Pasif Direniş

Pasif direniş kavramı, hükmeden hükümete karşı gösterilen direnme yöntemidir. Henry David Thoreau sivil itaatsizlik adlı eserinde "en iyi hükümet en az hükmedendir" ifadesini kullanmaktadır. Bu ifadelerden hareketle hükümetin bireyler üzerindeki etkisi arttıkça, özgürlük alanı daralmaya başlayan birey tepki vermeye başlamaktadır. Ancak ifade etmek gerekir ki direniş sadece bireyler tarafından gerçekleşmemektedir. Direniş gösteren taraf bazen birey bazen ise sivil tolum kuruluşları gibi topluluklar olmaktadır. Bireyler ve topluluklar tarafından tarafından gösterilen direnişler farklı yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Diğer bir ifadeyle direnişin birçok farklı yöntemi vardır. Örneğin direniş kimi zaman aktif bir biçimde kimi zaman ise pasif bir biçimde gerçekleştirilmektedir. Pasif direniş olarak adlandırılan kavramın en bilinen örneği 1900'lü yıllarda Mahatma Gandhi tarafından baskıcı yönetime karşı uygulanan direniş biçimidir. Pasif direniş Thoreau'nun sivil itaatsizlik yöntemlerimden biridir.

Henry David Thoreau Ve Pasif DirenişDüzenle

Sivil İtaatsizlik adlı eserinde Thoreau 'Ne zaman ki özgürlüğün sığınağı olmayı üstlenmiş bir milletin altıda biri kölelerden oluşmaktadır ve tüm ülke yabancı bir ordu tarafından fethedilerek adaletsizce yönetilmekte ve askeri hukuka maruz kalmaktadır, zannımca o ülkede dürüst insanların isyan etmesine ve devrim yapmasına ramak kalmıştır.' [1] demektedir. Thoreau sivil itaatsizlik adlı eserinde öncelikle insan sonrasında ise vatandaş olunması gerektiğini savunmuştur. İnsan olmanın temeline ise adalet kavramını yerleştirmiştir. Onun için adalet kavramı önemli bir yer tutmaktadır. Adalet kavramı sayesinde insan doğruyu seçebilmekte ve yanlış karşısında mücadele edebilmektedir. Thoreau yaşadığı dönem itibari ile değerlendiğinde önemli bir yer tutmaktadır. Felsefesini hayata geçirmiş ve hayatında birçok alanında adalet ve eşitlik kavramlarını merkezine alarak hareket etmiştir. Örneğin Thoreau kölelik kurumuna karşı çıkmaktadır. Buna ek olarak Meksika savaşını ve devletin ona sunduğu imkanları reddetmektedir. Adalet ve özgürlük için bireyin mücadele etmesi gerektiğini savunan ve bunun için sivil itaatsizlik yöntemlerinin yaygınlaşmasına öncülük eden Thoreu vergi ödemeyi reddederek kendisi de sivil itaatsizlik örneği göstermiştir.İfade etmek gerekir ki Thoreau'nun sivil itaatsizlik yöntemlerine başvurma amacı daha adil bir yaşamın sağlanmasıdır. Thoreau iktidar, hükümet, demokrasi, savaş, daimi ordu, ayrımcılık, modernitenin ortaya koymuş olduğu ilkeler ve bunun karşılığında insanın ödediği bedellere karşı adaleti ve insan olarak hak edilen insan onuruna yakışan bir anlayışı benimsemiş ve haksızlıklar karşısında direnmenin meşruluğunu dile getirmiştir.[2] Thoreau'nun sivil itaatsizlik kavramı genel olarak yanlış karşısında adalet için mücadele eden bireylerin başvurması gereken bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Sivil itaatsizlik farklı biçimlerde gerçekleştirilmektedir. Bireylerin tepki verme biçimi değişiklik göstermektedir. Sivil itaatsizlik bazı durumlarda aktif direniş şeklinde olabildiği gibi pasif direniş şeklinde de olmaktadır. Münci Kapaniye göre aktif direnme, baskı idaresini kuvvet ve gerekirse şiddet yoluna başvurmak suretiyle devirme hedefi güden bir direnme şeklidir.[3] Buna karşılık pasif direnme şiddet ve zor kullanımını reddetmektedir. Aynı zamanda pasif direnme hükümetin hükmetme eyleminin artması sonucu baskı karşısında adaleti ve özgürlüğü savunan bireyler tarafından gerçekleştirilmektedir. Başka bir ifadeyle pasif direnme şiddet ve zor girişimine tepki gösterme olarak adlandırılmaktadır. Henry David Thoreau, 1848'de okuduğu 'sivil yönetime karşı koyma' adlı makalesinde adaletsizlik karşısında bireyin sorumluluk almasını gerektiğini, bireyin devlet üzerindeki önceliğini ve insan haklarının zaman aşımına uğramazlığı adına kişinin bütün koşullarda vicdanının sesini dinleyerek davranması gerektiğini dile getirmiştir.[4] Thoreau bu ifadeleri ile insanın her koşulda adalet duygusu ve vicdanı ile hareket etmesi gerektiğini ve eğer bir yerde adaletsiz var ise bu durum karşısında mücadele etmek gerektiğini savunmuştur. Bunu yaparken de şiddet ve zor kullanımına başvurmayı reddetmiştir. Thoreau'nun sivil itaatsizlik kavramı pasif direniş yönteminin temelini oluşturmaktadır. Günümüzde genel olarak pasif direniş yöntemi kullanılarak adaletsizlik ve eşitsizlik karşısında mücadele edilmektedir. Ancak Thoreau'nun da ifade ettiği gibi pasif direniş adaletli ve cesur insanlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Henry David Throeau'nun düşünceleri kendi döneminde değer görmemiştir. Ancak zaman içerisinde meydana gelen olaylar neticesinde başta Amerika'nın aydın kesimleri olmak üzere tüm dünya'da yankı bulmuştur. Ancak bu yankı pasif direnişe yöneltilen pek de olumlu olmayan bir yankıdır. Şiddet karşıtı pasif direnişin olumlu bir yaklaşımla değerlendirilmesi ve dünyada yükselişi 20. Yüzyıl başlarında Mahatma Gandhi ile gerçekleşmiştir

Mahatma Gandhi Ve Pasif DirenişDüzenle

Mahatma Gandhi Sivil itaatsizlik kavramına teorik ve pratik anlamda en fazla katkı yapan kişilerden biridir.[5] Gandhi şiddeti reddeden pasif direniş kavramı örnekleriyle adaletin ve özgürlüğün savunucusu olmuş ve pasif direniş kavramının gerçek anlamının dünya genelinde yayılmasına önemli katkıda bulunmuştur. Diğer bir ifadeyle pasif direnişin en bilinen örnekleri Mahatma Gandhi tarafından gerçekleştirilmiştir. Ancak Mahatma Gandhi pasif direniş kavramını yetersiz bulmaktadır. Pasif direnişin şiddeti anımsattığını ve kendi özgürlük hareketi için daha farklı bir kavramın kullanılması gerektiğini savunmuştur. Gandhi bu ifadesi üzerine bir yarışma düzenlemiş ve yarışmada bir katılımcının önerisi olan 'Sadagraha' kelimesinin değiştirerek 'Satyagraha' kavramını kendi felsefesi olarak nitelendirmiştir. Satyagraha olarak adlandırılan kavram gerçeğe tutunma demektir ve gerçeğin gücü anlamına gelmektedir. Mahatma Gandhi kendi felsefesi olan Satyagraha ile pasif direniş arasında bir karşılaştırma yapmıştır. Gandhi'ye göre pasif direniş zayıflar tarafından kullanılan bir silahtır ve pasif direniş ilke olarak şiddeti ve zor kullanma durumunu reddetmemektedir. Ancak kendi felsefesi olan Satyagraha en güçlünün kullanabileceği bir silahtır ve hangi koşullarda olursa olsun şiddeti ve zor kullanma durumunu reddetmektedir.[6] Aynı zamanda Gandhi'ye göre satyagraha, toplum yasalarına aklını kullanarak, kendi özgür istenciyle boyun eğmek demektir ve insan, toplum yasalarına titizlikle uyduktan sonra, hangi kuralın iyi ve adaletli, hangisinin haksız ve adaletsiz olduğunu karar verebilecek ve ancak o zaman bazı yasalara karşı boyun eğmezliğe başvurmak hakkını kazanacatır.[7] Gandhi nezdinde çatışmayı sürdürmeye zihnen hazırlanmış kişilerin sosyal arenada uyması gereken altı kural vardır: Birincisi, kesinlikle şiddet kullanılmamalıdır. İkincisi, çatışma sürecinde hangi eyleme karar verilirse verilsin, bunun hedefe yönelik ve çatışmanın sona ermesinden sonra ortaya çıkması istenen duruma uygun olması gerekmektedir. Üçüncüsü, şer güçlerle işbirliği yapılmamalıdır. Kötüyü yaralama ya da ona zarar verme çabası içine girilmemelidir. Öte yandan, asla ona yardım edilmemeli ve onunla işbirliği yapılmamalıdır. Dördüncüsü, her eylemin bir bedelinin olduğu bilinmelidir. Beşincisi, çatışmanın tarafları arasında, bütün köprülerin atılmasını engellemek, yani temas olasılıklarını ortadan kaldırmamak için elden gelen her şey yapılmalıdır. Kafada değişmez çizgilere sahip bir çatışma imajıyla çatışmaya girilmemeli, imaj hareketli ve esnek olmalıdır. Altıncısı ve sonunca, çatışma ortamının harareti olabildiğince düşük tutulmalıdır ve Protesto ve görüşme olanakları sonuna kadar kullanılmalıdır.[8] Gandhi eylemleri ileri sivil itaatsizlik örneği göstermiştir. Gandhi'nin sivil itaatsizlik eylemleri Güney Afrika'da başlamıştır. Güney Afrika'nın Hint işçilere karşı ırkçı tutumu Gandhi'yi harekete geçirmiştir. Bu amaçla önemli mücadeleler vermiştir. Gandhi'nin sivil itaatsizlik hareketi kendi ülkesi olan Hindistan'da yankı uyandırmıştır. Kendi ülkesine dönen Gandhi pasif direniş hareketlerine devam etmiştir. Gandhi ülkesine döndüğünde Hindistan İngiliz yönetimi altındaydı ve Gandhi pasif direniş eylemlerini gerçekleştirirken ülkesinin bağımsızlığına kavuşmasını amaçlamıştır. Gandhi'nin pasif direniş hareketleri netice itibari ile Hindistan'a bağımsızlık kazandırmıştır. Ve gandhi göstermiş olduğu bu tavır ile tüm dünyada önemli bir konuma gelmiştir. Kısacası Gandhi pasif direniş hareketinin önemli bir uygulayıcısı olmaktadır.

SonuçDüzenle

Sonuç itibari ile pasif direniş kavramı özgürlük ve adalet merkezinde insanın vicdani duyguları ile hareket etmesi gerektiğini ve adalet için mücadele etmeyi amaçlayan bir olgudur. Mücadele etmeyi amaçlarken şiddet ve kuvvet kullanmanı reddetmektedir. Bu sebeple pasif direniş aktif direniş kavramından ayrılmaktadır. Diğer bir ifade ile aktif direniş ve pasif direniş temel olarak birbirlerinden farklıdır. Pasif direniş kavramı Henry David Thoreau'nun sivil itaatsizlik olarak adlandırdığı kavramın uygulanış yöntemlerinden biridir. Sivil itaatsizlik kavramı Hükümet tarafından baskının artırılması ve bireylerin özgürlük alanlarının tehlikeye girmesi sonucunda bireylerin tepki vermesidir. Bunun temelinde adil ve eşitlikçi bir düzeni algısı yatmaktadır. Pasif direniş sayesinden haksızlık karşısında boyun eğmeyen bireyler bağımsızlıklarını ve özgürlüklerini elde etmektedir. Bunun en bilinen örneği 1900'lü yıllarda Mahatma Gandhi tarafından gerçekleştirilen pasif direniş hareketidir. Gandhi baskıcı hükümete boyun eğmemiş ve özgürlük için mücadele vermiştir. Nihayetinde Baskıcı hükümet pes etmiş ve kendisi ve ülkesi Hindistan bağımsızlığını kazanmıştır.

KaynakçaDüzenle

  1. Henry David Thoreau, Sivil itaatsizlik, çev: Melis Olçum, İstanbul: Kafekültür Yayınevi, 2013, s.13
  2. Aydın, Selçuk," Henry David Thoreau'nun Demokrasiye İlişkin Düşünceleri Üzerine Bir Değerlendirme, https://dergipark.org.tr/tr/pub/kauiibf/issue/42135/578851
  3. Candan, Kadir ve Bilgin, Murat, Sivil İtaatsizlik, http://www.yasader.org/web/yasama_dergisi/2011/sayi19/57-94.pdf
  4. Candan ve Bilgin, , Sivil İtaatsizlik, http://www.yasader.org/web/yasama_dergisi/2011/sayi19/57-94.pdf
  5. Candan, ve Bilgin, Sivil İtaatsizlik, http://www.yasader.org/web/yasama_dergisi/2011/sayi19/57-94.pdf
  6. Candan ve Bilgin, http://www.yasader.org/web/yasama_dergisi/2011/sayi19/57-94.pdf
  7. Candan ve Bilgin, http://www.yasader.org/web/yasama_dergisi/2011/sayi19/57-94.pdf
  8. Candan ve Bilgin, http://www.yasader.org/web/yasama_dergisi/2011/sayi19/57-94.pdf
  1. ^ 2
  2. ^ 3
  3. ^ 4
  4. ^ 5
  5. ^ 6
  6. ^ 7
  7. ^ 8
  8. ^ 9