Elâzığ Halk Oyunları

(Elazığ Halk Oyunları sayfasından yönlendirildi)

Elâzığ Halk Oyunları, oyun bölgelerinden halay Bölgesi içinde ele alındığında, hareketlilik açısından diğer il ve bölgelere göre ağır ve estetiktir.[1] Az miktarda, çok hareketli oyunlar da vardır. Oyunlar halay bölgesindeki diğer oyunlara nazaran müzik ve oyun figürleri açısından çeşitli farklılıklar gösterir.[1] Altmışa yakın Elâzığ oyunu vardır. Ancak, bugün yaşayan oyunların adedi yirmi-yirmi beş kadardır.[1] Bu oyunlardan bazıları ve en çok bilinenleri Çayda Çıra Oyunu, Avreş Oyunu, Nure Oyunu, Halay Oyunu, Bıçak Oyunu, Kılıç Kalkan Oyunu, ve Delilo Oyunu'dur.[1]

İçindekiler

Çayda Çıra OyunuDüzenle

Ana madde: Çayda Çıra

Çayda Çıra, Elâzığ yöresine ait halay türünden halk oyunu.[2] Dünyada "Mumlu Dans" olarak da bilinir.[3] Genellikle sazsız olarak, "nanay" adı verilen türküler eşliğinde oynanır. Eskiden yalnızca kadınlar oynarken, günümüzde halk oyunları toplulukları tarafından gösteri amacıyla kadınlı erkekli oynanmaktadır. Günümüz Elâzığ yöresi düğünlerinde oldukça yaygındır.

Oynanış ŞekliDüzenle

Oyun kendine has bir müzik eşliğinde ve manilerle oynanmaktadır. Oyuna başlarken şu mani söylenir: "Yansın şamdanlarda mum, olsun ergenler sıra. İnsin davula tokmak, başlasın Çayda Çıra." Mani ardından oyunu oynayacak olan ekip alana giriş yapar. Girişin ardından çember oluşturularak oyun başlar. Çemberin oluşturulması ardından kızlar orta alana geçerek çömelir. Her erkek, eşinin etrafında bir tur döner. Ardından yeniden çember oluşturulur ve sonrasında düz bir çizgi oluşturana kadar dönülür. Düz çizgi oluşturulması ardından ileri 8 adım gelinir ve eğilerek şamdanlar yere bırakılır. Şamdanların bırakılması ardından çayda çıra oyununa has bir türkü söylenir. Türkü ardından yeniden şamdanlar alınır ve meydan terk edilir.[4]

Kıyafet ve AksesuarlarDüzenle

Çayda Çıra oynarken kullanılan kıyafet ve aksesuarlar şöyledir:[4]

Kızların Kıyafet ve AksesuarlarıDüzenle

  • Baş örtüsü
  • Gömlek
  • Üç etek
  • Şalvar
  • Kemer
  • Potin

Erkeklerin Kıyafet ve AksesuarlarıDüzenle

  • Gömlek
  • Yelek
  • Kuşak
  • Şalvar
  • Yumurta topuk ayakkabı

Hem Kızların Hem Erkeklerin Kullandığı AksesuarlarDüzenle

  • Şamdan
  • Mum

Çayda Çıra TürküsüDüzenle

Çayda Çıra oyunu Çayda Çıra Türküsü eşliğinde oynanır. Türkünün sözleri şöyledir:[5]

Çayda çıra yanıyor
Hanım nanay vay nanay
Nanay güzel nanay
Nanay gülüm nanay
Ayda yılda yanıyor
Hanım nanay vay nanay
Nanay güzelim nanay
Nanay gülüm nanay
Yavaş yörü sevdiğim
Hanım nanay vay nanay
Nanay gülüm nanay
Nanay güzelim nanay
Engeller uyanıyor
Hanım nanay oy nanay
Nanay güzelim nanay
Nanay sevdiğim nanay
Karşıda oturanlar
Hanım nanay vay nanay
Nanay güzelim nanay
Nanay gülüm nanay
Az derdim artıranlar
Hanım nanay vay nanay
Nanay sevdiğim nanay
Nanay güzelim nanay
Başıma akıl koyun
Hanım nanay oy nanay
Nanay gülüm nanay
Nanay sevdiğim nanay
Sevdadan kurtulanlar
Hanım nanay uy nanay
Nanay sevdiğim nanay
Nanay gülüm nanay
Bağ altına bağ altına
Bağ altına bağ altına
Dolandım servan altına
Al beni yorgan altına

EfsanelerDüzenle

Çayda Çıra Oyunu ve Türkülerinin doğuşu ile alakalı çeşitli efsaneler yer almaktadır. Bunlardan bazısı şöyledir:

I. SöylenceDüzenle

Efsanelerden biri, Elâzığ yakınlarındaki bir çayın iki kıyısına yerleşmiş aşiretlerden iki gencin aşkıyla ilgilidir. Sevdalılar geceleri yaktıkları çıralarla işaretleşir, böylece genç erkek kızın yaktığı çıraya doğru yüzüp karşı kıyıya çıkar ve ona kavuşurmuş. Bir gece çayın azgın suları oğlanı sürüklemiş. Kız da sevgilisini çay boyunca aradığı halde bulamayınca kendisini suya atmış. Çayda Çıra Türküsü ve Oyunu da bu sevdayı dile getirmek için ortaya çıkmış.[2] Bu efsane, 1982 yapımı Çayda Çıra Efsanesi Filmi'ne konu olmuştur.

II. SöylenceDüzenle

Bir diğer efsane, Elâzığ yakınlarındaki Harıngit (ya da Harınket) Çayı kıyısında yapılan bir düğünle ilgilidir. Bir köy ağası, oğlunu başka bir köyün ağasının kızıyla evlendirirken kına gecesinde birden ay tutulmuş; karanlıkta kalan konuklar bunu uğursuzluk sayıp kötüye yormuşlar. Oğlanın annesi duruma üzülüp çevredeki bütün mumları toplatmış. Tabaklara dizip yakarak, oyun oynayan kızların ve gelinin ellerine tutuşturmuş; kendisi de aralarına katılmış. Karanlıkta çay kıyısında yanan mumların görüntüsü herkesi coştur­muş; bu coşkuyla türküler söylenmiş, halay­lar çekilmiş, eğlence sürmüş. Çayda Çıra da söylenceye göre böyle doğup günümüze kadar ulaşmıştır.[2]

Avreş OyunuDüzenle

Ana madde: Avreş

"Berber Yaşar" adıyla da tanınan bu oyunun, Elâzığ dışında herhangi bir yerde oynandığına rastlanmamıştır. Oyunun kaynağı Harput'tur. Eskiden asker sevki çok olan Elâzığ ve Harput'ta askeri hareketlerin taklidi ile ortaya çıkan bu oyun, Elâzığ'ın her yerinde oynanır. Oyunun elli-altmış yıllık bir geçmişi olduğu bilinir. Bugün davul ve klarnetle çalınan bu oyunun müziği eskiden zurna ile çalınır ve oynanırdı. Esasen Harput'a klarnet girmeden önce düğünlerin baş sazı zurna idi. Ancak Türkiye'ye girdiği anda Harput’ta da kullanımı başlayan klarnet zurnayı büyük ölçüde etkileyerek etkinliğinin azalmasına neden olmuştur. Avreş oyununun türküsü, yoktur. Bu oyunun melodisi ile başka bir oyun oynanmadığı gibi, bu oyun başka bir melodi ile de oynanmaz.[1]

Oynanış ŞekliDüzenle

Oyun müziği ile önce 6/8'lik usulde ve ağır tempoda, sonra 4/4'lük usulde ve hızlı tempoda oynanır. Makamı İbrahimiyye'dir. Tek sıra dizilmek suretiyle oynanan bu oyun bazen de sağa sola dönmek suretiyle icra edilir. Oyunun öyküsü olmayıp, oyun figürünü teşkil eden hareketler, daha çok ayaklarda toplanmış, kısmen de başla yapılmaktadır. Vücudun tabii hareketlerini ihtiva eden oyun figürleri ile, asker hareketleri taklit edilmektedir. Oyunda "ha-ha, hey-hey"diye nara atılır. Bu oyun daha çok asker uğurlamalarında ve düğünlerde oynanır.[1]

Halay OyunuDüzenle

Harput Halayı olarak da bilinen bu oyun; Palu'da Palu Halayı, İngüzek’te Karaçor, Ağın’da Düz Halay, Baskil'de Halay, Sivrice'de Düz Halay olarak anılır. Oyunun kaynağı Harput’tur ve 200-300 yıldan beri oynanmaktadır. Daha çok asker uğurlamalarında ve düğünlerde oynanmaktadır.[1]

Oynanış ŞekliDüzenle

Oyun müziği 2/4'lük ve "zazaki" denilen figürde 6/8'lik usulde çalınır. Makamı İbrahimiyye'dir. Oyun, avuç avuca kenetlenip tutunmak suretiyle tek dizi halinde oynanır. Oyunun figürleri ayaklarda toplanmıştır.[1]

KaynakçaDüzenle