İrinaios

İrinaios[1] (GrekçeΕἰρηναῖος), Smyrna’da 126 yılında doğup, Lyon’da 202 yılında Tours’lu Gregorius’a göre din şehitliği mertebesine yükselmiştir. Hristiyan apolojistiydi. Yortusu 28 hazirandadır, Ortodoks Kilisesi'ne göre ise 23 auğustostadır.

İrinaios
Saint Irenaeus.jpg
Aziz İrinaios garvürü, Kilise Babası ve şehit
Önce gelen Aziz Pothinus
Sonra gelen Aziz Zechariah
Papazlığa atanma Polikarp
Doğum c. 130 AD
Smirni, Küçük Asya
Ölüm c. 202 AD
Lugdunum, Galya
Oruç günü 28 Haziran (Batı Kiliseler); 23 Ağustos (Doğu Kiliseler)
Onurlandırıldığı yer Katolik Kilisesi
Doğu Süryani Kilisesi
Ortodoks Kilisesi
Lütercilik
Anglikanizm
Aziz ilanı Pre-Congregation tarafından

HayatıDüzenle

İrinaios, Polikarp'ın öğrencisidir. Polikarp da Yuhanna'nın öğrencisiydi. Aynı zamanda Roma’da da eğitim almıştır. Galya'nın Lugdunum şehrinin (şu anda Fransa'da Lyon) piskoposluğunu yaptı. Hristiyan teolojisinin gelişmesine önemli katkıları olmuş, hem Ortodoks Kilisesi hem de Katolik Kilisesi tarafından bir Aziz olarak tanınmıştır ve bir Kilise Babası olarak görülür.

FikirleriDüzenle

İrinaios Hristiyan cemaati gnostik etkilerden koruma konusunda hassasiyet göstermiştir. Bugüne kadar ulaşmış çoğu yazı ve öğretileri de gnostik öğretilerin reddi üzerinedir.

İrinaios sıklıkla kullanılan şu ünlü sözlerin de sahibidir; “İnsandaki hayat Tanrı’nın görkemidir, insanın hayatı Tanrı’nın tasavvurudur." Şöyle de çevrilebilir: “Tanrı’nın görkemi yaşayan insandır, insanın yaşamı Tanrı’yı tefekkür etmektir." (Adversus Haereses/Sapkınlıklara Karşı, Cilt 4, 20: 7).

Tanrı üzerineDüzenle

İrinaios, her şeyi yaratmış olan tek bir Tanrı'nın var olduğu ve gökyüzü ile yeryüzünün tek bir Yaratıcısının bulunduğu iddia etmiştir. O, Tanrı'nın varoluşunu teolojik kanıtla, yani maddî dünyadaki düzenin tinsel bir düzen vericiyi gerektirdiğini ortaya koyan kanıtla ve ortak onay deliliyle kanıtlamaya çalışmıştır.

Yaratılış ve İnsan üzerineDüzenle

Kilise Babaları arasında yaratma konusunu ele alan ilk azizlerden biridir. Buna göre, Tanrı dünyayı, gnostiklerin Anaksagoras, Empedokles, Platon ve Aristoteles gibi Yunan düşünürlerinden hareketle iddia ettikleri gibi, ezeli olan maddeye şekil vermek suretiyle değil de, hiçten yaratmıştır. Başka bir deyişle, kadiri mutlak olan Tanrı, her şeyi kendi kelamı ile yoktan var etmiştir. İnsan, bir şeyi meydana getirirken, önceden var olan maddeyi kullanır. Tanrı ise, önceden var olmayan maddeyi de yaratır. Görünen yaratılış kötü değil, iyidir.

İrinaios’a göre, insan da, tüm diğer varlıklar gibi, Tanrı tarafından, kendi suretinden ve bir bütün olarak yaratılmıştır. İnsan, Tanrı tarafından yaratılmış olduğu için, iyidir; yetkin olmaması ise, sadece onun yaratılmış bir varlık oluşunun bir delilidir. Bununla birlikte, bir ruh ve bir bedenden mürekkep olan insan gelişip belli bir yetkinlik derecesine erişebilir. Bunu mümkün kılan şey ise, insan ruhunu meydana getiren akıl ve irade güçleri ya da melekeleridir. Aklı insana, sırasıyla duyum, inceleme, akıl yürütme, anlama ve yorumlama aşamalarından geçerek hakikate ulaşma imkânı verir. Özgür olan irâdesi ise, insanın ilâhi emirleri temele alarak eylemesini ve son çözümlemede de, yaratıcısına olabildiğince benzer bir varlık haline gelmesini mümkün kılar.[2]

İman ve akıl üzerineDüzenle

Gnostikler, kişinin bilgi, felsefi arayış ve kişisel aydınlanmalar ile kurtuluşa erişebileceğini düşünüyorlardı. İrinaios bu fikrin aksine kurtuluşun sadece Tanrı’nın yaptıkları ve gösterdiklerine imanla olacağını bize hatırlatmıştır.

İrinaios için, insanın aklı ve vahiy aynı gerçekliğin iki farklı eksenidir. Ancak insanın aklı Tanrı’nın vahiyine denk değildir. İnsan aklı ile hakikate vahiy’in sağladığı şekilde ulaşılamayacağı gibi, hakikatin anlaşılması ve herkes tarafından kabul edilebilsin diye dile getirilebilmesi için insan aklına ihtiyaç vardır.

İrinaios ve Kilise (Sapkınlıklara Karşı eserine göre 4-5)[3]Düzenle

İrinaios için Kilise'yi tanımlayan şey eşsizliği ve birliğiydi. Farklı organizasyonları ve değişken doktrinleri olan sapkın kiliselerin aksine, "Gerçek Kilise" tek ve aynı organizasyona, tek ve aynı doktrine ve tek ve aynı inanca sahipti. Kilise'deki herkes tek ve aynı Baba Tanrı’ya inanıyordu, kurtuluş için Oğul’un enkarnesine giden tek ve aynı planı kabul ediyordu. Bu ‘tek ve aynı’ olma İrinaios için Gerçek Kilise'ni ayırt edici özelliğiydi. Kökenini Havariler’den alan ve Baba ve Oğul’a ilişkin tek ve aynı doktrini ile koruyan tek kilise, gerçek kiliseydi. (Sapkınlıklara Karşı 3.2.7)

Tek ve aynı İrinaios ayrıca evrensellik üzerine de konuşmuştur. Kilise dünyanın her yanındadır ve nerede olursa olsun tamamıyla kilisedir. Roma’da ya da Smyrne’deki kilise farklı değildir ve yerel olarak evrensel kilisenin tüm özelliklerine sahiptirler. Havariler tüm yerel kiliselerin kurucularıdır. Onlar temelleri atmışlardır. Onlar episkoposlara devretmişlerdir. Kiliseler tam anlamıyla episkoposların ellerindedir. (Sapkınlıklara Karşı 4.33.8)

İrinaios aynı zamanda Kilise'nin insan bedenine benzetilmesi gerektiğini düşünmüştür. Gerçek Kilise'nin dolayısıyla o ağız ile doğru doktrini öğrettiği tek bir ağzı olmalıdır. Onun aynı zamanda her Hristiyanın yeniden doğduğu eşsiz bir rahmi ve şefkatli tek bir kalbi olmalıdır. Kilisenin Tanrı’ya olan bir sevgisi vardır ve bu sevgisini dünyaya birçok şehitleri ile göstermektedir.

"Kilise'nin olduğu yerde Kutsal Ruh’da vardır" (Sapkınlıklara Karşı 3.24.1). Ruh’un mevcudiyeti Kilise'nin hayatının merkezidir. Kutsal Ruh’un mevcudiyeti Kilise'nin gerçeği öğretmesine ve peygamberlikte bulunmasına imkan tanır. Kutsal Ruh nihayetinde, bölgesel kiliselerin aralarındaki birlikten sorumludur. Kutsal Ruh’un bölgesel kiliselerdeki etkisi ısının her şeyin içinden geçmesi ve etkileşime girmesi gibidir. Kutal Ruh’un mevcudiyeti Hristiyanlara şehit olabilme gücü vermektedir.

Eserleri[4]Düzenle

İrinaios Gnostikler'e karşı kaleme aldığı, en önemli eseri Adversus Haereses'tir. Bu kitapta gnostiklerin görüşlerinin ne mantıkla, ne İncil'le ne de Havariler'in öğretilerine uyumlu olmadığını göstermiştir.

  • İlk ciltte gnostizmin ne olduğunu açıklamıştır.
  • İkinci ciltte Gnostiklerin argümanlarını mantıkla çürütmüştür.
  • Üçüncü ve dördüncü cillte gnostikleri İncil ve Havarilerin öğretilerini kullanarak çürütmüştür.
  • Beşinci cilt Millenarianizm'in, toplumda kökten bir dönüşümün olacağına dair inancın, bir incelemesidir. Bu inanç, Mesih’in geri dönüşünün hemen olacağını düşünen dönemin çoğu Hristiyanın tarafından paylaşılmaktaydı.

Ayrıca:

  • Eski Ahit ile Yeni Ahit'teki Tanrı'nın aynı olduğunu göstermiş,
  • Kilise'nin Havariler'in devamı olduğu ilkesinden hareketle aykırı düşüncelere karşı mücadele etmiş,
  • İncil'e ait olan kitapların listesini oluşturmuştur.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Encyclopedia of Early Christianity – Second Edition. Everett Ferguson (İngilizce). Garland Publishing. 1998. ss. 587-588 ISBN 0-8153-3319-6. 
  2. ^ Ahmet Cevizci, Ortaçağ Felsefesi Tarihi, 2000, s. 41.
  3. ^ The Church of God in Jesus Christ – A Catholic Ecclesiology. Roch A. Kereszty (İngilizce). The catholic University of America Press. 2019. ss. 255-273 ISBN 9780813231730. 
  4. ^ Patrology - Volume 1. Johannes Quasten (İngilizce). Christian Classics INC. 1986. ss. 288-313 ISBN 087061-084-8.