Ana menüyü aç

Ahlatlı Tepecik Höyüğü, Manisa il merkezinin doğusunda, Akhisar İlçesi'nin 25 km. güneyinde, Tekelioğlu Köyü'nün 800 metre batısında yer alan bir höyüktür. Yerel adı Sığır Tarlası ya da Uzun Tarla'dır. Marmara Gölü'nün güney kıyısındaki bir burundadır.[1] Yerleşme, Sard Vadisi'nden kuzeye, Akhisar'a doğru uzanan doğal yol üzerindedir.[2] Bölgenin çok eski çağlardan beri su sıkıntısı yaşadığı bilinmekte, göl kurak mevsimlerde büyük ölçüde su kaybetmektedir. Marmara Gölü çevresinde prehistorik çağda "kazıklı yapılar" görülürken Antik Çağ'da kral mezarları saptanmaktadır. Bugün için bilinmeyen nedenlerle tahrip olmuş bir ilk "sulama şebekesi"ne ilişkin buluntular vardır.[3]

Arkeolojik Höyük
Adı: Ahlatlı Tepecik Höyüğü
il: Manisa
İlçe: Salihli
Köy: Tekelioğlu
Türü: Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi: Kazı

İçindekiler

KazılarDüzenle

Höyük 1966 yılında saptanmış, 1967-68 yıllarında D. G. Mitten yönetiminde, J. S. Hendersen ve G. Yüğrüm katılımıyla kazılmıştır. Daha sonra 1981 yılında Sard kazı ekibi Höyük'te incelemeler yapmış, erozyon dolayısıyla tahribat olduğunu belirlemiştir.[1]

TabakalanmaDüzenle

Kazı çalışmalarında Höyük'te Erken Tunç Çağı'ndan Roma Dönemi'ne kadar iskan olduğu anlaşılmaktadır.[1] Höyük'te özellikle MÖ 3. binyılın ikinci yarısında yoğun bir yerleşme olduğuna işaret eden buluntular vardır.[4]

BuluntularDüzenle

Yüzeyde saptanan ve tarihlendirme yapılmayan duvar parçalarından, yerleşmede zayıf bir mimari olduğu ileri sürülmektedir. Karşılaşılan ahşap kalıntıları yapıların kulübe türünden olduğunu düşündürmektedir.[1]

Bununla birlikte küp mezar çukurları çanak çömlek konusunda yeterince fikir vermektedir. Buralarda bulunan gömüt armağanı çanak çömlekler, çoğunlukla siyah astarlı, açkılı mala ait büyük kaselerdir. Yatay ya da dikey tüp tutamaklıdır. Bazı kaplarda beyaz boyayla ile paralel çizgilerden oluşan bir bezeme vardır. Üç ayaklı kaplar da ele geçmiştir.[1]

Kahverengi ve siyah ağırşaklar ele geçmiştir. Bazıları çivi bezeme ile süslendikten sonra içleri beyaz dolgu maddesi ile doldurulmuştur.[1]

Kazıyıcı olarak kullanılmış yongalar, orak-bıçak ve bıçak olarak kullanılmış dilgiler, çakmak taşı, çert, kalkedon ve kuvarzdan yapılmıştır, obsidiyen buluntu azdır.[1]

Yerleşme içinde ve hemen yakınında taş sanduka ve küp mezarlar açılmıştır. Taş sanduka mezarlar, levha taşların dikine olarak birbirine dik açıyla yerleştirilmesi ve üstünün yine levha bir taşla kapatılması şeklinde yapılmıştır. Bu mezarlar hemen her yöne bakar vaziyette yapılmıştır, küp mezarların çoğunluğu ise doğu – batı yönünde yerleştirilmiştir. Yetişkinler büyük küplerde gömülürken çocukların çift tutamaçlı küçük küplere konulduğu görülmektedir. Küp mezarların ağzı bazen yassı taşlarla, bazen de ağzı küpün ağzına bakacak şekilde yerleştirilen büyükçe bir çömlekle kapatılmıştır. Mezarlardan birinde ele geçen bakır kefen iğnesinden, gömütlerin büyük olasılıkla bir kumaşa sarılarak gömüldüklerini düşündürmektedir.[1] Ahlatlı Tepecik Höyüğü sanduka ve küp mezarlar olarak, iki gömüt geleneğinin bir arada görüldüğü ilk yerleşmelerden biridir.[2]

Dış bağlantılarDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b c d e f g h TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları
  2. ^ a b Savaş Harmankaya, Türkiye İlk Tunç Çağı Araştırmaları Üzerine Bir Değerlendirme Sh.: 17
  3. ^ Yrd. Doç. Dr. Mustafa Girgin, Marmara Gölü (e-dergi.atauni.edu.tr) Sh.: 77
  4. ^ Arkeoloji Mitoloji ve Sanat Tarihi