Çavi Tarlası

Çavi Tarlası, Şanlıurfa ili Siverek ilçesine bağlı Nusaybin yerleşmesinin 500 metre kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Bölgedeki en yakın höyük olan Hassek Höyük'ün 4,5 km. doğusundadır. Höyük çevresinde çok sayıda su kaynağı olmasına bağlı olarak "su kaynağı tarlası" gibi bir anlama gelen Çavi Tarlası olarak adlandırılmış olan yükselti 140 x 120 metre boyutlarındadır.[1]

Arkeolojik Höyük
Adı: Çavi Tarlası
il: Şanlıurfa
İlçe: Siverek
Köy: Nusaybin
Türü: Höyük
Tahribat: Atatürk Baraj Gölü su toplama alanı içinde kalmıştır.[1]
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi: Kazı

KazılarDüzenle

Yerleşme, yakınlardaki Hassek Höyük kazıları sırasında saptanmış, 1981-82 yıllarında kapsamlı olarak yüzey araştırmaları yapılmıştır. Daha sonra Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Müdürü Adnan Mısır başkanlığında Münih Üniversitesi'nden Alwo von Wickede yönetiminde kazı çalışmaları yapılmıştır.[2]

TabakalanmaDüzenle

Höyükte yapılan sondaj çalışmalarında Halaf Kültürü'ne ait beş yapı katı saptanmıştır.[2] Halaf Kültürü buluntuları yerleşmenin Erken Kalkolitik Çağ ve Orta Kalkolitik Çağ'a tarihlendirilmesini sağlamaktadır.[3]

BuluntularDüzenle

Mimari buluntularDüzenle

Ana toprak üzerinde yer alan (en alt) iki tabakada önemli sayılabilecek buluntulara ulaşılamamıştır. Bunun üstünde yer alan üç yapı katında kesintisiz bir yapılaşma görülmektedir. Üçüncü yapı katında Halaf mimarisine özgü dörtgen eklentileri olan yuvarlak iki yapı (tolos) ve aynı tarz olduğu düşünülen yapının bir kısmı kazılmıştır. Tüm bu yapıların temelleri, toloslarda 60 cm. dörtgen yapılarda 40 cm. kalınlıkta bazalt ve çaytaşı temellerdir.[2]

Yangın gördüğü anlaşılan toloslardan birinde duvarların 28 x 17 x 8 cm.lik kerpiç tuğlalarla örüldüğü görülmektedir. Ayrıntıları büyük ölçüde gün ışığına çıkarılan toloslardan biri 4 metre çapında olup, dörtgen planlı bitişik bölümle bağlantısı yoktur ve bu bölüm üç küçük bölüme ayrılmıştır. Tolosun çakıl döşeli ayrı bir girişi vardır.[2]

Diğer tolos 3,6 metre çapındadır. Dörtgen odası ise 4 x 2,6 metre boyutlarındadır. Bu bölümün dışında kuzeydoğu köşesine, silo işlevi gördüğü düşünülen küçük yuvarlak bir yapı unsuru eklenmiştir.[2]

Höyüğün 3. yapı katı yangınla tahrip olmuştur. Çökmüş durumdaki duvarlar, bu yangına bir depremin neden olduğu şeklinde yorumlanabilir. Bu yapı katının üzerinde ve devamı olan 2. yapı katı iki evrelidir. Bu yapı katının, tabanı çakıl taş döşeli ve kenarları yükseltilmiş ocakları, bir önceki yapı katının tümden kerpiç ocaklarından farklıdır.[2]

Yerleşmenin 1. yapı katı fazlasıyla tahrip olmuş durumda ortaya çıkarılmıştır. Buradaki toloslar 4,5 ve 5 metre çapında yapılardır. Ateş yakılan yerler, erzak konulan yerler, ekmek ve çanak çömlek pişirmekte kullanılan kubbeli ocaklar bulunmuştur.[2]

Diğer buluntularDüzenle

İki grupta toplanabilecek çanak çömlek buluntuları vardır, boya bezekli Halaf işi çanak çömlekler ve saman katkılı mutfak malları. Boya bezekler çoğunlukla geometrik motiflerdir, az sayıda da olsa stilize ağaç ve boğa başı bezemeli çanak çömlek de görülmüştür.[2]

Yerleşmede ele geçen yontma taş aletler, çakmak taşı ve obsidiyen dilgilerden oluşmaktadır. Civarda obsidiyen kaynağı olmaması bu hammaddenin ya da malların dışarıdan getirildiğini göstermektedir. Öte yandan çok çeşitli sürtme taş bulgulara rastlanmıştır.[2]

Yerleşme ve civarında 15'dan fazla gömüt bulunmuştur. Bazılarında gömüt hediyeleri varken bazılarında rastlanmaz. Gömüt hediyesi bırakılan mezarlardan birinde büyük bir sürtme taş balta ile çakmak taşı ve obsidiyen aletler gömüt hediyesi olarak bulunmuştur.[2]

Tarım yapılan yerleşmede bulunan hayvan kemikleri buluntularını incelenmesi sonucunda inek, domuz, koyun ve keçinin evcilleştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan köpek kemikleri de bulunmuştur. Yabanıl hayvan kemikleri, toplam kemik buluntularının sadece yüzde ikisi kadardır. Bu saptama, avcılığın yoğun bir faaliyet olmadığı şeklinde yorumlanmaktadır.[2]

DeğerlendirmeDüzenle

Esas olarak tarım ve hayvan yetiştiriciliğine dayanan bir geçim tarzının olduğu Çavi Tarlası yerleşmeleri MÖ 5. binyılın ilk yarısına tarihlendirilmektedir.[2]

KaynakçaDüzenle