Tartışma:Misyonerlik

Aktif tartışmalar
Vikiproje Hristiyanlık (C-sınıf, Az-önem)
Bu madde, Vikipedi'deki Hristiyanlık maddelerini geliştirmek amacıyla oluşturulan Vikiproje Hristiyanlık kapsamındadır. Eğer projeye katılmak isterseniz, bu sayfaya bağlı değişiklikler yapabilir veya katılabileceğiniz ve tartışabileceğiniz proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
 C  Bu madde C-sınıf olarak değerlendirilmiştir.
 Az  Bu madde Az-önemli olarak değerlendirilmiştir.

Tabii bu çalışmalar milletimizin zayıf noktaları kullanlarak mesela ekonomik zorluk çeken bir müslümana para vermek veya maaaş bağlamak, yapılmıyorsa bu yazılanlar doğru olur. ama ne yazıkki hiçbiri samimi değil..

Bu yazdıklarınızı kanıtlayın lütfen.

Ekmek elden su gölden!Düzenle

Hıristiyanlıkta çok çeşitli mezhepler olduğunu biliyoruz. Hepsinde durumlar nasıldır bilemem. Ama benim gözümde kurumsal misyonerlik dışında bireyler olarak iki tipte misyoner vardır. Bunlardan biri gerçek misyonerdir. Bu kişiler samimiyetle çaba göstererek, başkalarına kendi inançlarını duyurmaya gayret ederler. Başkalarını bilmem ama ben, bu türden olanlara saygı duyarım. Çünkü bunlar kişisel çıkarlarını ön planda tutan insanlar değillerdir. Bir de ikinci türden misyoner olanlar vardır. (Bütün mezhepler misyonerlerine misyoner adını vermezler; öncü falan da derler. Burada bunların adını vermeme gerek yok.) Bu ikinci türden misyonerler, öncelikle kendilerini düşünen, çıkarcı tiplerdir. Bunlar dinlerini başkalarına duyurmaktan çok, kişisel olarak bu işi bir geçim kaynağı olarak görürler. Türkiye deniziyle, güneşiyle, havasıyla Avrupa'dan gelenler için güzelce yaşanacak bir ülkedir. Üstelik burada Avrupa'daki gibi yabancı düşmanlığı da yoktur. Türkiye turistik bir ülkedir ve burada belli bir saygınlık içinde (Avrupalı hayranlığı diyelim!) yaşayabilirler. Gerekli olan tek şey düzenli bir gelir kaynağıdır. Bir Hıristiyan mezhebi bu yabancı misyonerlerine her ay düzenli bir maaş verir, pahalı semtlerdeki ev kiralarını öder vs.. Yani bunların burada kendi ülkelerindeki gibi iş, aş dertleri yoktur. Üstelik de bunlar tepki görmesinler diye Türklere bizzat giderek misyonerlik yapmazlar. Yani bunların adı misyonerdir ama işleri misyonerlik değildir. Bu (dinsel vazife yönüyle) bir çelişkidir ama görmezlikten gelinir. Kendileri bir tepki görmesinler diye, bu tür işler Türk vatandaşı olanlara bırakılır, bir tepki olacaksa, bunlar o tepkiyi görürler. Ama bu yabancılar geri planda kalırlar. Bu şekilde Türkiye onlar için ekmek elden, su gölden bir yaşantı sunar. Keyifleri burada yerinde olduğu için, kendi ülkelerine gitmeyi kesinlikle istemezler. Zaten ister maaş alarak bu işi yapsınlar, isterse de kendi paralarıyla yapanlar olsun, benim gördüğüm kadarıyla bunlar genellikle, hep Türkiye'nin turistik beldelerine yerleşirler. Yani dinsel yönüyle çok çelişkili bir durumdur. Buralara gelen insanlar zaten bu tip yerlere, vur patlasın, çal oynasın cinsinden yaşamak amacıyla gelip yerleşirler, yani dünyevi zevkler ön plandadır. Plajlar, çıplak insanlar, zevk, sefa vs.. Yani burada yaşayanlar, ister Türk ister yabancı olsun, genelde hiç de öyle dini, imanı ön plana alan insanlar değillerdir. Bu misyonerler de her nedense bu yöreleri tercih ederler! Sanki buralar da yaşayanlar çok dindar insanlar da, bunlar da onlara din anlatacaklar! Anadolu, doğu anadolu daha dindar insanlarla dolu değil mi?. Madem sen de din iman diyorsun, git buradaki insanlara konuşsana. Yok yok, illa da tatil yöreleri olacak, canlı, cıvıl cıvıl yerler daha iyi, orada üstsüz güneşlenenlere misyonerlik yaparsın! Tabi maaşlı misyonerlerin de canı bu yerleri ister ama artık maaşlı olduklarından yaşayacakları yeri kendileri seçemezler. Benim tanıdığım yabancı misyonerlerden hiç değilse yarısı bu tipten insanlardır. Bunlardan birisini tanırım, adam evli biri olarak zina etmiştir ama sonra tövbe etmiş biri olarak misyonerliğine devam etmektedir. Tabi sen adama böyle imkanlar sunarsan, adam artık belden aşağısını düşünecek elbette, adamın iş, aş derdi mi var. Bunlar çocuk bile yapmazlar, güya fedakarlık ederler! Aslında bu da onların çıkarcı yaşantılarına uyar, çünkü çocukları olursa bu işi bırakmak zorunda kalacaklardır ve haliyle iş garantili maaşları da elden gidecektir. Yani işlerinin adı millete gidip bizzat konuşmalarını gerektirir ama yapmazlar. Peki sen ne iş yaparsın be birader? Yaşasın ekmek elden, su gölden hayat mı? Trabzon--88.241.164.139 20:29, 15 Ağustos 2008 (UTC)

TebliğDüzenle

Birleri bu makalede islamdaki "tebliğ" ile hristiyanlıktaki misyonerlik arasında bir fark olup olmadığını açıklasın lütfen --İcelaktan 06:32, 24 Nisan 2006 (UTC)

Ebette farklıDüzenle

Tebliğ olayı her müslümanın yapabileceği bir olaydır. Bunu yapabilmesi için din adamı olmasına gerek yoktur. Ancak hristiyanlıktaki gibi bir misyon (görev) mantığı ve zincirleme ilişkisi içerisinde değildir. Gönüllü ve talep edilmesi halinde her müslümanın müslüman olmayana islam hakkında bilgi vermesi aslında bir tebliğ dir. İslamda tebliğ kurumsal değil bireyseldir. Hristiyanlıkta ise bu kurumsaldır.


TarafsizlikDüzenle

Arkadaslar, madde, önceki haliyle tamamen bir dinin misyonerlik görüsü hakkindaki savunmasini iceriyordu, bu baglamda format ve icerik bakimindan uygun degildi. Tamamini silerek bastan birseyler yazdim, ama klavyemde türkce harfler olmadigi icin hatalar var. Birisi elden gecirirse sevinirim. Sevgiler, Saygilar nicksiz

Güzel olmuş, teşekkürler. Bu tür Türkçe karakter sorunlarında maddeye {{düzenle-tr}} eklerseniz, madde Türkçe açısından düzenlenecekler listesine otomatik olarak girer böylece gerekli düzenleme kısa sürede yapılır. Teşekkürler, iyi çalışmalar... - Noumenon 07:54, 10 Mayıs 2006 (UTC)

Dilbilgisine dair!Düzenle

Misyonerlik kavramını ele alan bu yazı, doğru bir ifade biçiminden uzak olması yanısıra çok sayıda dilbilgisi hataları içermektedir. Türkçenin özellikle halka açık bu tür internet sayfalarında doğru kullanılmasına özen gösterilmesi gerekir.

"Misyonerlik" sayfasına geri dön.