Ana menüyü aç

Çağlayan, Orhan Şaik Gökyay'ın Ekim 1925-Mayıs 1926 tarihleri arasında Balıkesir'de çıkardığı dergi. Dil Devrimi öncesine ait harflerle on beş günde bir sayı olmak üzere toplamda on beş sayı çıkmıştır. Dergi kapağında "Edebî, İlmî Mecmua" tabiri vardır. Saman kağıdına Balıkesir Karesi Matbaası tarafından basılmıştır ve arka ve ön kapak dahil edilmeden on altı sayfalık bir içeriğe sahiptir. Çeşitli kütüphanelerde dergi sayıları mevcuttur.[not 1]

Çağlayan
Kategoriler Edebiyat · felsefe · sosyoloji
Sıklık On beş günlük
İlk sayı 20 Teşrîn-i Evvel 1341 (1925)
Son sayı 15 Mayıs 1926
Ülke Türkiye
Dil Türkçe

Düşünce ve sanat anlayışıDüzenle

Dergideki yazıların yayımlanmasında baz alınan temel ölçüt güzelliktir ve derginin ilk sayısında "Çağlayan Niçin Çıkıyor" başlıklı yazıda bu konuya özel olarak değinilmiştir.[not 2] Dergi içeriğinin Millî Edebiyat anlayışı üzerine kurulduğu saptamasını yapmak mümkündür. Aynı zamanda eski ve yeni Türk edebiyatı bir biçim olarak görülmüş ve ayrım gözetilmemiştir. Bu yaklaşımlarının en genel izleri 1 Mart 1926 tarihli 10. sayıda Ruhi Naci Sağdıç'ın "“Halk Edebiyatı Münâkaşası" adlı yazısında görülür.[1]

Türkiye'de alfabe sorununun tartışıldığı dönemlerde dergide bu konu hakkında Avram Galanti tarafından da makale yayımlanmıştır. Avram Galanti yapılacak değişikliğin zararlı sonuçlarına değindi ve kültürel kopukluk eleştirisinde bulundu. Sonrasında bu düşüncesine karşı çıkan Falih Rıfkı Atay'la tartışmalara girdi. Dergide bu tür güncel tartışmalar dışında yeni çıkan kitaplar hakkında tanıtım ve inceleme yazıları da yer aldı. Halide Edib Adıvar'ın Vurun Kahpeye adlı romanı dergide Mansur Tekin tarafından incelendi ve ana kahraman üzerinde sıklıkla duruldu.[2] Tıpkı dönemin diğer dergileri gibi Çağlayan'da eğitim konusuna önem verdi ve Talimi Tercümeler başlığı altında Avrupa dillerinden üç adet tercüme ile bir telifli makale yayımlandı. Dergi yazarlarından bazıları da bu tercümelere paralel olan yazılar kaleme aldı.[3] Bu konuların dışında felsefe ve sosyoloji üzerine de incelemeler yayımlandı.[1]

Yazar kadrosuDüzenle

Orhan Şaik Gökyay, Esat Adil Müstecaplıoğlu, Sabahattin Ali, Arif Nihat Asya, Tokadizade Şekip, Ruhi Naci Sağdıç ve Rifat Ahmet Moralı gibi Cumhuriyet dönemininin önemli edebiyatçıları ve aydınları dergide sürekli olarak yazılar yazan kişilerdir. Bunların dışında pek fazla tanınmayan Mansur Tekin, Gazâlî, Mustafa Şevket, Ziyâettin Emin, Esat Hilmi, Muharrem Hasbi, Nüzhet Şükrü, Refik Fikret, Ferruh Niyâzi ve Hamdi Ali gibi isimler sürekli yazıları yayımlamıştır. Ayrıca Ali Ekrem Bolayır, Ali Faik Ozansoy, Ekrem Yâver, Kemal Edip Kürkçüoğlu, Mehmet Âkif Ersoy.[not 3], Kazım Nami Duru, Burhan Arpad, Ali Şevket Bilgin, Asım İsmet Kültür ve Ziya Gökalp küçük çaplı içerikler ile dergiye katkıda bulunmuştur.[1]

Dergi müdürü Orhan Şaik Gökyay "Orhan Şaik" imzasını kullanarak Gurûr, Beyân-ı Aşk, Canân Kasrında Sabah, Mücrim Güzellere, Karşı Karşıya, Kervan, Sevdam Can Verirken, Duydum Ki, Dilsiz Gönül, Bir Esmer Güzeline, Yanar Dağ, Şarâb-ı Subh, Hitâb ve Gurbet Acısı adlı şiirlerini yayımlamıştır.[1] Sabahattin Ali ise dergide on adet şiir yayımlamıştır. Bu şiirlerin adları ise Şarkı, Mey, Nedâmet, Bir Sevgi İstiyorum, Koşma, Acaba, Ne Kazandık, Aşk Başlangıcı, Gazel Naziresi ve İlk Beyaz Saç'dır. Bunların dışında Ali Selahattin imzasıyla bir de Gazel yayımlamıştır. Bu isim aynı zamanda yazarın babasının adıdır.[1][4]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b c d e Bozdağ, Erdal. "Yerel Bir Mecmua Örneği: Çağlayan Mecmuası (İnceleme - Fihrist)" (PDF). Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. 
  2. ^ Tekin Mansur, Çağlayan Mecmuası, 1926; 7
  3. ^ Feridun Hikmet, Çağlayan Mecmuası, "Hayat ve Mektepler"; 2
  4. ^ Korkmaz, Ramazan, "Sabahattin Ali-İnsan ve Eser", Yayımlanmış Doktora Tezi, Fırat Üniversitesi, 1991
Dipnotlar
  1. ^ Atatürk Üniversitesi, Merkez Kütüphanesi Seyfettin Özege Nadide Eserler Salonu: 1-10 ve 13-15; Millî Kütüphane: 1-15; İstanbul Hakkı Tarık Us Kütüphanesi: 1-10, 13-15; İBB Atatürk Kitaplığı: 1-15 sayılar.
  2. ^ Yazıdan bir alıntı: Biz edebiyatta zevki selimi miyar addedenlerdeniz. Güzel olduktan sonra nazarımızda en eski veya yeni tarzda olmasının ehemmiyeti yoktur. Elverir ki millî zevki terennüm etsin!
  3. ^ Sadece iktibaslar/alıntılar aracılığı ile