Antik Roma'da eğitim

Antik Roma'da eğitim, Cumhuriyet'in başlarında gayriresmi, ailesel bir eğitimken; geç Cumhuriyet ve İmparatorluk dönemlerinde bir sisteme dayanan eğitime doğru ilerledi. Roma eğitim sistemi Yunan eğitim sistemine dayanıyordu ve Roma eğitim sistemindeki özel öğretmenlerin çoğu Yunan köleler ya da yine Yunan azat edilmiş kişilerdi. Roma'da kullanılan eğitim metodolojisi ve müfredatı, Roma'nın tüm eyaletlerinde kopyalandı ve daha sonraki Batı uygarlığı eğitim sistemleri için bir temel oluşturdu. MS 2.yüzyıla kadar organize eğitim nispeten nadir olarak uygulandı ve bu zamana kadar uygulanan Roma eğitim sürecine dair sadece birkaç birincil kaynak var. Aile babasının Romalı aileler üzerinde sahip olduğu geniş güç nedeniyle, Romalı çocuklara sağlanan eğitimin düzeyi ve kalitesi aileden aileye büyük farklılıklar gösteriyordu; yine de, Roma kültürü sonralarda babaların çocuklarını bir dereceye kadar eğitmelerini beklemeye başlayacak şekilde gelişim gösterdi, siyasete girmek isteyen herhangi bir Romalıdan tam ve üst düzey bir eğitim bekleniyordu.[1]

Bir kızın bronz heykelciği (1. yüzyıl)

İmparatorluk döneminde eğitimDüzenle

 
Trier yakınlarındaki Neumagen'de bulunan kabartma, üç discipuli bir öğretmen ile birlikte (MS 180-185)

Roma Cumhuriyeti'nin ve daha sonra Roma İmparatorluğu'nun zirve döneminde, Roma eğitim sistemi yavaş yavaş nihai biçimini buldu. Öğrencilere harçlık veren resmi okullar kuruldu; ancak ücretsiz halk eğitimi veren eğitim kurumlarından çok az vardı.[2] Hem erkek hem de kız çocukları, zorunlu olarak birlikte olmasa da eğitimliydi.

Modern dünyada hakim olan sisteme çok benzeyen bir şekilde Roma eğitim sistemi kademeli olarak düzenlenmiş okullar geliştirmişti. Roma'daki eğitimcilerden olan Quintilianus, eğitime mümkün olduğunca erken başlamanın önemini kabul etti ve "hafızanın sadece küçük çocuklarda değil herkeste var olduğunu, ancak o yaşlarda öğrenilen bilgilerin özellikle kalıcı olduğunu" belirtti.[3] Romalı bir öğrenci, tıpkı bugün bir öğrencinin ilkokuldan ortaokula ve sonra da üniversiteye gitmesine benzer okullarda ilerlemekteydi. Her sekiz günde bir, bir tür hafta sonu oluşturan Nundina günlerinde genellikle eğitimden muaf tutulurlardı.[4] Sınıf geçme, yaştan daha çok yeteneğe bağlıydı [2], bir öğrencinin Ingenium'una yani öğrenmek için doğuştan gelen "armağana" [5] kısaca zekasına ve bir aynı zamanda da öğrencinin üst düzey eğitim alma becerisine büyük önem veriliyordu.

EtkilerDüzenle

 
Bir metin okuyan sarışın bir Romalı kızın freski, (MS 60-79), Pompeii, İtalya

MÖ 3. yüzyıldan önce, Roma eğitim sistemi, babanın hane reisi olarak hareket ettiği ( paterfamilias ) ve yasaya göre çocukları üzerinde mutlak kontrol hakkına sahip olduğu Roma sosyal kavramı olan patria potestas'a sıkı sıkıya bağlıydı. Çocuklarını eğitmek babanın göreviydi ve baba bu görevi yerine getiremezse, bu görev diğer aile üyeleri tarafından üstlenilirdi.[6] MÖ 272'de Tarentum'un ele geçirilmesi, MÖ 241'de Sicilya'nın ilhakı ve Birinci Pön Savaşı'nı takip eden dönemde Romalılar, Yunan düşüncesinin ve yaşam tarzının güçlü etkisine maruz kaldılar ve sanat konusuna eğilmek ve bu konuda çalışmalar yapmak için boş zaman buldular.

MÖ 3. yüzyılda, Livius Andronicus adlı, Tarentum'da esir alınan bir Yunan tutsak, köle olarak satıldı ve efendisinin çocuklarına öğretmenlik yapmaya başladı.[7] Özgürlüğünü elde ettikten sonra Livius Roma'da yaşamaya devam etti ve Yunan eğitim yöntemlerini takip eden, Homeros'un Odysseia'sını Satürn ölçüsüyle Latince dizelere çeviren ilk öğretmen (özel öğretmen) oldu.

Pön Savaşları'nı takiben Roma'nın büyüklüğü ve gücü arttıkça, ailenin Roma toplumu içindeki "temel taş" olarak önemi azalmaya başladı [8] ve bu süreç ile birlikte aile reisi tarafından yürütülen eski Roma eğitim sistemi bozuldu. Yeni Roma eğitim sistemi, Romalıların karşılaştığı İskenderiye gibi önde gelen Yunan ve Helenistik öğrenme merkezlerine daha fazla odaklanmaya başladı. Roma eğitim sistemi gitgide edebi bir eğitim sistemi haline geliyordu.

Homeros'un, Hesiodos'un ve Arkaik Yunanistan'ın Lirik şairlerinin büyük ve kıymetli eserlerine sahip oldukları için Yunanlar edebiyat eğitiminde örnek alınmak için idealdi. Roma'nın kendi edebi eğitim yönteminin olmaması, Roma'nın herhangi bir ulusal edebiyattan yoksun olmasından kaynaklanıyordu. Askeri eğitim ve stratejik konular; Roma'nın önem verip eğitimine, yöntemine hakim oldukları tek şeydi. Romalılar savaşmadıkları zamanlarda, kalan zamanda tarımla uğraştılar. Roma'nın kaygısı, savunma ya da hakimiyet yoluyla hayatta kalmaktı. Roma ulusal edebiyatı Roma şiirinin babası olan Ennius'un (MÖ 239-169) ortaya çıkışına kadar şekillenmemişti.

Romalılar Yunan eğitiminin birçok yönünü benimserken, özellikle iki alan önemsiz olarak görülüyordu: müzik ve atletizm. Yunanlar için müzik, eğitim sistemlerinin temeliydi ve doğrudan Yunan payeia'sına bağlıydı. Mike, İlham Perileri tarafından sembolize ve kontrol edilen, günümüzün genel sanatlarıyla karşılaştırılabilir tüm bu alanları kapsıyordu. Pek çok Romalının önemsiz gördüğü alanlar, bizim şu anki modern müzik tanımımıza eşittir. Yunanlar için bir enstrüman çalma yeteneği medeni, eğitimli bir insanın işaretiydi ve müziğin her alanındaki eğitim yoluyla ruhun daha ılımlı ve kültürlü olabileceği düşünülüyordu. Romalılar bu görüşü paylaşmadılar ve müzik faaliyetlerini ahlaki bozulmaya giden bir yol olarak gördüler.[9] Ancak, Romalılar Yunan güzel sanatlarının bir alanını benimsediler: Yunan edebiyatı.

Yunanlar için atletizm, başlı başına bir amaç olan ve rekabet sevgisini daha da artıran, aynı zamanda da sağlıklı ve güzel bir vücuda sahip olmayı sağlayan bir uğraştı. Ancak Romalılar, atletizmin yalnızca askerleri korumanın ve iyi yetiştirmenin bir yolu olduğuna inandıkları için bu tutumu paylaşmadılar.

Bu, iki kültür arasındaki temel farklılıklardan birini ve onların eğitime bakış açısını gösterir: Yunanlar için güzellik veya aktiviteler başlı başına bir amaç olabilirdi ve bu aktivitelerin uygulanması bu anlayışa göre faydalıydı. Öte yandan Romalılar, çocuklarının eğitimine gelince daha pratik düşünme eğilimindeydiler. Onlara göre, bir aktivite veya çalışma, ancak kendi dışında belirlenmiş daha iyi ve daha önemli bir amaca hizmet ettiği sürece iyiydi. Ayrıca savaşlardan önce orduya ve normal şartlarda ise ordudan çok hükümet ve siyasete odaklanmışlardı.[2]

Eğitim kademeleriDüzenle

Ahlaki eğitimDüzenle

 
MS 1. yüzyıldan Herkulaneum'daki genç bir adamın portre freski

Antik Yunan eğitiminin temelinde etkili bir örgün eğitim sistemi vardı, ancak Yunanların aksine, Romalılar MÖ 3. yüzyıla kadar böyle bir sistemden yoksundu.[10] Bunun yerine, Antik Roma eğitiminin temelinde, her şeyden önce, çocukların sözde "ahlaki eğitimlerini" aldıkları ev ve aile vardı.

Yunan erkek çocukları eğitimlerini öncelikle toplum içinde alırken, bir Roma çocuğunun ilk ve en önemli eğitimcileri neredeyse her zaman ebeveynleriydi. Erken cumhuriyet döneminde ebeveynler çocuklarına yaşamak için gerekli olan tarımsal, evsel ve askeri becerilerin yanı sıra vatandaş olarak onlardan beklenen ahlaki ve sivil sorumlulukları da içeren becerileri öğretirlerdi. Roma eğitimi, aile babalarının yönetimi altında neredeyse yalnızca evde sürdürülüyordu.[11] Eğitim gören çocuklar, ebeveynlerden veya ailenin en yüksek rütbeli erkeğinden, genellikle "basit ticari işlemleri anlamalarına ve sayma, tartma ve ölçmeye yetecek kadar" okuma, yazma ve aritmetik öğrenirlerdi.[12]

Yaşlı Cato gibi adamlar bu Roma geleneğine bağlı kaldılar ve öğretmenlik rollerini çok ciddiye aldılar. Yaşlı Cato, çocuklarını sadece çalışkan, iyi bir vatandaş ve sorumlu bir Romalı olarak yetiştirmekle kalmadı, aynı zamanda oğlunun okuma öğretmeni, hukuk profesörü, atletik antrenörüydü. Oğluna sadece cirit atmayı, zırhlı dövüşmeyi, ata binmeyi değil, boks yapmayı, hem sıcağa hem de soğuğa dayanmayı ve iyi yüzmeyi öğretti." [13]

İş eğitimine de önem verildi, erkek çocuklar çıraklık yoluyla değerli deneyimler kazandılar. Ancak annelerin de ahlaki eğitimci ve çocuklarının karakter geliştiricileri olarak rolleri kesinlikle göz ardı edilemez. Hatta Gracchus'un annesi olan Cornelia Africana, oğlunun ünlü iyi konuşma ve hitabet yeteneğinin gelişmesini saylayan en önemli etken olarak görülmektedir.[12]

Ebeveynlerin çocuklarının eğitimindeki belki de en önemli rolü, onlara geleneğe saygı, aynı zamanda da onlara sağlam bir pietas anlayışını ve göreve bağlılığı aşılamaktı. Bu, bir erkek için, devlete bağlılık, bir kız için ise kocasına ve ailesine bağlılık anlamına geliyordu. Roma Cumhuriyeti daha sistemli bir eğitime doğru geçiş yaparken, ebeveynler bu ileri düzeyde akademik eğitim için özel öğretmenler işe almaya başladılar. Romalılar, çocuklarının bilgi ve potansiyelini daha da zenginleştirmek için Yunan köleleri Roma'ya getirmeye başladılar. Ancak yine de, Romalılar her zaman pietas geleneğini ve babanın çocuğunun öğretmeni olması anlayışını muhafaza ettiler..[10]

Ludus (İlkokul)Düzenle

Cumhuriyet ya da imparatorluk dönemlerinde Roma, hiçbir zaman devlet destekli bir ilköğretim biçimini resmi olarak kurmadı.[14] Roma, tarihinin hiçbir aşamasında, halkının herhangi bir düzeyde eğitim görmesini yasal olarak talep etmemiştir.[15]

Romalı zengin ailelerin çocuklarının ilk eğitimlerini özel öğretmenlerden almaları tipikti. Bununla birlikte, daha mütevazı olanaklara sahip çocukların geleneksel olarak Ludus litterarius olarak bilinen bir tür ilkokulda eğitim görmesi yaygındı.[14] :47 Bu tür bir okuldaki eğitmen genellikle oldukça saygın bir unvan olarak görülen litterator veya litteratus olarak biliniyordu. Düşük maaşları dışında, bir litterator'u kendi okulunu kurmaktan alıkoyan hiçbir şey yoktu. Bir Ludus litterarius için hiçbir zaman belirli yerleşik bir yer belirlenmedi. Özel bir konuttan bir spor salonuna kadar çeşitli yerlerde ve hatta sokakta bulunabilirlerdi.[15]

Tipik olarak, Antik Roma'da ilköğretim; günlük yaşama, okuma ve yazma gereksinimlerine odaklandı. Öğrenciler, harfleri okuyup yazmaktan hecelere, daha sonra kelimeler öğrenmeye, ve en sonunda ise metinleri ezberlemeye ve okumaya kadar ilerlemekteydi.[15] Erken Roma eğitiminde kullanılan metinlerin çoğu edebi metinlerdi, bu metinler de ağırlıklı olarak şiirdi.[14] Homeros ve Hesiod gibi Yunan şairleri, Roma edebiyatının eksikliğinden dolayı sıklıkla ders örnekleri olarak kullanılmıştır.[9] Romalı öğrencilerin kendi başlarına çalışmaları bekleniyordu. Gün boyunca farklı zamanlarda gelen ve giden öğrenciler olduğu için birleşik bir birim olarak bir sınıf birlikteliği duygusu yoktu. Genç Romalı öğrenciler hiçbir resmi sınav veya yazılı testle karşılaşmadılar. Başarı dereceleri, gösterdikleri performansa göre düzeltildikleri veya tebrik edildikleri egzersizlerle ölçüldü. Bu, öğrenciler arasında kaçınılmaz bir rekabet duygusu yarattı.

Romalılar, rekabetçi bir eğitim sistemi kullanarak, seçkinlerin sınıflarının devamlılığını korumalarına izin veren bir sosyal kontrol biçimi geliştirdiler.[15] Bu rekabetçi sistem, iyi bir eğitim almak için yüksek miktarda para harcanmasını gerektirdi bu da zengin olmayan Romalı öğrencilerin çoğunluğunun daha yüksek eğitim seviyelerine ilerlemesini engelledi.

GrammaticusDüzenle

  Dokuz ila on iki yaşları arasında, varlıklı ailelerin erkek çocukları, 'litterator' tarafından almakta oldukları eğitimi bırakırlardı ve öğrencilerinin yazma ve konuşma becerilerini geliştiren, edebi analiz sanatında ustalaşan ve onlara bu zengin birikimlerini öğreten bir Grammaticus ile çalışmaya başlarlardı. Yunanca henüz bilmiyorlardı.[12] Grammaticuslar şiir analizi derslerinde, öğrencilerin geçmiş eğitimlerinde Ludus'ta gördüğü şiirleri ve şairleri kullanmaya devam ediyorlardı. Örneğin Euripides'in Phoenissae'si.[9] Bu noktada, zengin erkek çocuklar özel öğretmenler tarafından eğitilirken, Ludus'u bitiren alt sınıftaki erkekler zaten çırak olarak çalışıyor olacak ve kızlar ise -zengin ya da fakir- kendilerine bir eş bulmaya ve daha sonra da en kısa zamanda çocuk sahibi olmaya odaklanacaklardı.

Grammaticus ( narratio ) tarafından verilen dersleri içeren günlük aktiviteler arasında, şiirin anlamlı okuması ( Lectio ) ve şiir analizi yer alıyordu.[2] Müfredat, öğrencilerin hem Yunanca hem de Latince okumaları ve konuşmaları beklendiğinden, tamamen iki dilli idi.[16] Bir öğrencinin performansının değerlendirilmesi, kendi Grammaticus'u tarafından belirlenen standartlara göre anında ve yerinde yapılırdı.[15] Öğrenciler bir alıştırmayı tamamlardı, sonuçlarını eğitmenlerine gösterirlerdi ve kendi kendini “dilin koruyucusu” olarak gören Grammaticus tarafından eksik yerleri gerektiği gibi düzeltilir veya tebrik edilirlerdi.[17]

Ünlü grammatici (dilbilgisi) uzmanları arasında, öğrencilerini eve götürmek için dövmekten veya kırbaçlamaktan çekinmeyen Lucius Orbilius Pupillus [12] ve imparatorluk himayesi nedeniyle yaygın bir vesayet kazanan, benzer yaş ve yetenekteki öğrencileri retorik yarışmaları düzenleyerek karşı karşıya getiren ardından da kazananı genellikle nadir bulunan eski bir kitap ödüllüyle ödüllendirme şeklindeki yeni uygulamasıyla bilinen azatlı köle Marcus Verrius Flaccus sayılabilir.[15]

Roma'daki büyük prestiji nedeniyle muazzam ücretler talep eden ve torunlarına öğretmenlik yapması için Augustus tarafından işe alınan Verrius Flaccus, kariyerinin zirvesindeyken bile hiçbir zaman kendi dersliğine sahip olamadı.[15] Bunun yerine, birçok öğretmen arkadaşı gibi, genellikle çok düşük olan ücretlerle özel olarak kiralanabilen okullardaki yerleri kullandı ve bulabildiği her yerde sınıf alanı kiraladı.[12] Diğer öğretmenler, sınıflarını kaldırımlarda, revaklarda veya trafik gürültüsünün, sokak kalabalığının ve kötü havanın sorun yaratacağı kesin olan diğer kamusal alanlarda toplayarak kira ve aydınlatma maliyetlerinden kaçındılar.

Hem edebi hem de belgesel kaynaklar, bir öğretmen için kullanılan çeşitli unvanlarda değişik bilgiler verse de ve çoğu zaman tüm öğretmenleri tanımlamak için en genel terimleri kullansa da, Diocletian tarafından MS 301'de yayınlanan bir fiyat fermanı, bu tür ayrımların gerçekten var olduğunu ve bir öğretmenin kendini, en azından teoride Litterator, Grammaticus ya da Return olarak tanımlaması gerektiğini göstermekteydi.[15] Azami ücretler hakkındaki bu ferman, bir Grammaticus'un maaşını öğrenci başına aylık 200 denarius olarak sabitledi, ancak bu ferman uygulanamadı, göz ardı edildi ve en sonunda da yürürlükten kaldırıldı.

Çocuklar on dört ya da on beş yaşlarına kadar Grammaticus ile çalışmalarına devam ederlerdi, bu noktada ise sadece en zengin ve en umut verici öğrenciler retorik eğitim alma şansına sahip oldular.[12]

RetorDüzenle

 
Hatip, yaklaşık MÖ 100 , Aule Metele (Latince: Aulus Metellus) tarafından tasarlanan bir Etrusk-Roma bronz heykeliydi. Heykelde Etrüsk bir adam Roma togası giyer şekilde retorik yapıyor; heykelde Etrüsk alfabesiyle yazılmış bir yazıt var.

Retor, Roma eğitiminde son aşamaydı. Çok az erkek retorik okumaya devam edebilirdi. Roma tarihinin başlarında, bir avukat veya politikacı olarak görev yapmanın tek yolu bu olabilir.[18]

Erken Roma döneminde, retorik çalışmaları yalnızca öğretmen aracılığıyla öğretilmedi, bir öğrencinin büyüklerini dikkatli bir şekilde gözlemlemesi yoluyla da retorik eğitimi verilirdi.[12] Retorik pratiği, Roma toplumunda bir kurum haline gelmeden önce Yunanlar tarafından yapılıyordu ve pratiğin Roma'da kabul görmesi uzun zaman aldı.[14]

Hatip veya retorik öğrencileri, Roma tarihi boyunca meydana gelen sürekli siyasi çekişmeler nedeniyle Roma toplumunda önemliydi.[14] Retorik eğitimi alan genç erkekler sadece topluluk önünde konuşmaya odaklanmazlardı. Bu öğrenciler ayrıca coğrafya, müzik, felsefe, edebiyat, mitoloji ve geometri gibi diğer konuları da öğrendiler.[12] Bu çok yönlü çalışmalar, Romalı hatiplere daha çeşitli bir eğitim verilmesini sağladı ve onları gelecekteki tartışmalara hazırlamaya yardımcı oldu.

Roma eğitiminin diğer biçimlerinden farklı olarak, retorik eğitiminin organize okullarda da verildiğine dair herhangi bir kanıt yoktur. Bu delil yetersizliğinden dolayı eğitimin daha önce bahsedilen özel hocalar aracılığıyla yapıldığı varsayılmaktadır.[14] Bu öğretmenlerin, öğrencilerinin görüşleri ve eylemleri üzerinde muazzam bir etkisi oldu. Aslında etkileri o kadar büyüktü ki, Roma hükümeti MÖ 161'de birçok retorikçi ve filozofu sınır dışı etti.

Genç erkekler için mevcut olan iki hitabet çalışması alanı vardı. Bu alanlardan ilki, müzakereci çalışma dalıydı. Bu alan, daha sonra Roma Senatosu'nu etkileyen tedbirlerin "tavsiye edilebilirliği veya tavsiye edilemezliği" konusunda fikirlerini ileri sürmesi gerekecek olan genç erkeklerin eğitimi içindi.[14] İkinci çalışma alanı çok daha kazançlıydı ve adli hitabet olarak biliniyordu. Bu hatipler daha sonra ceza hukuku gibi kamuoyunda taraftar kazanmada önemli olan alanlara girerlerdi. Roma'da başarılı bir siyasi kariyer için halkın desteği gerekliydi.

Daha sonra Roma tarihinde beyanat uygulaması, mahkemelerde önemli konularda konuşma sanatının aksine, daha çok sunuma odaklandı. Tacitus, kendi zamanında (MS 1. yüzyılın ikinci yarısı), öğrencilerin yasal anlaşmazlıkları gözden kaçırmaya başladıklarına ve eğitimlerinin çoğunu hikâye anlatma sanatına odaklamaya başladıklarına dikkat çekti.

FelsefeDüzenle

Eğitimin son bir seviyesi de felsefi eğitimdi. Felsefe eğitimi açıkça Yunancadır, ancak birçok Romalı öğrenci tarafından üstlenilmiştir. Felsefe okumak için, bir öğrencinin genellikle yurtdışında, Yunanistan'da filozofların eğitim verdiği bir felsefe merkezine gitmesi gerekir. Felsefi bir düşünce okulunun eğitimi, Cicero'nun övülen "büyük olan" bilgisine çok şey katabilirdi, ancak bu eğitim sadece Roma'nın en zengin seçkinleri tarafından görülebilirdi. Romalılar felsefi eğitimi belirgin bir şekilde "Yunan işi" olarak gördüler ve bunun yerine eğitimlerinde hukuk ve retorik okulları kurmaya odaklandılar.[2]

KaynakçaDüzenle

 

  1. ^ Chiappetta (1953). "Historiography and Roman Education". History of Education Journal. 4 (4): 149-156. 
  2. ^ a b c d e Oxford Classical Dictionary, Edited by Simon Hornblower and Antony Spawforth, Third Edition. Oxford; New York: Oxford University Press, 1996
  3. ^ Quintilian, Quintilian on Education, translated by William M. Smail (New York: Teachers College Press, 1966).[sayfa belirt]
  4. ^ Struck (2009).
  5. ^ Yun Lee Too, Education in Greek and Roman antiquity (Boston: Brill, 2001).[sayfa belirt]
  6. ^ Education in Ancient Rome: From the Elder Cato to the Younger Pliny, Volume 5. 2 Park Square, Milton Park, Abingdon, Oxon: Routledge. 2012. ss. 14, 15. ISBN 978-0415689793. 
  7. ^ J.F. Dobson, Ancient Education and Its Meaning to Us (Cooper Square: New York, 1963).[sayfa belirt]
  8. ^ Robin Barrow, Greek and Roman Education (Macmillan Education: London, 1976).[sayfa belirt]
  9. ^ a b c Education in Greek and Roman Antiquity. Brill. 2001. ss. 241. ISBN 9789004107816.  Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: ":0" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: ":0" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  10. ^ a b William A. Smith, Ancient Education (New York: Philosophical Library, 1955).[sayfa belirt] Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Smith" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  11. ^ William A. Smith, Ancient Education (New York: Philosophical Library, 1955), p.184.
  12. ^ a b c d e f g h Jo-Ann Shelton, As the Romans Did: A Sourcebook in Roman Social History (New York: Oxford University Press, 1998).[sayfa belirt] Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Shelton" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Shelton" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Shelton" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Shelton" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Shelton" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Shelton" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Shelton" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  13. ^ Plutarch, The Lives of Aristeides and Cato, translated by David Sansone (Warminster: Aris & Phillips, 1989).[sayfa belirt]
  14. ^ a b c d e f g Bonner, Stanley F., Education in Ancient Rome (Berkeley: University of California Press, 1977).[sayfa belirt] Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Bonner" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Bonner" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Bonner" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Bonner" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Bonner" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Bonner" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  15. ^ a b c d e f g h Morgan (1 Mart 2001). "Assessment in Roman Education". Assessment in Education: Principles, Policy & Practice. 8 (1): 11-24. doi:10.1080/09695940120033225.  Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Morgan" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Morgan" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Morgan" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Morgan" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Morgan" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Morgan" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Morgan" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  16. ^ The Legacy of Roman Education (in the Forum), Nanette R. Pascal, The Classical Journal, Vol. 79, No. 4. (Apr. – May 1984)
  17. ^ Robert A. Kaster, Guardians of language: the grammarian and society in late antiquity (Berkeley: University of California Press, 1997).[sayfa belirt]
  18. ^ Jo-Ann Shelton. As the Romans Did: A Sourcebook in Roman Social History. (New York: Oxford University Press, 1998), p.100.

Daha fazla okumaDüzenle

  • Bloomer, W. Martin. 2011. The School of Rome: Latin Studies and the Origins of Liberal Education. Berkeley: Univ. of California Press.
  • Bonner, Stanley F. 1977. Education in Ancient Rome: From the Elder Cato to the Younger Pliny. Berkeley: Univ. of California Press.
  • Booth, Alan D. 1979. "The Schooling of Slaves in First-Century Rome." Transactions of the American Philological Association 109:11–19.
  • Bowman, Alan K., and Greg Woolf, eds. 1994. Literacy and Power in the Ancient World. Cambridge, UK: Cambridge Univ. Press.
  • Dickey, Eleanor. 2010. "The Creation of Latin Teaching Materials in Antiquity: A Re-Interpretation of P. Sorb. inv. 2069." 15 Temmuz 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Zeitschrift für Papyrologie und Epigraphik. 175:188–208.
  • Gwynn, Aubrey. 1926. Roman Education from Cicero to Quintilian. Oxford: Oxford Univ. Press.
  • Richlin, Amy. 2011. "Old Boys: Teacher-Student Bonding in Roman Oratory [Section = Ancient Education]." Classical World 105.1: 91-107
  • Starr, Raymond J. 1987. "The Circulation of Literary Texts in the Roman World." Classical Quarterly 37:213–223.
  • Turner, J. Hilton. 1951. "Roman Elementary Mathematics: The Operations." Classical Journal 47:63–74, 106–108.
  • Van den Bergh, Rena. 200. "The Role of Education in the Social and Legal Position of Women in Roman Society." Revue internationale des droits de l'antiquit 47: 351-364