"Arnavut alfabesi" sayfasının sürümleri arasındaki fark

[[1878]] [[Berlin Konferansı]]'ndan sonra gelişen Arnavut ulusal bilinci, tüm Arnavutların kullanabileceği bir yazının benimsenmesini gerektirdi. [[1879]]'de İstanbul'da ''Abdül'' ve [[Şemseddin Sami]] Fraşeri kardeşler, Latin ve Yunan harflerinin karışımından oluşan ''İstanbul Alfabesi'''ni oluşturdular. Bu alfabeyle bir gramer ve bir dizi okul kitabı yayınlandıysa da çok yaygınlık kazanamadı.
 
20. yüzyıl başlarında Kuzey Arnavutluk'taki İşkodra'da doğan Bashkimi (Başkim, "Birlik") edebiyat grubu, kentteki Fransisken rahiplerinin desteğiyle Latin harfleri esasına dayanan bugünkü Arnavut alfabesini geliştirdi. [[1908 Devrimi|Meşrutiyet'in ilanı]]ndan sonra [[Manastır]]'da toplanan Ulusal Kongre, tek Arnavut alfabesinin benimsenmesi kararını aldı. Ancak uzun tartışmalara rağmen Kongre, İstanbul alfabesi, Başkim alfabesi, ve yine Latin esaslı olan Agimi alfabesi arasında bir karar veremedi. 1909 ve 1910'da [[İttihat ve Terakki]] yönetimi Arap harflerine dayalı bir Arnavut alfabesini benimsetmeye çalıştı. 1911'de [[Ergiri]] (Gjirokastër) ve [[Görice]]'de (Korçë) Latin alfabesi lehine gösteriler yapılınca, [[Elbasan]]'da İslam uleması Latin alfabesi kullanmanın şer'an küfür olduğuna dair fetva verdi. Ancak İttihat ve Terakki'ye yakın kalemlerden [[Hüseyin Cahit]] Bey'in (Yalçın) Latin alfabesi lehine ısrarlı yayınları üzerine aynı yıl İstanbul hükümeti Latin alfabesine yönelik itirazlarından vazgeçti. Mayıs[[28 Kasım]] [[19131912]]'tede bağımsızlığınaArnavutluk'un kavuşanbağımsızlığını Arnavutlukilan yönetimiederek başa geçen [[İsmail Kemal]] Bey, Başkim alfabesinin savunucularından idi. Buna karşılık 1914'te askeri bir ayaklanma ile başa geçen Esat Paşa Toptani, yeniden Türk-Arap alfabesini kabulcanlandırmaya ettiçalıştı.
1.082

değişiklik