"Bâtınîlik" sayfasının sürümleri arasındaki fark

→‎Bektaşiler’in Türk diliyle neşriyatı: iç bağlantı dz., yazış şekli: Türkçe’n → Türkçen AWB ile
(Gerekçe: + yorum içeren katkı)
(→‎Bektaşiler’in Türk diliyle neşriyatı: iç bağlantı dz., yazış şekli: Türkçe’n → Türkçen AWB ile)
 
===== Bektaşiler’in Türk diliyle neşriyatı =====
[[Orhan Gazi]] devrinde Rumeli feth edilince devletin resmi dilinin Türkçe olduğu fermanlarla her tarafa ilân edilmişti.<ref>Hayrullah Efendi, ''Hayrullah Efendi Tarihi,'' Cilt 2, Sayfa 95.</ref> Türkçe’ninTürkçenin açık ve selis ifade şekliyle rubaî, nefes, destan gibi şiirlerin çeşitli ölçülerine tevdi edilerek; özellikle koşma, deyiş, semaî usulünde söylenen şiirlerin, bağlama, saz, bozuk ve kopuzlarla terennüm edilen şekilleri Türk ruhunun millî benliğine o kadar uyum sağladı ki, şehir ulemasının ağdalı dilinden hiçbir şey anlamayan [[Türkiye Türkmenleri|Türkmen]]ler bunlara karşı hiç ilgi duymamaktaydılar. Bu fırsatı iyi değerlendiren, Key’alû Baba, [[Abdal Musa|Abdal Mûsâ]], Tuğlu Baba, [[Baba İlyas|Baba İlyas Horasanî]], [[Baba İshak|Baba İshâk Kefersûdî]] ve [[Ebu'l Vefâ|Ebû’l Vefâ-i Harezmî]] gibi tekkelere mensup olan karışık âkide sahibi ''“Bâtın’ûl-Mezhep Babalar”'' ve ''“[[Şia|Şîʿa]]-i Bâtın’îyye Dâîleri”'' Anadolu’nun dört bir tarafına ''“Bâtın’îyye Mezhebi”'' ilkeleri doğrultusunda faaliyet gösteren zâviyeler açmağa başlamışlardı.
{{Ayrıca bakınız|Ebu'l Vefâ|Baba İlyas|Baba İshâk Kefersudî|Babâîlik}}
 
761.605

değişiklik