"Saltanatın kaldırılması" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
değişiklik özeti yok
Etiketler: Mobil değişiklik Mobil web değişikliği
k
Saltanatın kaldırılmasına doğrudan doğruya yol açan olay, [[Kurtuluş Savaşı]]'nın başarı ile sonuçlanmasından sonra toplanması öngörülen barış konferansına Ankara ve İstanbul hükümetlerinin birlikte davet edilmeleridir.{{Kaynak belirt}}
 
17 Ekim tarihli bir telgrafla sadrazam [[Tevfik Paşa]] barış konferansında ortak bir tavır belirlemek amacıyla [[Mustafa Kemal Atatürk|Mustafa Kemal]]’e'e başvurmuştur. 20 Ekim tarihli, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına hitap eden ikinci bir telgrafta Tevfik Paşa Babıali ile Büyük Millet Meclisi arasında amaç bakımından tam bir birlik olduğunu, Sevr Antlaşmasını iptal ettirmek ve işgalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için beraberce mücadele edildiğini belirterek ulusal birliğin önemini vurgulamış ve vatan uğruna kişisel hırslardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtmiştir.<ref>Telgraf metinleri için İbnülemin Mahmud Kemal İnal, ''Son Sadrazamlar,'' IV.1738.</ref> 28 Ekim'de [[İtilaf Devletleri]] İsviçre'nin [[Lozan Antlaşması|Lozan]] kentinde toplanacak olan konferansa İstanbul ve Ankara hükûmetlerini resmen davet etmiştir. Bunun üzerine iki gün sonra toplanan TBMM, İstanbul hükûmetinin tasfiyesine yönelik 82 imzalı karar tasarısını görüşmüşse de aynı gün sonuç alamamış, ancak 1 Kasım tarihli toplantıda Mustafa Kemal'in sert müdahalesi üzerine saltanatın kaldırılmasına karar vermiştir. Kararname, ilga hükmünü geriye yürüterek "İstanbul'daki şeklî hükûmetin 16 Mart 1920'de tarihe intikal ettiğini" bildirmiştir.<ref>Bak. ''Düstur, Üçüncü Tertip'' c. 5. Yaygın kanının aksine, saltanat kanunla kaldırılmamıştır.</ref> Aynı gün alınan bir başka Meclis kararıyla 1 ve 2 Kasım günleri milli bayram ilan edilmiştir.
 
Mustafa Kemal'in ifadesine göre milletvekillerinin birçoğu saltanatın kaldırılması kararına karşı çıkmışlardır. Bakanlar kurulu başkanı [[Rauf Bey]] (Orbay) başta karşı çıktığı karara 29 Ekim'de Mustafa Kemal ile görüştükten sonra taraftar olmuştur. Buna karşılık liberal görüşleriyle tanınan Mersin vekili [[Selahattin Köseoğlu|Selahattin Bey (Köseoğlu)]] sonuna kadar karara muhalif kalmıştır. Oylama sırasında bağırışarak açık oy ve sayım isteyen milletvekillerine rağmen sayım yapılmamış ve kararın [[oy birliği]] ile alındığı ilan edilmiştir.<ref>''Nutuk,'' s. 495.</ref>{{Kaynak belirt}}
40.473

değişiklik