Ana menüyü aç

Eski Krallık MÖ 3. bin yıllık döneme verilen addır. Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir. Bu dönem "Krallık" dönemleri olarak anlandırılan üç dönemden ilkidir, bunlar Nil Vadisi'nde medeniyetin en yüksek olduğu dönemlerdir (diğerleri Orta Krallık ve Yeni Krallık'tır). Eski Krallık genelikle Mısır'ın Üçüncü Hanedan'dan Altıncı Hanedan'a (MÖ 2575MÖ 2134) kadar yönetildiği zaman aralığından bahseder. Ayrıca birçok mısırbilimci, Memphisli yedinci ve sekizinci hanedanları Memphis merkezi idari yapılanmasının devamı olması nedeniyle Eski Krallık içinde sayar. Eski Krallık dönemini, mısırbilimciler tarafından Birinci Ara Dönemi olarak adlandırılan ayrılık ve göreli kültürel düşüş dönemi takip eder.

Antik Mısır'da
Firavunların Hanedanları
Hanedan öncesi Mısır
İlk Hanedan Dönemi
Erken Hanedan Dönemi
1. 2.
Eski Krallık
3. 4. 5. 6.
Birinci Ara Dönem
7. 8. 9. 10.
11. (yalnız Thebes)
Orta Krallık
11. (Tüm Mısır)
12. 13. 14.
İkinci Ara Dönem
15. 16. 17.
Yeni Krallık
18. 19. 20.
Son Ara Dönem
21. 22. 23. 24. 26.
Pers Dönemi
27.
Geç Hanedan Dönemi
28. 29. 30. 31.
Yunan Devri
III. Aleksandros Batlamyus hanedanı
Roma Devri
Roma

Eski Krallık döneminde Mısır'ın kraliyet başkenti Djoser'in sarayını kurduğu Memphis'te bulunmaktaydı. Eski Krallık fazla sayıda yapılan piramit, yapıldıkları zamanda firavunlara ait gömü yerleri olarak yapılmışlardır, nedeniyle en iyi bilinen dönemdir. Bu nedenle, Eski Krallık sık sık "Piramitler Çağı" olarak adlandırılır.

Başlangıç: Üçünücü HanedanDüzenle

Eski Krallık'ın ilk ünlü firavunu ilk piramitini Memphis'in yeni mezarlığı Sakkara'da yaptıran Üçüncü Hanedan'dan Djoser'dir (2630MÖ 2611). Djoser'in hükmünde önemli bir kişi mezarlığın yapını denetlemiş olan vezir Imhotep'tir.

Antik Mısır'ın eskiden bağımsız olan eyaletlerinin nome olarak adlandırıldığı ve yalnızca firavun tarafından yönetildiği dönem bu dönemdir. Sonradan sonraki yöneticiler valilerin görevini zorla saymak zorunda kalmışlardır veya aksi halde vergi toplamak için çalışmak zorunda kalacaklardı. Bu çağda Antik Mısırlılar firavunun ekinleri için Nil'in yıllık taşmasını sağladığına kesin olarak inanıyorlardı. Ayrıca kendilerini özellikle seçilmiş insanlar olarak görmekteydiler, "dünyadaki tek gerçek insanoğulları"[1].

Altın Çağ: Dördüncü HanedanDüzenle

Eski Krallık ve onun kraliyet gücü zirvesine Sneferu (2575MÖ 2551 ) ile başlayan Dördüncü Hanedan yönetiminde ulaşır. Diğer tüm firavunlardan daha büyük boyutlarda taşlar kullanarak üç piramit yapmıştır: Meidum'da esrarengiz bir piramit (bir başarısızlık), ünlü Dahşur'da Bent Piramiti (diğer bir başarısızlık) ve Daşur'daki küçük Kızıl Piramit.

Sneferu'nun ardından Keops Piramiti'ni yaptırmış olan oğlu Khufu 2551MÖ 2528) firavun olmuştur. Sonraları Mısırlılar edebiyatlarında onu zalim bir tiran olarak anlatmışlardır çünkü piramidinin tamamlanması için işçileri zorla çalıştırmıştır. Khufu'nun ölümünden sonra oğlu Djedefra (2528MÖ 2520) ve Khafra (2520MÖ 2494) münakaşa etmiş olabilirler. Daha sonra ikinci piramiti ve Gize'deki Sfenks'i yapmışlardır. Kanıtların yeniden incelenmesi sonucunda Sfenks'in Djedefra tarafından Khufu için yapılmış bir anıt olduğu fikri öne sürülmüştür.

Dördüncü Hanedan'ın diğer kralları Gize'daki en küçük piramiti yapmış olan Menkaura (2494MÖ 2472) ve Şepseskaf'tır (2472MÖ 2467).

Düşüş ve Çökme: Beşinci - Sekizince HanedanlarDüzenle

Beşinci Hanedan Firavun'u ve merkezi hükümeti zayıflatan reformlar başlatan Userkhaf (24652458 BC) ile başlar. Hükmünden sonra güçlü nomarşların (bölgesel yöneticiler) kraliyet ailesine bağlı olmaması nedeniyle iç savaşlar çıkmıştır. Kötüleşen iç savaş birliğe ve faal yönetime zarar verdi ve ayrıca kıtlığa neden oldu. Fakat düşüşün tek nedenleri bölgesel otonomi ve iç savaşlar değildi. Dördüncü Hanedan'ın çok büyük yapı projeleri hazinenin ve halkın kapasitesini aşmıştı, bundan dolayı Krallık köklerinden zayıflamıştı. Son darbe ise bölgedeki ani ve kısa süreli soğuma ile olmuştur ve sonucunda MÖ 2200 - MÖ 2100 yılları arasında yağmur yağışında sert bir düşüş olmuştur bu da Nil'in normal taşmasını engellemiştir. Sonuç olarak onyıllarca süren kıtlık ve çatışmalar olmuştur. Ankhtifi'nin mezarındaki bir yazıtta, Birinci Ara Dönem'den bir lider Eski Krallık'ın son yıllarındaki devletin durumunu şu sözlerle anlatır: Yukarı Mısır'ın tümü açlıktan ölüyordu ve insanlar çocuklarını yiyorlardı...

KaynakçaDüzenle

Ek okumaDüzenle

Dış bağlantılarDüzenle