"Fâtımîler" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
→‎Fatımiler Devleti'nin askerî sistemi: Düzeltme, değiştirildi: imkan → imkân (2) AWB ile
k (→‎Fatımiler Devleti'nin genişlemesi: çeşitli düzeltmeler, değiştirildi: 3'de → 3'te (2) AWB ile)
k (→‎Fatımiler Devleti'nin askerî sistemi: Düzeltme, değiştirildi: imkan → imkân (2) AWB ile)
Fatimiler ordusunun nüvesi genel olarak Fatımilerin Tunus'tan yürüyüşle Mısır'a getirdikleri Berber aşiretlerinden [[Kutama]] aşiretinden olan toplanmış askerlerden oluşmuştu. Tunus Fatımiler devletinden ayrılmaya başlamasına rağmen Fatımiler ordusunun bu nüve birliklerinin niteliği değişmedi ve Berber asıllı birlikler Fatımiler ordusunun önemli bir kısmı olmayı korudular. Fatımiler Devleti Mısır'da başarı ile iyice yerleşince toplanan yerel askerlerden oluşan birlikler de Fatımiler ordusuna katıldılar ama Mısır'da Fatımilar devletinin bulunduğu dönemde bu yerel toplanan birlikler Fatimiler ordusunda nispeten küçük bir rol oynadı.
 
Fatımiler ordusundan temelden değiştiren değişiklik 15. yüzyılı ikinci yarısı sonlarında Fatımilerin Suriye'ye fethetme girişimlerinden ortaya çıktı. Buralarda Fatımiler ordusu Abbasiler halifelerinin kurdukları ve o devlete bölgelerinden önemli rol oynayan Türk asıllı askerlerin önemli rol oynadıkları ordularla karşılaştı. Bu Türk asıllı askerlerden oluşan orduların savaşma üstünlüğüne Fatimi ordusunun topladığı askerlerle karşı durmanın imkansızimkânsız olduğu hemen anlaşıldı. Fatımiler halifelerinden [[Mansur]] ve [[Hakim]] dönemlerinde Türk asıllı askerlerden oluşan birlikler kurulup bunlara Fatımiler ordusunda önemli görevler verilmeye çalışıldı. Bundan sonra diğer kökenlerden birlikler de Fatımiler ordusuna eklenmeye başlandı. Bunlar arasında Mısır'ın güneyinden toplanan Siyahi Afrikalı askerler ve Güney Kafkasya ve doğu Anadolu'dan toplanma Ermeni asıllı askerler de önemli roller oynamışlardır.<ref>''Cambridge History of Egypt'', Cilt. 1, say. 155.</ref>
 
Fatimiler ordularının önemli bir niteliği de ordu birlikleri içlerindeki askerler benzer toplanma mevkilerinden gelmekte ve aynı ırktan olmalarıdır. Değişik ırktan olan askeri birliklere değişin tıp askeri görevler verilmekte idi. Örneğin Berberi asıllı askerlerden birliklere genellikle hafif süvari ve savaşçı piyade görevleri; Türk asıllı askerlerden oluşan birlikler ok atıcı süvariler ve ağır süvari birlikleri; siyahi Afrikalılar, Suriyeliler ve Araplardan oluşan birliklerin ise ağır piyade ve piyade okçuluk görevleri bulunmaktaydı. Arap olmayan ırklardan toplanmış olan askerlerin büyük bir kısmının hukuki hüviyetleri "kölelik" idi. Fatımi ordusunun birliklerini içlerinde etnik olarak homojen olması ve değişik ırktan birliklere değişik görevler verilmesi sadece Fatımiler Devleti'nin askeri niteliği olmadı ve Fatımiler yıkılıp onların Mısır'da yerini alan diğer devletler de Fatımiler ordusu niteliklerini aldılar.
 
Müslüman bölgeler ve halklar tehlikeler ve tehditler altında kalıp savunmaları gerektiğinde Fatimiler bütün askeri güç ve imkanlarınıimkânlarını bu halkların savunmasına yöneltmişlerdir. Orndin Fatimi halifesi [[Muiz]] döneminde [[Bizans İmparatorluğu]] imparator [[I. Nikiforos]] tarafından yönetilmekteydi. İmparator Nikiforos eski Doğu Roma'ya ait olan arazileri geri almayı hedeflenmişti. Önce 961'de Girit'teki Müslüman [[Girit Emirliği]] ile savaşa girdi. Sonra Doğu Akdeniz'in kuzey sahilleri ve yakınlarında bulunan [[Tartus]], [[El Masaisa]], [[Ayn Zerbe]] gibi kale ve şehirlerini eline geçirdi.
 
Bu başarılarına bir neden de buralarda birbirine komşu bulunan Müslüman hükümdarlarının aralarının gayet kötü olması ve birbirleriyle devamlı silahlı mücadele içinde olmalarıydı. Bizans İmparatoru Müslüman arazilerini yakıp yıkıp harabeye döndüre hedefliydi. Uyguladığı taktik küçük köy ve kasabalara hücum etmek, yağmalamak, yakıp yıkmak, halkı yıldırıp korkutup yerleşkelerini ve arazilerini böylece bıraktırmaktı. Bir zaman sonra Bizanslı (belki Balkanlı) göçmenleri buralara yerleştirmeyi de planlamaktaydı. İmparator bunu Irak kuzeyinde ve Suriye kuzeyinde uygulamayı başarmıştı. Müslümanlar onun Suriye, Filistin, El Jezire, Diyarbakır, Kuzey Irak, Irak ve hatta Mısır'a gözlerini diktiğini anlamışlerdı. Fatimiler orduları ve donanmalarına büyük gayretlerle ekler yapıp bunların harp eğitimlerine dikkat ve önem vererek bu Bizans tehlikesini karşı koyabildiler ve Bizans imparatorunun emellerini sıfıra indirdiler.