Fiziğin altın çağı

Fiziğin altın çağı, fizik bilimlerindeki ilerlemeleri ve kozmoloji ve astronomideki şu anki ve önceki gelişmeleri kapsayan belirli dönemlerini tanımlamak için kullanılır. Her bir “altın çağ” teorik ve deneysel önemli gelişmeleri ortaya çıkarır. Mekaniğin Galileo (1564-1642) ve Newton (1642-1727) sayesindeki gelişimi “altın çağ” oluşturan zaman dilimlerine elle tutulur örnektir. Altın çağ olarak görülen diğer küçük önemli zaman dilimi ise 19. Yüzyılın diğer önemli isimlerinden olan Faraday, Maxwell sayesinde elektriğin birleşmesi, manyetizma, ve optiktir.[1]

Teleskobun bulunması ve evrensel kütle çekiminin fark edilmesini de içeren, deney ve gözlemlerde önemli gelişmeler gök mekanik için tanıştırıldı. Mekaniği deneysel sonuçlara dayandırmak süreyi ölçen aletler ve mesafeyi ölçen araçlarla mümkün oldu. Elektromanyetizmadaki gelişmeler 19. yüzyıl fizikçilerini o kadar etkiledi ki, başka bir “altın çağ” kapandı, bu fizikçilerde daha fazla ilerleme göstermek için bir isteksizlik oluşturdu. Bu nedenle, “altın çağ” olarak adlandırılan, bir dönemin gelişimi fiziğin bir bilim olarak tamamlanması münasebetiyle ortaya çıkmıştır. Ancak bu algının yanlış olduğu ortaya çıkmıştır. Örneğin, Stephen Hawking, 1980'lerde teorik fiziğin 20 yıl içinde sona ereceğini tahmin etmişti. 2001 yılında, yaptığı tahminini yirmi yıl daha değiştirmiştir. Steven Weinberg 2050 yılında birleşmiş fiziği öngörmektedir. 2001 yılı kitabının yazarları Tadeusz Lulek, Barbara Lulek, ve A. Wal ise kendilerini “fiziğin altın çağı”nın başlangıcında olarak görmektedirler.[1]

Paul Davies birçok yaşlı bilim adamı 20. Yüzyılın ilk 30 yılını fiziğin altınçağı olarak görebilirler ancak tarihçiler bunun yerine bu yılları “ Yeni Fiziğin” gün doğumu olarak göreceklerini söylemektedir.[2]

Fiziğin altın çağı 19. yüzyılda gerçekleşti.[3] Emilio Segrè’ya göre Alessandro Volta’dan sonra 18. Yüzyılda İtalya’da fizik bir sona gelmişti.[4] Otobiyografisinde yazdıklarına göre Enrico Fermi'ni fiziğin bir sona yaklaştığını 1933 yılında hissetmişti.[5] Fiziğin bir altınçağı, 19. Yüzyıl ortalarında enerjinin korunumu ilkesinin eş zamanlı keşfi ile başladı.[6][7] Fiziğin bir altın çağı 1925 ten 1927 ye kadar olan yıllardı.[8] Doğrusal olmayan fiziğin altın çağı Fermi-Pasta-Ulam problemi ve diğerlerini kapsayan 1950'den 1970'e kadar olan bir zaman dilimiydi.[9] 1930’un ortalarından 1950 yılının ortalarına kadar devam eden yirmi yılık süreyi kapsayan nükleer fiziğin altın çağını izledi.[10] Fiziğin bir başka altın çağı 1920'lerin sonunda başladı.[11]

Fizik kabinlerinin altın çağı ise, yeni fizik aletlerinin dersleri için icat eden John Keill, John Theophilus Desaguliers ve William Whiston gibi öğretim üyesi göstericilerin artması sayesinde 18. Yüzyıl idi.[12]

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b Lulek, Lulek & Wal 2001, ss. 13–23 (Chap.1)
  2. ^ Davies 1992, ss. ix
  3. ^ Van Name 1962, ss. 1
  4. ^ Amaldi 1998, ss. 168
  5. ^ Segrè 1993, ss. 86
  6. ^ Sandbothe 2001, ss. 21
  7. ^ Prigogine & Stengers 1984, ss. 111
  8. ^ Prigogine & Stengers 1984, ss. 220
  9. ^ Mitra 2009, ss. 112
  10. ^ Cook 2006, ss. 14
  11. ^ Wilhelm 2008, ss. 225
  12. ^ Brenni 2002, ss. 12

Araştırma kaynağıDüzenle