Ana menüyü aç

Değişiklikler

düzeltme AWB ile
Konstantin döneminde Hristiyanlık devletin resmî bir dini olmadıysa da imparatorluk tercihi olmanın ayrıcalığını yaşadı, çünkü [[I. Konstantin ve Hristiyanlık|imparator bu dini bonkörce destekliyordu]]. Konstantin, imparatorların dinî ilkeler üzerine sorgulama yapabilmesinin önüne geçen prensipler ortaya koydu ve imparatorlar artık bu iş için [[ekümenik konsil|genel eklesiyastik konsil]]lere başvurmak zorundaydı. [[Arles Konsili]] ve [[Birinci İznik Konsili]]'ni toplaması, Konstantin'in kilisenin birliğine olan ilgisini ve kendisinin bunun başında olma niyetini göstermektedir.<ref name="B163">{{harvnb|Bury|1923|loc=[http://penelope.uchicago.edu/Thayer/E/Roman/Texts/secondary/BURLAT/2*.html#5 p. 63]}}; {{harvnb|Drake|1995|p=5}}; {{harvnb|Grant|1975|pp=4, 12}}.</ref> [[Çoktanrıcılık|Çoktanrıcılığın]] ülke çapında yeniden canlanması için kararlı adımlarıyla bilinen [[Julianus]] 361'de başa geçince, Hristiyanlık dininin yayılışı kesintiye uğradı ve imparator kilise tarafından "Dönme Julianus" olarak adlandırıldı.<ref>{{harvnb|Bowersock|1997|p=79}}</ref> Bu süreç imparator 363'te bir savaşta öldürülünce bitti.<ref>{{harvnb|Greatrex|Lieu|2002|p=1}}</ref>
 
[[Dosya:Walls of Constantinople.JPG|thumb|250px|rightsağ|[[İstanbul Surları|Theodosius Surları]]'nın restore edilmiş kısmı.]]
[[I. Theodosius]] (379-395), imparatorluğun doğusunu ve batısını beraber yöneten son imparatordu. 391 ve 392 yıllarında [[I. Theodosius döneminde Hristiyanlık tarafından paganizme yönelik zulüm|bir seri ferman vererek pagan dinin kökten yasakladı]]. Pagan festivalleri, kurbanları, pagan tapınaklarına ve ibadet mekanlarına girişler yasaklandı.<ref>{{harvnb|Friell|Williams|2005|p=105}}</ref> [[Antik Olimpiyat Oyunları|Olimpiyat Oyunları]]'nın sonuncusunun 393 yılında yapıldığına inanılmaktadır.<ref>{{harvnb|Perrottet|2004|p=190}}</ref> 395'te [[I. Theodosius]], imparatorluk makamını oğulları [[Arcadius]] (doğu) ve [[Honorius]] (batı) arasında müştereken paylaştırarak idari yapılanmayı tekrar bölmüş oldu. 5. yüzyılda batının yaşadığı zorlukların pek çoğu doğuda kendini göstermedi. Bunun hatrı sayılır sebeplerinden biri doğuda daha gelişmiş kentsel bir kültürün oluşu ve daha zengin finansal kaynaklar sebebiyle düşmanların [[haraç]]larla bastırılabilmesi ile paralı askerlerin tutulabilmesiydi. Bu başarı [[II. Theodosius]]'a [[Codex Theodosianus|Roma yasasının kanunlaştırılması]] ve [[İstanbul Surları|Konstantinopolis Surları]]'na eklemeler yapılması gibi projelere odaklanmak için fırsat verdi ve şehir 1204'e kadar bütün saldırılara dayandı.<ref>{{harvnb|Cameron|2009|pp=54, 111, 153}}.</ref> [[Theodosius Surları]]'nın büyük kısmı günümüze ulaşmıştır.
 
{{Ayrıca bakınız|Jüstinyen Hanedanı}}
[[Dosya:Justinian.jpg|thumb|200px|[[I. Justinianus]], [[San Vitale Bazilikası]], [[Ravenna]]'daki ünlü mozaiklerde tasvir edilir.]]
[[Dosya:Meister von San Vitale in Ravenna 008.jpg|thumb|rightsağ|200px|[[Theodora (I. Justinianus'un eşi)|Theodora]], Justinianus'un karısı, [[San Vitale Bazilikası]], [[Ravenna]]'daki ünlü mozaiklerde tasvir edilir.]]
 
Jüstinyen Hanedanı, [[I. Justinus]] ile başlar. Okuma yazması olmadığı halde, askerî rütbe bakımından yükselerek 518'de imparator oldu.<ref>{{harvnb|Chapman|1971|p=210}}</ref> Kendisini, 527'de kendi hükümdarlığı sırasında da muhtemelen özel yetkilere sahip olan yeğeni [[I. Justinianus]] izler.<ref name="M290">{{harvnb|Meier|2003|p=290}}.</ref> [[Geç antik çağ]]ın en önemli isimlerinden ve büyük ihtimalle Latinceyi anadili olarak konuşan son Roma imparatoru olan Justinianus,<ref>{{harvnb|Wickham|2009|p=90}}</ref> nevi şahsına münhasır bir dönem dizayn etti. Bu dönemde hırslı fakat kısmen hayata geçirilmiş ''renovatio imperii'' veya "İmparatorluğun restorasyonu" ilkesi göze çarpar.<ref>{{harvnb|Haldon|1990|p=17}}</ref> İmparatorun karısı [[Theodora (I. Justinianus'un eşi)|Theodora]] da yönetimde oldukça etkiliydi.<ref>{{harvnb|Evans|2005|p=104}}</ref>
==== Herakleios Hanedanı ====
{{Detaylar|Herakleios Hanedanı}}
[[Dosya:Moldovita murals 2010 16.jpg|thumb|rightsağ|250px|Avar, Sasani, Slav güçlerinin birlikte üstlendikleri [[Konstantinopolis Kuşatması (626)]], [[Romanya]]'daki [[Moldovița Manastırı]]'ndaki [[duvar resmi|duvar resimlerinde]] görülüyor.]]
[[Dosya:Byzantiumby650AD.svg|thumb|300px|650 yılında Bizans İmparatorluğu - bu yıl itibarıyla Bizans, [[Afrika Eksarhlığı]] hariç bütün güney eyaletlerini kaybetmişti.]]
 
[[Leo Fokas (yaşlı)|Leo Fokas]] ve [[I. Romanos]] önderliğinde başlatılan bir sefer 917'de [[Akhelou Savaşı (917)|Akhelou Savaşı]]'nda ezici bir yenilgiyle sonuçlandı ve sonraki yıl Bulgarlar Yunanistan'ın kuzeyini yağmalamakta özgürdü. Adrianopolis 923'te tekrar yağmalandı ve Bulgar ordusu 924'te Konstantinopolis'e yürüdü. Ancak Simeon 927'de aniden öldü ve Bulgar gücü hemen kırıldı. Bulgarlar ve Bizanslılar uzun süren barışçıl bir döneme girdiler ve Bizans artık doğudaki Müslüman istilacılara karşı savaşmakta daha özgürdü.<ref>{{harvnb|Browning|1992|pp=106–107}}.</ref> 968'da Bulgar toprakları [[Kiev Rusları]] tarafından [[I. Svyatoslav (Kiev Büyük Knezi)|I. Svyatoslav]] önderliğinde yağmalansa da, üç yıl sonra I. İoannis Çimiskes, Kiev Knezliği'ni [[Dorostolon Kuşatması|yenerek]] Bulgaristan'ın doğusunu Bizans'a kattı.<ref>{{harvnb|Browning|1992|pp=112–113}}.</ref>
 
[[Dosya:Map Byzantine Empire 1025-en.svg|thumb|leftsol|250px|[[II. Basileios]] döneminde imparatorluğun sınırları.]]
 
Bulgar [[Komitopuli Hanedanı]] sırasında ayaklanmalar tekrar canlansa da, yeni imparator II. Basileios (taht: 976–1025) boyun eğen Bulgarları temel politikası haline getirmişti.<ref name="B115">{{harvnb|Browning|1992|p=115}}.</ref> Yine de Basileios'un Bulgaristan üzerine ilk seferi [[Trajan Kapıları Savaşı|Trajan Kapıları]]'nda onur kırıcı bir yenilgiyle sonuçlandı. Sonraki senelerde imparator Anadolu'daki iç ayaklanmalarla meşguldü ve Bulgarlar ülkelerini Balkanlar içinde genişlettiler; savaş neredeyse yirmi yıl sürdü. Bizans'ın [[Sperkhiu Savaşı|Sperkhiu]] ve [[Üsküp Savaşı|Üsküp]] zaferleri Bulgarları önemli ölçüde yavaşlattı ve yıllık seferler sayesinde Basileios, düzenli olarak Bulgar kalelerini ele geçirdi.<ref name="B115"/> 1014'teki [[Kleidion Savaşı]]'nda Bulgarlar yok edildi: orduları esir alındı, her 100 erkekten 99'unun kör edildiği ve geriye kalan 1 adamın hemşehrilerini eve götürmesi için sağ bırakıldığı söylenir. Çar [[Samuil (Çar)|Samuil]], bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü. 1018'de son Bulgar kaleleri teslim oldu ve ülke yine imparatorluğa katıldı.<ref name="B115"/> Bu zafer Tuna cephesini Herakleios döneminden beri ilk defa güvenli bir hale soktu.<ref name="Browning-1992-116"/>
 
==== Kiev Knezliği ile ilişkiler ====
[[Dosya:Царьград.jpg|thumb|rightsağ|250px|[[Kiev Rusları]] Konstantinopolis surları altında (860).]]
 
850 ve 1100 arasında Bizans, yeni kurulan ve [[Karadeniz]]'in kuzeyi boyunca yayılan [[Kiev Knezliği]]'ne karşı karışık bir politika izledi.<ref name="Browning-1992-114-115"/> Bu ilişkiler, [[Doğu Slavları]]'nın tarihinde uzun süren yankılara yol açacaktı ve imparatorluk, hızlıca Kiev'in ana [[Vareglerden Yunanlara uzanan ticaret yolu|ticaret]] ve kültür partneri oldu. Ruslar Konstantinopolis'e [[Rus-Bizans Savaşı (860)|ilk saldırısını]] 860 yılında gerçekleştirdi ve şehrin varoşlarını yağmaladı. 941'de [[Konstantinopolis Kuşatması (941)|Kiev Rusları Boğaziçi'nin Asya kıyılarında belirdi]]yseler de Bizans'ın 907 sonrası askerî gücü neticesinde ezici bir yenilgiye uğradılar ki Bizans, aynı güçlü sürecin başında [[Bizans-Rus Antlaşması (907)|Rusları sadece diplomasiyle geriye püskürtmüştü]] (907). II. Basileios Kiev Rusları'nın yükselen gücüne kayıtsız kalamadı ve kendinden önceki imparatorların yolundan giderek dini siyasî emelleri için kullanma yoluna gitti.<ref name="Cameron 2009 77">{{harvnb|Cameron|2009|p=77}}.</ref> Rus–Bizans ilişkileri 988'de [[Anna Porfirogenita]]'nın [[I. Vladimir (Kiev Büyük Knezi)|Büyük Vladimir]]'le evlenmesi ve sonucunda [[Kiev Ruslarının Hristiyanlaşması]]'nın ardından iyice yakınlaştı.<ref name="Browning-1992-114-115">{{harvnb|Browning|1992|pp=114–115}}.</ref> Bizans rahipleri, mimarları ve sanatçıları, Rusların hakimiyeti altındaki birçok katedral ve kilisede çalışmak üzere davet edildi. Bu sayede Bizans kültürü daha geniş sınırlara ulaştı ve buna karşılık birçok Rus da başta ünlü [[Vareg Muhafızlar]] olmak üzere Bizans ordusunda paralı asker olarak çalıştı.<ref name="Browning-1992-114-115"/>
Aynı süreçte, imparatorluk yeni düşmanlar edindi. Güney İtalya'daki eyaletler, 11. yüzyıl başında İtalya'ya gelen [[İtalo-Normanlar|Normanlar]]'ın tehdidi altında kaldı. Konstantinopolis ve Roma arasında 1054'teki [[Doğu ve Batı kiliselerinin ayrılması]] ile sonuçlanan çekişmeler sırasında Normanlar, yavaş ama emin adımlarla Bizans İtalya'sına doğru genişlemeye başlamıştı.<ref>{{harvnb|Vasiliev|1928–1935}}, "[http://www.intratext.com/IXT/ENG0832/_P17.HTM Relations with Italy and Western Europe]".</ref> Calabria'nın [[tagma (askeri)|tagma]] merkezi olan [[Reggio Calabria|Reggio]], 1060'ta [[Robert Guiscard]] tarafından ele geçirildi ve bunu 1068'de [[Otranto]]'nun kaybı izledi. [[Puglia]]'daki ana kale olan [[Bari]], Ağustos 1068'de kuşatıldı ve [[Bari Kuşatması|Nisan 1071'de düştü]].<ref>{{harvnb|Hooper|Bennett|1996|p=82}}; {{harvnb|Stephenson|2000|p=157}}.</ref> Bizanslılar bunun yanında, 1069 itibarıyla [[Dalmaçya]] kıyılarındaki etkilerini, Hırvat kralı [[IV. Petar Krešimir]]'e (taht: 1058–1074/1075) kaybetti.<ref>{{harvnb|Šišić|1990}}.</ref>
 
[[Dosya:The seizure of Edessa in Syria by the Byzantine army and the Arabic counterattack from the Chronicle of John Skylitzes.jpg|thumb|leftsol|250px|[[Edessa]]'nın [[Georgios Maniakes]] komutasındaki Bizanslılar tarafından zapt edilmesi ve [[Selçuk Türkleri]] tarafından verilen karşılık.]]
Bunlara karşın bütün bu felaketlerin en kötüsü Anadolu'da yaşandı: 1065 ila 1067 yıllarında Selçuk Türkleri doğu Bizans sınırları dolaylarında Ermenistan içlerine keşiflere başladı. Bu acil durum, 1068'de kendilerinden biri olan [[IV. Romanos Diogenes|Romen Diyojen]]'i imparator olarak seçen Anadolu'daki askerî aristokrasiyi etkiledi. 1071 yazında Romen Diyojen, Selçuklular'ı Bizans ordusuyla yüzleştirecek devasa bir doğu seferi düzenledi. [[Malazgirt Savaşı]]'nda Bizanslılar, sürpriz bir şekilde [[Sultan]] [[Alp Arslan]] tarafından yenilgiye uğradı ve imparator esir düştü. Alp Arslan, imparatora saygıyla yaklaştı ve Bizanslılara katı yaptırımlar empoze etmedi.<ref name="PM"/> Konstantinopolis'te ise bir askerî darbe sonucunda [[VII. Mihail|Mihail Dukas]] başa geçti ve bu iktidar, [[Nikeforos Bryennios (yaşlı)|Nikeforos Bryennios]] ve [[III. Nikeforos|Nikeforos Botaneiates]]'ten muhalefet gördü. 1081 yılı itibarıyla Selçuklular, Anadolu'da Ermenistan'dan [[Bitinya]]'ya kadarki Anadolu platosunu görünürde ele geçirmişti ve başkentlerini Konstantinopolis'e sadece 90&nbsp;km uzakta bulunan [[İznik]]'e taşımışlardı.<ref>{{cite encyclopedia|title=Byzantine Empire|encyclopedia=Encyclopædia Britannica|year=2002}}; Markham, "[http://faculty.uml.edu/ethan_spanier/Teaching/documents/TheBattleofManzikert.pdf The Battle of Manzikert]".</ref>
 
{{Detaylar|I. Aleksios}}
{{Ayrıca bakınız|Birinci Haçlı Seferi}}
[[Dosya:Byzantine Macedonia 1045CE.svg|leftsol|thumb|Bizans illeri (doukaton), c. 1045.]]
[[Dosya:Byzantiumforecrusades.jpg|250px|leftsol|thumb|[[Birinci Haçlı Seferi]] öncesi Bizans İmparatorluğu ve [[Anadolu Selçuklu Devleti]].]]
 
Malazgirt sonrasında Komnenos Hanedanı'nın çalışmaları sayesinde Komnenos restorasyonu da denilen kısmi bir toparlanma gözlemlendi.<ref name="M124">{{harvnb|Magdalino|2002|p=124}}.</ref> İlk Komnenos hükümdarı [[I. İsaakios Komnenos|I. İsaakios]] (1057–1059) idi. Bundan hemen sonra başlayan [[Dukas|Dukas Hanedanı]]'nı (1059–81) izleyen süreçte I. Aleksios 1081'de başa geçerek Komnenos'ların tekrar güç kazanmasına yol açtı. Tahta çıkışının başlangıcından itibaren Aleksios, Robert Guiscard ve oğlu [[I. Boemondo|Tarantolu Boemondo]] önderliğindeki Normanlar tarafından haşmetli saldırılara maruz kaldı: [[Dyrrhachium Muharebesi (1081)|Dıraç]] ve [[Korfu]] elden çıktı, [[Teselya]]'daki [[Larissa]] kuşatıldı. Robert Guiscard'ın 1085'te ölümü Norman sorununu bir süre yatıştırdı. Bir sonraki sene Selçuk sultanı da ölünce sultanlık iç rekabet nedeniyle parçalandı. Aleksios kendi çabalarıyla, 28 Nisan 1091'deki [[Levounion Muharebesi]]'nde sürpriz saldırı yaptığı [[Peçenekler]]'i ağır yenilgiye uğrattı.<ref name="Br">{{cite encyclopedia|title=Byzantine Empire|encyclopedia=Encyclopædia Britannica}}</ref>
Tahtta olduğu son dönemlerde Doğu'ya odaklandı ve kişisel olarak Anadolu'da [[Türk halkları|Türkler]] üzerine seferler yönetti. Seferleri sonucu Doğu'da güç dengeleri uzun süreliğine değişti ve savunma durumuna geçen Türkler'den birçok şehir, kale, kasaba geri alındı. [[Malatya|Melitene]]'deki [[Danişmentliler Devleti]]'ne son vererek [[Kilikya]]'yı geri aldı ve üzerine Antakya Prensi [[Antakyalı Raymond]]'u Bizans hükümdarlığını tanımaya zorladı. İoannis, Hristiyan dünyasındaki önderliğini kanıtlama çabasıyla [[Haçlı devletleri]]yle beraber birleşik ittifakla [[Kutsal Topraklar]]'a yürüdü. Seferin büyük coşkusuna karşın bazı Haçlıların ihaneti yüzünden impartorluğun umutları suya düştü.<ref>{{harvnb|Harris|2014|p=84}}.</ref> 1142'de, Antakya'daki hak iddiası için bu şehre giden İoannis, 1143 baharında bir av kazası sonucu öldü. Raymond, hemen sonra Kilikya'yı ele geçirmeye cesaretlendiyse de, yenilerek imparatordan özür dilemek için Konstantinopolis'e gitmek zorunda kaldı.<ref name="B326">{{harvnb|Brooke|1962|p=326}}.</ref>
 
[[Dosya:The Byzantine Empire, c.1180.svg|thumb|leftsol|300px|Turuncu renkli Bizans haritası c. 1180, [[Komnenos restorasyonu]]nun sonları]]
 
Yanni'nin kendi seçtiği varisi dördüncü oğlu [[I. Manuil]], doğuda ve batıda komşulara agresif seferler düzenledi. Manuil, Filistin'de Haçlı [[Kudüs Krallığı]] ile anlaşarak [[Fatımi Devleti|Fatımi]] egemenliği altındaki Mısır üzerine büyük bir donanma gönderdi. Manuil, Antakya Prensi [[Châtillonlu Renaud]] ve Kudüs Kralı [[I. Amalrik]] ile anlaşarak, yani Antakya ile Kudüs'ü egemenlik altına alarak Haçlı devletleri arasında amir pozisyonunu güçlendirdi.<ref name="S">{{harvnb|Magdalino|2002|p=74}}.</ref> 1155'te Güney İtalya limanlarını ele geçirmek için gönderdiği sefer, koalisyon içinde çıkan tartışmalar nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı. Buna rağmen, Bizans güçleri 1167'de [[Sirmium Savaşı]]'nın ardından [[Macaristan Krallığı]]'nın güney topraklarını başarılı bir şekilde ele geçirdi. 1168 itibarıyla neredeyse bütün Doğu [[Adriyatik]] kıyıları Manuil'in elindeydi.<ref name="S372">{{harvnb|Sedlar|1994|p=372}}.</ref> Manuil, Papa ve Batılı Hristiyan krallıklarla bazı anlaşmalar yaptı ve [[İkinci Haçlı Seferi]] sırasında orduların ülke topraklarından geçişi başarıyla kontrol altında tutuldu.<ref name="M67">{{harvnb|Magdalino|2002|p=67}}.</ref>
{{Detaylar|Dördüncü Haçlı Seferi}}
 
[[Dosya:Eugène Ferdinand Victor Delacroix 012.jpg|thumb|200px|leftsol|''Haçlıların Konstantinopolis'e Girişi'' &ndash; [[Eugène Delacroix]] (1840).]]
 
1198'de, [[III. Innocentius|Papa III. Innocentius]], yeni bir Haçlı Seferi'ni [[papa elçisi|elçiler]] ve [[papa genelgesi|genelgeler]] yoluyla yaydı.<ref name="Norwich299">{{harvnb|Norwich|1998|p=299}}.</ref> Bu yeni Haçlı Seferi'nin amacının amacı Mısır ve Müslümanların güç merkezinin bulunduğu [[Levant]]'ı ele geçirmek olarak belirtildi. 1202 yazında [[Venedik Cumhuriyeti|Venedik]]'e varan Haçlı ordusu, beklenenden küçüktü ve donanması Haçlı devletleri tarafından kiralanan Venediklilerin parasını ödeyecek kadar zengin değildi. Yaşlı ve kör olduğu halde halen azimli [[Doc (unvan)|Doc]] [[Enrico Dandolo]] yönetimindeki Venedik otoritesi Papa ile olası bir anlaşmazlığa sürüklendi, çünkü Venedik Mısır'a ticari açıdan oldukça yakındı.<ref name="Br4Cr">{{cite encyclopedia|title=The Fourth Crusade and the Latin Empire of Constantinople|encyclopedia=Encyclopædia Britannica}}</ref> Bunun sonucunda, Haçlılar [[Dalmaçya]]'daki (Hristiyan) liman kenti [[Zadar|Zara]]'yı (bu şehir önceden Venedik'in bir vasalıydı fakat 1186'da ayaklanıp Macaristan'a katılmıştı) yeniden fethetmekte Venedik'e yardım ederek ödeme yapmayı kabullendi.<ref name="BrC">Britannica Concise, [http://concise.britannica.com/ebc/article-9383275/Siege-of-Zara Siege of Zara].</ref> [[Zara Kuşatması|Kuşatma]]nın ardından Kasım 1202'de şehir düştü.<ref>{{harvnb|Geoffrey of Villehardouin|1963|p=46}}.</ref> Innocentius bir Hristiyan şehrine böylesi bir siyasî saldırının yapılmasını yasaklamaya çalıştıysa da dinlenmedi. Haçlı Seferi konusundaki planlarını riske atmaya isteksiz olan Papa, Haçlılara değilse bile Venediklilere özel şartlı af çıkardı.<ref name="Br4Cr" />
Birkaç anlaşmazlık daha bir süre devam etti. [[Monemvasia]] adası teslim olmayı reddetti ve ilk dönemlerde kısa süre Aragonlu bir korsan tarafından yönetildi. Ada sakinleri bu korsanı kovunca Thomas'ın rızasını alarak 1460 yılı bitmeden Papa'nın koruması altına alınmayı kabul ettiler. Mora'nın güney ucundaki [[Mani Yarımadası]] yerel kabilelerin zayıf bir koalisyonu altında direnmeye devam etti ve bir süre sonra Venedikliler tarafından ilhak edildi. Direnişlerin sonuncusu Mora'nın kuzeybatısındaki [[Salmeniko]]'da yaşandı. [[Greças Paleologos]] buradaki [[Salmeniko Kalesi]]'nde askerî komutanlık yaptı. Kasaba bir süre sonra teslim olsa da, Graitzas, garnizonu ve bazı kasabalılarla beraber Temmuz 1461'e kadar kalede yaşadı ve bu tarihten sonra Venedik topraklarına göçtü.<ref>{{harvnb|Miller|1907|loc=[https://archive.org/stream/journalofhelleni27sociuoft#page/236/mode/1up p. 236]}}</ref>
 
[[Dosya:Byzantine imperial flag, 14th century.svg|thumb|leftsol|200px|[[Bizans bayrakları ve işaretleri|İmparatorluğun son dönemde kullandığı bayrak]], [[Paleologos Hanedanı]] döneminin sembolü tetragramlı haç en göze çarpan figürdür.]]
 
Konstantinopolis'in 1204'te Latinler tarafından ele geçirilmesinden hemen önce bağımsızlığını ilan eden [[Trabzon İmparatorluğu]], Bizans'tan arta kalan son fiili devlet oldu. [[David (Trabzon imparatoru)|İmparator David]]'in Batı'dan Osmanlı'ya karşı yardım istemesi iki devlet arasında 1461 yazında bir savaşa neden oldu. Bir aylık kuşatmadan sonra 14 Ağustos 1461'de David teslim oldu ve Trabzon Osmanlı'ya geçti. Trabzon İmparatorluğu'nun Kırım eyaleti olan [[Theodoro Prensliği]] ([[Perateia]]'nın bir parçasıydı) olaydan sonra 14 yıl daha varlığını sürdürdü ve 1475'te Osmanlı'ya düştü.
[[Dosya:Hagia Sophia Interior Panorama.jpg|thumb|250px|Patriyarkal [[bazilika]] [[Aya Sofya]]'nın içten panoraması. [[Miletli İsidoros]] tarafından tasarlanan ve 537'de tamamlanan yapı, [[Arşimet]]'in çeşitli çalışmalarının bir derleyicisidir. Arşimet'in katı cisimler geometrisindeki prensipler aşikardır.]]
 
[[Klasik antik dönem]] yazıları Bizans'ta her daim işlendi. Bu nedenle, Bizans bilimi her dönemde [[antik felsefe]] ve [[metafizik]] ile doğrudan bağlantılı oldu.<ref>{{harvnb|Anastos|1962|p=409}}.</ref> Mühendislik alanında, Aya Sofya'nın mimarı olan Yunan matematikçi [[Miletli İsidoros]], 530 yılı civarında Arşimet'in çalışmalarını ilk defa derleyerek bir geleneğin işaretlerini verdi. [[Matematikçi Leo]] tarafından "Bizans Rönesansı" sırasında (c. 850) kurulan matematik ve mühendislik okulu aracılığıyla da canlı tutulan bu gelenek sayesinde birçok antik kaynak günümüze ulaşabildi (bkz: [[Arşimet Palimpsesti]]).<ref>Alexander Jones, [http://www.ams.org/notices/200505/rev-jones.pdf "Book Review, Archimedes Manuscript"] American Mathematical Society, May 2005.</ref> Gerçekten de, geometri ve uygulamaları (mimarlık ve savaş aletleri mühendisliği) Bizanslılar'ın bir uzmanlık alanı olarak kaldı.[[Dosya:ViennaDioscoridesFolio3v7Physicians.jpg|thumb|120px|leftsol|[[Viyana Dioskurları]]nın ön yüzündeki yedi ünlü hekim.]] Arap istilalarının getirdiği karanlık dönemlerde bilimsel çalışmalar duraklasa da, ilk milenyumun bitişi öncesi ''Bizans Rönesansı'' olarak da bilinen süreçte, Bizanslı bilim adamları, Arap ve Perslerin bilimsel ilerleyişinde özellikle [[astronomi]] ve [[matematik]] alanında ağırlıklarını ortaya koydu.<ref>{{harvnb|King|1991|pp=116–118}}.</ref> Bizanslılar ayrıca özellikle mimarlıkta (örn. pandantifli kubbe) ve savaş teknolojisinde (örn. [[Rum ateşi]]) [[Bizans icatları listesi|bazı teknolojik gelişme]]lerin de mucididir.
 
Her ne kadar Bizanslılar [[Bilim tarihi#Orta Çağ'da Bilim|bilim]]in uygulanması konusunda fevkalade başarılar (özellikle [[Aya Sofya]]'nın inşası sırasında) elde etse de ve antik dönemin bilim ve geometri bilgisini korusalar da, Bizanslılar 6. yüzyıldan sonra yeni teoriler üretmek veya klasik yazarların üzerine eklemek gibi yollara başvurmadılar ve bilime pek az özgün katkıda bulundular.<ref>{{harvnb|Cohen|1994|p=395}}; Dickson, [http://www.roma.unisa.edu.au/07305/medmm.htm Mathematics Through the Middle Ages].</ref>
== Müzik ==
{{Ana|Bizans müziği}}
[[Dosya:Byzantine Lyra Museo Nazionale.jpg|thumb|leftsol|200px|Bir fildişi kutusundaki haliyle, bilinen en eski [[Bizans liri|yaylı lir]] gösterimi (MS 900 – 1100), (''Museo Nazionale, Floransa'')]]
 
Yunanca metinler üzerine seremoni, festival veya kilise müziği amacıyla bestelenen dinî Bizans müzik formları en bilinen formlardır.<ref>The Columbia Electronic Encyclopedia, 6th ed. 2007 - "Byzantine music"</ref> Kilise ilahileri, müziğin en temel parçasını oluşturmaktaydı. Yunan ve yabancı tarihçiler, genel olarak Bizans müziğinin [[Antik Yunan müziği|Antik Yunan ton]] sistemiyle yakından alakalı olduğu üzerinde hemfikirdir.<ref>{{Web kaynağı | url = http://www.ec-patr.net/en/psaltai/index.htm | title = Ecumenical Patriarchate - Byzantine Music | publisher = ec-patr.net | arşivurl = http://web.archive.org/web/20160416204900/http://www.ec-patr.net/en/psaltai/index.htm | arşivtarihi = 16 Nisan 2016}}</ref> Bizans müziği, bilinen müziğin en eski türü olmayı sürdürmektedir. Öyle ki performans usulleri, (5. yüzyıldan sonra yükselen doğruluk oranıyla) besteci isimleri ve hatta bazen müzik eseri hakkındaki açıklamalar bilinmektedir.