"Josef Stalin" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
Yazım hatası düzeltildi: hükümet → hükûmet AWB ile
k
Etiketler: Mobil değişiklik mobil uygulama değişikliği iOS uygulaması değişikliği
k (Yazım hatası düzeltildi: hükümet → hükûmet AWB ile)
Stalin'in ekonomik programlarının başarılı olması ve halkın geniş kesimleri tarafından sevilip benimsenmesi muhalefette umutsuzluk yarattı. Bunun sonucunda 1930'larda hem Troçkist hem de "sağcı" muhalefet bir dönüşüme uğradı. Uğradıkları dönüşüm sonucunda Troçkist ve "sağcı" muhalefet birleşti ve sabotaj, suikast ve çeşitli komplolara başvurarak iktidara gelmenin yollarını denediler. 1934'te Politbüro üyesi Kirov suikasta uğradı. 1934 ile 1938 arasında bir dizi komploda bulunuldu. Bu komploların sorumluları Moskova Davaları ve Tuhaçevski Olayı gibi çeşitli davalarda yargılanıp cezalandırıldılar.<ref name=":0">Grover, Furr, 2014, "Blood Lies: The Evidence that Every Accusation against Joseph Stalin and the Soviet Union in Timothy Snyder’s Bloodlands Is False", Red Star Publishers, New York, NY, USA.</ref> Stalin'in ölümünden sonra [[Nikita Kruşçev|Kruşçev]], iktidara geldiği ilk parti kongresinde hiçbir kanıt göstermeden bu davaların düzmece olduğunu ve gerçekte herhangi bir komplonun olmadığını iddia etti. Ancak tarafsız araştırmalar gösteriyor ki Kruşçev'in o kongrede Stalin'e yönelttiği tüm iftiralar asılsızdır<ref>Grover, F., 2013, "Khrushchev Lied", Aakar Books, Delhi, India.</ref> ve o dönemde gerçekten devleti tehdit eden ciddi komplolar söz konusuydu.<ref name=":0" /><ref>Grover, F., 2018, "The Moscow Trials As Evidence," createSpace Independent Publishing Platform, 1st ed.</ref><ref>Grover, F., 2015, "The Murder of Sergei Kirov: History, Scholarship and the Anti-Stalin Paradigm", Aakar Books, Delhi, India.</ref> Bu komploların arkasındaki grupların pek çoğu Alman Nazileri ve Japon militaristleriyle de yakın ilişki içindeydiler. [[Büyük Temizlik]] adıyla Batı'da bilinen, Rusya'da ise "Yejovşçina" ya da "Yejov'un dönemi" diye anılan yaygın şiddet dönemi bu bağlamdan bağımsız düşünülemez. Ülkede ciddi komplolar varken ve Nazi tehdidi yaklaşıyorken Sovyet yönetimi ciddi önlemler alma ihtiyacı hissediyordu.
 
1937 ortalarında Tuhaçevski Olayı yaşandı ve bu olayda ordunun Japon desteğiyle hükümetehükûmete darbe girişimi ortaya çıkarıldı. Bu olaydan bir ay sonra siyasi polis örgütü [[NKVD]]'nin başındaki Yejov, Stalin'e Batı Sibirya'da Japon destekli bir isyan çıktığı haberini verdi ve sorunu çözmek için bir troikanın görevlendirilmesini istedi.<ref name=":0" /> Bunun ardından Stalin bir genelge imzalayarak Sovyet karşıtı suç içeren olaylara karışan suçlulara ve isyancılara karşı eyleme geçilmesini istedi. Bu genelgenin yayınlanmasından sonraki bir yıl içinde Stalin rapor bombardımanına tutuldu; ülkenin her yerinden isyan ve komplo haberleri geliyordu. Stalin ise doğal olarak devletin güvenlik örgütünün raporlarına inanıyordu. Gerçekte ise Yejov ve NKVD içindeki pek çok görevli de kendi komplolarını uyguluyorlardı. Yejov Almanlarla işbirliği içindeydi ve hükûmeti devirmek isteyen "sağcı" bloka mensuptu. Stalin ise bunları bilmiyor ve ilk başlarda her gönderilen rapora inanıyordu. Yejov ise bu durumu suistimal edip isyancı ve suçluları cezalandırmak yerine partiye bağlı olan pek çok dürüst ve masum komünisti tutukluyordu.<ref name=":0" /> Sovyet yönetiminı yanıltmak için ise çeşitli evrak sahtecilikleri, sahte delil üretme gibi farklı kandırma yöntemleri kullanıyorlardı. 1938 başından itibaren yapılan hukuksuzluklar yavaş yavaş anlaşılmaya başlandı. 1938 Ağustosu'nda Yejov'un yardımcısı Frinovskii, Beria'yla değiştirildi. Kasımda ise Beria Yejov'un yerine geçti ve soruşturmalar başlattı. Yapılan soruşturmalar sonucunda sıradan ve suçsuz geniş kitlelere baskı ve zulüm yapıldığı tespit edildi. Bütün baskıların ve temizliklerin son bulması emredildi, troika feshedildi. 1939'da Yejov ve zulümden sorumlu diğer yöneticiler yargılanıp idam edildi. Aynı yıl, suçsuz yere tutuklanmış veya çalışma kampına gönderilmiş 100 bin kişi serbest bırakıldı. Savaş yıllarında yüz binlerce daha fazlası da davaları tekrar incelendikten sonra serbest bırakıldı.<ref name=":0" /> Olaylar büyük bir trajediye yol açmıştır ve bir küsur yıl içinde pek çoğu masum 600 binden fazla insan yaşamını yitirmiştir. Bu olaydan önce Sovyetler Birliği'nde asılan toplam kişi sayısıysa yüz bin civarındaydı. Olaylardan Stalin'i sorumlu tutmak doğru bir tutum sayılmaz. Stalin, suçsuz insanların zarar gördüğü anlaşılınca operasyonu hemen durdurmak için uğraşmıştır. Devlet aygıtı içindeki Yejov önderliğindeki grup ise pek çok masum insanı rastgele idam ederek ülkede kaos ve hoşnutsuzluk ortamı yaratmak ve bu sayede Stalin yönetimi aleyhinde isyanlar çıkmasını sağlamak hedefı gütmüştür. Bu tür isyanlar Nazi işgalini de daha kolaylaştıracaktı.
 
Stalin, parti örgütünü, işçi sendikalarını ve Merkez Komite'yi demokratikleştirmek için 1936'da bir Anayasa hazırlanması çabalarında bulundu. Bu Anayasa'nın ana taslağına, onun isteğiyle; eşit, rekabet esasına dayalı, kapalı oy ve açık sayım ilkelerine uygun seçimlerin yapılması konuldu. Bu sayede Stalin parti yöneticilerini halka karşı sorumlu yapmaya çalışıyordu. Seçimlerde birkaç aday yarışacak, çarşaf liste olmayacak, seçmen istediği adayın üstünü çizecekti. Ancak Stalin'in bu isteği ne [[Politbüro]]'da, ne [[Merkez komitesi|Merkez Komite]]'de ne de yerel parti yöneticileri arasında çoğunluğun desteğini sağlayabilmiştir. Devrim yıllarının, iç savaşın, kolektivizasyon yıllarının her türlü cefasını çekmiş ve çoğu eğitimsiz olan parti yöneticileri seçimlerde edindikleri konumlarını yitirmekten korkuyorlardı. Dolayısıyla Stalin'in bürokratikleşmeyle savaşını önlemek için direndiler. Esas sorunun parti içi demokrasi değil parti içindeki ve ülke içindeki düşmanlar olduğunu savunarak seçimleri ikinci plana itmek istediler. Stalin başta bu iddiayı reddetse de daha sonraları yaşanan olaylar onu da iç isyanlar sorununun aciliyetine ikna etti. Yejov'un ülkede yaptığı keyfi tutuklamalara seçimlerden korkan birtakım yerel yöneticilerin katkıda bulunduğu iddiası, tam olarak doğrulanmasa da mevcuttur. 1937'de yapılması planlanan çok adaylı ve rekabetli Merkez Komite genel seçimleri, olaylar yüzünden çarşaf listeyle yapıldı. Yalnızca sendika ve parti seçimlerinde rekabete izin verildi. Daha sonradan tekrar çok adaylı veya çok partili seçimler yapılmadı. Stalin, 1936'da denediği partiyi ülke işlerinden çıkarmak ve ülke işlerini partiden ayırmak çabası sonuçsuz kaldıktan sonra savaş sırasında tekrar konuyu açmadı. 1950'lere geldiğinde tekrar demokratik seçimler yapma girişiminde bulunmaya çalıştı. Ancak bu çabası gene Kruşçev gibi Politbüro üyelerinin çoğunluğunun muhalefetinden dolayı boşa çıktı. Nitekim bu denemesinden sonra zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilir.
 
Sovyetler Birliği'ni işgal eden Alman ordularının [[Kafkasya]] petrollerine ulaşabilmek için savaştığı 1942 yılında Almanlara elçiler yollayarak temas sağladıkları ve Almanlara askeri açıdan aktif olarak yardım ettikleri nedeniyle [[Kırım Tatarları]]nı [[Sibirya]]'ya sürdü.
[[Türkiye|Türkiye Cumhuriyeti]] hükümetlerininhükûmetlerinin savaş sırasında Almanya ile yakın ilişkiler tesis etmesi, Almanya ile dış ticareti Alman para birimi [[Reichsmark]] ile yapması, Türk lirasının banknotlarını Almanya'da bastırması, Almanya'ya paslanmaz çeliğin ham maddesi olan [[krom]]un sevkiyatını yapması, bakan [[Şükrü Saracoğlu]]'nun ırkçı ve nasyonal sosyalizm sempatizanı söylemleri, [[Sovyetler Birliği]]'ne dahil olan [[Kırım]] ve [[Kafkasya]]'da askeri harekat yapmakta olan Alman ordusunu cephede takip etmek için Türk hükümetininhükûmetinin komutanlar yollaması sebepleriyle ilişkiler iyice gerildi. SSCB 19 Mart 1945'te Türkiye'ye bir nota vererek, 1925 tarihli Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması'nın süresini uzatmayacağını bildirdi. Pravda gazetesinde bir makale kaleme alan iki Gürcü profesörün Kars ve Ardahan'ın Gürcistan'nın tarihsel topraklarına dahil olduğunu ileri sürmesi Türkiye'deki çevrelerde Sovyetler Birliği'nin bu illeri ilhak etmek istediği şeklinde algılandı. Stalin [[İstanbul]] ve [[Çanakkale]] Boğazlarının olası bir saldırıya karşı ortak savunulmasını teklif etti. "Ortak Savunma"dan kast edilen, Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümlerinin değiştirilmesi ve SSCB'ye Boğazlarda askeri üs verilmesiydi. Türkiye bu talepleri geri çevirdi. Süratle Batı Bloku'na yanaştı. 12 Mart 1947'de ilan edilen Truman Doktrini ile Türkiye Batı ile olan bağlantısını sağlamlaştırdı.
 
===İnsan hakları ihlalleri===
15.187

değişiklik