Vikipedi:Haftanın seçkin maddesi/teklifler/2008

Nuvola apps important.svg
  • Teklif edeceğiniz madde seçkin madde olmak zorundadır. Maddenin hâlâ Seçkin Madde şartlarını karşıladığını kontrol ediniz.
  • Teklif edeceğiniz Ana Sayfa'ya çıkma tarihi bu hafta ve gelecek hafta için olmamalıdır.
  • Madde teklifinde bulunurken başlık olarak teklif ettiğiniz maddenin adını yazınız. Örnek: == [[Ernesto Che Guevara]] ==
  • Teklif verirken kullanacağınız stil örneğini değiştire bastıktan sonra görebilirsiniz.
  • Mesajlarınızın sonuna ~~~~ kullanarak imza atınız.



31. HaftaDüzenle

Nightwish (bazen NW olarak kısaltılır), 1996'da Finlandiya'nın Kitee şehrinde kurulmuş bir kadın vokalistli rock müzik beşlisidir. Nightwish, 1990'ların sonunda ortaya çıkan senfonik metal türünün geliştirilmesi ve senfonik power metal türünün yaratılmasında pay sahibi olmuş gruplar arasındadır.

Grup, ilk albümü Angels Fall First ve ilk teklisi "The Carpenter"ı 1997 yılında yayınladığından beri ülkesinde dikkat çekmekteydi. Dünya çapındaki ününü ise Oceanborn ve Wishmaster ile sağladı. 2004 tarihli albümleri Once'tan çıkan "Nemo", "Wish I Had an Angel" gibi tekliler ve bu şarkıların klipleri ise onlara Amerika kapılarını açtı ve bu klipleri MTV'de yayınlanmaya başlandı. Böylece grup tarihinin en büyük turu olan Once Dünya Turu'na başladı. Turun sonlarına doğru Eylül 2005'inde Highest Hopes adlı "en iyiler" toplama albümü yayınlandı. Once Dünya Turu'nun 21 Ekim 2005 tariindeki final konserinden sonra grubun dört elemanı vokalist Tarja Turunen'e bir açık mektup aracılıyla grubu bırakma çağrısında bulundu. Onun ardından End of an Era DVD'si piyasaya sürüldü. (Devamı...)

--Nazzzz 18:24, 14 Temmuz 2008 (UTC)

Tartışma sayfasına bakılıp teklifler yapılsa daha iyi olacak.--Machiavelli' msj 21:10, 17 Temmuz 2008 (UTC)

32. HaftaDüzenle

Kondansatör, elektronların kutuplanarak elektriksel yükü elektrik alanın içerisinde depolayabilme özelliklerinden faydalanılarak, bir yalıtkan malzemenin iki metal tabaka arasına yerleştirilmesiyle oluşturulan temel elektrik ve elektronik devre elemanıdır. Piyasada kapasite, kapasitör, sığaç gibi isimlerle anılan kondansatörler, 18. yüzyılda icat edilip geliştirilmeye başlanmış ve günümüzde teknolojinin ilerlemesinde büyük önemi olan elektrik - elektronik dallarının en vazgeçilmez unsurlarından biri olmuştur. Elektrik yükü depolama, reaktif güç kontrolü, bilgi kaybı engelleme, AC/DC arasında dönüşüm yapmada kullanılırlar ve tüm entegre elektronik devrelerin vazgeçilmez elemanıdırlar.

Kondansatörlerin karakteristikleri olarak;

  • plakalar arasında kullanılan yalıtkanın cinsi,
  • çalışma ve dayanma gerilimleri,
  • depolayabildikleri yük miktarı

sayılabilir. Bu kriterler göz önünde bulundurulduktan sonra gereksinime uygun olan kondansatör tercih edilir. Kondansatörlerin fiziksel büyüklükleri, çalışma gerilimleri ve depolayabilecekleri yük miktarına bağlıdır. Tasarım açısından ise çeşitlilik boldur, hemen hemen her boyut ve şekilde kondansatör temin edilebilir. (Devamı...)

  • Henüz, mühendislik ve teknoloji alanından ana sayfaya çıkan SM'miz olmamış. Çeşitlilik yaratması amacıyla öneriyorum. --Yabancımsj 08:41, 29 Temmuz 2008 (UTC)
32. Hafta için seçilmiştir, teşekkürler.--Machiavelli' msj 12:03, 2 Ağustos 2008 (UTC)

33. HaftaDüzenle

Antik Yunanistan, bugünkü Yunanistan toprakları ile çevresinde yaşayan toplumların kurduğu devlet ve uygarlıkların MÖ 756 (Arkaik dönem) ile MS 146 (Roma işgali) tarihleri arasındaki dönemine verilen addır.

Balkanlar'a göç eden Yunan kabilelerin kurmuş olduğu Yunan şehir devletleri demokrasinin ilk temellerinin atıldığı yerlerdir. Eshilos, Aristofanes, Evripides, Sofokles, Aristo, Eflatun, Sokrates, Heredot ve Ksenofon gibi büyük filozofların yetiştiği Atina, Sparta, Tebai ve Nakşa gibi büyük şehirler gerek birbirleriyle gerek o dönemin en önemli güçlerinden biri olan Persler ile üstünlük mücadelelerine girmişlerdir.

Antik Yunan uygarlığının zirveye çıktığı, en çok geliştiği dönemler İskender yönetiminde olmuştur. Yunan kültürü içinde bir eğitim almış olan İskender, babası Filip'in ölmeden önce hazırlamış olduğu ortamı kaybetmemiş, Antik Yunan kültürünü batıda Makedonya'dan doğuda Hindistan'a, kuzeyde Fergana'dan güneyde Mısır çöllerine kadar yaymıştır.

Çok tanrılı din inancının hâkim olduğu, toplumun sınıflara ayrıldığı, tiyatro ve mimarinin o dönemdeki en büyük eserlerinin verildiği Antik Yunan medeniyetinin gelişimi Augustus Caesar'ın M.Ö. 27 yılında YunanistanAchaea eyaleti olarak Roma İmparatorluğu'na bağlaması ile durmuştur. (Devamı...)

  • Konu açısından çeşitlilik yaratacağı düşüncesiyle öneriyorum. --Yabancımsj 17:53, 4 Ağustos 2008 (UTC)
Ana sayfaya taşındı. Khutuckmsj 07:20, 11 Ağustos 2008 (UTC)

34. HaftaDüzenle

Tengricilik ya da Göktanrı dini tüm Türk ve Moğol halklarının, şimdiki inanç sistemlerine katılmadan önceki inancıdır. Tengri'ye ibadet etmenin yanında Animizm, Şamanizm, Totemizm ve atalara ibadet etmek bu inancın ana hatlarını oluşturur. Tengri, bugünkü Türkçedeki Tanrı kelimesinin eski söyleniş şeklidir.

Bu inanca göre Gök'ün yüce ruhu Tengri'ydi. İnsanlar kendilerini gök baba Tengri, toprak ana Ötüken ve insanları koruyan atalarının ruhları arasında güven içinde hissedip, onlara ve diğer doğa ruhlarına dua ederlerdi. Büyük dağların, ağaçların ve bazı göllerin güçlü ruhları barındırdıklarına inanarak dualarını bu cisimlere yöneltirlerdi. Göğün ve yeraltının 7 katı olduğuna, her katta çeşitli ruhların varolduğuna inanılırdı. İnsanlar doğaya, ruhlara ve diğer insanlara saygılı davranıp belli kurallara uyarak dünyalarını dengede tutmaları ile kişisel güçlerinin doruğuna varıp dışarıya yansıdığına inanırlardı. Eğer bu denge, kötü ruhların saldırısı veya bir felaketten dolayı bozulursa, bir şamanın yardımı ya da Tengri'ye verilen bir adak ile tekrar düzene sokulması gerektiğine inanılırdı.

Bu inancın kalıntılarını bugün Moğollarda (Lamaizmle birleşmiş şekilde), ve bazı hâlâ doğa'ya bağlı göçebe yaşam tarzı sürdüren Türk Halkları'nda, örneğin Altay-Türkleri ve Yakutlarda bulmak mümkündür. Ama Tengriciliği çoktan bırakmış halklarda da bu inancın birçok parçası, İslam, Hristiyanlık, Budizm, Musevilik veya Taoizm ile birlikte, batıl inanç ya da geleneksel kültür olarak hâlâ sürmektedir. Örnek olarak, Türkiye Türkçesindeki "Utançtan yedi kat yerin dibine girdim" deyimi gösterilebilir. (Devamı...)

  • Çeşitlilik yaratacağını düşünerek öneriyorum. --Yabancımsj 07:35, 11 Ağustos 2008 (UTC)

35. HaftaDüzenle

Ornitorenk veya platipus veya Türkçedeki yaygın adıyla gagalı memeli (Ornithorhynchus anatinus), 39-60 cm boylarında, Doğu Avustralya ve Tazmanya'ya özgü bir yarı-deniz memelisidir.

Ornitorenkler, doğum yapmak yerine yumurtlayan memeliler olan tek deliklilerin hâlâ var olan beş tanesinden biridir. (Diğer dördü ekidneler). Ornithorhynchidae familyasının ve Ornithorhynchus cinsinin yaşayan tek temsilcisidir. Buna rağmen bazıları Ornithorhynchus cinsine de ait olan fosil akrabaları bulunmuştur.

Yumurtlayan, ördek gagalı, kunduz kuyruklu, erkeklerinin arka ayağında zehirli bir mahmuzu olan bu memeli keşfedildiği zaman doğabilimcileri çok şaşırmıştır. Ornitorenkler'in eşşizliği onu Avustralya'nın kanguru ve koala ile beraber en belirgin sembollerinden biri yapar. Avustralya 20 sentinin arkasında resmi yer alır.

Ornitorenk Avrupalılar tarafından keşfedildiği zaman Kaptan John Hunter tarafından İngiltere'ye bir post gönderildi. İngiliz bilim adamları bu garip fiziksel özellikleri görünce bunun bir aldatmaca olduğunu sandılar. 1799 yılında Naturalist Miscellany dergisinde hayvanın ilk tanımı yapan George Shaw, gerçekliği hakkında şüphe duyulmamasının imkânsız olduğunu belirtti. Robert Knox ise Asyalı bir hayvan doldurucusunun işi olduğuna inanıyordu. Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu. Hatta Shaw, kurumuş deriyi dikiş var mı diye makasla kontrol etmişti. (Devamı...)

  • Çeşitlilik yaratacağını düşünerek öneriyorum. --Yabancımsj 07:35, 11 Ağustos 2008 (UTC)

36. HaftaDüzenle

Büyük Londra Yangını, 2 Eylül 1666 Pazar günü Londra'nın orta kesimlerinde başlayarak 5 Eylül Çarşamba gününe kadar kenti etkisi altına alan, kentin tarihindeki en büyük yangın felaketidir.

Yangın, Romalılar döneminden kalma kent duvarlarının içinde kalan Orta Çağ Londrası'nı tahrip etmiştir. Soyluların yaşadığı bölge olan Westminster'ı, dönemin kralı II. Charles'ın bulunduğu Whitehall Sarayı'nı ve gecekondu mahallelerini tehdit etmişse de yangın bu bölgelerde yıkıma neden olmamıştır.

Yangın 13.200 evi, 87 mahalle kilisesini, St Paul Katedrali'ni ve birçok resmî kurumun binasını kül etmiştir. Kentin 80.000 sakininin yaklaşık olarak 70.000'inin bu yangında evlerini kaybettiği sanılmaktadır. Yangında yaşamını yitirenlerin sayısına ilişkin kesin bir bilgi olmamakla birlikte ölenlerin sadece birkaçı kayda geçirilmiştir. Orta sınıfa mensup kişiler ile yoksulların ölümleri hiçbir zaman kaydedilmediği ve ateşin ısısının insan vücudundan kalıntı bırakmayacak derecede yüksek olduğu göz önüne alındığından, son dönemlerde ölü sayısının oldukça az olduğunun doğruluğu hakkında görüş ayrılıkları vardır. (Devamı...)

  • Yanlış saymadıysam, yangının yıldönümü olan 2-5 Eylül haftası bu hafta oluyor. Bu nedenle o tarihlerde ana sayfaya çıkması iyi olur. --Yabancımsj 08:24, 29 Temmuz 2008 (UTC)

39. HaftaDüzenle

Hilary Erhard Duff (d. 28 Eylül 1987, Houston, Teksas), Amerikalı sinema oyuncusu ve şarkıcı, ülkesi dışında da tanınan bir popüler kültür ikonu.

Hilary Duff, Lizzie McGuire adlı televizyon dizisiyle ün sağladı. Bu dizide aldığı başrol sayesinde yapımcıların dikkatini çekti ve ardından birçok filmde rol aldı. Bu filmlerin başında, Lizzie McGuire (2003), Bir Külkedisi Masalı (2004), Cheaper by the Dozen (2003) gelmektedir. Bu işlerden 2005 yılında yaklaşık 15 milyon $ kazandı.

Duff, kariyerini sinema ve televizyonla sınırlamadı ve pop müzik alanında da çalışmaya başladı. 3 adet RIAA sertifikalı platin albüm çıkardı ve bu albümler dünya çapında 13 milyondan fazla satıldı. Ayrıca, bir giyim mağazası zinciri ve With Love... Hilary Duff adlı bir parfüm markası ile iş dünyasına da girdi.

Duff'ın 2008 filmleri arasında aksiyon türündeki War, Inc. ve animasyon türünde Foodfight! adlı filmler bulunmaktadır. Son müzik albümü Dignity 2007 Nisan'ında çıkmış ve Nisan 2007 itibarıyla 840 bin kopyadan fazla satarak altın RIAA sertifika almıştır. (Devamı...)

  • Bu haftanın son günü olan 28 Eylül şarkıcının doğumgünü olduğundan, ana sayfaya bu tarihte çıkarılabilir. --Yabancımsj 08:34, 29 Temmuz 2008 (UTC)

41. HaftaDüzenle

Safran (Crocus sativus), süsengiller (Iridaceae) familyasından, sonbaharda çiçek açan, 20-30 cm boyunda, soğanlı bir kültür bitkisi ve bu bitkiden elde edilen baharat. Bitkinin yaprakları şeritimsi, mor çiçekleri üç tepeciklidir. Çiçeği ve tepecikleri bitkiye bağlayan yaprak sapı da dahil olmak üzere erkek organları kurutularak özellikle gıda boyası ve tad verici olarak kullanılan safran bitkisi daha çok İspanya, Fransa, İtalya ve İran'da yetiştirilir. Türkiye’de ise safran Safranbolu’da üretilmektedir. Ağırlığına göre dünyanın en pahalı baharatı, (bir gramı 5 ile 6 € arası), olan safranın anavatanı Güneybatı Asya’dır. Yetiştiriciliğine ilk olarak Yunanistan civarında başlanmıştır. Yarım kilogram safran 80.000 çiçekten çıkarılabilir.

Safran baharatının keskin bir tadı ve iyodoform ya da saman benzeri bir kokusu vardır. Bunların sebebi bileşiminde bulunan pikrokrosin ve safranal kimyasallarıdır. Aynı zamanda içine konduğu yemeklere altın gibi sarı bir renk katan, krosin adı verilen karotenoit bir boya maddesi de içerir. Bu özellikler safranı dünya çapında çok aranan bir baharat yapar. Ayrıca tıpta da kullanılır.

Safran kelimesi Arapça sarı renk anlamına gelen usfer (أَصْفَر) kelimesinden türetilen ve Arapça'da safran baharatı anlamına gelen za’feran (زَعْفَرَان ) kelimesinden kaynaklanarak Latince’ye safranum, İtalyanca'ya zafferano ve İspanyolca'ya azafrán olarak geçmiştir. Daha sonra Fransızca'ya safran ve oradan da İngilizce’ye saffron olarak aktarılmıştır. (Devamı...)

42. HaftaDüzenle

Surtsey (IPA: 'sør̥tsɛi), İzlanda'nın güney kıyıları yakınında bulunan volkanik bir adadır. Adı, İzlandaca "Surtur'ün adası" anlamına gelir. 63.30° Kuzey, 20.62° Batı koordinatlarında bulunan ada İzlanda'nın en güneydeki toprak parçasıdır.

Ada, 130 metre derinlikte okyanus tabanından başlayarak 14 Kasım 1963 tarihinde yüzeye ulaşan bir volkanik hareketlenme sonucunda oluşmuştur. Hareketliliğin yüzeye yansımasından birkaç gün kadar önce başladığı tahmin edilmektedir. Ada, püskürmenin durduğu 5 Haziran 1967 tarihinde, 2,7 km2lik yüzölçümü en geniş durumuna ulaşmıştır. O günden bu yana bölgede sık sık görülen dalga ve rüzgâr erozyonu nedeniyle adacığın boyutları hızla küçülmektedir. 2002 itibarıyla adanın yüzölçümünün sadece 1,4 km2dir.

Yeni oluşan adaya, İzlandalılarca İskandinav Mitolojisi'nde bir dev olarak nitelenen Surtur'un adı verildi ve ada hareketlenmenin yaşandığı süre boyunca yanardağ araştırmacıları tarafından ilgiyle izlendi. Yanardağın sönmesinin ardından ise ada, botanikçiler ile biyoloji araştırmacılarının yoğun ilgisiyle karşı karşıya kaldı. Bütünüyle çorak ve boş olan adada, sıfırdan başlayarak yavaş yavaş oluşmaya başlayan doğal yaşamın gelişmesi bilim adamlarınca izlendi. (Devamı...)

43. HaftaDüzenle

Sasanî İmparatorluğu (Sasanî Devleti veya Sasanîler) (ساسانیان), dördüncü İran Hanedanlığı ve ikinci Pers İmparatorluğu'nun adıdır (224 - 651). Sasanî İmparatorluğu, son Arşaklı hanedanı (Partlar) kralı IV. Artabanus'u yenmesinin ardından I. Ardeşir tarafından kurulmuş, son Sasanî hükümdarı Şehinşah (Krallar kralı) III. Yezdigirt'in (632-651), erken Halifelik'le yani ilk İslam Devleti ile girdiği 14 senelik mücadeleyi kaybetmesiyle sona ermiştir. İmparatorluğun sınırları bugünkü İran, Irak, Ermenistan, Afganistan, Türkiye'nin doğu bölgesi, Suriye'nin bir kısmı, Pakistan, Kafkaslar, Orta Asya ve Arabistan'ın tamamını kapsıyordu. II. Hüsrev'in hükümdarlığı (590-628) sırasında Mısır, Ürdün, Filistin ve Lübnan da kısa süreli olarak imparatorluğa dahil oldu. Sasanîler, imparatorluklarını 'İranşehr' ايرانشهر (Iranshæhr) 'İranlıların (Aryanların) memleketi' diye adlandırırlardı.

Sasanî dönemi, Geç İlkçağ'ı kapsayarak İran Tarihi'nin en önemli ve etkili dönemlerinden biri olarak kabul edilir. Birçok yönüyle Sasanî dönemi, Pers medeniyetinin en önemli başarılarına tanıklık etmiş ve İran'ın müslümanlar tarafından fethedilmesi ve İslamlaşmasından önceki son büyük İran İmparatorluğu olmuştur. İran, Roma medeniyetini Sasanî döneminde fark edilir şekilde etkilemiştir. Kültürel etkisi imparatorluk sınırlarının çok ötesine, Batı Avrupa'ya, Afrika'ya, Çin'e ve Hindistan'a kadar ulaşmıştır. Ayrıca bu kültürel etki Avrupa ve Asya ortaçağ sanatının oluşmasında göze çarpan bir rol oynamıştır.

44. HaftaDüzenle

Johann Carl Friedrich Gauss ya da Gauß (30 Nisan 1777 - 23 Şubat 1855), Alman kökenli dahi matematikçi ve bilim adamı. Katkıda bulunduğu alanlardan bazıları, sayılar kuramı, analiz, diferansiyel geometri, jeodezi, manyetizma, astronomi ve optiktir. "Matematikçilerin prensi" ve "antik çağlardan beri yaşamış en büyük matematikçi" olarak da bilinen Gauss, matematiğin ve bilimin pek çok alanına etkisini bırakmıştır ve tarihin en nüfuzlu matematikçilerinden biri olarak kabul edilir.

Gauss'un çocukluk yıllarından beri dahi olduğunu gösteren pek çok hikaye vardır, nitekim pek çok matematiksel keşfini henüz 20 yaşına gelmeden yapmıştır. Sayılar kuramının önemli sonuçlarını derleyip kendi katkılarını da ekleyerek yazdığı büyük eseri Disquisitiones Arithmeticae'yi 21 yaşında (1798) bitirmişse de, eser ilk olarak 1801'de basılmıştır.

Gauss, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'na bağlı olan Braunschweig-Lüneburg Dükalığı'ndaki Braunschweig kentinde, Gebhard Dietrich ve Dorothea Gauss çiftinin tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası az eğitimli bir taş ve duvar ustasıydı, annesinin ise okuma-yazması bile yoktu. Efsaneye göre, Gauss henüz üç yaşındayken, babasının kâğıt üzerinde yaptığı hesapları kafasından kontrol edip düzelterek dehasını belli etti. (Devamı...)

45. HaftaDüzenle

Türk edebiyatı veya Türk yazını, Türk dilinde yazılmış sözlü ve yazılı metinlerin tümüdür. Türklerin İslamiyeti kabullerine kadar farklı Türk dil ve alfabeleri kullanılırken, İslamiyetin etkisiyle Farsça ve Arapça kullanılmaya başlanmış, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Türkçenin Arap alfabesiyle yazıldığı Osmanlıca eserler verilmiştir. Özellikle saray çevresinde, Fars edebiyatının etkisiyle üretilen bir edebiyat anlayışı ağır basmıştır. Zaten okur-yazarlığın olmadığı ya da oldukça az olduğu halk arasında, sarayın Divan Edebiyatı etkili olamamış, Anadolu'da sözlü gelenek uzun bir süre devam etmiştir.

Türk edebiyatının tarihi yaklaşık 1500 yıl öncesine dayanmaktadır. Bilinen en eski Türk yazıları 8. yüzyıldan kalma Orta Moğolistan'daki Orhun Irmağı vadisinde bulunan Orhun Yazıtları'dır. Türklerin İslam'ı kabul ettikten sonraki edebiyat metinleri lügatlar, fıkıh eserleri, peygâmberler tarihi, şecere türü yapıtlardır. 15. yüzyılda Dede Korkut Kitabı ile başlayan destan türüne ek olarak, mektuplar, menakipler, tarihler, tezkireler nesir türünün biçimleridir. Türk halk edebiyatı, aşık ve tekke kollarıyla eski çağlardan beri süregelir. Halk edebiyatının bilmece, destan, masal, efsane, hikaye, atasözü, fıkra, menkıbe, deyim, oyun biçimleri vardır. Tekke edebiyatının nefes, ayin, ilahi, naat, mevlid, münacat kalıplarıyla gelen kolları günümüze ulaşmıştır. Halk edebiyatı yanında klasik edebiyat denilen Divan edebiyatı gelişmiştir. Batı'da roman türünün yaygınlaşmasıyla Türk edebiyatı da telif ve tercümelerle 1800'lerden başlayarak bu yöne eğilmiştir. (Devamı...)

46. HaftaDüzenle

Iğdır, Iğdır ilinin merkezi olan şehir. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nin Erzurum - Kars Bölümü'nde yer almaktadır. 27 Mayıs 1992 tarihinde Kars ili'nden ayrılarak Türkiye'nin 76. ili olmuştur. İl merkezi 3 beldeden ve 49 köyden oluşur. Merkez ilçe nüfusu 2000 sayımları itibarıyla yaklaşık 60.000'dir.

Önemli bir kültür kavşağında bulunan il Ermenistan, Azerbaycan ve İran ile sınır komşusudur. Ancak Iğdır ilçe merkezi bu üç ülkeden sadece Ermenistan ile komşudur.

Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı'nın yüz ölçümünün üçte biri, il merkezine bağlı Suveren köyü'nün sınırları içindedir. Ayrıca Ağrı Dağı ilin her köşesinden rahatlıkla görülebilmektedir.

Türkiye'nin doğusunda Ermenistan ile sınırı belirleyen Aras Nehri, Arpaçay ile birleştikten sonra Iğdır sınırları boyunca akar. Bu nehir Iğdırlıların bir nevi hayat damarıdır.(Devamı...)


  • 14 Kasım'ın Iğdır'ın düşman işgalinden kurtuluşu olması sebebiyle uygun düşer.-- Sαвяι¢αи76ileti 20:13, 4 Ağustos 2008 (UTC)

47. HaftaDüzenle

Antik Roma, MÖ 9. yüzyılda İtalya Yarımadası'nda kurulan Roma şehir devletinden doğarak tüm Akdeniz'i çevreleyen muazzam bir imparatorluk haline gelen medeniyetin adıdır. Yaklaşık 12 yüzyıl boyunca varlığını sürdürmüş olan Roma uygarlığı bir monarşiden oligarşi ve cumhuriyetin bileşimi bir demokrasiye ve daha sonra da otokratik bir imparatorluğa dönüşmüştür.

Fetih ve asimilasyon yollarıyla Batı Avrupa ve Akdeniz'i çevreleyen bölgede egemen olan Roma İmparatorluğu zaman içinde düşüşe geçmiş ve çökmüştür. Hispanya, Galya ve İtalya'yı içine alan batı imparatorluğu 5. yüzyılda bağımsız krallıklara bölündü. Batı imparatorluğunun 476 yılında sona ermesi Roma'nın yıkılışı ve Orta Çağ'ın başlangıç tarihi kabul edilir. Öte yandan İstanbul'dan yönetilen doğu imparatorluğu, 1453 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.

Roma uygarlığı, kültürel olarak yoğun biçimde ilham ve örnek aldığı Antik Yunan ile birlikte "klasik antikite"ye dahil edilir. Antik Roma Batı dünyasındaki hukuk, savaş, sanat, edebiyat, mimari, teknoloji ve dil konularının gelişimine büyük katkıda bulunmuştur ve hâlen de günümüz dünyası üzerinde büyük etkiye sahiptir. (Devamı...)

48. HaftaDüzenle

Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı, Harry Potter Serisinin beşinci kitabından uyarlanan 2007 yılı fantastik macera filmi.

Filmin yönetmenliğini David Yates, senaristliğini Michael Goldenberg üstlenmiştir. Filmin oyuncu kadrosu Daniel Radcliffe, Rupert Grint, Emma Watson, Bonnie Wright, Matthew Lewis, Helena Bonham Carter, Robbie Coltrane, Warwick Davis, Ralph Fiennes, Michael Gambon, Brendan Gleeson, Richard Griffiths, Jason Isaacs, Gary Oldman, Alan Rickman, Fiona Shaw, Maggie Smith, Imelda Staunton, David Thewlis, Julie Walters ve Emma Thompson'dır.

İlk dört filmin senaristi olan Steve Kloves'un bu filmin senaryosunu yazmamıştır. Filmin yapımcı şirketi Warner Bros.’dur ve Birleşik Krallık'ta 12 Temmuz 2007'de gösterime girmiştir. Filmin çekimi, montajı, düzenlenmesi gibi işlemler Ocak 2006'da başlamış ve aynı yılın Aralık ayının başlarında tamamlanmıştır.

J.K. Rowling kendi internet sitesinde 19 Aralık 2006 tarihinde yaptığı bir açıklamada filmin 20 dakikalık bir özetinin kendisine gönderildiğini ve çok etkileyici bulduğunu söylemiştir. Ayrıca bu filmin serinin en iyisi olduğunu belirtmiştir. Diğer eleştirmenlerin aksine Rowling kitabının adaptasyonlarını beğendiğini belirtmektedir. (Devamı...)

49. HaftaDüzenle

Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları (1683-1699), Osmanlılar'ın II. Viyana Kuşatması'nda başarısızlığa uğramasından cesaret alan bir grup Avrupa ülkesinin Kutsal İttifak adı altında birleşip Osmanlılar'a karşı giriştikleri, ve bu ülkelerin Macaristan ile Dalmaçya'da hâkimiyet kurup Balkanlar'daki Osmanlı hâkimiyetine büyük darbe vurmaları ile sonuçlanmış savaşlar dizisidir. Osmanlı tarihinde Felaket Seneleri diye de geçer, yabancı kaynaklarda ise genelde Büyük Türk Savaşları olarak bahsedilir.

Kanuni Sultan Süleyman'ın 1526 yılında Mohaç Savaşı'nı kazanarak Macar Krallığı'nı yıkmasından sonra Macaristan'ın büyük bir bölümü 150 yılı aşkın bir süreyle Osmanlı Devleti'nin elinde kalmıştı. Macaristan'ın geri kalan bölümü ise Habsburglu Avusturya İmparatorluğu'nun elindeydi. Katolik Avusturyalılar kendi yönetimleri altındaki Protestan Macarları Katolikleştirme siyaseti güdüyorlardı. Avusturya'daki Protestan Macarlar Tökeli İmre liderliğinde ayaklandılar, bazı bölgeleri ellerine geçirerek Orta Macaristan'da bir krallık kurdular. Tökeli İmre defalarca Osmanlılar'dan yardım istedi fakat isteği kabul edilmedi. Sonunda Avusturya'yı yenerek şöhret kazanmak isteyen Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, IV. Mehmet'i Tökeli İmre'nin yardım isteğini kabul etmeye ve Avusturya'ya savaş açmaya ikna etti. (Devamı...)

50. HaftaDüzenle

Türkiye'de piyasaya sunulduğu adıyla Sabır Küpü, Zeka Küpü ya da özgün adıyla Rubik Küpü (Rubik's Cube), 1974 yılında Macar heykeltıraş ve mimar Ernõ Rubik tarafından icat edilen mekanik bir bulmacadır. Bu plastik küp başlıca dört şekilde piyasaya sürülmüştür: 2×2×2'lik Pocket Cube (Cep Küpü), 3×3×3'lük standart küp, 4×4×4'lük Rubik's Revenge (Rubik'in Öcü), 5×5×5'lik Professor's Cube (Profesör Küpü). 6×6×6 ve 7×7×7'lik küpler hâlihazırda üretilmektedir.

"Sabır Küpü" diye bilinen 3×3×3'lük modelin her yüzünde 9 kare olmak üzere alanı toplam 54 kare, hacmi de 26 birim küptür (ortadaki görünmeyen küpü saymazsak). Yüzeyindeki kareler genel olarak altı farklı renk ile etiketlendirilmiştir. Bulmaca çözüldüğünde küpün her yüzü tek renkten oluşur. 3×3×3'lük özgün modelin yirmi beşinci yıldönümü, 2005 yılında, beyaz yüzün ortasında bulunan etiketin, "Rubik's Cube 1980-2005" yazılı logoyu taşıyan parlak bir etiketle değiştirildiği özel serinin satışa çıkarılmasıyla kutlandı.

Yaratıcısı tarafından ilk olarak "Sihirli Küp" adı verilen bulmacaya 1980 yılında "Rubik's Cube" adı verildi ve aynı yılın Mayıs ayında tüm dünyaya dağıtıma başlandı. 300 milyon adetle dünya üzerinde en çok satılan oyuncak olduğu söylenir. (Devamı...)

51. HaftaDüzenle

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ya da kısaca TCDD, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki demiryolu taşımacılığını düzenleyen, işleten ve kontrol eden resmi kurumdur.

Cumhuriyet öncesinde daha çok imtiyazlar ile değişik devletlere verilen Osmanlı İmparatorluğu'ndaki demiryolu işletmesi yetkisi, 24 Mayıs 1924 tarihinde çıkarılan 506 Sayılı Kanun'la millileştirilmiş ve "Anadolu - Bağdat Demiryolları Müdüriyeti Umumiyesi" kurulmuştur. Demiryollarının yapımı ve işletilmesinin bir arada yürütülmesi ve daha geniş çalışma imkanları verilmesini sağlamak amacıyla çıkarılan 31 Mayıs 1927 tarih ve 1042 Sayılı Kanun'la "Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi" adını almıştır.

1953 yılına kadar katma bütçeli bir devlet idaresi şeklinde yönetilen Kuruluş, 29 Temmuz 1953 tarihinden itibaren 6186 Sayılı Kanun'la "Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD)" adı altında Kamu İktisadi Devlet Teşekkülü haline getirilmiştir. Son olarak uygulamaya konulan 233 sayılı KHK ile "Kamu İktisadi Kuruluşu" hüviyetini almıştır.

Dünyada ilk kez 1825 yılında İngiltere’de başlayan ve 25 yıl içinde tüm Avrupa’ya yayılan demiryolu ulaşımının, toprakları 3 kıtaya yayılan Osmanlı İmparatorluğu'na girişi diğer birçok teknolojik yeniliğe göre çok erken olur, ne var ki, 1866 yılında Osmanlı'nın geniş toprakları üzerindeki demiryolu hattının uzunluğu sadece 519 km'dir. Üstelik bu hattın sadece 1/3'lük yani 130 km'lik bölümü Anadolu toprakları üzerinde, geri kalan 389 km'lik bölümü Köstence-Tuna ile Varna-Rusçuk arasında yer alır. (Devamı...)

52. HaftaDüzenle

Samuel Barclay Beckett, (d. 13 Nisan 1906, Dublin - ö. 22 Aralık 1989, Paris), İrlandalı yazar, oyun yazarı, eleştirmen ve şairdir. 20. yüzyıl deneysel edebiyatının önde gelen yazarlarından biridir. James Joyce'un takipçisi olduğu için "son modernistlerden", daha sonraki pek çok yazarı etkilemiş olduğu için de "ilk postmodernistlerden" biri olarak değerlendirilir. Beckett ayrıca, Martin Esslin'in "Absürd Tiyatro" olarak adlandırdığı akımın en önemli yazarı sayılmaktadır. Eserlerinin çoğunu Fransızca ya da İngilizce yazıp, diğer dile kendisi çevirmiştir. En bilinen eseri Godot'yu Beklerken'dir.

Beckett'in eserleri sade ve temel olarak minimalisttir. Bazı yorumlara göre, çağdaş insanın durumu hakkında oldukça kötümser, hatta nihilist eserler vermiştir. Gittikçe daha kısa ve özlü eserler veren Beckett, bu kötümserliği kara mizah yoluyla anlatır. "Roman ve drama türlerinde yeni formlarda oluşturduğu eserlerini, modern insanın yoksunluğu üzerine kurguladığı" için, 1969'da Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Beckett, ayrıca 1984'te Aosdána'da Saoi seçilmiştir. (Devamı...)


  • Bu yıl seçilen bir madde ama yazarın ölüm yıl dönümüne denk getirilebilir. İyivikiler... homonihilis // ileti 05:48, 21 Temmuz 2008 (UTC)
O halde 51. Haftaya koysak daha iyi olacak. Ne dersiniz?--Machiavelli' msj 23:02, 22 Temmuz 2008 (UTC)
22 Aralık Pazartesi günü tam 52. haftanın ilk günü olduğu için öyle önermiştim (bendeki takvimin yalancısıyım  ). Sonuçta o gün ana sayfada olacaksa bir önceki haftaya da alınabilir. İyivikiler... homonihilis // ileti 05:56, 23 Temmuz 2008 (UTC)
Evet 52. haftaya geliyormuş. Ben tersten gidince 29 Aralık 52. Haftanın başlangıcıdır diye düşündüm de o son haftaya dikkat etmek gerek  --Machiavelli' msj 11:59, 2 Ağustos 2008 (UTC)