"Albertus Magnus" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Referanslar eklendi + küçük düzeltmeler ve eklemeler
k (Kategori:Dominikanlar kaldırıldı (HotCat))
(Referanslar eklendi + küçük düzeltmeler ve eklemeler)
[[Dosya:AlbertusMagnus.jpg|213x213px|küçükresim|Albertus Magnus]]
'''Albertus Magnus'''<ref>{{Kitap kaynağı|başlık=New Catholic Encyclopedia - Second Edition|erişimtarihi=|tarih=2003|dil=İngilizce|sayfa=|sayfalar=224-228 Cilt: 1 ISBN 0-7876-4005-0|çalışma=|yayıncı=Thomson and Gale}}</ref>, (d. yaklaşık 1193, Lauingen - ö. 15 Kasım 1280, [[Köln]]), derin ve çok geniş kapsamlı bilgisiyle [[Orta Çağ]]'da kendisine [[Doktora|doktor]] üniversalis unvanı verilmiş olan 13. yüzyıl Alman düşünürü[[Skolastik felsefe|skolastik]] filozofu ve [[İlahiyat|tanrıbilimcisi]].<ref>{{Kitap kaynağı|başlık=Felsefe Sözlüğü|erişimtarihi=|tarih=2002|dil=|sayfa=|sayfalar=50-51 ISBN 975-7298-45-X|çalışma=Sarp Erk Ulaş|yayıncı=Bilim ve Sanat Yayınları}}</ref>
 
Zamanının hemen her alandaki tüm bilgilerini serimleyip yorumlayışıyla ün kazanmış olan Büyük Albertus, inanç ve [[vahiy]] yoluyla kazanılan bilgiyi birbirinden ayırmış ve bu ikisinin birbirine karşıt olmadığını söyleyerek inanç için bir hakikat, akıl için de ona çelişik bir hakikat bulunmadığını iddia etmiştir.
 
[[XI. Pius|Papa XI. Pius]] tarafında [[Kilise Doktoru]] ilan edilmiştir.
[[Simya]] ve [[astroloji]] ile de ilgilenmiştir.
 
== Biyografi ==
 
== Yazıları ==
AlbertAlbertus'inun yazıları 1899'da toplandı ve otuz sekiz cilt kadardı. Bunlar Albertus Magnus'un verimliliğini ve [[mantık]], [[teoloji]], [[botanik]], [[coğrafya]], [[astronomi]], [[mineraloji]], [[simya]], [[zooloji]], [[fizyoloji]], [[frenoloji]], [[adalet]], [[hukuk]], [[arkadaşlık]] ve [[aşk]] gibi konulardaki ansiklopedik bilgi birikimini göstermiştir. Aristoteles'in tüm çalışmalarını özümsemiş, değerlendirmiş, yorumlamış, Arap yorumcuların Latince çevirilerini ve notlarını derlemiş, kilise doktrinine uygun şekilde sistemleştirmiştir. Aristo'nun en modern bilgi birikimi Albertus tarafından korunmuş ve sunulmuştur.
 
Erken dönem teolojik çalışmaları üç cilt olarak PeterParis'te 1160'da vefat eden İtalyan skolastik ilahiyatçı Pietro LombardLombardo'ınnın ''Magister Sententiarum'' ve iki cilt olarak ''Summa Theologiae'' kitaplarının tefsiridir.
 
AlbertAlbertus'inun çalışmaları teolojik olmaktan çok felsefi olmuştu. Felsefi çalışmalar genel olarak Aristoteles'in çalışmalarının yorumlanışı ve AristoAristoteles'nunin görüşleriyle alakalıydı. AlbertAlbertus Aristoteles'in doğa felsefesine yaklaşımı Hristiyan felsefesinin doğal düzenine hiçbir engel teşkil etmeyeceğine inanıyordu.
 
== Çalışmaları ve eserleri ==
Bitkilerle ilgili olarak kendi gözlemlerinin yanı sıra Aristoteles'ten ve [[Theophrastus]]'tan yararlanmıştır. Kaba hatları ile çevresinde gördüğü bitkileri bilhassa genel çerçevede tüketilenleri derlemiştir. Bu çalışmalarını ''De Vegetabilibus et Plantis'' ( Sebzeler ve Bitkiler Üzerine) adlı kitabında toplamıştır. Bu eserinde İtalya'ya yaptığı gezilerinde gördüğü bir portakal ağacını tanımlamıştır. Buna göre ağacın yaprak morfolojisini “biri büyük diğeri küçük iki formdan oluşmakta” diyerek doğru biçimde anlatmış ve çizimlerinde göstermiştir. Bitkiler âlemi için basit bir sınıflandırma sistemini ortaya koyarak; en alta mantarları en üste ise çiçek veren bitkileri yerleştirmiştir. Dikenler ile iğneleri, oluşumlarına ve yapılarına göre ayırmıştır. Bitkilerle çalışmasında morfolojik görünümlerini nesne ve hayvan biçimlerine benzeterek; çan, kuş ve yıldız biçiminde olanlar şeklinde genel bir sistematik sınıflandırma yapmıştır. Mevcut bitkilerin bazılarının “aşılama” yoluyla yeni türlere dönüştürülebileceğini söylemiştir. Meyvelerin karşılaştırmalı bir incelemesini de yaptı, ısı ve ışığın ağaçların büyümesi üzerinde etkilerini gözleyen ilk kişi oldu. Bu gözlemlerden, bitki öz suyunun köklerde tatsız olduğunu fakat yukarı çıktığında tatlandığını ortaya koydu. Batı'da ıspanaktan bahseden ilk kişidir.
 
[[Dosya:Albertus - De animalibus - 2994927 V00039 00000016.tif|küçükresim|''De animalibus'']]
Hayvanlarla ilgili yaptığı çalışmalarında Aristoteles’in “Historia''Historia Animalium”Animalium'' adlı eserinden ve Galenus'un çalışmalarından yararlanarak ve kendi gözlemlerini de ilave ederek ''De Animalibus'' (Hayvanlar Üzerine) adını verdiği 26 ciltlik bir eser yazmıştır. Bu risalede hayal ürünü bazı yaratıkların tasvirleri yer alır. Bu eserde kuş ve balıkların kan damarlarının dağılımı konusunda Aristoteles'in verdiği bilgilerden ayrılmıştır. Pek çok yeni hayvan çeşidinin morfolojik özelliklerini ayrıntılı bir biçimde ele almıştır. Doğuran hayvanlar ile insanı en üst kategoriye koymuş, sırasıyla kuşlar, sürüngenler, balıklar, yumuşakçalar, kabuklular ile böcekleri alt sınıflara yerleştirmiştir. Böceklerin çiftleşmesinden, çekirgelerde üreme organları, balık ve memelilerde gelişim evrelerine ait yaptığı gözlemlerde organların sırasıyla nasıl şekillendiğini, göbek kordonu denen yapının yerini gelişim süreci içinde hangi damarın aldığını açık ve net bir şekilde anlatmıştır. Ayrıca tavuklar yumurtladıktan sonra çeşitli zaman aralıklarıyla yumurtaları açarak civcivlerin gelişmesini gözlemiştir. Yumurtadan itibaren embriyonun gelişmesini ele almıştır. Avrupa'nın Kuzey bölgelerinde ve kutuplarda yaşayan hayvan varlığına değinmiş, hayatta kalmaları için kalın derilere ve beyaz kürklere sahip olmaları gerektiğini söylemiştir.
 
Psikopos olduğu dönemde köylere yaptığı gezilerde madenleri ve tarihi yerlerdeki arkeolojik kazıları incelemiş ve bu incelemeler ışığında yüzden fazla minerali sınıflandırmıştır. ''De Mineralibus et Rebus Metallica'' (Mineraller ve Metaller Hakkında) adlı eserinde fosilleri, Nuh Tufanı'ndan kalan kalıntılar olarak nitelemiş ve bir zamanlar yaşamış hayvanların mineralleşmiş kalıntıları olduğunu öne sürmüştür.
 
Aynı zamanda Aristoteles'in oklar ve diğer fırlatılan cisimlerin hareketini ele alış şeklini beğenmedi. Samanyolu'nun yıldızlardan oluştuğunu düşündü. Ay da Aristoteles'in söylediği gibi kusursuz bir cisim değildi. Ay'ın yüzeyindeki koyu lekelerin, Yer'in yaptığı gölgeler olmaktan ziyade Ay'ın kendi yüzeyindeki engebelerden kaynaklandığını ileri sürdü. Elementlerin kimyasal bileşikleri nasıl meydana getirdiği konusundaki fikirleri ve Demokritos'un atom teorisine olumlu bakması da yeniydi<ref>Küçüker, Orhan. ''Biyoloji Tarihi''. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri, 2014, s. 52-53.
3.817

değişiklik