destekleyicileri arasında paylaştırdı. 1392'de (Kral Gongyang'ın 4. yılında), Yi'nin beşinci oğlu Yi Bang-won, Jeong Mong-ju adındaki eski hanedanlığı destekleyen önemli bir aristokratı kendi tarafina çekerek yeni saltanata bağlılık yemini etti ve Jo Yeong-gyu'nun da dahil olduğu beş suikastçiyle Gaegyeong yakınındaki Seonjouk Köprüsü'nde öldürdü. Böylece Yi Seonggye'nin yönetiminden bir kişiyi eksiltmiş oldu. Aynı yıl Yi, Kral Gongyang'i tahttan indirerek Wonju'ya sürgüne gönderdi ve tahta çıktı. Yaklaşık 500 yıldır hüküm süren Goryeo Hanedanlığı sona ermiş oldu.

İlk anlaşmazlıklarDüzenle

Kral Taejo'nun, oğullarını doğuran iki eşi vardı. İlk eşi Kraliçe Sinui, Goryeo'yu devirme girişiminde bulunarak kendisinden önce ölmüş ancak; 6 erkek evlat dünyaya getirmişti. Taejo'ya 2 erkek evlat veren diğer eşi Kraliçe Sindeok da tahta yükselmeye çalışmıştı. Yeni hanedanlık resmen kurulduğu ve ilan edildiği zaman Taejo, halefi olacak oğlunu yetiştirmişti. Bununla beraber Taejo'nun Kraliçe Sineui'den olan beşinci oğlu Yi Bang-won, babasının yükselişine en çok katkıda bulunmuş; aynı zamanda babasının saraydaki iki dostu olan Başbakan Jeong Do-jeon ve Nam Eun'a karşı derin bir kin barındırmaktaydı. Her iki taraf aralarındaki ortak düşmanlıklarının farkındaydı. Yi Bang-won'un tahtı en çok hak eden halef olması açığa çıkınca Jeong Do-jeon kral üzerindeki nüfusunu kullanarak Kral Taejo'nun en çok sevdiği diğer oğlunun halef olmasının en akıllıca seçim olacağı konusunda kralı ikna etti. 1392'de Kral Taejo'nun sekizinci oğlu (Kraliçe Sindeok'tan ikinci oğlu), Büyük Prens Uian (Yi Bang-seok)'in Kraliyet Prensi, Halef olması kararlaştırıldı. Kraliçenin ani ölümü ve Kral Taejo'nun ikinci eşinin yasını tuttuğu sırada, Jeong Do-jeon saraydaki yerini sağlamlaştırmak için Yi Bang-won ve kardeşlerini öldürmek için komplo kurdu. Bu planın duyulması üzerine Yi Bang-won 1398'de isyan çıkararak sarayı bastı. Jeong Do-jeon ile onun yandaşlarıyla beraber Kraliçe Sindeok'un iki oğlunu öldürdü. Bu olay Prenslerin İlk Çekismesi olarak bilinmeye başlandı.

Oğullarının veliaht olabilmek için birbirlerini öldürmeleri ve ikinci eşinin ölümü Kral Taejo'yu psikolojik olarak bitkin düşürmesinden dolayı tacını, Kral Jeongjong olan ikinci oğlu Yi Bang-gwa'ya vermiştir. Daha sonra kuzeydeki Hamhung şehrine gitmiştir. Kral Jeongjong'un hükümdar olarak yaptığı ilk işlerden biri çok daha huzurlu olduğuna inandığı Gaeseong'u yeniden başkent yapmaktı. Bu arada Yi Bang-won, az da olsa erkek kardeşinin tahta oturması gerçeğiyle hayal kırıklığına uğradı, Kraliyet Varisi'nin Erkek Kardeii Prens olarak gösterilmeye başlandı. Ancak Taejo'nun güce kavuşmak isteyen dördüncü oğlu Yi Bang-gan, Yi Bang-won'un planlarına karşı çıktı. 1400'deki gerilimde Yi Bang-won'un grubuyla Yi Bang-gan'ın ordugâhının büyük bir savaşı kışkırtması Prenslerin İkinci Çekişmesi olarak bilinmektedir. Bu savaştan sonra yenilen Yi Bang-gan Tosan'a sürgüne gönderilirken, kendisini savaşa kışkırtanları Yi Bang-won idam ettirmiştir. İyiden iyiye gözdağı verince, Kral Jeongjong Yi Bang-won'u olası varis olarak yetkilendirerek tahttan çekildi. Aynı yıl, Yi Bang-won uzun bir aradan sonra tahta Kral Taejong olarak çıktı.

Gücün birleştirilmesiDüzenle

Taejong'un hükümdarlığının başlarında, Önceki Ulu Kral Taejo herhangi bir kralın buyruğunun meşruluğunu ifade eden kraliyet mührünü bırakmayı reddetti. Taejong, zekasını ve dürüstlüğünü kanıtlayacağına inandığı politikalarla ülkeyi yönetmeye başladı. Kral olarak yaptığı ilk işlerden biri hükûmetin üst kademelerindeki kişilerin sürdükleri sefayı ve özel ordular üzerindeki soylular yönetimini durdurmaktı. Bağımsız kuvvetlerin haklarını elinden alarak olası büyük ölçekli ayaklanmaları önlemek amacıyla fiilen dağıtarak güçlerini azalttı ve ulusal ordunun sayısını etkili bir biçimde artırdı. Taejong'un kral olarak diğer yaptığı iş ise, toprak sahiplerinin vergilendirilmesi yasasını yeniden düzenleyip kayıt altına almaktı. Önceleri kapalı toprağın keşfiyle, milli gelir çift kayıtla artırıldı. 

1399'da Taejong, Goryeo Hanedanlığı yönetiminin zayıfladığı yıllarda sarayın gücünü kullanarak tekel yarattığı Dopyeong Meclisi'ni dağıtmak için kilit bir rol oynadı ve merkezi yönetimin yeni bir şubesi gibi kralın ve onun emirleri çevresinde oluşan Joseon Devlet Konseyi'ni destekledi. Geçen bu belgeleme ve vergilendirme yasasından sonra Kral Taejong, tüm kararların Euijeong Bölümü'nden geçerek kralın kararından sonra yürürlüğe girebileceği yeni bir emir yayınladı. Bu, saray bakanları ve danışmanlarının kendi aralarında tartışıp karar almaları ve kralın sadece bir seyirci olması geleneğini bitirdi ve böylece Kore'nin asıl yönetiminde kraliyet gücünü zirveye yerleştirdi. Kısa bir süre sonra Kral Taejong, hükûmet görevlileri veya aristokratlar tarafından sömürüldüklerini ya da adaletsizliklere maruz kalanların haklarını araması için "Sinmun" adında bir hükûmet birimini kurdu.

1418 Ağustos'unda Taejong'un tahtı bırakmasından 2 ay önce Sejong tahta çıktı. 1419 Mayıs'ında Kral Sejong, babası Taejong'un tavsiyesi ve yardımıyla Japon korsanları Tsushima'dan temizlemek için Gihae Doğu Seferi'ne koyuldu. Tsushima Daimyo'su (Tsushima Lordu) Sadamori, Joseon sarayına teslim oldu. 1443'te imzalanan Gyehae Antlaşması'yla Tsushima Lordu, Joseon Kralı'nı tanıyıp ona itaat etti. Buna karşılık Joseon sarayı, Sõ kabilesini Japonya ve Kore arasındaki ticaretle ilgili ayrıcalıklı haklar vererek ödüllendirdi. 

Sejong, halkını Mançurya'da yaşayan düşman Çinli ve Mançuryalı göçebelerden korumak için kuzey sınırında dört kale ve altı garnizon (hangul: 사군육진 hanja: 四郡六鎭) kurmuştur. 1433'te Sejong, ünlü general Kim Jong-seo'yu Mançuları bozguna uğratması için kuzeye gönderdi. Kim'in askeri seferiyle birkaç kaleyi ele geçirerek kuzeyi bastırdı ve Kore topraklarını asağı yukarı bugünkü Kuzey Kore ve Çin sınırını oluşturacak şekilde düzenledi.

Sejong'un hükümdarlığı boyunca Kore, doğa bilimleri, tarım, edebiyat ve geleneksel tıp gibi alanlarda teknolojik gelişmeler başardı ve bu başarılarından dolayı "Büyük Kral Sejong" olarak şereflendirildi. Kral Sejong'un en büyük katkısı 1443'te Kore alfebesini (Hangeul) yaratmasıdır. Hanja ve Hanmun'un günlük yazım olarak kullanılması 20. yüzyılın ikinci yarısında yavaş yavaş sona erdi.

Japon akınlarıDüzenle

Kore tarihinin başından beri karada ve denizde sık sık korsan saldırıları vardı. Korelilerin tek amacı, Wokou korsanlarına karşı deniz ticaretini emniyete almaktı. Kore donanmasi barut teknolojilerinin ileri türde olanlarını korsanlara karşı kullandı. 

Japon Akınları (1592-1598) boyunca Japon yerel diktatör Toyotomi Hideyoshi, Portekiz silahlarıyla Çin'in Ming Hanedanlığı'ni fethetmenin hırsıyla bölgesel lordları ve askerleriyle 1592 ve 1597'de Kore'yi istila etti. Joseon sarayındaki ayrılıkçı görüşler, Japon askeri yeteneğinin değerlendirilmesindeki yetersizlik ve Joseon'un başarısız diplomatik girişimleri bu sonucu hazırladı. Avrupalı silahların kullanımıyla Japonlar yarımadanın en güneyini, Pyeongyang ve Hanseong (bugünkü Seul)'la birlikte ele geçirdi. Joseon Hanedanlığı Vakayinamesi'ne göre Japonların, Koreli asilerle Birleşerek Gyeongbokgung sarayı ve köle kayıtlarının tutulduğu ambarları yaktığından bahsedilmektedir.

Yerel direnişlerin Japon ilerleyişini yavaşlatmasının yanında Amiral Yi Sun-sin'in Japon tedarik hattını şiddetle engelleyip sonuç getiren zaferler elde etmesi, deniz yollarını Korelilerin eline geçirmiştir. Üstelik Ming hanedanlığı Koreliler tarafında yer alarak 1593'te büyük bir kuvvet göndermiş ve Korelilerle birlikte Japonları geri püskürtmüştür. savaş sırasında Koreliler, güçlü ateşli silahlar ile yüksek kaliteli barut ve kaplumbağa gemilerini geliştirmişlerdir. Joseon ve Ming kuvvetleri Japonlara ağır bir bedel ödetmişlerdir. savaştan sonra Kore ve Japonya arasındaki ilişkiler bütünüyle askıya alınmıştır.

Mançu akınlarıDüzenle

Savaştan sonra Kore Krallığı gittikçe izolasyonist olmaya başladı. Hükümdarları yabancı ülkelerle sınırlı ilişki içinde olmaları gerektiğini gördü. Üstelik Ming Hanedanlığı, yeni Qing Hanedanlığı'nın kuruluşuna götüren Kore'nin Japonya'ya karşı olan savaştan dolayı kısmen zayıfladı. Koreliler karşılıklı sınır trafiğini daha fazla kontrol etmeyi ve Ming'in yıkılışına neden olan Mançu'nun önceden yarattığı kargaşayı durdurmak için daha sıkı sınırların kurulmasını kararlaştırdı.

Kore, 1627 ve 1637'de Mançular tarafından iki akına maruz kaldı. Kore, Mançulara teslim oldu ve bu esnada iki yönlü ticaret misyonlarını içermesine ek olarak yeni Qing Hanedanlığı imparatorlarına hanedanlığın himayesi altındaki bir devlet olarak vergi ödemeyi kabul etti. Qing hükümdarları Çin topraklarında yabancı ticaret bölgelerinin kurulmasını geçersiz kılan bir dış politika kararı aldı. Bu politika Macau'ya yabancı Canton Fabrikaları'nın geleneksel antrepo varlığını sınırladı. Antrepolar yabancı gümüş karşılığında Çin ipekleri önemli ticaret ürünü olarak kullanıldı. yapılan anlaşma yabancıların nüfuzlarını sınırlayıcı daha istikrarsız kuzey bölgesini özenli bir düzenlemeyle bırakarak yabancı ticareti Çin'in güney eyaletlerine sevk etti. Bu karar Kore'nin ana ticari ortağı olan Çin'in olmasından bu yana Kore'yi etkiledi.

Joseon döneminin sonuDüzenle

Mançurya'dan gelen akınlardan sonra Joseon yaklaşık 200 yıl barış dönemi yaşadı. Kral Yeongjo ve Kral Jeongjo, Joseon hanedanlığında yeni bir reforma önderlik ettiler. Kral Sukjong ve oğlu Kral Yeongjo ayrılıkçı politik görüşlerden ortaya çıkan sonuçlarla, problemleri çözmeyi denediler. Tangpyeong'un politikası ise tarafların çekişmelerini uygulamada durdurmaktı. Yeongjo'nun torunu Kral Jeongjo, saltanatının başından sonuna kadar birçok reform yaptı. Özellikle kraliyet kütüphanesi Kyujanggak'ı inşa etti. amacı Joseon'un kültürel ve politik durumunu ilerletmek ve ülkeyi yetenekli memurlarla yönetmekti. Kral Jeongjo ayrıca yeni sosyal inisiyatiflere öncülük ederek önceden sosyal statüleri yüzünden yasaklanmış olanlara yeni yönetim pozisyonları açtı. Kral Jeongjo'nun birçok Silhak bilginine yardım etmesine ilaveten Silhak bilginleri de Jeongjo'nun kraliyet gücünü desteklemişlerdir. Kral Jeongjo'nun saltanatı Joseon'un popüler kültürünün kalkınmasını ve daha ileri gelişimini görmüştür.

1863'te Kral Gojong tahta çıkmıştır. Babası Kral Naibi Heungseon Daewongun, Gojong'un yetişkinliğine erişinceye kadar yerine hükümdarlık etmiştir. 1860'ların ortaları süresince, 1866'da doğrudan Kore'ye yapılan Fransız Seferi'ne karşı izolasyonizm ile yerel ve yabancı Katoliklere zulüm yanlısı bir politikayı temel almıştı. Saltanatının ilk yıllarında saray otoritesinin merkezi olan ve büyük ölçüde köhneleşmiş Gyeongbok Sarayı'nın büyük bir çabayla restore edilmesine tanıklık etmiştir. Heungseon Daewongun'un saltanatı boyunca ayrılıkçı görüşler ve Andong Kim boyu tarafından elde edilen güç tamamen ortadan kalkmıştı.

1873'te Kral Gojong, kraliyeti doğrudan doğruya yönettiğini ilan etmiştir. Heungseon Daewongun'un emekliliğinden sonra Kraliçe Min (sonraları Imparatoriçe Myeongseong olarak hitap edilen) sarayın kontrolünü elde ederek ailesini yüksek saray mevkilerine yerleştirmiştir.

19. yüzyılda Qing Hanedanlığı ve Japonya arasında tırmanan gerilim 1. Çin-Japon Savaşı (1894-1895) ile sonuçlandı. Savaşın büyük bir kısmı Kore yarımadasında gerçekleşti. Japonya, Meiji Restorasyonu'ndan sonra Batı'nın askeri teknolojisini elde ederek 1876'da Joseon'la Ganghwa Antlaşması imzalamak zorunda kaldı.

Birçok Koreli, Japonlarla topraklarındaki yabancı etkisini ve Joseon Hanedanlığı'nın zalimce yönetimini hor görmüştür. 11 Ocak 1894'te Go-bu savaşında hükûmet kuvvetleri köylü lider Jeon Bong-jun tarafından bozguna ugratıldı ve savaştan sonra Jo'nun arazileri köylülere dagıtıldı. Bu arada Joseon yönetimi ordusu Jeonju'ya hücum etti ve Joseon hükûmeti ile köylü ordusu anlaşma yaptı. Bununla birlikte Joseon yönetimi Qing Hanedanlığı yönetiminden isyanı sona erdirmek için acilen yardım talep etti. Japonlara haber verildikten sonra Tientsin Toplantısı'na göre Qing askerlerini Kore'ye gönderdi. Böylece 1. Çin-Japon savaşı çıkmış oldu.

Imparatoriçe Kore'de Japon müdahalesine karşı koymaya kalkıştı ve destek aramak için Rusya ya da Çin'e dönmeyi düşünüyordu. 1895'te Imparatoriçe Myeongseong (Kraliçe Min olarak da söz edilir) Japon ajanlar tarafından öldürüldü. Kore'deki Japon bakan Miura Goro, bu suikastı planlamıştı. Hullyeondae Ordusu'yla beraber bir grup Japon ajan da İmparatoriçe Myeongseong'un öldürülüp sarayın kuzey kanadında bedenini yakıldığı ve himayelerindeki Seul'deki Kraliyet sarayına girdi.

1894'te Çin'in yenilgisiyle sonuçlanan savaş Çin ile Japonya arasında Shimonoseki Antlaşmasıyla sonuçlandı ki; bu antlaşma Kore'nin Çin'den bagımsızlığını da resmen garanti ediyordu. Bu, Japonya'nın Kore'de bölgesel hegemonya kurmasının bir basamağıydı. Joseon sarayı, daha büyük otoritelerin baskısıyla ulusal bütünlüğü yeniden güçlendirmesi gerektiğini hissetti ve 1897'de Kore Imparatorluğu'nu ilan etti. Imparator Gojong Kore'nin bagımsızlığını göstermek için bu unvanı üstlendi. Üstelik Rusya gibi Japonları kovan diğer yabancı güçler askeri teknolojiyi amaçladı. 1897'de imparatorluğun resmi adının değişmesi Joseon döneminin bitişini gösteriyordu; ancak Japon müdahalesine rağmen Joseon Hanedanlığı hala hükümdarlık edecekti.

Karmaşık manevralar ve karşı manevralar sırasında Japonya, 1905'teki Port Arthur savaşı'nda Rus filosunu defetti. 1904-1905 Rus-Japon savaşiı, Portsmouth Antlaşması'yla son buldu ve böylece Japonya'nın Kore'yi ele geçirmesine açık hale geldi. 1905'te Eulsa Antlaşması'nın imzalanmasından sonra Kore, Japonya'nın himayesine girdi. 1909'da Harbin'deki tren istasyonunda Kore bağımsızlık gönüllüsü An Jung-geun tarafından öldürülmesine rağmen Ito Hirobumi Kore'nin ilk yerleşik-generaliydi. 1910'da birçok Koreli istilaya karşı çıktıysa da Japon Imparatorluğu Kore'yi zorla işgal etti.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Lee, Jun-gyu (이준규) (22 Temmuz 2009). "(세상사는 이야기) 왜색에 물든 우리 말-(10)" (Korece). Newstown. [ölü/kırık bağlantı]
  2. ^ "조선". 한국민족문화대백과. 

Dış bağlantılarDüzenle