"Yusuf Hemedanî" sayfasının sürümleri arasındaki fark

→‎Kişiliği: tarafsızlaştırıldı
(→‎Hayâtı: gerçekçiliğe yaklaştırıldıç)
(→‎Kişiliği: tarafsızlaştırıldı)
==Kişiliği==
{{ana|Semerkand|Horasan Melametîliği|Kalenderîlik}}
 
Hakîkî İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden olan Yûsuf-i Hemedânî orta boylu, buğday benizli, kumral sakallı, zayıf bir zât idi. Eline ne geçerse muhtaçlara verir, kimseden bir şey istemezdi. Herkese karşı çok iltifât eder, yumuşak ve merhametli davranırdı. Yolda yürürken bile [[Kur'ân-ı kerîm]] okumakla meşguldü. Hoş-dû denilen yerden, câmiye gelinceye kadar bir hatim okur, mescid kapısından, Hasan Endâkî ve [[Hoca Ahmed Yesevî]] hânesine varıncaya kadar [[Bakara Sûresi]]'ni okurdu. Geri dönerken [[Âl-i İmrân Suresi|Âl-i İmrân Sûresi]]'ni bitirirdi. Arada bir yüzünü Hemedân’a çevirir ve çok ağlardı. [[Salmân-ı Fârisî]]'nin âsâsı ile sarığı kendisindeydi. Her ay başında, [[Semerkand]] âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi. Bir taraftan köylülere ve yanına gelen herkese doğru din bilgilerini ögretmeye çalışır, insanlarla uğraşmaktan, onları yetiştirmek için çalışmaktan hiç sıkılmazdı. Diğer taraftan, ağrılara ve yaralara ilâç yaparak herkesin derdine devâ bulmaya çalışırdi. Böylece, maddî ve mânevî hastalklarin tabîbi, mütehassısı olduğunu isbât ederdi.
 
Talebelerine ve kendisini sevenlere dâimâ Peygamber Muhammed ve Eshâb-ı kirâmın yolunda gitmelerini tavsiye ederdi. Kalbi, bütün mahlûkât için derin bir sevgi ile doluydu. Gayr-i müslimlerin evlerine giderek, onlara İslâmiyeti anlatırdı. Her şeye sabır ve tahammül eder, herkese karşı muhabbet gösterirdi. Altın ve gümüş esyâ kullanılmasına müsâde etmez, fakirlere zenginlerden daha fazla îtibâr ederdi. Zühd sâhibi idi. Dünyâ'ya ehemmiyet ve kıymet vermezdi. ''([[Melamilik|Melâmetîik]] ve [[Kalenderîlik]])'' Odasında hasır, keçe, ibrik, iki yastık ve bir tencereden baska bir şey bulunmazdı. Talebelerine, [[Dört Büyük Halife]]'nin menkibe ve fazîletlerinden bahseder, onlar gibi ahlâklanmalarını nasîhat ederdi.
Anonim kullanıcı