"Sistem" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzeltme AWB ile
(düzeltme AWB ile)
'''Sistem''', birbiriyle etkileşen veya ilişkili olan, bir bütün oluşturan [[cisim]] veya [[varlık]]ların [[bileşke]]sidir. Bu varlıklar [[soyut]] veya [[somut]] olabilirler.
 
==Tanım ve Kapsam==
Sistem kavramının farklı tanımları yapılmıştır. Genel olarak düzenli bir biçimde birbirini etkileyen ve birbirine bağlı birimlerden, değişik bölümlerden oluşan ve genel bir plana göre kurulan, belirli bir sonuca ulaşmak için amaca yönelmiş bir bütündür.<ref>Ataman, Göksel (2002), İşletme Yönetimi, İstanbul, Türkmen Kitabevi, Sayfa: 131</ref> Sistemler, parçalardan oluşan dizinin, bütünün genel amacına doğru birlik halinde çalışması ile ortaya çıkan yapılardır. <ref>Efil, İsmail (2010) İşletmelerde Yönetim ve Organizasyon, Bursa, Dora Yayınevi, Sayfa: 86</ref> Ackoff'a göre Sistem aralarında ilişki bulunan, belirli bir amaca ulaşmak için, birbirleriyle etkileşimde olan elemanlar grubudur. Birbirine bağımlı olan (etkileşen veya ilişkili olan) iki veya daha fazla parçadan oluşan, çalışma ve özellikleri itibariyle belirli bir sınırı olan örgütlenmiş ve bölünmez bir bütündür. Aynı zamanda dış çevre ile ilişkisi olan cisim veya varlıkların bileşkesidir.<ref>Kaya, Yahya Kemal (1979). Eğitim Yönetimi Kuram ve Türkiye’deki Uygulama. Ankara: Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü, Sayfa: 81</ref>
 
Bilimsel bir kavram olarak ilk kez Eski Yunanca’da ortaya çıkan “Sistem” değişik alanlarda hatta günlük dilde kullanılan bir sözcük olarak değişik ama birbirine benzer ve bağlantılı anlamlar içermektedir ve bu anlamların farklı kullanımlar içerisinde öne çıktığı görülmektedir. Türkçe’de ilk kez “Sistem” sözcüğüne Mehmet Bahaettin’in “Yeni Türkçe Lugat” (1924) adlı eserinde rastlanır. Kelimenin anlam içerikleri başlıca şu şekildedir:
 
# ''Düzen'': En genel ve en basit anlamıyla bir düzeni veya düzenli işleyişi, planlı, programlı ilerleyişi ifade eder. Örneğin: Sistemli çalışmak… Sistem kavramı çoğu zaman “düzen” ile ilişkilendirilir. “''Dünyaya ve insanlara, çalışanlara, ekonomik faaliyetlere ve üretilen mallara baktığımızda ilk sorulacak soru şu olabilir: Bunun altındaki sistem ve düzen nedir?''” (Walter Eucken, 1952). Bu bağlamda Türkçe’de bazen “Düzen” sözcüğünün Sistem manasında kullanıldığına da rastlanır. Örneğin: “Yeni Dünya Düzeni”.
Ayrıca şu anlamları da ihtiva eder.
* ''Prosedür'': Tek tip (tek düzen) bir plan veya standart uygulamalara dayalı sıralı işleyiş veya süreç. Veya ardışık olarak ilerlemesi gereken bir işlemler dizisi ya da döngü. Örneğin: Ücretlendirme sistemi, Muhasebe sistemi, Envanter sistemi, Randevu sistemi
 
* ''İşleyiş'': Bir sonuç elde etmeye yarayan geliştirilmiş uygulama (aplikasyon), araç ya da bu bunların bileşimi. Örneğin: İşletim sistemi, Bilişim sistemi.
 
* ''Model'': Bir bütünün niteliğini anlamak için örneklenerek ele alınan veya incelenen parça veya versiyon. Bu anlam bütüne yönelik olarak örneğe yapılan vurguyu içerir. Örneğin: Son sistem bir yarış arabası.
 
==Etimoloji==
Sözcük 'birleşme', 'oluşma', 'bir araya gelme' anlamını taşıyan [[Latince]] "Systēma" ve [[Yunanca]] yerleşme, konumlanma birleşme, bir arada duruş manalarını içeren “Sustēma” (σύστημα) kelimelerinden türemiştir.<ref>Liddell, Henry George; Scott, Robert; A Greek–English Lexicon, Perseus Digital Library, Sayfa: 1819</ref> Bu sözcükler Fr. “Système”, İng. “System”, Alm. “System” (okunuşu “Ziystem”), İsp. “Sistema”, Rus. “Sistema” şekline dönüşerek günümüzdeki biçimine ulaşmıştır. Fransızca’da “birçok unsurdan oluşan düzen" manası ön plana çıkar.
 
Farklı okunuşlarına rağmen tüm Dünya’da kullanılan ortak bir terim haline gelmiş olan bu sözcük nadiren de olsa bazı dillerde farklı sözcüklerle karşılanmaktadır.
Sistemde düzenli ve uyumlu bir işleyiş söz konusudur. Epistemolojik (bilgi fesefesi) açısından bakıldığında bu durum evrendeki düzenli işleyişin doğal bir sonucudur. Düzenli ve uyumlu işleyişteki bir aksaklık veya uyumsuzluk bir soruna yol açar. Bu sorunun büyümesi ise krize dönüşür. Örneğin siyasal anlamdaki sistem krizleri veya ekonomik krizler gibi…
 
Sistemler kendi aralarında bir hiyerarşi (üstlük ve astlık konumlanması) içerir.<ref> Litterer, Joseph (1970), Organization, Vol-2, 3-6</ref> Bu yaklaşım farklı isimlerle yapılan sınıflandırmalarda ortaya koyulur. Örneğin yukarıda bulunandan aşağıya doğru Süper sistem, Supra sistem, Sistem şeklinde bir adlandırma yapıldığı gibi genişliğine veya kapsadığı alana göre Makro sistem, Mezo sistem, Mikro sistem şeklindeki adlandırmalara da rastlanabilmektedir. Türkçe’de ise Üst sistem, Sistem, Alt sistem kavramları da tercihen kullanılmaktadır.
 
Sistemin başlıca özellikleri şunlardır: Alt birimlerden oluşur. Alt birimler arasında tanımlı ilişkiler vardır. Her sistem, kendini meydana getiren daha küçük alt sistemlerden oluşur. Bir sistem, daha büyük bir sistemin parçasıdır (Evren hariç). Belirli bir amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Belirli bir sınırı vardır. Her sistem bir çevrede faaliyet gösterir. İç ve dış çevresi vardır. İç ve dış çevre ile etkileşim içindedir. Sistem bir döngü oluşturur. Girdileri, işleyişi, çıktıları, dengesi, denetimi ve geri bildirimi vardır. Anlamlı bir bütündür. Önemli olan bütündür, parçalar bu bütüne katkıda bulunduğu ölçüde önemlidir. Değişkenler ve parametreler (sabitler) bulunur. Dengeli durum ve dinamik bir denge vardır. Mekanik, biyolojik, organik ve sosyal sistemler bulunabilir. Sistem anlayışına göre aslında tüm evren sistemlerden örülmüştür. Bir sistem kendi başına süreklilik arz eder. Ancak üst sistemle birlikte sona erebilir. Kimi durumlarda dışarıdan enerji ve kaynak almaya bile ihtiyaç duymaz.
 
Bütün bunlardan hareketle Sistemi oluşturan ana özellikler şu şekilde özetlenebilir: Parçalar mutlaka birbiriyle ilişkilidir. Parçalar mutlaka birbiriyle uyumludur. Çalışırken bir bütün oluştururlar.
 
Sistem, davranış veya örgütlenmeyi belirleyen kurallara da değinebilir. Örneğin; [[Kanun]]lar insan sosyal davranışlarını belirleyen bir sistemdir. [[Gramer]], dil kullanımını belirleyen bir sistemdir.
 
Bunların dışında daha özgün ve özelleşmiş anlamlar içeren sistem örnekleri de mevcuttur. Örneğin:
* Düşünce Biçimi: Felsefede bir düşün/düşünce (ide/idea) etrafında toplanmış çeşitli bilgiler anlamına gelir. <ref>BSTS-TDK, Felsefe Terimleri, “Sistem”</ref> Ayrıca temel bir prensip ya da bir dünya görüşüne göre düzenlenmiş olan öğretiler, bilgi birikimi ve düşünceler bütünü manası taşır. Örneğin: Felsefede Descartes’den önce bir sistem anlayışı bulunmaz ve oluşturduğu analitik düşünce sistemi bu alanda bir ilktir.
 
* Yönetim Biçimi: Bu anlam daha çok siyasi bir oluşumu veya devletin işleyişini ifade eder. Örneğin: ''“Türkiye'de sistem sorunu yoktur.”'' (-Mesut Yılmaz)<ref>Haber Alıntısı: Yeni Asır Gazetesi, Mesut Yılmaz, 26.02.1998</ref>. Ayrıca Kapitalist sistem, Sosyalist sistem, Liberal sistem, Komünist sistem, Kolonyalist sistem, Feodal sistem gibi ekonomik temelli siyasal yönetim anlayışları da bu anlamın içeriğine dahildir.
 
Sistem ile sistemin içinde faaliyet gösterdiği çevre arasında enerji, malzeme, bilgi-alışverişi varsa ve çevresiyle ilişki kuruyorsa açık sistemdir. (Erdoğan, 1983: 40) İşletme gibi sosyal sistemler açık sistemlerdir. Kapalı sistemler, çevresiyle etkileşim ya da girdi-çıktı alış verişi olamayan sistemlerdir. Çevreleriyle ilişki içine girmeye ihtiyaçları yoktur.
*Açık Sistem: Çevreden girdiler alan, bunları işleyerek çevreye çıktılar sunan ve çıktılarına ilişkin dönüt alan ve en az bir amacı gerçekleştiren sistemlere açık sistemler denmektedir. Açık sistem içinde yer alan öğelerden birinin ya da ikisinin bulunmaması sistemin yapısını ve türünü etkilemektedir. Sistem içindeki tüm öğeler birbirleriyle yakın bir ilişki içindedirler. Biyolojik ve toplumsal sistemler açık sistemlerdir. Açık sistemlerin Büyüme yeteneği ve kendilerini koruma eğilim ve yeteneği vardır.
*Yarı Açık Sistem: Yarı açık sistemde, girdiler, işlemler ve çıktılar yer almakta ancak yeterli ve sürekli dönüt bulunmaktadır. Bu yüzden de sistemin amacına ulaşıp ulaşmadığı, ne düzeyde ulaştığı, aksaklıkların hangi öğe ya da öğelerden kaynaklandığı bilinememekte ve buna yönelik önlemler alınamamaktadır. Bu da sistemin ya sağlıksız büyümesine ya da küçülmesine fakat her iki durumda da bozulmasına ve bir süre sonra da ölmesine yol açabilir.
 
*Yarı Açık Sistem: Yarı açık sistemde, girdiler, işlemler ve çıktılar yer almakta ancak yeterli ve sürekli dönüt bulunmaktadır. Bu yüzden de sistemin amacına ulaşıp ulaşmadığı, ne düzeyde ulaştığı, aksaklıkların hangi öğe ya da öğelerden kaynaklandığı bilinememekte ve buna yönelik önlemler alınamamaktadır. Bu da sistemin ya sağlıksız büyümesine ya da küçülmesine fakat her iki durumda da bozulmasına ve bir süre sonra da ölmesine yol açabilir.
 
*Kapalı Sistem: Yeterli girdisi ya da çıktısı bulunmayan bunun sonucu olarak da dönütü olmayan sistemler kapalı sistem olarak tanımlanmaktadır. Örneğin yeterli kayıt alamayan ya da mezun veremeyen bir okul, kapalı sisteme örnek olarak verilebilir. Kapalı sistem, çevresi ile etkileşimde bulunmayan bir sistemdir. Kapalı sistemler, bünyelerinde mevcut olan entropi nedeni ile bir süre sonra faaliyetlerini durdurmak zorunda kalırlar. Mekanik sistemler kapalı ya da açık sistemlerdir.
 
===Sistem Türleri===
*'''Doğal Sistemler:''' Büyüklüğü, amacı, yapı ve işleyişi insan tarafından tasarlanmayan sistemlerdir. Örneğin: Güneş sistemi. ''Alt Türleri:'' Biyolojik sistemler, Ekolojik sistemler, Fizyolojik sistemler…
 
*'''Yapay Sistemler:''' Büyüklüğü, amacı, yapı ve işleyişi insan tarafından tasarlanan sistemlerdir. Örneğin: Bilgisayar sistemleri. ''Alt Türleri:'' Mekanik sistemler, Yönetim sistemleri, Siyasal sistemler, Ekonomik sistemler, Sosyal sistemler …
 
{{ana|Sistem Kuramı}}
 
Sistemlerin özelliklerini çalışan bilim dalı [[Sistem Kuramı]], daha yakın zamanda ise [[Sistemik]] olarak adlandırılmıştır. Bu bilim dalı, madde ve zihnin organizasyonunu inceler, sistemlerin ait oldukları konudan bağımsız olarak genel kavram ve ilkeleri araştırır. İncelenen bir sorunu veya olguyu bir sistem olarak ele alan bilimsel ve düşünsel anlayıştır. Organizmaları, yapıları, örgütleri, mekanizmaları, doğal oluşumları bir bütün oluşturacak biçimde birbirleriyle ve çevreleriyle ilişkili veya bağıntılı unsurlar dizisi olarak inceler. Değişik oluşumları içindeki unsurları ve nitelikleri arasındaki ilişkiler topluluğu olarak algılayan ve açıklayan bir yaklaşımdır. Olayların, durumların ve gelişmelerin incelenmesinde kullanılan bir bakış açısı bir düşünce tarzı, bir metottur. Sistem yaklaşımı, olaylar ve olgular arasındaki ilişkilerin ve karşılıklı etkileşimini inceleyerek analizlerde bulunur. Günümüzde sistem yaklaşımı metodolojik bir alan olmaktan ziyade bir yöntem, bir bakış açısı ve bir değerlendirme yöntemi olarak fen bilimlerinin yanı sıra eğitim, psikoloji, sosyoloji, siyaset, ekonomi gibi sosyal bilimlerde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Sistem Yaklaşımı kimi zaman [[Sistem Kuramı]] (''İng.'' [[:en:|Systems Theory]]) adıyla bilimsel bir teori olarak değerlendirilir.
 
“Sistem Yaklaşımı” Avusturyalı biyolog Ludwig von Bertalanffy’nin 1920’lerde başlattığı “Genel Sistem Kuramı” (İng. Uluslararası yaygın isim: “General Systems Theory”, Alm. orijinal isim “Allgemeine System Theorie / Lehre”) bilim dünyasında dikkat çekmiştir.<ref>Brauckmann, Sabine (1999), Ludwig von Bertalanffy (1901-1972), ISSS Luminaries of the Systemics Movement, 1-50</ref> Alman felsefe ekollerinin savaş öncesi Almanca konuşulan komşu ülkelerdeki (Avusturya, İsviçre) etkinliği bilimde yöntem arayışlarına katkı sağlamıştır
1.320.676

değişiklik