"Biyogenez" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzenleme ve ekleme
(Gerekçe:vikipedi standartları)
(düzenleme ve ekleme)
Yeryüzünde canlılığın başlangıcı ile ilgili bir çok kuram öne sürülmüştür.
'''Biyogenez''' başka yaşam biçimleri doğuran yaşam biçimi işleyişidir. Örneğin bir [[örümcek]] yumurtlayarak başka bir örümcek meydana getirir.
 
Eski çağlardan beri insanlar bazı omurgasızların (böcekler ve larvaları) ve omurgalıların (kurbağa ve yılan balığı gibi) yaşadıkları çevrede yani çamur, balçık, çürümekte olan organik materyal üzerinden kendiliğinden ortaya çıktığına inanmaktaydılar. Bu görüşü antik çağlarda savunmuş olan [[Aristoteles]] (M.Ö. 384-322)'e göre hayat cansız maddelerden kendiliğinden oluşmaktadır. Ona göre döllenmiş yumurta gibi bazı maddelerin parçacıkları içinde bir '''''<nowiki/>'aktif öz'''''' bulunmaktaydı. Bu aktif öz uygun şartlar oluştuğunda yeni bir canlıyı meydana getirirdi. Aktif öz, bir madde olarak değil bir iş yapma yeteneği olarak algılanmaktaydı. Örneğin bir tavuk yumurtasını organize eden aktif öz onun bir civciv olarak; bir balık yumurtasını organize eden aktif öz ise onun bir balık olarak gelişmesini sağlamaktaydı. Aristoteles ayrıca aktif özün yalnız döllenmiş yumurtalarda değil çamur ve kum gibi materyalleri oluşturan parçacıkların içerisinde de yer aldığını belirtmiştir.<ref>Küçüker, O. (2014). ''Biyoloji Tarihi. ''İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri. s.126-127</ref>
Terim aynı zamanda, yaşamın uygun koşullar altında canlı olmayandan üreyebileceğini, henüz bu koşullar bir bilinmez olarak kalsa da, savunan [[abiyogenez]] varsayımının tersine, bir canlı maddenin sadece canlı bir maddeden üreyebileceğini iddia eden varsayım için de kullanılmaktadır.
 
== YapılanBiyogenez Deneylerve Abiyogenez ==
[[Aristoteles|Aristo]] tarafından öne sürülen '''''ABİYOGENEZ''''' hipotezinde (kendiliğinden oluşum) canlıların kendiliğinden, bazı cansız maddelerden ve canlı artıklarından meydana geldiği öne sürülmüştür. Bir süre geçerliliğini koruyan bu görüş 17. yüzyılda [[Redi]] ve daha sonra [[Pasteur]] adlı araştırıcılar tarafından yapılan deneylerle geçerliliğini yitirmiştir. Aynı araştırıcılar bir canlının, ancak kendinden önce yaşamış olan başka bir canlıdan meydana gelebileceğini göstermişler ve halen geçerli olan bu görüşe '''''BİYOGENEZ''''' adını vermişlerdir.<ref>Tekşen, F. (2006). ''Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ders Kitabı ''(2. Baskı). Ankara: Ankara
19.yüzyıla kadar, belli koşullar altında yaşamın canlı olmayandan ürediğine inanılırdı; kendiliğinden oluş işlemi. Bu düşünce organik bir madde dışarda bırakıldığında üstünde üreyen kurtçuk ve larvaların gözlenmesine bağlı olarak geliştirilmişti. Fakat [[1688]]'de [[Francesco Redi]] isimli bir bilim adamı, üreyen kurtçuk ve larvaların diğer sineklerin bıraktıkları yumurtalardan çıktıklarını kanıtlamıştır. Redi, deneyinde ilk başta sekiz kavanozun içine et koymuş ve dördünün ağzını kapatıp, diğer dördünü açık bırakmıştır. Deneyin sonucunda sadece ağzı açık olan kavanozların yani sineklerin yumurtalarını bırakabileceği kavanozların içinde kurtçukların oluştuğunu görmüştür. Redi'nin karşıtları, yani [[abiyogenez]]i savunanlar, ise dört kavanozun hava almadığı için [[larva]]ların oluşmadığını savunmuşlardır. Redi, bunun üzerine o dört kavanozun ağzını sadece hava alabilecek kadar küçük gözenekleri bulunan bezlerle kapatıp deneyi tekrarlamış ve yine [[larva]]ların oluşmadığını gözlemlemiştir.<ref>{{Kitap kaynağı| son = Alexander| ilk = Peter| yıl = 1986| başlık = Biology| yayımcı= Silver Burdett| id = ''ISBN 0-382-13076-6''}}</ref> Redi'nin bu deneyi [[biyogenez]]'i destekler nitelikte bir deney olmuştur. 17. yüzyıldan günümüze en azından bütün yüksek ve gözle görülür organizmalarda, daha önceki kendiliğinden oluş kanaatinin yanlış olduğu açık bir şekilde gösterilmiştir. Alternatif görüş Latince tabiriyle "[[omne vivum ex ovo]]" idi: Her canlı daha önce yaşayan bir canlıdan (bir yumurtadan) gelir.
Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Yayınları. s.3</ref>
 
Ortaçağ Avrupası'nda da basit yapılı hayvanların kendiliğinden ve birdenbire ortaya çıktığına inanılırdı. ''Abiyogenez'' kuramına inanış oldukça uzun bir süre devam ederek Rönesans'ın ilk yıllarına kadar sürdü. 17. yüzyılda Belçikalı hekim ve kimyager [[Jan Baptista van Helmont]] (1579-1644) sonraki yıllarda bitki fizyolojisi alanında çok tutarlı deneyler yapmış olmakla beraber abiyogenez kuramını desteklemiş ve özellikle buğday taneleri konulmuş kirli bir gömlekten 21 gün sonra fare meydana getiren bir reçete yazmıştır. Bu reçetede aktif özün, insan terinde bulunduğu kabul edildiğinden kirli bir gömleğe ihtiyaç bulunmaktaydı. Bu dönem biyologları kendiliğinden oluşu özellikle çürüyen et örneğini vererek açıklarlardı.
Biyogeneze ikinci bir anlam, Fransız, Cizvit papaz, bilim adamı ve düşünür [[Pierre Teilhard de Chardin]] tarafından [[yaşamın kökeni]]nin maddenin daha yüksek bir bilince doğru yönelmesi anlamında; artık çürütülmüş olan [[ortogenez]] varsayımının bir açılımı olarak kullanılmıştır.
 
Günümüzde kabul edilen bilimsel açıklamalar ışığında ilk hayatın milyarlarca yıl süren evrim sonucunda cansız maddelerden meydana geldiği benimsenmektedir.
Pasteur'ün (ve diğerlerinin) [[Deneycilik|deney]] sonuçları şu ifadede özetlenmiştir, '''Omne vivum ex vivo''' (veya [[Omne vivum ex ovo]]), [[Latince]] anlamı "hayat bir yumurtadan çıkar". Bu bazen "biyogenez yasası" olarak anılmakta ve modern organizmaların doğada canlı olmayandan kendiliğinden oluşmadığını göstermektedir.
 
İlk organik molekül Güney Afrika'da incir ağacı kalıntılarından elde edilmiş olup, canlı yaşamının 3-3.5 milyar yıl önce başladığı kabul edilmektedir. Büyük bir olasılıkla ilk canlı hücrelerde kimyasal dengenin olmadığı ortamlarda moleküller arasında spontan olarak meydana gelen reaksiyonlar sonucunda ortaya çıkmıştır.
Biyogenez yasası [[Ernst Haeckel]]'s [[Biyogenetik yasası|Biyogenetik yasaile]] karıştırılmamalıdır. [http://www.skepticfiles.org/evo2/ragerart.htm] [http://www.devbio.com/article.php?ch=23&id=219]
 
[[Francesco Redi]] (1626-1697) ''Abiyogenez'' kuramının olabilirliğini sınamak üzere bu kurama karşı ''Biyogenez'' kuramını ortaya koymuştu. ''Abiyogenez'' kuramına her zaman şüphe ile yaklaşmış ve yaptığı bir dizi deney ile bu görüşten vazgeçilmesini sağlamıştır.1668 yılında '''<nowiki/>'<nowiki/>''Böceklerin Üremesi Üzerine Deneyler'<nowiki/>''''' adlı kitabında böceklerin döllenme yoluyla ürediklerini, içerisinde bulundukları çürümüş ortamın, üreme mevsiminde yumurtalarını bırakacakları güvenli bir yer ya da yuva işlevini yerine getirdiğini söyledi. [[Redi]] aynı düzenekle çeşitli hayvanlara, at, tavuk, koyun yüreği, geyik, bizon, aslan, kaplan, köpek, tavşan, kılıç balığı, yılan balığına ait etlerle yüzlerce kez deneyini tekrarladı sonuçlar hep benzerdi. [[Redi]] bu deneylerde bütün böceklerin yaşam döngülerini ve her bir aşaması arasında bağlantı olduğunu ilk kez ortaya koymuştu. '''''<nowiki/>'Böceklerin Üremesi Üzerine Deneyler'<nowiki/>''''' adlı eserinde, çürümüş et içerisinden çıkan kurtçukların, sineklerin ete bıraktıkları yumurtalardan çıkan et kurtları olduğunu belirtmişti. Bunun için etin bulunduğu kapları ancak yumurtaların geçebileceği incelikte tüller ile kaplanmış iç içe iki kaptan oluşan ünlü deney seti ile gerçekleştirdi. Sineklerin, doğrudan doğruya et üzerinde yumurtlamalarını engelledi ve kurtçuklar et üzerinde ortaya çıkamadı.
 
Bu tarihi deney, sonradan bilim adamları tarafından çok önemli bir olgu olarak yorumlandı. Bu deneye göre canlı olmayandan canlı doğduğunu öne süren ''Abiyogenez'' kuramından vazgeçmek gerekiyordu. Canlı ile cansız arasındaki ayırım ilk yaklaşımda düşünülenden daha kesin sınırlarla birbirinden ayrılmakta idi. Canlı madde ölebilir ancak cansız madde canlanmazdı. Sonuçta bütün canlılar daha önce var olan bir canlıdan meydana gelmekteydi.
 
Bütün bu somut gerçeklere karşın 17. yüzyılın sonunda ''abiyogenez'' kuramının yeni taraftarları ortaya çıktı ve bu konuda yeniden çalışmalar yapılmaya başlandı. Kendiliğinden üreme sorunsalı, mikroorganizmaların varlığının anlaşılmasıyla 19. yüzyılın sonlarına doğru kesin olarak çözüldü. Bu sonuca giden bilim adamlarını aynı mantık ve deneysel yollara yönlendiren [[Francesco Redi]]'nin unutulmaz deneyi olmuştu.
 
[[Pasteur]]'ün (ve diğerlerinin) [[Deneycilik|deney]] sonuçları şu ifadede özetlenmiştir, '''Omne vivum ex vivo''' (veya [[Omne vivum ex ovo]]), [[Latince]] anlamı ''"hayat bir yumurtadan çıkar".'' Bu bazen ''"biyogenez yasası"'' olarak anılmakta ve modern organizmaların doğada canlı olmayandan kendiliğinden oluşmadığını göstermektedir.
 
Biyogenez yasası [[Ernst Haeckel]]'s [[Biyogenetik yasası|Biyogenetik yasaileyasası ile]] karıştırılmamalıdır. [http://www.skepticfiles.org/evo2/ragerart.htm] [http://www.devbio.com/article.php?ch=23&id=219]
 
Canlı olmayan maddelerden üreyen hiçbir [[canlı]] henüz gözlenmemiştir. Canlı olmayan maddelerde enfeksiyon yapan ve evrim geçiren yaşayabilir virüsler rapor edilmiştir; <ref>Cello, J., Paul, A. V. & Wimmer, E. Science 297, 1016−1018 (2002).</ref> ne var ki, [[virüs]]lerin gerçekten canlı olup olmadıklarına dair tartışma hala devam etmektedir. Aynı zamanda [[abiyogenez]] mekanizmalarının olabilirliği ve birikimi ile ilgili değişik deneylerin devam ettiği bildirilmektedir.
6

değişiklik