Anomi, suç ve suçluluk konularında araştırmalar üzerine kurulmuş bir teori olup[1] toplumun bireylerinin az kültürel ve ahlaki rehberlik almasını tarif eder. Toplumun bireyle olan sosyal bağının kopması tanımıdır. Örneğin haksız yönetim sonucunda sosyal kimliğin bireysel düzeye inerek ufak parçalara indirgenmesi ve bireyin toplum değerlerine karşı verebilinir.

Bu terim Fransız sosyolog Émile Durkheim tarafından İntihar (1897) kitabında popüler hale gelmiştir. Durkheim'ın anomi teorisi, sapkın davranışların sebebini birerlerin iç dünyasına ve üzerlerindeki baskıda aranmıştır.

Émile Durkheim'a göre anomi, daha çok bireysel ve grup standartları arasındaki farktan, sosyal standardların aşırı genel olmasından ve sosyal etiğin eksikliğinden kaynaklanır. Bu durum toplumda moral çökmesi ve hukuk eksikliğine yol açar.

Anomi sosyal kural eksikliği değil, bireysel ve toplumsal normlar arasındaki uyușmazlık veya fark olarak kısaca tanımlanabilinir. Örneğin, aşırı kuralcı toplumlarda, bireyselliğin kısıtlanması gibi. Bu tür yönetim altında bulunan bireyler arasında intihar oranının yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Anomi teorisinde, uymama davranışı aynı uyma gibi toplum içindeki yaşamda büyük önem sahibidir.

Anomi teorisi, suç oranlarının belli toplumlarda neden daha fazla olduğu sorusuna cevap aramaktadır. Anomi, uyumsuzluk durumları olarak belirir ve azınlık oranında kaldığı sürece toplumsal mekanizmalarla çözülebilir. Fazla şiddetli anominin olduğu zamanlarda önemli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Kültürel yapının toplumdaki bireyler için belirlediği ulaşamamak, toplumdaki bireylerde sapma davranışlara neden olmaktadır.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Sosyoloji. Seçkin. Mart 2019. ss. 158-159, 175. ISBN 978-975-02-5359-1.