"Slav mitolojisi" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
başlık düzenlemeleri
k (bağlantı düzenlemesi)
k (başlık düzenlemeleri)
'''Slav Mitolojisi''', [[Slav]]ların [[Hristiyanlık|Hristiyanlığ]]ı kabul etmelerinden önce inandıkları [[çok tanrılı]] dinin [[mitoloji]]sidir. Din, Ön Hint-Avrupa dinleriyle bağlantısı olan pek çok dinle ortak özelliklere sahiptir.
== Bilgi Kaynakları ==
[[Yunan Mitolojisi|Yunan]] ya da [[Mısır mitolojisi]]nin aksine, Slav mitolojisi çalışmaları için ilk elden bulunabilecek kaynak azdır. Bazı çelişkili teorilere rağmen (örneğin [[Veles Kitabı]]) Slavlar'ın [[Kiril ve Metodius]]'un 862'te Slav topraklarına gelişlerinden önce herhangi bir alfabeye sahip oldukları kanıtlanamamıştır. Bu, bütün orijinal dini inanışların ve geleneklerin nesilden nesile sözlü kültür aracılığıyla geçmesine neden olmuştur. Fakat Hristiyanlığın hızlı bir şekilde yayılmasıyla ([[Bulgaristan]]'ın 864'te din değiştirmesiyle başlayan süreç 11. yüzyılın sonlarına doğru büyük ölçüde tamamlanmıştır) bu inanışlar yüzyıllar geçtikçe unutulmuştur. Slav diniyle ilgili nadir bulunan kaynaklar ise [[Pagan]] inanışlarını çarpıtarak tasvir etmekten çekinmeyen farklı uluslara mensup misyonerler tarafından yazılmıştır. Çoğu zaten var olan bilgiyi doğrulayan ögelerden başka bir şey içermeyen kültler (bir çeşit put) ve tapınak kalıntıları bulunmuştur. Eski mitolojik inanışların ve pagan festivallerinin izleri bugüne kadar halk kıyafetlerinde, şarkılarında ve tüm Slav halklarının masallarında görülebilmektedir.
 
=== Yazılı Kaynaklar ===
[[Dosya:Ilya Repin - Sadko - Google Art Project.jpg|thumb|225px|Slav sanatçılar nesiller boyu kendi halk kültürlerinden etkilenmişlerdir.[[İlya Yefimoviç Repin]] ''[[Sadko]]'' Su Altı Krallığında'' (1876).]][[Herodot tarihi]]nde oldukça kuzeyde yaşayan ve (Herodot’un iddiasına göre) kendilerini her yıl birkaç günlüğüne kurda dönüştüren [[Neuri]] adlı bir kabileden bahseden küçük bir not dışında, Ön Asya Slav topluluklarının Doğu, Güney ve Batı Slavlar olarak ayrılmasından önce yazılmış bilinen bir kaynak yoktur. Bazı araştırmacılar bunu Slav halk kültüründeki “kurt adam” inanışıyla açıklasalar da diğerleri, aslında Herodot’un bir grup genç erkeğin köyde maskeler takarak dolaştığı antik Slav karnavallarını kastettiğine inanır. Bu yüzden Ön Slav halkları ve Neuri tartışmalı bir konudur.
 
Dördüncü kaynak ise 12. yüzyılın başlarında Baltık Denizi kıyılarında yaşayan Slav‘ların topraklarına keşif amaçlı seyahatler düzenleyen Alman savaşçı ve piskopos [[Bamberg’li Otto]]’ya ait üç adet biyografidir. El yazması esere göre en büyük Slav tanrısı tapınağı [[Szczecin]] şehrinde bulunan [[Triglav]]’dır. [[Havalberg]] ve [[Wolgast]]’ta ise Doğu Slav folklorundaki Yarilo’nun olası bir benzeri olan ve adının Yarovit’ten değiştiği düşünülen [[Gerovit]] adlı savaş tanrısına tapınılır. Bazı Slav Neopaganistleri tarafından özgün olarak düşünülse de [[Veles Kitabı]]’nın tahrip edildiği ortaya çıkmıştır.
=== Arkeolojik Kalıntılar ===
[[Dosya:Vasnetsov Frog Princess.jpg|thumb|300px|left|Halk ziyafetleri, [[Kiev Knezliği]]'nde ''bratchina'' (brat=erkek kardeş), [[Sırbistan]] ve [[Makedonya]]'da ''slava'' (hamd etme) ve [[Hırvatistan]] ve [[Bulgaristan]]'da ''sabor'' (toplantı) olarak bilinir.]]1848 yılında birkaç Slav tanrısının heykeli, [[Zbruç]] nehri kıyısında bulunmuştur. Heykelin bir şapkası ve dört başı vardır. Saxo’nun tasvirine benzerliğinden dolayı, heykelin Svantevit’i temsil ettiği iddia edilmiştir. Ama böyle olması mümkün değildir. Farklı yerlerde de çok başlı heykeller bulunmuştur. Örneğin Ortaçağ Bulgar çarlarının kalesi [[Preslav]]’ın kalıntıları arasından 10. yüzyıldan kalma kemikten oyulmuş, ince, dört başlı bir heykel çıkarılmıştır. İki başlı, insan boyunda ahşaptan bir heykel, ortaçağ Slav kabilesi Dolenain’lerin toprakları olan [[Neubrandenburg]]’un yanındaki [[Tollensessee]] gölündeki bir adada keşfedilmiştir. Ayrıca [[Dalmaçya]]’da (Hırvatistan) Troglav denilen Dinara dağı zirvesinden pek de uzak olmayan Suvid tepesinde üç başlı bir heykel bulunmuştur.
 
Benzer bir yöntembilim izleyerek, Hint-Avrupa mitolojileriyle (özellikle [[Baltık Mitolojisi]]yle) paralellikler bularak ve zaman zaman da Slav paganizmi kayıtlarındaki ipuçlarına başvurarak bazı mitler yeniden inşa edilebilir. Özellikle Rus filologlar [[Vladimir Toporov]], [[Vyaçeslav Vsevolodoviç İvanov]] ve Hırvat bilim adamları [[Radoslav Katičić]] ve [[Vitomir Belaj]]’ın yaptıkları araştırmalarla son 30 yılda Slav mitolojisindeki mitleri yeniden inşa etme alanında kayda değer bir ilerleme sağlanmıştır. Rus akademisyen [[Boris Uspenski]]’nin ve Sırp filolog ve etnolog [[Veselin Čajkanović]]’in yaptığı çalışmalar da oldukça değerli bilgiler içerir. Fakat folklorun eleştirel olmayan yorumu ve mitlerin başarısız bir şekilde yeniden oluşturulması aşağıda açıklanacağı gibi bazı sonuçlar doğurabilir.
 
=== Sahte ve Yapay Kaynaklar ===
Slav mitolojisiyle çalışırken, kaynakların geçerliliği veya sahteliği konusunda hiç kimse yeteri kadar dikkatli ya da eleştirel olamaz. [[Rönesans]]’tan bu yana eski Slavların inanışları üzerine akademik ilgi sürekli artmıştır ve bu ilgi karışıklıkları, hataları, yanlış yorumlamaları ve mitlerin yeniden inşasındaki mantıksızlıkları da beraberinde getirmiştir.
 
Slav mitolojisine dair pek çok referans barındıran ve pek çok akademisyen tarafından yanlışlarla dolu olduğu düşünülen [[Veda Slovena]] kitabı, Bulgar halk şarkılarının sahte uyarlamalarıyla oluşturulmuştur. En son örneklerden biri ise, eski Slav dini hakkında güvenilir bilgiler içerdiğini iddia eden, Slav halkının Hıristiyanlaştırılmadan önce herhangi bir alfabeye sahip olduğu kanıtlanamamışken, [[Kiril alfabesi]]yle (alfabe, kardeşi Methodius ile birlikte Slavları Hristiyanlaştırmak için kuzeye gönderilen ve onlara ilk yazı sistemini kazandırmış Aziz Kiril’in ismiyle anılır.) yazılmış olan [[Veles Kitabı]]’dır. Günümüzde bazı Slav neopaganlar bu kitabı kutsal kitap olarak kullanırlar ve kitabın özgün olduğu konusunda ısrarlıdırlar. Fakat huş ağacı kabuklarına yazıldığı düşünülen orijinal kitap, (tabii gerçekten var olduysa) kaybolmuştur. Bu yüzden kitabın günümüzde gerçek olduğunu kanıtlayabilecek veriler yoktur.
 
== Takvim ve Festivaller ==
Slav mitlerinin mevsimlere göre kutlanan festivallerden oluşan ve kendini tekrar eden, periyodik bir yapısı vardır. Bu yüzden mitolojiyi anlayabilmek için önce Slav takviminin işleyişini anlamak önemlidir. Arkeolojik ve folklorik izlere dayanarak Hıristiyanlık öncesi Slav takviminin bazı ögelerini özellikle de başlıca şenlikleri yeniden inşa etmek mümkündür:
 
* Bir Slav milleti olan Sırpların Noel arifesindeki “Badnja Vece” geleneği de Hıristiyanlık öncesi Slav ritüelleri hakkında bilgi sahibi olmamıza yardımcı olabilir. Bu seremonide meşe ağacı dalları toplanır ve her biri kurdelelerle süslenir. Bir rahip bu süslü dalları suyla, buğdayla (ya da arpayla) ve bazen de cevizle kutsar. İlginç bir şekilde bebek İsa'dan bu tören de söz edilmez. Ritüelin sonunda da bir meşe kütüğü ateşe verilir.
 
== Kozmoloji ==
[[Hint-Avrupa dilleri]]ni konuşulan ülkelerde oldukça yaygın olan [[Ulukayın]] (World Tree, Hayat Ağacı) inancı Slav mitolojisinde de görülmektedir. Bu ağaç ya bir meşedir ya da bir çeşit çamdır. Ulukayın'ın mitolojik sembolü çok güçlüdür ve Slav halk kültürü yoluyla Hıristiyanlaştıktan sonra bile yüzyıllarca korunmuştur. Ağaçta evrenin üç katı yer alır. Tepe noktası göğü, semavi tanrıları ve gök cisimlerini; gövdesi ise faniler âlemini temsil eder. Bazen bu iki kat, ölüler diyarını temsil eden ağacın köklerine karşı birleşirler.
Üç diyarın tasvirleri Ulukayın’ın üzerine dünyada yer aldıkları şekilde, dikey olarak işlenir. Tanrıların ve fanilerin dünyası, denizle çevrili olan dünyanın merkezinde bulunur. Denizin diğer yakasında ise kuşların kışın göç ettiği yazında geri döndüğü ölüler diyarı uzanır. Pek çok halk kültürü ürününde ''denizi geçmek'' (idit)ve ''denizden gelmek'' (dolazit) ölmek ve dirilmek ile özdeşleştirilir. Bu mitolojik düşünce öbür dünyaya büyük bir su kütlesini geçerek ulaşıldığını söyler. Bunun yanı sıra dünya yatay olarak da rüzgârın dört esiş yönünü (kuzey, güney, batı, doğu) temsil eden dört ana noktaya ayrılmıştır. Dünyanın yatay ve dikey olarak bu şekilde parçalara bölünmesi mitolojik açıdan oldukça önemlidir. Bu ayrımın izleri özellikle üç başlı olan Triglav ve dört başa sahip Svantevit gibi Slav tanrı heykellerinde görülebilir.
== Panteon ==
Panteon, bir ulusun “en büyük tapınağı” ya da “tüm tanrıları” anlamlarına gelmektedir. Tarihi kaynaklarda da bahsedildiği gibi Slav ırkı, 600 yılı aşan bir zaman yelpazesi içinde ve [[Baltık denizi]]'nden [[Beyaz Deniz]]’e uzanan oldukça geniş bir coğrafi alanda çok farklı tanrılara tapmıştır. Tarihi kaynaklardan öğrendiğimiz bir başka bilgi de her Slav kabilesinin bir tanrısı ve dolayısıyla kendine özgü bir panteonu olduğudur. Hepsinden ziyade, kabileden kabileye değişen inanışlarıyla ve tanrılarıyla eski Slav dini oldukça içe dönüktür. Tek bir Ön Slav dilinden türediği açıkça belli olan farklı Slav dilleri meselesinde olduğu gibi doğru bir folklor çalışmasıyla değişik Slav kabilelerinin değişik tanrıları temel alınarak bir çeşit Ön Slav panteonu oluşturmak mümkündür.
=== En Yüce Tanrı ===
Modern teoriler en yüce tanrının [[Rod]] ya da [[Svarog]] olduğunu ileri sürer. Tarihi kaynaklarda ise farklı Slav kabilelerince tapılan Svantevit, Triglev ve Svarožič gibi tanrılardan bahsedilir. Ama yüce tanrı sıfatına en uygun tanrı, Perun'dur. Perun, Slav diniyle ilgili belgelerde adına en çok rastlanan ve hatta adı, yazılı tarihte geçen ilk Slav tanrısıdır (Procopius, tuttuğu küçük notlarda gök gürültüsü ve şimşek tanrısının Slavların tek tanrısı olduğundan bahseder). ''Geçmiş Yılların Vakayinamesi'' adlı kayıt, Perun’u, Kiev Knezliği'nin Hıristiyanlığı kabul etmeden önceki baş tanrısı olduğunu söyler. Helmond’un ''Chronica Slavorum''’undaki küçük bir not Batı Slavların, dünyadaki tüm diğer tanrılara hükmeden tek bir semavi tanrıya ibadet ettiğinden bahseder. Eserde tanrının ismi verilmez ama bu tanrının Perun olması kuvvetle muhtemeldir. Perun adına Batı Slav dininin muazzam ölçüdeki kayıtlarında rastlayamamamıza rağmen, günümüz Slav ülkelerinde hala onun adını taşıyan pek çok yer adı olduğunu görürüz. Son olarak, folklor metinlerini çözümleyerek, Perun’un Hıristiyan tanrısıyla özdeşleştirilmiş tek Slav tanrısı olduğunu bulabiliriz. Bunlar Perun'un Ön Slav panteonunun baş tanrısı olduğunu gösteren sağlam temelli kanıtlardır.
 
Perun'un bir de eşleştirildiği bir karakter vardır. [[Roman Jakobson]]’un işaret ettiği gibi, herhangi bir tarihi metinde Perun adı geçiyorsa hemen ardından başka bir tanrı olan Veles'e rastlanır. Bu ilişki yer isimlerinde de görülebilir. Adı Perun’la ilişkilendirilen bir dağ zirvesinin ya da tepenin eteklerinde -özellikle nehir kenarlarında- adı Veles'i çağrıştıran yerlerle karşılaşmak mümkündür. Ayrıca Perun’un bazı folklor ürünlerinde Hıristiyan tanrısıyla bir tutulurken, Veles de şeytanla bir tutulur.
 
=== Tanrılar ===
==== Perun ve Veles ====
İvanov ve Toporov, Ön Slav Panteonu’na ait iki tanrıyı, Perun’u ve Veles'i içeren miti yeniden inşa etmişlerdir. İkisi de her yönden birbirinin karşıtıdır. Perun, Ulukayın’ın en üst dalında bulunan kalesinden yeryüzünü yöneten, gök gürültüsünün, şimşeğin, ateşin ve kurunun tanrısıdır. Veles ise Ulukayın’ın köklerinde, yerin altından ölüler âlemini yöneten, suyla, dünyevi şeylerle ve nemle ilişkilendirilen dünyevi bir tanrıdır. Perun, çiftçilerin yağmur verici, silahların ve savaşın, savaşçıların tanrısıdır. Veles ise büyüyle ve ticaretle ilişkilendirilen sığırların tanrısı ve çobanların koruyucusudur.
 
463.024

değişiklik