"İTÜ TV" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
 
"Bir kere TV ekranına çıkmaktan korkuyorduk büyük çoğunluk Yarışmacılar ve Jüri Bir yarışma programında jüri olarak oturmasını arzuladığım çok ünlü bir film yıldızı ile gene çok ünlü bir tiyatro sanatçısı özür dilemişlerdi. İkisi de "Ne olur, beni televizyona çıkarma! Korkuyorum." demişti. Bazısı da yarışmaktan çekiniyordu. Bu durumda en büyük destek, öğrenciler ve okullar olacaktı. Bizler de öyle yapmıştık."
[[Dosya:Itü-tv-stüdyoları.jpg‎|thumb|left|250px270px|İTÜ TV stüdyosunda gerçekleşen bir yayın]]
 
Yayınlanan ilk yarışma programı "[[Talih Kuşu (yarışma)|Talih Kuşu]]" adındaki bilgi yarışmasıdır. Kıvanç bu programı İTÜ TV'nin ilk yıllarından kapanışına kadar geçen sürede aralıksız olarak görev alan [[Vural Tekeli]] ile birlikte yapmış. Soruları çoğu kez Tekeli, büyük bir ciddiyet ve önemle kendisi hazırlamış. Aynı zamanda İTÜ'den diğer öğretim görevlileri ve lise öğretmenleriyle birlikte yarışmanın jüri üyeliğini yapmış. Lise öğrencilerinin bilgilerini ölçmek için tasarlanmış olan bu yarışmada, İstanbul Serofinil Derneği'nin derece alanlara kanarya hediye etmesinden dolayı, yarışmanın adı "Talih Kuşu" olmuş.
Çok ilgi gören ve beğenilen bir diğer yarışma programı da "[[Mini Gol (yarışma)|Mini Gol]]"dür. Halit Kıvanç bu yarışmayı [[Almanya]]'da görüp beğenmiş ve İTÜ TV'de uygulamayı düşünmüş. [[Spor-Toto]] İstanbul Müdürlüğü'nün yaptırdığı delikli kaleye izleyiciler ve bir futbol takımının bazı oyuncuları katılarak üçer atışta en çok gol atmayı başaran kişi olmaya çalışırlarmış. Göztepeli Nevzat gibi ünlü futbolcuların gelmesi programa ilginin artmasını sağlamış. 1961 yılına gelindiğinde programlar ve dolayısıyla konuk olan sanatçıların sayısı ve çeşitliliği artar. Bunların başında edebiyat yarışması, [[Özdemir Asaf]]'ın konuşması, [[Ayşegül Çilli]]'nin spor programları ve [[Yücel Hekimoğlu]]'nun sinema yıldızlarıyla röportajları gelir. Bununla birlikte, günümüzdeki "Talk Show" programlarının temeli de yine bu yıllarda [[Fecri Ebecioğlu]] tarafından İTÜ TV'de atılmış ve en çok ilgi gören ve konuşulan programların başında yer almıştır. Ebecioğlu düzenli olarak hazırladığı show programlarına o yılların en çok istek gören sanatçılarını getirmeyi başarmıştır. Ayrıca günümüzde [[TGRT]]'de yayınlanan [[Erkan Yolaç]]'ın "Evet-Hayır (yarışma)|Evet-Hayır" yarışması ilk kez İTÜ TV ekranlarında gösterilmiş.
5 Aralık 1963 günü de İTÜ TV tarihi açısından önemli bir gündür. Bu tarihte yayın [[Maçka]]'daki yeni İTÜ TV stüdyosundan yapılmıştır. Maçka'daki stüdyo Taşkışla'dakine göre daha geniş ve kullanım kolaylığı açısından bu iş için çok daha uygundu çünkü burası doğrudan stüdyo olarak planlanmıştı. Böylece, çeşitli show, yarışma ve programlar bu stüdyoyu haftada bir gün ünlü sanatçıların buluşma yeri haline getirmişti. Bu tarihten sonra yayınlar Maçka'dan yayınlanmaya devam etti. Ayrıca, [[Haluk Buran]] diploma ödevi olarak vericinin gücünü 500 Watt'a çıkarmış ve yayınlar da çok daha geniş alana yayılmıştı.
 
[[Dosya:Itü-tv-stüdyoları.jpg‎|thumb|left|250px|İTÜ TV stüdyosunda gerçekleşen bir yayın]]
Bunların yanı sıra, İTÜ TV'nin bu yıllardaki önemli aktivitelerinden birini de "naklen yayın"lar oluşturuyor. İlk naklen yayın tarihi, eski adıyla [[Mithatpaşa Stadı|Mithatpaşa]], günümüzdeki [[İnönü Stadı]]'nda Türkiye'nin 2-1 kaybettiği [[Sovyetler Birliği]] maçının oynandığı 12 Kasım 1961'dir. Bu tarihte Adnan Ataman'ın masa takviminde "Türk-Rus milli maçının damdan televizyondan nakli. Tarihi bir gün..." notu vardır. Notta da gördüğümüz gibi bu yayın "damdan" yapılmıştır. İTÜ TV o günün şartlarında iki nokta arasında bağlantı kurmayı sağlayan link hattına sahip değildir. Bundan dolayı, kamera İTÜ Taşkışla binasının damına çıkılarak maç yayınlanmıştır. Tekeli, link hattı kullanılmadığı için bu yayının "naklen" değil, aslında "hırsız yayın" olduğunu ifade ediyor. Bu hırsız yayını 1 Ocak 1962 günü yayınlanan [[Fenerbahçe]]-[[Galatasaray]] maçı izledi. Ardından, 27 Mart 1963 günü [[Türkiye Milli Futbol Takımı|Türkiye]]-[[İtalya Milli Futbol Takımı|İtalya]] karşılaşması "damdan" naklen yayınlandı. Kameralar başka bir stada ya da gösteri alanına taşınamadığından ve Taşkışla binasının damındaki görüntü Mithatpaşa Stadı ile sınırlı kaldığından, yayınlanan maçların hepsi bu statta oynanan maçlardı. Gerçek anlamda ilk naklen yayın, 21 Ekim 1965 günü İTÜ TV'nin açılış töreninin yayınlanması oldu. Bu yayın [[Philips]]'in İTÜ TV'ye verdiği bir link ve VIDICON kamera sayesinde Gümüşsuyu'ndan Maçka'ya gerçekleştirlir. Bu yayında [[Vural Tekeli]] hem kamerayı kullanır hem de öğretim görevlilerinin iyi tanıdığı için spikerlik görevini üstlenir. Böylece, gerçek anlamda ilk naklen yayın gerçekleştirilir. Açılış töreninin başarıyla yayınlanmasından sonra, adeta bir naklen yayın fırtınası başlar. Çünkü, önceki naklen yayınların arasındaki süreç yıllar olurken, 1966 yılından itibaren bu süreç günlere dönüşüyor. Her yönden hazırlıklı, link kullanılarak ve teknik açıdan noksansız denebilcek ilk naklen maç yayını 1 Mayıs 1966 günü gerçekleşir. Bu tarihteki [[Fenerbahçe]]-[[Beşiktaş]] maçında kamera ilk kez stat içine yerleştirilir ve yayın aralıksız olarak sürdürülür. Maçın golsüz bitmesi ise İTÜ yetkililerinin "Bir gol bile nakledemedik!" üzüntüsünü yaşamasına neden olur. Bunun ardından, bu başarılı naklen yayından cesaret alan İTÜ çalışanları 9 Mayıs'ta Hürriyet Altın Mikrofon Müzik Yarışması'nı Fitaş Sineması'ndan naklen yayınlarlar. 19 Mayıs'ta da Gençlik Bayramı kutlamaları izleyicilerine başarıyla ulaştırırlar. Bazı güreş turnuvaları, Milliyet Liseler Arası Müzik Yarışması Finali, İTÜ'de gerçekleşen bazı açıkoturum ve konferanslar, Lütfi Kırdar Spor Sarayı'ndan Kafkas Balesi gösterisi, bilgi yarışması, güzellik yarışması ve önemli maç yayınları seyirciye ulaşan diğer olaylardır. İTÜ TV normal yayınlarını sürdürürken, artık Türkiye'de kamusal alanda da televizyon konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı. Görüntüye dayanan elektronik haberleşmenin yapılıp yapılmaması tartışmaları sürdürülmekteydi. [[TRT]]'nin kurulması ile bu konudaki çalışmaların hızlandığı, yurt dışından gelen uzmanlara bu konuda raporlar hazırlattıldığı görülmektedir. Ancak, radyo oyunlarının henüz ülkenin her yerine ulaşmaması, televizyon ile ilgili yatırımların çok fazla harcama gerektirmesi gibi nedenler televizyonun devlet tarafından ele alınmasını geciktirmiştir. Bu nedenledir ki, I. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda yayın konusunda yapılan yatırımlar radyo ile ilgili olmuş, televizyonun kurulmasına ilişkin herhangi bir yatırım öngörülmemiştir.
 
434

değişiklik