Türkiye: Revizyonlar arasındaki fark

düzen ve temizleme
(Demircilikli adlı kullanıcının son değişikliği reddedilerek Ozankra sürümüne (10577670) geri dönüldü)
(düzen ve temizleme)
|nüfus_yoğunluğu_sırası = 108.
|GSYİH_SAGP_yılı = 2011
|GSYİH_SAGP = 1.189 Trilyon $ <ref name=imf2>{{Cite web|url=http://www.ntvmsnbc.com/id/25150553/|başlık=Türkiye G-20'de 15. sırada|publisher=ntvmsnbc.com|erişimtarihi=2010-10-12}}</ref>
|GSYİH_SAGP_sırası =15
|kişi_başına_düşen_GSYİH_SAGP = 16.067 $<ref name=imf2/>
'''Türkiye''', resmî adıyla '''Türkiye Cumhuriyeti'''<ref name="anayasa madde 1"/> ({{ses|Tur-Türkiye_Cumhuriyeti.ogg|''Türkiye Cumhuriyeti''}}), başkenti [[Ankara]] olan ve [[Eski Dünya]] karaları denilen [[Avrupa]], [[Asya]] ve [[Afrika]] kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı noktada bulunan ülkedir. Ülke topraklarının bir bölümü [[Anadolu Yarımadası]]'nda, bir bölümü ise [[Balkan Yarımadası]]'nın uzantısı olan [[Trakya]]'da bulunur. Ülkenin üç yanı [[Akdeniz]], [[Karadeniz]] ve bu iki denizi birbirine bağlayan [[Boğazlar]] ile [[Marmara Denizi]] ve [[Ege Denizi]] ile çevrilidir. Komşuları [[Yunanistan]], [[Bulgaristan]], [[Gürcistan]], [[Ermenistan]], [[Azerbaycan]] ([[Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti]]) ile, [[İran]], [[Irak]] ve [[Suriye]]'dir.
 
Türkiye, ([[Azerbaycan]], [[Kazakistan]], [[Kıbrıs]], [[Kırgızistan]], [[Özbekistan]], ve [[Türkmenistan]] ile birlikte) günümüzdeki yedi bağımsız [[Türk devletleri listesi|Türk devletleri]]nden biri olup [[Türk Konseyi]] ve [[Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi|TÜRKSOY]]'un üyesidir. Kişi sayısına göre yaygın din [[İslâm]]'dır. [[Laik]] bir devlet olduğu için resmi dini yoktur. <ref name="KONDA Research and Consultancy">{{cite web |url=http://www.konda.com.tr/html/dosyalar/ghdl&t_en.pdf |format=PDF|başlık=Religion, Secularism and the Veil in daily life |yazar=KONDA Research and Consultancy |yayımcı=Milliyet |tarih=2007-09-08}}</ref> Ülkenin tek resmi dili [[Türkçe]]dir. Bununla birlikte ülke nüfusunun %10.6'ini<ref name=ciaturkey>[https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/tu.html#People CIA World Factbook gives 10.6% Kurds]</ref> oluşturan [[Kürtler]] ve [[Zazalar]] ile diğer azınlıkların, gündelik hayatta anadillerini kullanmaları önünde hukukî bir engel yoktur.
 
Türkiye, [[Osmanlı İmparatorluğu]]'nun [[I. Dünya Savaşı]] sonunda yenilmesinden sonra, Osmanlı İmparatorluğu'nun yerine kurulan ardıl devletler içinde tek bağımsız devlet olarak<ref>{{cite web|url=http://www.mulkiyedergi.org/index.php?option=com_docman&amp;task=cat_view&amp;gid=53&amp;Itemid=61|başlık=''Sevr ve Lozan Antlaşmalarının Başlıca İktisadi Hükümlerinin Karşılaştırılması'', M. Murat BASKICI, Mülkiye Dergisi-Cilt:XXVIII-Sayı:242-s.124|erişimtarihi=8 Eylül 2009}}</ref><ref>[http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=249 Lozan Antlaşması tam metni]</ref> devletin [[Türk]] nüfus çoğunluğuna sahip toprakları üzerinde [[Mustafa Kemal Atatürk]] önderliğindeki halkın büyük mücadelesi ile kurulmuştur. [[Arnold Joseph Toynbee]] gibi bazı tarihçiler ise Türkiye'nin (başlıca ardıl olmak bir yana) tek ardıl devlet sayılması gerektiğini savunurlar.<ref name="Osmanlı Devleti-3">{{Kitap belirt| yazar=E. J. Brill| başlık = "The Ottoman state and its place in world history" | yayımcı=Brill Academic Publishers| yıl=1974| sayfalar =s. 18}}</ref> 29 Ekim 1923 tarihinde [[Cumhuriyetin İlanı|cumhuriyet ilan]] edilmiştir.
== Cumhuriyet tarihi ==
{{ana|Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihi|Türkiye tarihi}}
Türkiye Cumhuriyeti, [[Mustafa Kemal Atatürk|Mustafa Kemal]] ve silah arkadaşları tarafından, [[Kurtuluş Savaşı]]'nın kazanılması ile, [[I. Dünya Savaşı]]'ndan yenik çıkmış ve savaşı kazanan devletlerce paylaşılmış [[Osmanlı İmparatorluğu]]'nun [[Anadolu]] ve [[Trakya]]'da kalan toprakları üzerine kurulmuştur. İstiklal Harbi, [[Misak-ı Milli]] sınırları<ref>{{cite web|url=http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/kb4.htm|başlık=tbmm.gov.tr - Misak-ı Milli|erişimtarihi=8 Kasım 2008}}</ref> içinde ülke bütünlüğünü korumak, milli egemenliğe dayalı, tam bağımsız yeni bir [[Türkiye Cumhuriyeti|Türk devleti]] kurmak için Büyük Millet Meclisi tarfından yönetilen, çok cepheli bir savaştır.
 
Kurtuluş Savaşı'nda düşmana karşı koyan, ülkenin direniş örgütlenmeleri ve güçleri olan milli güçler, [[Osmanlı]] [[ordu]]su ile Kurtuluş Savaşı [[milis]] ve gönüllülerinden oluşan [[Kuvayı Milliye]]'dir.
 
Kuvayı Milliye, ülkenin dört bir yanının [[Yunan]], [[İngilizler|İngiliz]], [[Fransızlar|Fransız]], [[İtalyan]] birliklerince ele geçirildiği, [[Mondros Mütarekesi]] ile ülkeye ağır koşulların dayatıldığı, Osmanlı ordusunun silahlarının alınıp dağıtıldığı, her şeyin bitti sanıldığı günlerde, milletin tepkisi olarak doğan bir halk direnişidir.
 
12 Haziran 1919'da [[Havza]]'dan [[Amasya]]'ya gelen [[Mustafa Kemal Atatürk|Mustafa Kemal]] Paşa buradan yayımladığı bildiri ile ülkenin içine düştüğü durumu açıklıkla saptıyor, çözümün bütün güçlerin birleşmesinden geçtiğini vurguluyordu. Mustafa Kemal [[Amasya]]'da Anadolu ve [[Rumeli]]'de kurulan [[Müdafaa-i Hukuk]] Dernekleri'ni birleştirme, kongreler yaparak tüm milletin kesin kararına dayalı yeni bir yönetim kurma amacıyla Amasya Tamimi'ni hazırlamıştır.<ref>{{cite web|url=http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/kb3.htm|başlık=tbmm.gov.tr - Millî Egemenliğe Geçiş|erişimtarihi=8 Kasım 2008}}</ref>
 
Bu tamim milli egemenliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması yolunda atılan ilk adımdır. Milletin teşkilatlandırma ve mücadele yöntemleri belirginleşmiştir. Milli Egemenlik ve milli bağımsızlık fikri ilk kez ortaya atılmıştır.
 
8 Temmuz'da [[İstanbul]]'a görevinden ve askerlikten ayrıldığını bildirerek, Osmanlı [[Hükûmet]]i ile tüm ilişkilerini sona erdiren Mustafa Kemal ertesi gün Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Şubesi'nin başkanlığına seçildi. 23 Temmuz 1919'da Mustafa Kemal'in başkanlığında toplanan [[Erzurum Kongresi]]'nde<ref>{{cite web|url=http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/kb4.htm|başlık=tbmm.gov.tr - Erzurum Kongresi|erişimtarihi=8 Kasım 2008}}</ref> alınan karar ile;
 
{{Cquote|''Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez'' }}
[[Dosya:First TBMM.gif|thumb|left|300 px|<center>Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk üyeleri]]
 
Millî direnişi oluşturmada ikinci büyük adım olan ve 4-11 Eylül 1919 tarihinde yapılan [[Sivas Kongresi]]'nde<ref>{{cite web|url=http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/kb4.htm|başlık=tbmm.gov.tr - Sivas Kongresi|erişimtarihi=8 Kasım 2008}}</ref> Mustafa Kemal Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin başkanı olarak seçilerek Milli [[Kurtuluş Savaşı]]'nın yetkili lideri haline gelmiştir.
 
27 Aralık 1919'da [[Ankara]]'ya gelen [[Mustafa Kemal Atatürk|Mustafa Kemal]] Ankara'yı [[Anadolu]]'daki direniş hareketinin merkezi olarak seçmiştir.
 
[[İstanbul]]'un işgalindenişgali]]nden üç gün sonra, [[Mustafa Kemal Atatürk|Atatürk]] ünlü, 19 Mart 1920 tarihli bildiriyi yayımlayarak, olağanüstü yetkiler taşıyan bir meclisin [[Ankara]]'da toplanacağını bildirerek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş temellerinin Ankara'da atılmasını sağladı.
 
Atatürk 21 Nisan'da yayımladığı ikinci bir bildiri ile, Meclis'in 23 Nisan günü toplanacağını ve açılış töreninin nasıl yapılacağını duyurdu.<ref>{{cite web|url=http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/kb5.htm|başlık=tbmm.gov.tr - TBMM'nin kuruluşu|erişimtarihi=8 Kasım 2008}}</ref>
 
[[TBMM]], 24 Nisan 1920 günü yaptığı ikinci toplantısında Mustafa Kemal'i (Atatürk), başkanlığa seçti. Mustafa Kemal, kendi öncülüğünde kurulan TBMM'nin başkanlığını [[Cumhurbaşkanı]] seçildiği gün olan 29 Ekim 1923 tarihine kadar sürdürdü.
 
== Siyasal hayat ==
Başlangıçta adı "Halk Fırkası" olan parti 1924 yılındaki kurultayda adını Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirdi. 1927 yılında Atatürk tarafından belirlenen, "Cumhuriyetçilik", "Halkçılık", "Milliyetçilik", ve "Laiklik" ilkelerini tüzüğüne ekledi. 1935 yılındaki kurultayda daha önceki dört ilkeye Atatürk'ün kararıyla "Devletçilik" ve '"Devrimcilik" ilkeleri de eklenerek ilkeler altıya çıkarıldı ve partinin adı "Cumhuriyet Halk Partisi" oldu.
 
Doğu ve Orta Avrupa sağ ve sol diktatörlerin baskısı altında idi. Almanya'da [[Adolf Hitler|Hitler]] İtalya'da [[Mussolini]], İspanya'da [[FrankoFrancisco Franco]]'nun faşist yönetimleri vardı. [[Fransa]], [[Belçika]] ve [[İsviçre]]'de kadınlar en temel insan haklarından biri olan ''siyasal hak''lardan yoksun bulunuyorlardı. Yani nüfusun yarısını oluşturan kadınların seçme ve seçilme özgürlükleri yoktu.
 
[[II. Dünya Savaşı]]'nın hemen ardından, gerek uluslararası siyasetteki gelişmeler, gerekse ülke içindeki yeni oluşumlar rejimin genel niteliğinde önemli değişiklikleri gündeme getirdi. Basında ve mecliste çok partili siyasal sistemi savunan bir anlayış oluştu. Buna CHP genel başkanı ve cumhurbaşkanı [[İsmet İnönü]] de yaptığı konuşmalarla destek verdi.<ref>[http://www.let.leidenuniv.nl/tcimo/tulp/Research/og.htm Gökmen, Özgür- Çok-Partili Rejime Geçerken Sol: Türkiye Sosyalizminin Unutulmuş Partisi, ''Toplum ve Bilim'', 78 (1998), shsf. 161-186.]</ref><ref>[http://72.14.209.104/search?q=cache:8JgrBuvYbNcJ:www.samsun.bel.tr/kulturwebsite/samsem2006/doc/042.doc+Cumhuriyet+gazetesi+2+Kas%C4%B1m+1945&hl=tr&ct=clnk&cd=7&gl=tr 1946 Genel Seçimler CHP ve DP Açısından Değerlendirilmesi: Samsun Örneği]</ref>
 
=== Çok partili hayata geçiş ===
1946 yılından itibaren Türk siyasi hayatının CHP dışında 2. bir partinin kurularak seçimlere çok partili olarak gidilmesi ile başlamıştır.
 
Çok partili hayat 1945 yılında [[Nuri Demirağ]] tarafından kurulan [[Milli Kalkınma Partisi]] ile başlamıştır. Fakat [[Milli Kalkınma Partisi]] istediği başarıyı elde edememiştir. 1958 yılında kendi kendini feshetmiştir. 7 Ocak 1946'da [[Dörtlü Takrir]]'e imza atanlar tarafından kurulan [[DPDemokrat Parti (1946)|Demokrat Parti]]'nin (DP) parti genel başkanlığına Celâl Bayar getirildi. DP, ekonomi ve siyasette liberal düzenlemeleri savunuyordu.
 
[[1950 Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri|1950 genel seçimleri]]'nde [[Demokrat Parti]] galip olarak çıkmıştır. Yürütmenin başı olan ve devletin atacağı adımlara karar veren kişi [[Cumhuriyet Halk Partisi]] iktidarı süresince [[Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları listesi|cumhurbaşkanı]] iken [[Demokrat Parti (1946)|DP]] iktidarından sonra [[Türkiye Cumhuriyeti başbakanları listesi|başbakana]] geçmiştir. Türkiye'yi yürütme [[Adnan Menderes]] liderliğindeki DP ilk başlarda çok popülerken 1950'lerin sonlarına doğru yaşanan ekonomik sıkıntılar ve hükümetin antidemokratik uygulamaları nedeniyle sıkıntılı bir döneme girmiş ve 1960 yılında yapılan askerî darbe ile çok partili yaşam kesintiye uğramıştır.{{fact}} Darbe neticesinde dönemin cumhurbaşkanı [[Celâl Bayar]] ve dönemin Başbakanı [[Adnan Menderes]] idama mahkûm edilmiş fakat baskılar neticesinde [[Celâl Bayar]]'ın cezası müebbede çevrilirken, [[Adnan Menderes]], [[Hasan Polatkan]], [[Fatin Rüştü Zorlu]] idam edilmişlerdir.
 
=== Yönetim biçimi ===
 
{{anamadde|Türkiye'de siyaset}}
Yönetim biçimi Cumhuriyet olan Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal önderliğinde 1923'te kurulmuştur. Resmî dili [[Türkçe]]'dir. [[Demokratik]], [[laik]], [[sosyal]] bir [[hukuk]] devleti yönetim anlayışı vardır. Kuvvetler ayrılığı esası vardır. Yasama işlerini [[TBMM|Türkiye Büyük Millet Meclisi]], yürütme işlerini [[Hükûmet]], yargı işlerini ise bağımsız [[mahkeme]]ler yapar. Türkiye'de 1923'te cumhuriyetin ilanı ile devlet başkanı, cumhurbaşkanı sıfatını almıştır. Cumhurbaşkanı devletin başı ve başkomutandır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk Milleti'nin birliğini temsil eder. Anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.
 
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin yasama organıdır. Halk tarafından her 4 yılda bir yapılan seçimler ile belirlenen milletvekilleri, [[TBMM]] çatısı altında yasama görevini yerine getirmek üzere kanunları belirler. [[TBMM]]'ye 550 milletvekili seçilmektedir.
 
Türkiye Cumhuriyeti'nde yürütmenin başı olan ve devletin atacağı adımlara karar veren başbakan, Bakanlar Kurulu'na başkanlık eder, hükümeti ve icraatlarını yönetir. Türkiye Cumhuriyeti'nde her 4 yılda bir genel seçimle oluşan Meclis tarafından Başbakan, 4 yıl süre ile seçilir.
==== Sadabat Paktı ====
{{ana|Sadabat Paktı}}
Atatürk, ölümünden bir yıl önce (8 Temmuz 1937) gerçekleştirdiği [[Sadabat Paktı]] ile [[Ortadoğu]] ve [[Kafkaslar]]'da [[İran]]'ı kendisine asıl muhatap olarak görmüş İran ile Türkiye'nin bölgesel işbirliği ve ortaklık antlaşması olarak [[Sadabat Paktı]]'nın imzalanmasını gerçekleştirmiştir. Türkiye, İran, [[Irak]] ve daha sonra SSCB'nin önerisiyle [[Afganistan]] katılmıştır.<ref>Ortaöğretim Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Ders Kitabı</ref> Sadabat Paktı, II. Dünya Savaşı sonrasında hukûken yürürlükte kalmıştır; ancak Atatürk sonrasında unutulmuştur.
 
==== Balkan Antantı ====
[[Dosya:NATO-2002-Summit.jpg|thumb|right|200px|<center>Türkiye 1952'den beri NATO üyesidir]]
{{anamadde|Türkiye ve Avrupa Birliği kronolojisi}}
[[Birleşmiş Milletler]], Türkiye'nin aralarında bulunduğu 51 ülkenin katılımıyla 24 Ekim 1945 tarihinde kurulmuştur. Katılan ülke sayısı zamanla artarak günümüzde bu sayı 190'ı geçmiştir. Türkiye, [[Birleşmiş Milletler]]'e ilk üye olan ülkelerden biridir ve [[Birleşmiş Milletler]] ile [[Kore]], [[Somali]], [[Bosna]], [[Filistin]] ve [[Afganistan]]a asker göndermiştir. Son olarak da [[Lübnan]]'a asker gönderme kararı almıştır.
 
Türkiye, Ekim 2008'de 192 ülkeden 151 ülkenin oyunu alarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği görevine seçilmiştir. Türkiye; 2 yıllığına bu görevinde, [[Avusturya]] ile birlikte [[Batı Avrupa]]'yı temsil etmektedir.
 
9 Nisan 1949'da Washington Antlaşması ile kurulan NATO bir kolektif savunma örgütü olarak bilinmektedir. Kurucu antlaşmanın özellikle 3., 4., ve 5. maddeleri önemlidir. Bu maddelerle üye ülkeler, ortak savunma için yeteneklerini geliştirmeye, herhangi bir üyenin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlık ve güvenliği tehlikede olduğunda bir araya gelmeyi ve herhangi birine saldırıldığında bu saldırıya hepsine karşı yapılmış bir saldırı olarak kabul etmeyi taahhüt etmişlerdir.<ref>[http://www.tsk.mil.tr/uluslararasi/natogenis.htm Türk Silahlı Kuvvetleri]</ref>
 
Türkiye ile [[Avrupa Birliği]] arasındaki ilişki 40 yılı aşkın bir süreye dayanır. [[Avrupa Ekonomik Topluluğu]] olarak kurulduğu yıllarda, ortaklık için başvuran Türkiye, zaman zaman duraklayan ve zorlukla ilerleyen bu ilişkiyi, müzakere aşamasına kadar sürdürmüştür.
==== Türkiye ve Avrupa Birliği ====
{{anamadde|Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri}}
[[Dosya:EU Turkey flag.png|thumb|right|200px|<center>Türkiye ile Avrupa Birliği arasında tam üyelik müzakereleri hâlen sürmektedir]]
[[DP]], 31 Temmuz 1959'da [[Avrupa Topluluğu|AET]]'ye ortak üye olmak için topluluk konseyine başvurdu. 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi ve [[Adnan Menderes|Menderes]], [[Fatin Rüştü Zorlu|Zorlu]], [[Hasan Polatkan|Polatkan]]'ın idamları üzerine Fransa cumhurbaşkanı [[Charles De Gaulle]], Türkiye'nin üyeliğinin dondurulmasını istemiştir. AT ile görüşmeler Eylül 1959-Ekim 1960'da istişari olarak başladı. Askeri darbe yüzünden görüşmeler 1960'a kadar kesildi. Türkiye, gümrük birliği hedefiyle görüşmelerde yer aldı. 1963'e kadar görüşmeler yapıldı. 12 Eylül 1963'de [[Ankara Anlaşması]] imzalandı, gümrük birliğine dayalı ve ortak üye olan Türkiye'nin tam üyeliğini amaçlayan anlaşma idi. 22 Temmuz 1970'de Katma Protokol imzalandı. Türkiye 25 Aralık 1976'da tek taraflı kararla bütün yükümlülüklerini dondurdu. 21 Eylül 1979'da iki taraf, ilişkileri 5 yıllığına dondurdu. 6 Şubat 1980'de dışişleri bakanı [[Hayrettin Erkmen]], Türkiye'nin tam üyelik için başvuruda bulunacağını açıkladı. Ancak, 12 Eylül 1980'deki askeri darbe ile ilişkiler 6 yıl daha donduruldu. Türk parlamenterlerin üyelikleri düşürüldü. AB, Türkiye'den [[demokrasi]]ye dönüş takvimi uygulamasını istedi. 1986'da ilişkiler tekrar başlatıldı. 1987'de uyum anlaşması yapıldı. 18 Aralık 1989'da AT Komisyonu Türkiye’nin tam üyelik başvurusu hakkındaki görüşünü açıklamış, topluluğun 1992'den önce yeni üye kabul etmeyeceğini belirtmiştir. 21 Ocak 1992'de iki taraf arasında teknik işbirliği programı imzalandı. 21 Ocak 1992'de çalışma programı [[Ankara]]'da imzalandı. 6 Mart 1995'de ortaklık konseyi kararında AB'ye Türkiye'nin gümrük birliği temelinde katılması [[AP]]'nin onay sürecine bağlandı. 2003 yılında Türkiye ile üyelik görüşmeleri başladı, ancak ucu açıklık ve hazmetme kapasitesi şartları konuldu, üyelik müzakere başlıkları 2005'de donduruldu. [[Papa]] ve [[Fransa]], [[Almanya]] gibi kurucu üyelerin liderleri Türkiye'nin AB'ye girmesinin imkânsızlığını açıkladılar.
 
Kıbrıs Harekâtı, 20 Temmuz 1974 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti [[Türk Silahlı Kuvvetleri]]'nin [[Zürih Antlaşması|Garanti Anlaşması]]'nın III. maddesine istinaden gerçekleştirdiği askerî harekâtın adıdır.
 
1878'de [[Rusya Çarlığı|Rusya]] karşısında zor durumda kalan [[Osmanlı Devleti]], Kıbrıs’ın yönetimini geçici olarak İngiltere’ye verdi. I. Dünya Savaşı'nda da [[Britanya İmparatorluğu|İngiltere]], Kıbrıs’a el koydu. 1950'lerin sonlarında bağımsızlık hareketi başladı ve uluslararası anlaşmalara dayanan bir [[Kıbrıs Cumhuriyeti|Türk-Rum Ortak Devleti]] kuruldu. Fakat Rumlar Kıbrıs Türkleri'nin kazanılmış haklarını ellerinden alma ve Kıbrıs'ın tüm yönetimine el koyma yoluna gittiler. Böylece uluslararası anlaşmaları ve Anayasayı çiğnediler. Cumhurbaşkanı [[III.Makarios]] 1963 yılında devletin kuruluş antlaşmalarını tek taraflı olarak fessetiğini açıkladı. Böylece Kıbrıs Cumhuriyeti tarih sahnesinden çekilmiş oldu. Fakat amaç Türkleri adadan uzaklaştırıp Enosis'i yani adayı Yunanistan'a ilhak etmekti. Türklere ve Türk köylerine yapılan saldırılar sonucu birçok insan hayatını kaybetti ve binlerce insan göç etmek durumunda kaldı.
 
15 Temmuz 1974'te Yunaistan'da da cunta'nın yaptığı darbe ile Makarios koltuğundan indirilerek iktidara el konuldu ve geçici bir süre için Nikos Sampson Cumhurbaşkanlığı’na getirildi. Amaç olan Enosis çalışmaları nedeni ile Türkiye garantörlük hakkını kullanarak 20 Temmuz 1974 tarihinde adaya müdahale etti.
 
 
=== Nüfusa Kayıt Esasına Göre En Kalabalık 5 İl ===
TÜİK(2010 Sayımı)
 
[[Forbes]] dergisine göre Mart 2008'den itibaren Türkiye'nin malî merkezi olan İstanbul'da 35 tane bilyoner yaşamaktadır (2007'de 25 taneden bir çoğalma). Böylece İstanbul, [[Moskova]] (74 bilyoner), [[New York]] (71) ve [[Londra]]'dan (36) sonra dördüncü sırada bulunarak [[Hong Kong]] (30), [[Los Angeles, Kaliforniya|Los Angeles]] (24), [[Mumbai]] (20), [[San Francisco]] (19), [[Dallas]] (15) ve [[Tokyo]]'dan (15) daha çok bilyonere sahiptir.<ref>{{İng.}} Sunday Times [http://www.timesonline.co.uk/tol/news/world/europe/article3511875.ece "Turkey’s new rich find the Midas touch"] (9 Mart 2008) makalesinde bir Forbes listesi.</ref>
 
Günümüzde [[Türkiye ekonomisi]] 2011 yılını, dünyanın en büyük 15. GSYH'sine sahip olarak tamamlamıştır. <ref name="CIA">[https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/rankorder/2001rank.html CIA - The World Factbook: Rank Order - GDP (purchasing power parity)]</ref>. Hedef ise, cumhuriyetin 100. yılında (2023), dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almaktır.Ayrıca Türkiye ekonomisi kişibaşı gsyh'sı 10.000$'ın üzerinde olan aynı zamanda nüfusu 70.000.000'un üstünde olan 6 büyük ekonomiden birisidir. 2011 Eylül ayı itibarıyla Türkiye'de [[işsizlik]] oranı [[Türkiye İstatistik Kurumu]] (TUİK) %8,8 olarak gerçekleşmiştir.<ref>[http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=8612]</ref>
 
2008 Vergi Gelirleri ve Tahsilat Tutarları İller bazında aşağıdaki gibidir.<ref>{{cite web|url=http://www.muhasebat.gov.tr/mbulten/iller.php|başlık=T.C. Maliye Bakanlığı - Muhasebat Genel Müdürlüğü |erişimtarihi=4 Mart 2009}}</ref>
Kuruluş yıllarında toplam 12 milyonluk nüfusun büyük çoğunluğu okur-yazar değildi. Günümüzde bu oran %95'tir. Türkiye eğitim sistemi; 8 yıllık temel eğitime dayanır. Daha sonra 4 yıllık orta öğrenim dönemi vardır. Üniversiteye geçiş [[Yükseköğretime Geçiş Sınavı]] ile gerçekleştirilir. Yaygın eğitim kurumları bazında halkeğitimler bulunmaktadır. Açıköğretim sistemi de pekçok öğrenci tarafından kullanılmaktadır.
 
1930'lara kadar [[İstanbul Teknik Üniversitesi]] ile birlikte [[İstanbul Üniversitesi]] ülkedeki sadece iki üniversite iken, günümüzde [[üniversite]] sayısı [[Türkiye'deki üniversiteler listesi|167'dir]]. Üniversitesi olmayan il yoktur. 2011 yılında [[Times Higher Education]] ve [[Thomson Reuters]] tarafından eğitim, atıflar, araştırma, endüstri geliri ve uluslararası çeşitlilik kriterlerine dayanarak yapılan araştırmada, Dünya üniversiteleri sıralamasında 204. olarak [[Bilkent Üniversitesi]], 285. olarak [[İstanbul Teknik Üniversitesi]], 289. olarak [[Orta Doğu Teknik Üniversitesi]], ve 307. olarak [[Boğaziçi Üniversitesi]] dünyanın en iyi 400 üniversitesi arasında gösterilmektedir. <ref>http://www.timeshighereducation.co.uk/world-university-rankings/2011-2012/top-400.html</ref>
 
Türkiye'nin en eski üniversitesi olan [[İstanbul Üniversitesi]]'nin kuruluş tarihi 1453 yılına, en eski teknik üniversitesi olan [[İstanbul Teknik Üniversitesi]]'nin kuruluş tarihi ise 1773 yılına dayanır. 1946 yılında daha eski tarihlere dayanan köklü fakültelerin aynı çatı altında birleştirilmesiyle kurulan [[Ankara Üniversitesi]] Üniversite Kanunu ile kurulan ve Cumhuriyetin ilk üniversitesi niteliğini taşıyan bir eğitim kurumu olarak ön plana çıkmıştır. Ankara Üniversitesi'nin en eski ve köklü fakültesi 1859 yılında kurulmuş olan Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mekteb-i Mülkiye)'dir. Mülkiye, Türkiye'nin sivil yöneticilerini yetiştirmek üzere kurulmuş ilk eğitim kurumudur.
== Ulaşım ve taşımacılık ==
{{ana|Türkiye'de ulaşım}}
Türkiye'de 10.984&nbsp;km demiryolu <ref>{{cite web|url=http://www.tcdd.gov.tr/genel/hakkimizda.htm|başlık= TCDD.gov.tr - Demiryolu hat uzunluğu|erişimtarihi=2 Kasım 2008}}</ref>, 450.000&nbsp;km karayolu, 1.200&nbsp;km suyolu, 4.621&nbsp;km doğalgaz, 3.543&nbsp;km ham petrol borusu bulunmaktadır.
Ayrıca Türkiye'de 120 havaalanı <ref>{{cite web|url=http://www.dhmi.gov.tr/dosyalar/limanvemeydanlar/limanvemeydanlar.asp|başlık= DHMİ.gov.tr - Hava limanı ve meydanlar|erişimtarihi=2 Kasım 2008}}</ref>, 850 helikopter alanı bulunmaktadır.
 
 
{{geocompass
Anonim kullanıcı