Ana menüyü aç

Değişiklikler

değişiklik özeti yok
{{no footnotes|tarih=Ağustos 2016}}
'''UsçulukAkılcılık''',; '''[[akıl]]cılıkusçuluk''' veya '''rasyonalizm''' olarak da adlandırılan, [[bilgi]]nin doğruluğunun [[duyum]] ve [[:wikt:deneyim|deneyim]]de değil, [[düşünce]]de ve [[zihin]]de temellendirilebileceğini öne süren [[Felsefi akımlar|felsefi görüş]].
 
== Tanım ve genel tarihçe ==
''Akılcılık'', bilginin kaynağının [[akıl]] olduğunu; doğru bilginin ancak akıl ve düşünce ile elde edilebileceği tezini savunan felsefi yaklaşıma verilen isimdir. Buna göre, kesin ve evrensel bilgilere ancak akıl aracılığıyla ve [[:wikt:tümdengelim|tümdengelim]]li bir yöntemsel yaklaşımla ulaşılabilir. Dünya hakkındaki önemli olan bilginin yalnızca deney ötesi yöntemlerle elde edilebileceğini savunur. Akılcılık her bireyin eşit ve değişmez ussal ve mantıksal ilkelere sahip olduğunun varsayımı ile, çeşitli ''"[[a priori]]"'' ve apaçık gerçeklerin varolduğunu onaylar. Son zamanlarda, çeşitli dilbilimcilerin bazı dilbilim kavramları hakkındaki yazıları haricinde, ''"[[a priori]]"'' bilginin varlığı sıklıkla reddedilmiş, kabul edilse dahi etki alanı ve konumu daraltılmıştır.
 
Bu görüşe göre, kesin bilgi örneği [[Matematikmatematik]]tir. Hakikate ve eşyanın bilgisine sadece akıl ile erişilebileceğini savunur. Bu sebeple akılcılık, [[Deneycilik|deneyciliğin]] karşıtıdır. Akla karşı yaklaşım pek çok bağlamda [[Dîndin]]'deki [[vahiy]] ile yahut [[etik]]teki duygu ve hisle karşılaştırılan bir yaklaşımdır. Bununla birlikte felsefede akıl genellikle [[içgörü]]yle ''(içe [[esin|içe doğma]]yla değil)'' karşılaştırılır.
 
Batı'da akılcı gelenek [[Elealı Zenon|Elealılar]], [[Pisagorcular]] ve [[Platon]] ile ''(aklın kendine yeterliliği teorisi [[Yeni Platonculuk|Yeni-Platoncu]]luğun ve [[idealizm]]in başat temasıdır.)'' başlar (Runes, 263). [[Aydınlanma]]'dan beri akılcılık felsefenin hizmetine matematiğin yöntemlerini sunmaya çalışır. [[René Descartes|Descartes]], [[Gottfried Leibniz|Leibniz]] ve [[Baruch Spinoza|Spinoza]] buna örnek gösterilebilir (Bourke, 263). Akılcılık [[Avrupa]]'da genellikle '''kıta felsefesi''' olarak bilinir, çünkü İngiltere'de deneycilik daha baskındır. Nitekim [[Gottfried Leibniz|Leibniz]] ve [[Baruch Spinoza|Spinoza]] gibi filozofların düşünceleri, İngiliz deneyci filozoflarınkilerle sık sık karşılaştırılmıştır. Fakat bu akılcılık ve [[deneycilik]] akımları ile filozofların akılcı ve deneyci fikirleri detaylıca incelendiğinde pek doğru bir eylem veya bakış açısı değildir. Geniş bir bakış açısından bir filozof hem akılcı hem de deneyci olabilir (Lacey, 286–287). Aşırı noktasında, deneycilik deneyim dışı her türlü bilgiyi reddeder ve her türlü bilginin deneyim ile edinildiğini savunur. Akılcılık ise, aşırı noktada bilginin deneyim ve algı olmaksızın saf akıl ile tamamen ve en iyi şekilde edilnilebileceğiniedinilebileceğini savunur. Yani deneycilik ile akılcılık arasında en temel tartışma (insan) bilgi(si)nin kaynağıdır. Bununla birlikte, bu tüm rasyonalistlerin doğa bilimlerinin deneyimsel bilgi ve algıların yardımı olmadan tam anlamıyla bilinebileceğini öne sürdükleri anlamına gelmez. Aslında çoğu rasyonalist filozof deneyime de en azından belirli oranda önem vermiştir ve belirtilen derecede aşırı bir noktada bulunan herhangi bir rasyonalist okul ortaya çıkmamıştır (Hatfield).
 
Felsefî bir okul olarak akılcılık ve içerdiği temel ilkeler [[18. yüzyıl]]da büyük bir eleştiriye maruz kalmıştır. Bununla birlikte bu dönemde de, sayıları az da olsa, akılcılığı savunan filozoflar olmuştur. Örneğin Alman [[Christian August Crusius]] ve yine Alman [[Moses Mendelssohn]]. 18. yüzyıl'dayüzyılda akılcılığa en büyük eleştiri deneyci çevrelerden gelmiştir. Bununla birlikte, örneğin Alman filozof [[Immanuel Kant|Kant]] da geleneksel akılcı düşünce okulunu tenkit etmiştir. Kant eleştirel bir değerlendirmeyle yeni bir rasyonalizm fikrini temellendirmeye yönelir. Rasyonalizm geleneği başlangıcından itibaren ele alındığında karşımıza pek çok farklı türlerde rasyonalizm yorumları ya da yaklaşım biçimiyle karşılaşılır.
 
== Antik Çağ felsefesinde rasyonalizm ==
 
== Hegelci rasyonalizm ==
Rasyonalizm geleneği Parmanides'ten Hegel'e uzanan bir gelişim cizgisiçizgisi gösterir, bu çizgi üzerinde birbirinden çok farklı akılcılık anlayışlarıyla karşılaşılır. Farklı rasyonalizm tanımlarına rağmen; ''doğruluğun ölçüsünü akıl olarak ele almasını'' bu felsefe geleneğinin ortak bir öğesi olarak ele alırsak, söz konusu düşüncenin doruk noktasında Hegel ile karşılaşılır. Hegelci [[diyalektik]] yöntem rasyonalizmin kendi içinde kendini temellendirmesinin bir yöntemi olarak ortaya çıkmıştır. Hegel'in ünlü sav sözü, "''Gerçek olan her şey ussal, ussal olan her şey gerçektir.''" deyişi, tüm bir rasyonalizm geleneğinin en özlü ifadesi olarak görülür.
 
== Aydınlanma ve rasyonalizm ==
{{ana madde|Aydınlanma Çağı}}
Aydınlamacılık ile birlikte akıl ve akılcılık kavramları farklı bir anlam daha kazandı. Felsefî bir vurgudan öte, feodal ve dinî müessese ve uygulamalar ile sosyal ve politik uygulamaları akıl ışığında ve aklı temel alarak eleştiren kişilere rasyonalist adı verilmeye başlandı ve bu tip eleştirel yaklaşım da rasyonalizm olarak anılmaya başlandı. Burada felsefi ilkelerin aynı zamanda toplumsal düzenlemelerde yeni bir yönelimin kurucu ilkeleri haline gelmesi söz konusudur. Bu anlamda rasyonalizm aklı kurucu ilke olarak benimseyen ve dinsel toplumsal örgütlenmelere karşı akılcı toplumsal düzenlemelerini temel alan yaklaşımları ifade eder. Kant’ınKant'ın "Aydınlanma nedir?" sorusuna verdiği, "İnsanın kendi aklını kullanmasıdır."<ref>http://www.felsefeekibi.com/site/default.asp?PG=1419 Erişim 02.01.2011</ref> şeklindeki cevabı, aklın aydınlanmacılıkta felsefî bir ilke olduğunu gösterir. Buna göre evrensel bir dayanak noktası olan akıl, toplumsal yaşamın herkes için geçerli olabilecek akılcı bir düzenlemesini mümkün kılabilecektir.
 
== Rasyonalizm içindeki filozof ve düşünürler listesi ==
32.179

değişiklik