"Delhi Sultanlığı" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
== Kültür ve Medeniyet ==
 
[[File:Kutub Minarl.jpg|thumb|KutupKutub Minar]]
 
Bir çok âlim, şâir, yazar ve san’atkârı himayelerine alan [[Delhi Sultanlığı|Delhi]] sultanları, kültür ve san’atın gelişmesine büyük hizmet ettiler. Balaban devri, ilim ve san’at bakımından önemlidir. Onun devrinde Ferîdeddîn Mes’ûd, Sadreddîn bin Behâeddîn Zekeriyyâ, Bedreddîn Gânevî gibi İslâm âlimleri, Hamîdeddîn, Bedreddîn Dımeşkî, Hüsâmeddîn gibi tıb âlimleri yetişti. Büyük âlim Emir Hüsrev Dehlevî, Delhi sultanlarından himaye gördü. Hüsrev Dehlevî, Hindistan’da şiirlerini Farsça yazan şâirlerin en büyüğüdür. Şairliği yanı sıra, târihî eserler de yazmıştır. Delhi sarayında yaşayan şâirlerden birisi de Hüsrev Dehlevî’nin yakın arkadaşı Necmeddîn Hasen Sencerî’ydi. Bu iki zâtın yakın dostu tarihçi Ziyâeddîn Bernî, 1357 senesine kadar Delhi Sultanlığı’nın târihini anlatan Târih-i Fîrûz Şah adlı eserin yazarıdır. Nizâmüddîn Evliya, Ferîdüddîn Genc-i Şeker ve Şeyh Nûreddîn, Celâleddîn Hindî gibi büyük tasavvuf âlimleri Delhi Türk Sultanlığı zamanında yaşamış, [[Hindistan]]’ın meşhûr ve büyük velîleridir.
Tuğluklarda Fîrûz Şah, bir çok îmâr faaliyetlerinde bulundu. Ayrıca eski eserlerin tamir ve ihyâsına büyük önem verdi. Hisar ve Cavnpûr gibi birçok meşhûr şehir kurdu ve tamir ettirdi. Ayrıca Firûzâbâd adıyla Delhi yakınlarında yeni bir başkent inşâ ettirdi. Buranın güneyinde Havz-ı Hassı denilen büyük havuzun kenarında bir medrese yaptırdı. Bunlardan başka; 50 sulama bendi, 40 cami, 30 medrese, 20 Hângah, 100 kervansaray ve han, 5 Dârüşşifâ, 100 türbe ve mezar, 10 hamam, 150 sulama işlerinde de kullanılabilecek kuyu ve su biriktirmeye mahsus havuz, 100 köprü yaptırmıştır
 
'''KutupKutub Minar'''
1192’de Hindistan tarihiyle ilgili çok önemli bir olay olur. Afganistan’dan gelen Gurlu Muhammed’in ordusu, kabiliyetli bir kölemen asker olan Kutbettin Aybeg komutasında Çavhan hanedanlığı ve Delhi ‘nin son Hindu Rajası Prithviraj’ı yener. Bundan sonra Delhi hep Müslüman idarecilerin yönetiminde kalacaktır. Bu önemli olayın anısına komutan Kutbettin Aybeg, aslen minare işlevi görecek, aynı zamanda zaferinin nişanesi olacak bir kule diktirir. Bu kule bugün banisinin ismine izafeten ‘Kutup Minar’ olarak anılıyor.
 
74

değişiklik