Kerh Muharebesi

Kerh Muharebesi, Çerkez Hüseyin Bey komutasındaki Osmanlı öncülerinin, Safevi kuvvetlerinin pususu sonucu neredeyse imhası ile sonuçlanmıştır.

Kerh Muharebesi
Fırat-Dicle Seferi
TarihNisan 1516
Bölge
Sonuç Kesin Safevi zaferi
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu Safevi Devleti
Komutanlar ve liderler
Osmanlı İmparatorluğuÇerkez Hüseyin Bey 
Osmanlı İmparatorluğu Mehmed Çelebi 
Ustacalı Karahan

MuharebeDeğiştir

Karaman ve İstanbul'dan gelecek takviyeleri bekleyen Bıyıklı Mehmed Paşa, gittikçe güçlenen Ustacalı Karahan'ı bir oyun ile alt etmek istiyordu. Bunun sonucunda iki bin kişilik bir süvari ile sahte bir taarruz yapılacak, Safevi kuvvetlerinin toparlanması üzerine bu birlikler geri çekilecek ve Safevi ordusunu Bıyıklı Mehmed Paşa komutasındaki ana ordunun tuzağına çekecekti. İdris-i Bitlisi ise bu plana karşı çıktı. Gerekçesi ise mevsim dolayısıyla yolların çamurlu olması ve Kerh mevkisi ile ana ordunun beklediği Kantara arasında uzun mesafe olması. Bıyıklı Mehmed Paşa ise itirazları kabul etmedi ve Harput Sancakbeyi Çerkez Hüseyin komutasına bahsi geçen kuvvetleri vererek yola çıkardı.

Gözcüleri vasıtasıyla bir baskın olacağını haber alan Karahan, ordugâhı boşaltarak civara sakladı. Osmanlı öncüleri ordugâhı boş sanıp talan etmeye koyuldu. Arkadan ana ordunun geldiğini zanneden Safevi ordusu ise Osmanlı öncülerinin ordugâhlarına ciddi tahribat vermesine müsaade etti. Ana ordunun gelmeyeceğini, bu kuvvetlerin yalnız olduğunu anlayınca saklandıkları yerden çıkıp taarruza kalktı. Bir anda baskına uğrayan Osmanlı süvarileri fazla direnç göstermedi ve kaçmaya başladı. İdris-i Bitlisi haklı çıktı ve çamurlu yollar yüzünden Osmanlı süvarileri kaçamıyordu. Bıyıklı Mehmed Paşa'ya ise Nizamettin adında bir muhbir Safevi ordusunun bozulduğunu ve kaçtığını söyleyince Paşa da Diyarbakır'a döndü.

Dicle'ye ulaşmayı başaran Osmanlı öncülerinin bir kısmı etrafta dost askeri görmeyince nehri geçmeye çalıştı. Geçmeye çalışanların çoğu taşkın nehirde boğulurken kalanlar da Safevi kuvvetlerince ya öldürüldü ya da esir alındı.

Hoca Sadeddin Efendi ise Tacü't-Tevarih adlı kitabında muharebe için şu dörtlüğü yazıyor:

Köprü başı ardtan önden ele geçmişti
Düşman baskısından hiç kes erişmemişti
Meğer o kimse ki kendüsin suya sala
Ya da çaresiz kalınca artuk canın vire.

Ayrıca bakınızDeğiştir

KaynakçaDeğiştir

  • Göyünç, Nejat (1969). Osmanlı ordugahında müşavere. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi. ss. 23-24. ISBN 9789751604026. 
  • Hoca Sadeddin Efendi (1585). Diyarbakır'ın ele girmesi. ss. 263-265. ISBN 9789751710949.