Ana menüyü aç

Değişiklikler

k
Savaş kalkan tarafından yapılan değişiklikler geri alınarak, Eldarion tarafından değiştirilmiş önceki sürüm geri getirildi.
{{politika|VP:D}}
 
{{politika özeti|AŞURA.CO
Hz. Abbas’ın Doğumu ve Kökeni
Dünya üzerinde (Kardeşi İmam Huseyn’den sonra (A) ) Hz. Ebul Fazl’ın (A) soyundan daha üstün bir soy yoktur. Zira O her yönüyle insanlığın tanıdığı en yüce ve en şerefli aile olan, eskiden beridir de bu şan ve şerefi ile bilinen, ırk farketmeksizin islam alemine tüm faziletleri dostça sunan bir aile olan Alevi ailenin (İmam Ali’nin (A) ailesinin) çekirdeğinden,gelmiştir. O aile ki; insanlara faydalı olan ve iyi olan her şeyin gerçekleşmesi için tüm fedakarlıkları göstermiş, gündelik hayatı takva ve iman ruhuyla bürümüştür. Bu söylediklerimiz de Adnan’ın övünç kaynağı (1) ve Haşimoğullarının Dolunayı’nın ( Kamer-i Beni Haşim – Hz. Ebulfazl El Abbas) türediği soy olan bu Kerim şecere hakkında ancak özet bir girişten ibarettir…
 
# '''Maddeler sadece güvenilir kaynaklarda yayımlanmış materyal içermelidir'''.
Babası:
# '''Yeni materyal ekleyen kullanıcılar güvenilir bir kaynak göstermelidirler, yoksa düzeltmelerine itiraz edilebilir ya da bu düzeltmeler silinebilir'''.
Hz.Abbas (A) Efendimiz’in babasın gelince, O’nun babası Resulullah’ın (Sallallahu Aleyhi We Aalih) Vasiysi, İlmin Şehrinin Kapısı, Allah (Subhanehu We Teala) Ve Resulu’nun (S) Habibesi’ni (Hz.Fatıma – Allah’ın Salat ve Selamı O’nun ve Ailesinin üzerine olsun) evlendirdiği, İlk İman eden olan, İslam kahramanı,Tevhid kelimesinin ilk savunucusu, İslamın mesajının ulaşması ve hedeflerinin insanlar arasında yayılarak gerçekleşmesi uğruna kendisine yakın ya da uzak olmasını ayırt etmeden bu kutlu amaçlara engel olan herkesle savaşan yüce önder, İmam Emir-El Mu’minindir Aleyhisselamdır. O yüce Önder ki; varolan tüm erdemlerin gerçekleştiği ulu öz, faziletler ve ilim yönünden üstünlük olarak kendisine kimsenin yaklaşamadığı, dehası ve yetenekleri ile Hazreti Peygamber ‘den (S) sonar en zengin ilmi kişilik olduğu tüm müslümanlarca kabul edilen, sergilediği üstünlükler ve menkibeler dünya üzerinde konuşulan tüm dillerde yayılan, kelimelerin tarif etmekte pek aciz kaldığı ulu şahsiyet… Hz. Abbas (A) için sadece İlahi önderliğin (İmamet) Yüce Ağacının bir dalı ve Hazret-i Peygamber’in (S) evlatları olan İmam Hasan ve İmam Huseyn (Aleyhumusselam) ile kardeş oluşu bile şeref ve övünç kaynağı olarak başlı başına yeter zaten…
# '''Güvenilir bir kaynak gösterme zorunluluğu materyali eklemek ististeyen kullanıcıların elindedir, silmek isteyenlerde değil'''.}}
 
{{Politikalar}}
Annesi:
Hz. Abbas Aleyhisselam’ın kerem sahibesi saygıdeğer annesi ise tezkiye edilmiş (duru/arı) bir hanımefendi olan Fatıma Binti Huzam’dır. Babası Huzam ise arapların soylularından olup cömertlik,cesaret ve misafirperverlikte önde gelmesiyle tanınanlardandır. Hz. Fatıma Binti Huzam Hanımefendi’nin ( Umm-el Benin, Ummul Benin veya Ummil Benin – Arapça okuyuş farkından dan kaynaklanıyor – olarak da bilinir – (2) ) ailesi ise arapların en üstün ailelerinden biri olup yardımseverlik ve yiğitliği ile meşhurdur. Bu aileden olup tarihte cesur duruşuyla nam salmış olan asillere örnek olarak şu şahsiyetleri örnek verebiliriz:
1 ـ Amir Bin Tufeyl:
Kendisi Umm-El Benin Hanımefendi’nin ilk ninesinin kardeşidir. Şiddetli savaşçılığıyla meşhur en parlak süvarilerdendir.İsmi arapların ve diğerlerinin arasında yayılmış, namına duyulan hürmet Rum hükümdarı olan Kayser’lere kadar varmıştır. O kadar meşhurdur ki, Rum Kayser’i araplardan bir süvari kabul ettiğinde kendisine Amir ile arasında bir akrabalık bağı olup olmadığı sorulur, eğer var ise özel ikram edilir ve eğer akrabalık bağı bulunmuyorsa süvariye ihtimam gösterilmezdi.
2 ـ Amir Bin Malik:
Umm-el Benin Hanımefendi’nin ikinci dedesidir. Arapların süvarilerinden ve cesaretiyle nam salanlarındandır. Cesaretinden ötürü kendisine “Mula’ib El- ‘Esinne / Mızraklara Oyun oynatan” lakabı takılmış ve hakkında şu beyt de söylenmiştir:
Yulaa’ib Etraful ‘esinneti ‘Amiru Feraahe lehu Hazzul Ketaa’ibu Ecme’u
 
'''Doğrulanabilirlik''' Vikipedi'nin üç temel ilkesinden biridir. Vikipedi'ye dahil olmanın başlangıcı '''doğrulanabilirlik'''tir, '''gerçeklik değil'''. "Doğrulanabilir" bu bağlamda herhangi bir okuyucunun Vikipedi'ye eklenen maddenin [[Vikipedi:Güvenilir kaynaklar|güvenilir bir kaynak]] tarafından yayımlandığını kontrol edebilmesi anlamına gelir. Yazarlar itiraz edilmiş ya da edilebilecek materyalleri güvenilir bir kaynak ile desteklemelidirler, yoksa madde silinebilir.
Amir mızrakların uçlarına bir oyun oynatır (Karşı) taburların tüm (kazanma) şansı ona geçiverir
 
Üç temel ilkenin 'Doğrulanabilirlik' dışındaki diğer ikisi [[Vikipedi:Özgün araştırmalara yer vermemek]] ve [[Vikipedi:Tarafsız bakış açısı|Vikipedi:Tarafsız bakış açısıdır]]. Birlikte, bu ilkeler madde [[Vikipedi:İsim alanı|isim alanı]]nda kabul edilebilir olan materyalin tipini ve kalitesini belirler. Birbirlerinden bağımsız şekilde yorumlanmamalıdırlar ve kullanıcılar bu nedenle üçüne de aşina olmalıdırlar. Bu kuralların dayandığı [[m:Foundation issues|İlkeler]] sadece temel (meta) seviyede tartışılabilirler.
Tarihçiler cesaretine ek olarak zulmu kabullenmeyişi, kendisine sığınanları ve emanet edilenleri koruyuşu ve verdiği sözde duruşuna dair birçok olay nakletmişlerdir.
3 ـ Tufeyl:
Umm-el Benin Hanımefendi’nin ilk ninesi Amre’nin dedesidir. Arapların cesareti ile meşhur ileri gelenlerindendir. Araplar arasında meşhur süvariler olan kardeşleri vardır. Annesine de Umm-el Benin lakabı verilmiştir. Rivayet olunur ki: Arapların meşhur krallarından Numan bin Munzir’in yanına çıktıkları bir gün yanlarında onlara düşman olan Rebi’ Bin Ziyad El Absi ile Kral Numan’ın diyalog halinde olduğunu görmüşler, onların varlığından rahatsız olan Ziyad öfkelenmiştir. Bunun üzerine Tufeyl’in yanındakilerden biri Kral Numan’a baştan sona kendilerini anlatan ve sonundaki mısrada da Ziyad ile birlikte yemek yememesini talep eden bir şiir okumuştur. Kral Numan bu şiiri duyar duymaz hemen Rebi’e doğru olmuş olsa da olmasa hakkında söylenenin söylendiğini ifade eden ve kalkıp gitmesini emreden kısa bir şiir okumuştur.
Yani özetle; Umm-el Benin hanımefendi’nin bu dedesi ve kardeşleri Cahiliye dönemi Araplarının kralları arasında da bile denli güçlü bir etkiye sahip olan önemli şahsiyetlerdir.
 
4 ـ Urve Bin Utbe:
Umm-el Benin Hanımefendi’nin Kebşe adındaki ikinci ninesinin dedesidir. Arap dünyasının meşhur şahsiyetlerindendir.İçinde yaşadığı yüzyılın kralları tarafından kendisine özel olarak misafirperverlik gösterilmiş, onurlandırılmış ve çokça ikramda bulunulmuştur.
Bunlar değerli hanımefendi Umm-El Benin’in atalarının arasında önde gelen bazı şahsiyetlerdir. Yüce atılımlar ve ulvi kişilik özellikleri ile tanınmışlardır. Bu şerefli sıfatlar da kalıtım yoluyla Umm-el Benin hanımefendi’ye ve ardından Onun şanlı evlatlarına intikal etmişir.
 
Yenidoğan “Büyük” Çocuk…
Umm-el Benin Hanımefendi’nin doğurduğu pak çocukların ilki, doğumu vesilesiyle yeryüzünü neşe ve mutluluk dalgalarıyla ve nurla dolduran, Yesrib (Medine) şehrini bereketlendiren ve kutlu Hz.Ali (Aleyhisselam) ailesinin fertlerinin gönüllerini bir bir mutlulukla coşturan Hz.Ebulfazl (Aleyhisselam) efendimizdir. Artık Haşimoğullarının yeryüzünü faziletleri ile islam ve insanlığa bıraktığı mirasın ışığıyla kuşatacak olan dolunayı gelmiş, onlar için ölümsüz bir şan ve hiç unutulmayacak anıların kaynağı olacaktır…
Bu mubarek çocuğun yenidoğum haberi Emirul-Muminin Aleyhisselam’a ulaştığında çabucak eve gitmiş, o güzel bebeği almış ve bir süre öptükten sonra hemen önce sağ kulağına ezan ve ardından da sol kulağına kamet okuyarak dini doğum merasimini başlatmıştır…
Hz. Ebulfazl Aleyhisselam’ın kulaklarına çalınan ilk ses…
Babası, imanın ve takvanın yüce önderi’nin sesiydi.
Ve o kutlu sesten çıkan sözler de
“Allahu Ekber! ”
“La ilahe illallah! ”
Oldu…
Böylece peygamberlerin risaletleri ve takvalıların şarkısı olan işte bu yüce sözler, onun kutlu nefsinin derinliğine nakşoldu ve içine işledi. Bu kutlu kelimeler öylesine ruhunun derinlerine işledi ki kişisel özellikleri içinde en göze çarpanı bu kelimelerin gerektirdiğini yaşayışı oldu. Hayatı boyunca da hep sözleri ve yaptıkları ile O kelimelerin ifade ettiği ilahi anlama ve çizdiği ilahi yaşama davet etti. O kutlu dava uğrunda paramparça oluncaya dek ne caydı ne de durdu.
Dini merasime uygun olarak Hz. Ebulfazl’ın (Aleyhisselam) doğumunun yedinci gününde Emir-el Muminin Aleyhisselam yeni doğan bu kutlu bebeğin saçlarını kesti, ağırlığı kadar gümüş ya da altını düşkün ve yoksullara sadaka bağışında bulundu ve akika olarak bir koç kurban etti.Yani Hz. Peygamber (S) Efendimiz’in İmam Hasan ve İmam Hasan (Aleyhumusselam) dünyaya teşrif ettiklerinde yaptığı İslami sünnet amellerinin aynısını Hz.Ebulfazl Aleyhisselam için de yaptı .
 
Doğum Tarihi
Bazı tarihçiler Hz. Ebulfazl’ın (Aleyhisselam) doğumunun hicretin 26. Yılında ve şaban ayının 4ünde olduğunu kaydetmişlerdir.
 
Adının Konulması
Emir-ul Muminin Aleyhisselam gayb ilminden kendisine özel bağışlanandan bu yeni doğmuş bebeğin ileride İslamın kahramanlarından bir kahraman olacağını, kötülüğün yüzüne karşı asık suratlı ve iyiliğin yüzüne karşı güleç olacağını görerek ona Abbas (Suratı asık) ismini vermiştir. Nitekim Hz. Emir Aleyhisselam’ın gördüğü tahakkuk etmiş, Ehlibeyt Aleyhumusselam’a karşı olan her düşman güce karşı savaş meydanlarında pek asık suratlı olmuş, düşmanların er ve kahramanlarını hamleleriyle perişan etmiş ve Kerbela destanının kutlu gününde düşman taburlarına ölüm yağdırmıştır. Şairlerden biri de bu gerçeği tasvir babında şöyle demiştir:
Abiset vucuhul kavm havfel mevti Vel Abbas fiihim dahikun yebtesimu
(O) topluluğun ölüm korkusundan yüzleri asıldı Ve Abbas ( yüzü asık ise) içlerine (girmiş) , yüzü(pek) gülmekte…
 
(1) Araplar Adnan ve Kahtan adlı iki kardeşten türemişlerdir. Hz.Abbas’ın soyu olan Hz.Ali (A) soyu Adnan’a döner. Bu yüzden Adnan’ın övünç kaynağı olarak belirtilmiştir- Çev.
(2) Umm-el Benin “Erkek evlatların annesi” demektir. Bu şekilde anılmayı Hz. Ali aleyhisselam Hz. Fatıma’nın vefatından sonra onunla evlendiğinde O’ndan kendisi istemiş ve bunun sebebini kendisinin de adının Fatıma olmasından ötürü ismi anıldığında Hz. Hasan ve Hz. Huseyn’in (aleyhumusselam) annelerini hatırlayıp üzülmemeleri olarak belirtmiştir. Dört erkek evlat dünyaya getirmiş ve dördünü de Kerbela’da şehit vermiştir. Evlatlarının sırayla şehadet haberini alırken her seferinde önce İmam Huseyn aleyhisselam’a ne olduğunu sorduracak kadar samimi ve şiddetli Huseyni-Ehlibeyt (Aleyhumusselam) sevgisi ile meşhurdur –
 
Bunu paylaş:
 
 
inShare
Tumblr' da Paylaş
E-postaYazdır
Posted in Hz. Abbas |
« Hz. Abbas
Hz. Abbas Emirul Mu’minin İle Birlikte »
İçerik
 
MUHARREM AYI VE AŞURA
AŞURA KÜLTÜRÜ
KERBELA VE TARAFLAR
Kategoriler
 
Kategoriler
Etiketler
 
2013 2014 2015 abbas alemdar ali asgar Ashoora Ashura aşura beni haşim ebulfazl ehli beyt esir fırat Houssein Hussein hz. ali hz. hüseyin hz fatıma hüseyin ibni ziyad imam imam zeynelabidin Istanbul kardeş kerbela konuşma kufe matem mekke Merasim mersiye Moharram Mourning muharrem peygamber su tasua yezit zeynebiye zeynep ömer saad özgündüz İmam sadık şehit
CyberChimps WordPress Themes
© AŞURA.CO
:)f
 
# '''Maddeler sadece güvenilir kaynaklarda yayımlanmış materyal içermelidir'''.
# '''Yeni materyal ekleyen kullanıcılar güvenilir bir kaynak göstermelidirler, yoksa düzeltmelerine itiraz edilebilir ya da bu düzeltmeler silinebilir'''.
# '''Güvenilir bir kaynak gösterme zorunluluğu materyali eklemek ist
 
==Kanıt sorumluluğu==