Cavidname

Cavidname, Muhammed İkbal'in özelde oğlu Cavid için yazmış olduğu, mesnevi tarzında (hem felsefi hem de tasavvufi) kaleme aldığı şiir kitabıdır.[1]

Cavidname
Muhammed ikbal cavidname kitap kapagi.jpg
Cavidname şiir kitabı kapak resmi
Yazar Muhammed İkbal
Ülke Türkiye
Dil Türkçe
Yayım 1932 (özgün)
2008 (Türkçe)
ISBN
9756698209 (Türkçe)

Edebi ve felsefi anlamda en etkileyici-büyüleyici eserleri arasında bulunmaktadır. Cavidname, Miraç mucizesinin şiir yoluyla İkbal'in kendi iç dünyasından dışa yansımasıdır . İkbal bu eserinde okuyucusunu: -sezgisel açıdan- hem Kendi ruh eğitimcisi aynı zamanda da her zaman önünde saygıyla eğildiği Mevlana'nın eşliğinde ve de önderliğinde, kendi iç benliklerinde bir yolculuğa çıkarmak istemiştir. Babasının kendisine yapmış olduğu öneriye uyarak Kuran-ı Kerim'in sanki kendisi için de indirilmiş Bir Kitap olduğunu düşünerek okuyan İkbal Yazmış olduğu bu edebi eserde ; kendini Zinderud olarak tanıtmaktadır.Aynı zamanda Cavidname'de ismi en çok anılan Elçi Musa'dır.

Bu bağlamda İkbal; Yaratıcı ve Benlik denkleminde kendi bakış açısına göre İnsanın kendi benliğinin yani Egosu'nun inkişafının Ruhsal evriminin önemini vurgulamaktadır. İkbal'in felsefi anlayışına göre asıl olan olarak gördüğü Muhammedi Aşk'ın bireyin ve toplumun yaşayışında önemli yer edinmesidir.

« 1011 Ey, Menzili yoldan tefrik edemeyen sen, her şey nokta-i nazara göre ölçülür: 1012 Cevher, senin malın olunca cevherdir, yoksa taştır, balık pulundan kıymetsizdir. 1013 Başka türlü bak, dünya da başka olur; bu toprak ve bu gök de başkalaşır..  »

A.Schimmel'in Türkçeleştirdiği bu ve benzeri üç dize sufi Şair'in edebiyat alanındaki ölümsüz eseri Cavidname'ye örnek olarak gösterilebilir. İkbal, Cavidname'yi kendi Miraç taslağına uygun olarak oluşturup yazarken İslam Felsefesinde Vahdet-i Vücut anlayışını sistemleştiren M.Arabi'nin Fütuhat-Mekkiye adlı eserinden de yararlanmıştır. Arabi'ye ait olan ve Arif Pamuk'un Türkçeleştirdiği (Fütuhat-ı Mekkiyye Zübdesi) [2]

« her kim isterse bana baksın, o bakışın, boş basit olduğunu sanan kimseye bir tehdittir »

ve benzeri dizeyse hem İkbal'in kısa şiirlerine hem de Arabi'nin şiirine örnek olarak gösterilebilir. Cavidname; Yaratıcı'ya yakarışının ve Mevlana'nın Mesnevisi'ne içsel göndermelerinin ardından, Dramatize ettiği Gökte ön-oyun sahnesiyle başlamaktadır. İkbal aynı zamanda Alman şairi Goethe'de den de etkilenmiştir. Yaratıcı'ya yakarış ve Gök-te ön-oyun konusunda aslında -belki de- öncelikle Kur'an-dan El-Enbiya 21/16 adlı ayet'e bakılabilir. Adı geçen ayet , İkbal'in kendi felsefesinin-düşünce yapısının-ana kaynağının nasıl olduğunu-nasıl geliştiğini göstermesi açısından önemlidir. Bu durum aynı zamanda -İslam felsefesi bağlamında- Cavidname'nin hem klasik Batı felsefesinden hem de diğer kutsal kitap'lardan beslenen -Edebiyat bağlamında- klasik edebi eserlerden ve yaklaşımlardan farklılığını göstermektedir.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ İkbal, Muhammed. "Cavidname". Cavidname. kitapyurdu. 26 Temmuz 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ekim 2012. 
  2. ^ "Fütuhat- ı Mekkiyye Zübdesi". Fütuhat- ı Mekkiyye Zübdesi. kitapyurdu. Erişim tarihi: 31 Ekim 2012.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)