Toplumsal tabakalaşma

Toplum biliminde ve diğer sosyal bilimlerde, toplumsal tabakalaşma kavramı hiyerarşik bir düzene ve toplum içerisindeki güç ve refahın bölümlenmesine, bireylerin bu bölümlenmedeki konumlarına atıfta bulunur. Kavram, sosyo-ekonomik bir içerik taşıyan sınıf kavramıyla ilişkilidir ve ekonomik, toplumsal, siyasi ve ideolojik eşitsizlikler ya da farklılıklar temelindeki sosyo-ekonomik koşulların farklı görüngüleri üzerine kuruludur.

Toplumsal tabakalaşma ve kapitalizm, 1911

Toplumda tabakalaşma süreci, en temelde insanoğlunun bir arada beraber yaşama güdüsüyle ortaya çıkan bir kavramdır. Toplumların temelinde yer alan katmanlaşma, farklı toplumlarda farklı şekillerde bulunabilir. Tabakalaşma, toplumun sosyal yapısından bağımsız değildir.

Toplumsal tabakalaşma, toplumda bazı sorunların varlığının da işareti olabilir. Özellikle ekonomik açıdan temellendirilebilecek olan cinayet, çocuk ölümleri, obezite, çocuk yaşta hamilelik, depresyon ve mahkûm nüfusundaki artış gibi örnekler yüksek düzeyde toplumsal eşitsizliğin de göstergesi olabilir[1].

Sosyal tabakalaşmanın özellikleriDüzenle

  • Sosyal tabakalaşma soyut bir ayrımdır
  • Sosyal tabakalaşmada hiçbir tabaka diğerinden kesin çizgilerle ayrılmaz
  • Tabakaların özellikleri zamanla ve toplumdan topluma değişebilir
  • Endüstri ve modern toplumlardaki tabakalar daha çok ekonomik ağırlıklıdır
  • Toplum içindeki her bireyin bir sosyal tabakası vardır[2]

Sosyal tabakalaşma tipleriDüzenle

KölelikDüzenle

Köle, yasa ve geleneğin bir başkasının mülkü olarak saydığı kimsedir. Bu, köleliğin en uç noktasını oluşturur. Çünkü bireyler tamamen ya da kısmen haklardan yoksundur. Örnek olarak eski Yunan, Roma toplumları ve 18.yy'daki Kuzey Amerika’nın güneyindeki devletleri gösterebiliriz. Aynı zamanda Hindistan’da kast sisteminin en altında bulunan ‘’Dalit’’ buna örnektir. Köle efendisine tabiidir. Efendinin köle üzerindeki gücü sınırsızdır. Kölelerin siyasi hakkı yoktur.[3]

Feodal ZümrelerDüzenle

Feodal toplumlarda üç tabaka vardır. Bunlar; elitler, zanaatkârlar ve köylülerdir. Bir feodal sınıf üyesi diğerine geçemezdi. Her feodal sınıf kendi içinde hak ve ayrıcalıklar bakımından ayrı bir kurallar takımı ile hüküm sürüyordu. Aşağı feodal sınıfın, üstün feodal sınıfın yasalarına itaat etmek görevi vardır. Dışarıya açılmamış bir toplum biçimidir.

KaynakçaDüzenle