"Nikea Kuşatması (727)" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
dz.
k (dz.)
k (dz.)
 
== Kuşatma öncesi yaşananlar ==
717-718 yıllarında Bizans başkenti Konstantinopolis'e başarısızlıkla sonuçlanan kuşatma sırasında yorulan Emevi orduları ardından [[Yezid bin Mühelleb]] isyanını bastırdı. Sonrasında güç toplamakla geçirilen kısa bir barış dönemi yaşandı.<ref>Blankinship (1994), s. 117</ref><ref>Lilie (1976), s. 143</ref><ref name="EHW1">Makrypoulias (2003), [http://asiaminor.ehw.gr/forms/fLemmaBodyExtended.aspx?lemmaid=5878&boithimata_State=&kefalaia_State=#chapter_1 Chapter 1]</ref> [[720]] yılında Arap-Bizans sınırında savaş yeniden başladığında, Halifeliğin stratejik hedefi, kesin olarak zafer kazanmaktan uzaklaştı. [[Toros Dağları]] üzerinden Bizans'ın Anadolu'da bulunan topraklarına Müslüman akınları her ilkbahar, yaz mevsimlerinde düzenli olarak gerçekleşiyor, ve bazen bunlara bir kış akını da eşlik ediyordu. Emevîler, bu akınlar sırasında Anadolu'da geniş bölgeleri tahrip ederek, Bizans kalelerini yıktılar, ancak [[Toros Dağları]]'nın batı yakasındaki kaleleri ele geçirmeye çalışmadılar.<ref>Blankinship (1994), ppss. 117–118</ref> Halifeliğin üstün kaynaklarına karşı bu yıllarda pasif bir savunma politikası izleyen Bizans İmparatorluğu, baskın yapan Arap ordularını engellemeyip, ordularla yüzleşmek yerine Anadolu'daki iyi güçlendirilmiş mevzilere geri çekilmeyi tercih etti.<ref>Blankinship (1994), ss. 118–119</ref>
 
[[Hişâm bin Abdülmelik]]'in (dönemi 723–743) [[Hilâfet|Halife]] olmasından sonra, Müslüman akınlarının ölçeği büyüdü. Bu akınların öncü Emevî liderlerinden biri, Hişam'ın oğlu Muaviye bin Hişam'dı. 725-726 yıllarındaki akınlar batıya, [[Dorylaion]]'a kadar uzandı.<ref>Blankinship (1994), ss. 119–120</ref><ref>Lilie (1976), s. 146</ref>
 
== 727 seferi ve İznik kuşatması ==
727 yazında,<ref>Bazı yazarlar, özellikle [[Julius Wellhausen]], bu keşif seferini 726 olarak tarihlendirdi, ancak 727'ye tarihleme, Theofanis'e atıfta bulunularak doğrulanmıştır. Lilie (1976), s. 147</ref> Emevî ordusu, Anadolu'ya Hişam'ın oğlu Muaviye ve Arap kumandan [[Abdallah el-Battal]] ile birlikte büyük çaplı bir sefer başlattı.<ref name="Blankinship120">Blankinship (1994), s. 120</ref><ref name="Lilie147">Lilie (1976), s. 147</ref> Bizans tarihçisi [[Theofanis (aziz)|Theofanis]], öncü akınların tek başına 15.000 kişi ve tüm işgal kuvvetinin 100.000 olduğunu rivayet etse de bu sayının abartılmış olduğu belirtilmektedir.<ref>Mango & Scott (1997), ps. 560</ref><ref>Makrypoulias (2003), [http://asiaminor.ehw.gr/forms/fLemmaBodyExtended.aspx?lemmaid=5878&boithimata_State=&kefalaia_State=#noteendNote_3 NoteNot 3]</ref> [[Theofanis (aziz)|Theofanis]], ayrıca Muaviye'nin yanında ordunun ikinci kumandanı olarak "Amr" isimli birinden bahsetse de, Arap kaynakları Muaviye'nin yanında bulunan kumandanın Abdallah el-Battal olduğu konusunda birleşir.<ref>Lilie (1976), ps. 147 (NoteNot 15)</ref><ref>Mango & Scott (1997), ppss. 561–562 (NoteNot 9)</ref> Arap ordusunun, Abdallah el-Battal komutasındaki öncü kuvveti batıya, Anadolu'nun kuzeybatısına doğru ilerledi ve [[Paflagonya]]'daki [[Gangra]] ve Arap kaynaklarında Tabya olarak adlandırılan [[Ateous kalesi|Ateous Kalesi'ne]] saldırıp yağmaladı. Gangra yerle bir edildi. Tabya'ya yapılan saldırı sırasında Arapların, özellikle de Antakya birliğinin ağır kayıplar verdiği belirtilmektedir.<ref name="Blankinship120"/><ref name="Lilie147"/>
 
Gangra ve Tabya'dan sonra Araplar daha batıya, eski [[Bitinya]] Krallığı'nın başkenti olan [[İznik]]'e yöneldi.<ref name="EHW1"/><ref name="Lilie147"/> Abdallah el-Battal eşliğinde öncü kuvvet, Muaviye bin Hişam komutasındaki ana ordudan önce, Temmuz ayı sonlarında şehrin duvarlarına yaklaştı. General [[Artabasdos]]'un komutasındaki Bizanslılar ise Arap ordusunu surların önünde karşılamayarak, surların arkasına çekilmeyi tercih etti. 40 gün boyunca kuşatma makineleri kullanarak surların bir kısmını tahrip eden Araplar, surları geçmekte başarılı olamadı. Ağustos ayının sonlarında, kuşatmayı kaldırdırarak çok sayıda esir ve ganimet alarak oradan ayrıldılar.<ref name="Blankinship120"/><ref name="Lilie147"/><ref>Mango & Scott (1997), ss. 560–561</ref><ref>Makrypoulias (2003), [http://asiaminor.ehw.gr/forms/fLemmaBodyExtended.aspx?lemmaid=5878&boithimata_State=&kefalaia_State=#chapter_4 Chapter 2]</ref> 12. yüzyılda yaşamış [[Süryani Ortodoks Kilisesi]] Patriği Mikail, şehrin sakinlerinin, şehri terk edip gemiyle [[İznik Gölü]] üzerinden kaçtığını, bunun üzerine Arapların İznik'i yok ettiğini iddia etse de bunun açıkça yanlış bir kaynak olduğu görülmektedir.<ref>Lilie (1976), s. 147 (Not 16)</ref>
İznik'e yönelik saldırının geri püskürtülmesi Bizanslılar için önemli bir başarıydı. İmparator III. Leon (dönem 717-741) şehrin başarıyla savunulmasının, yeni başlattığı [[ikonoklazm]] politikalara karşı ilahi bir destek işareti olarak göstererek, başlattığı bu politikaların daha da ilerletilmesinde teşvik olarak kullandı<ref>Makrypoulias (2003), [http://asiaminor.ehw.gr/forms/fLemmaBodyExtended.aspx?lemmaid=5878&boithimata_State=&kefalaia_State=#chapter_3 Chapter 3 ]</ref> [[Theofanis (aziz)|Theofanis]] o dönemde yaşanan bir vakadan bahsederek, İmparator'un valisi ve damatı olarak hizmet eden general [[Artabasdos]]'un emrindeki bir askerin [[Meryem|Meryem Ana]]'nın bir ikonu üzerine taş attığı ve ardından onu çiğnediğini belirtir. Hikayede, asker, ertesi gün bir mancınıkla öldürülmektedir, Theofanis bunu ilahi intikamın bir kanıtı olarak sunmaktadır. Bununla birlikte, hikayedeki bu kısım, muhtemelen başlangıçta [[ikonoklazm]] yanlısı bir hikayeden evrilen, ateşli ikonoklazm karşıtı tarihçi [[Theofanis (aziz)|Theofanis]]'in güçlü tarih tahrifatlarından birini göstermektedir.<ref>Mango & Scott (1997), ss. 560–562, notlar dahil.</ref>
 
Askeri açıdan İznik kuşatması, 718 sonrasındaki [[Konstantinopolis|Konstantinapolis]] kuşatmasından sonra, Emevî akınlarının zirve noktasıydı. Bu kuşatmadan sonra, Emevî orduları bir daha asla Anadolu'nun derinliklerine nüfuz edemedi.<ref>Blankinship (1994), ppss. 120–121</ref> Bizans'a yönelik baskınlar için askeri gücü sağlayan Suriye ve Yukarı [[Mezopotamya]] ordusu, yönünü Kafkasya'da [[Hazarlar|Hazarlara]] karşı zorlu ve sonuçsuz [[Hazar-Arap ilişkileri|savaşlara]] yönlendirdi. [[730]]'da Müslümanları ağır bir yenilgiye uğratan Hazarlar ile Bizanslılar arasındaki ittifak, III.Leo'nun oğlu ve varisi [[V. Konstantinos|V. Konstantin]]'in (hüküm 741–775) 732 yılında Hazar prensesi [[Tzitzak]] ile evlenmesi ile resmileşti.<ref>Blankinship (1994), ss. 121–125, 149–154</ref><ref>Lilie (1976), ss. 155–160</ref> Önümüzdeki birkaç yıl içinde, Bizans'ın gücü yeniden canlanırken, sınırları aşırı genişlemiş Halifeliğin tüm cephelerindeki Müslüman askeri durumu ise kötüleşti. Sonuç olarak, 730'larda Arap akınları çoğunlukla yakın sınır bölgeleriyle sınırlı kaldı ve etkinlikleri azaldı. [[740]]'a gelindiğinde Araplar, 718'den sonra Bizanlılara karşı en büyük işgal kuvvetini topladıklarında, Bizanslılar ise gerçekleşen [[Akroinon Muharebesi]]'nde Araplara ağır bir yenilgi yaşatacak kadar güçlenmişti.<ref>Blankinship (1994), ss. 167–170</ref><ref>Lilie (1976), ss. 148–153</ref>
 
== Kaynakça ==
176

değişiklik