Güney Kolhis Savaşı

antik dünyada yaşanan bir savaş

Güney Kolhis Savaşı veya On Binlerin Savaşı, seçkin ve zırhlı Yunan mızraklı piyadeleri ile Kolhis halklarının çatıştığı, Güney Kolhis'te (Trabzon civarı) gerçekleşen savaştır. Ksenofon, Anabasis'te bu savaşı isimlendirmediği için, savaş yaşandığı bölgenin adıyla anılmaktadır.

Güney Kolhis Savaşı
The Return of the Ten Thousand under Xenophon.jpg
Hermann Wilhelm Vogel'in 19. yüzyılda yaptığı tasvir
TarihMÖ 401
Bölge
Sonuç Yunan zaferi
Taraflar
Yunanlar, Kiralanmış seçkin ve zırhlı Yunan mızraklı piyadeleri Borjgali.svg Antik Kolhis halkları
Komutanlar ve liderler
Ksenofon Bilinmiyor
Çatışan birlikler
10.000 Bilinmiyor
Kayıplar
Bilinmiyor ama az Bilinmiyor ama çok
Denizi gören Yunan askerleri Thalatta! Thalatta! (Deniz! Deniz!), Bernard Granville Baker

Arka planDüzenle

MÖ 404 ve 359 yılları arasında Ahameniş İmparatorluğu'nda yaşanan taht kavgaları, imparatorluğun çevre bölgelerdeki kontrolü zayıflatmıştı. Ahameniş tahtına ele geçirmek isteyen ve o dönemde Kapadokya ve Lidya satrapı olan Cyrus, kendi ordusunu güçlendirmek için seçkin ve zırhlı Yunan mızraklı piyadeleri kiraladı. Ksenofon önderliğindeki ordu, Cyrus'a destek vermek için Babil kentine gitti. Cyrus Babil'de öldürüldü ve ordusu dağıtıldı. Yunanlar, Yunanistan'a dönerken Bayburt Ovası'ndan Trabzon'a geçmeye karar verdiler. Yunan birlikleri ilk önce Makronlarla karşılaştı. Yunanların içinden biri, Makronların dilini anladığını söyleyerek onlarla konuştu. Konuşma sonrası Makronlarla karşılıklı anlaşıldı. Sadakat yemini olarak iki tarafta birbirine mızrak verdi. Yunanlara yardım eden Makronlar, Yunanların geçeceği yolu açıp bölgeyi Yunanlara tarif etti. Bu şekilde Yunanlar Kolhların yaşadığı sınıra kadar geldi. 10.000 kişilik Yunan ordusunun malzeme ihtiyacı vardı, bu yüzden Kolhlara saldırdılar. Yerli halk büyük kalelere sığınarak diğer yerleri boş bıraktı. Askerî işlerde çok iyi olan Ksenofon, kayıtlarında Güney Kafkasya'da yaşayan halkın iyi askerler olduğunu yazmıştır.

SavaşDüzenle

KolhislilerDüzenle

Arkeolojik kalıntılarda Kolhis askerlerinin kullandığı silahlar belirgindir. Yunan tarihçi Herodot, Yunan ordusunun çatıştığı Pers ordusunda Kolhis, Mosinik ve Tibaren birliklerinin olduğunu yazmaktadır. Kabilelere bölünmüş Kolhis toprakları, güçlü ve organize bir askeri sisteme sahip değildi. Bu yüzden Kolhis halkı kendi kendilerini silahlandırmış ve düşük maliyetle kolayca elde edilebilecek ekipman ve silahlar kullanmışlardır. Tipik bir Kolhis savaşçısının ahşap deri kalkanı, deri veya ahşaptan yapılmış kaskı, deri veya ketenden yapılmış zırhı, küçük silahı, kısa demir baltası ve bronz veya demirden yapılmış Kolhis baltası vardı. Sadece soyluların kaliteli ekipman ve demirden silahları vardı. Soyluların sayısı halka kıyasla çok azdı. Savaşta, atlı Kolhis askerlerinin olduğu da yazmaktadır. Atlı askerler muhtemelen soylulardan oluşmaktaydı.

YunanlarDüzenle

Yunanlar döneminin en güçlü ordularından birine sahipti. Ağır silahları (kılıç, mızrak, kalkan, kask, mavna, zırh) olan Yunan falankslar, yaklaşık 15 sıra halinde dizilmiş hoplitlerden oluşmaktaydı.

ÇatışmaDüzenle

Kolhisli liderler Yunan askerlerin Kolhis'ten geçen dönüş rotalarıyla ilgili istihbarat bilgisine sahipti. Bu nedenle, Ksenofon Kolhis'e yaklaşırken askeri birliklerle karşılaşmıştır. Kolhis birlikleri, Trabzon bölgesine giden yolun üzerindeki stratejik bir tepede konumlanmıştı. Bu tepenin Kuzey Anadolu Dağları olduğunu düşünülmektedir. Kolhis birliklerini fark eden Yunanlar stratejilerini değiştirmiştir. Bu durum, Kolhis birliklerinin gücü hakkında fikir vermektedir.

Çatışmayı Yunanlar başlattı. Küçük müfrezelere bölünen Yunan birlikleri, tepeye organize bir şekilde saldırdı. Kolhis birlikleri bölümleri ayrılmamıştı ve falanks düzenindeydi; okçu piyadelerin arkasında süvari müfrezesi vardı. Yunanların ilk saldırısıyla beraber, Kolhis birlikleri hızlıca ikiye ayrıldı. Bu şekilde birliklerin yarısı solda, diğer yarısı sağda yeniden gruplandı. Bu hamle ile, Kolhis birlikleri arkadaki Yunan birliklerini aldatmak için merkezi falanksı açacak ve iki ayrı falankstan saldıracaklardı. Ayrıca ikiye ayrılan Kolhis birlikleri artık çevrelenemeyecekti. Buna karşın Yunanlar direnişin üstesinden gelerek Kolhis birliklerini kalkan ve mızraklardan bir duvar oluşturarak geri çekilmeye zorladı. Kolhisliler konumunu koruyamadı. Hoplitlerin önden saldırısı Kolhis falanksını yok etti ve arkalarındaki birlikler savaşmayarak yakındaki bir kaleye sığındı. Çatışmayı kazanan Yunanlar, çevredeki köyleri 30 gün boyunca yağmaladılar. Yağmaladıkları köydeki deli balları da yiyen Yunanlar, zehirlenmiştir. Ksenofon, bu baldan az yiyenlerin sarhoş olduğunu, çok yiyenlerin ise delirdiğini belirtmiştir. Kolhislilerin bu balları özellikle açıkta bıraktığı, tarihte düşmanları etkisiz hale getirmek için kullanılan ilk biyolojik silahın deli bal olduğu düşünülmektedir.[1]

KaynakçaDüzenle

  • Ksenofon. "Anabasis" Chapter V. VI. VII
  • C. Gamkrelidze "War and Armament in Iberia in Kolkheti" (Bakur Sulakauri Publishing House, 2010)
  • ნ. Berulava "Development of Colchian armament in the Adreantic and Hellenistic eras"
  1. ^ "Deli bal hem ilaç hem zehir". hurriyet.com.tr. 16 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Ekim 2014.