Tartışma:Said Nursî

Aktif tartışmalar
          Bu sayfa, şu Vikiprojelerin kapsamında yer almaktadır:
Vikiproje Türkiye (B-sınıf, Orta-önem)
Bu madde, Vikipedi'deki Türkiye maddelerini geliştirmek amacıyla oluşturulan Vikiproje Türkiye kapsamındadır. Eğer projeye katılmak isterseniz, bu sayfaya bağlı değişiklikler yapabilir veya katılabileceğiniz ve tartışabileceğiniz proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
 B  Bu madde B-sınıf olarak değerlendirilmiştir.
 Orta  Bu madde Orta-önemli olarak değerlendirilmiştir.
Vikiproje İslam (B-sınıf, Çok-önem)
Bu madde, Vikipedi'deki İslam maddelerini geliştirmek amacıyla oluşturulan Vikiproje İslam kapsamındadır. Eğer projeye katılmak isterseniz, bu sayfaya bağlı değişiklikler yapabilir veya katılabileceğiniz ve tartışabileceğiniz proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
 B  Bu madde B-sınıf olarak değerlendirilmiştir.
 Çok  Bu madde Çok-önemli olarak değerlendirilmiştir.
Vikiproje Felsefe (B-sınıf, Az-önem)
Bu madde, Vikipedi'deki Felsefe maddelerini geliştirmek amacıyla oluşturulan Vikiproje Felsefe kapsamındadır. Eğer projeye katılmak isterseniz, bu sayfaya bağlı değişiklikler yapabilir veya katılabileceğiniz ve tartışabileceğiniz proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
 B  Bu madde B-sınıf olarak değerlendirilmiştir.
 Az  Bu madde Az-önemli olarak değerlendirilmiştir.
Tartışma arşivi: Arşiv1 Arşiv2

Eleştiriye EleştiriDüzenle

Söyleşiden alıntı yukarıdaki (eleştiriler bölümündeki) ifadeler gerçek değildir. Herhangi bir ilmi çalışmaya da müstenid değildir. Nitekim 77 söyleşi referans numaralı yazının içeriğinde de kişi bunu kendi zannınca diye de belirtmiştir. Buna rağmen yanlış ve ilmi olmayan hata bir kanaati; ilmiymiş gibi buraya almanın ne kadar büyük bir hata olduğu malumdur. Risale-i Nur'un mahiyetini bilenler için de es'ef vericidir. Risale-i Nur hakkında bu eleştiri bölümünde yazılanların ne kadar haktan ve hakikattan uzak, ne kadar hata ve vukufsuzluk olduğunu görmek için ilmi çalışmalardan yalnız biri olan şu kaynağa bakınız: Risale-i Nur'un Kudsi Kaynakları(Tespit, Delilleri, Mealleri), Abdulkadir Badıllı, Envar Neşriyat, İstanbul, 2011. Bu imzasız yazı 212.174.24.2 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.

Topluma saygıDüzenle

İslam peygamberi Hz Muhammed SAV den söz ederken en azından birmilyaryediyüzmilyon insana saygı gereği Ismin başına Hz koymak gerekmez mi? olabilir ki inançsız ve hatta farklı bir inançta olabilirsiniz. bu size başkasının inancına saygısız olmayı gerektirmez diye düşünüyorum.--ali 21:47, 9 Mart 2014 (UTC)

said nursi araptırDüzenle

ahmet akgündüz said nursinin anne tarafından seyid baba tarafından şerif olduğunun belgelerle kanıtlamıştır. haber linki http://www.risalehaber.com/iste-said-nursinin-o-seceresi-165135h.htm

Aslında melez araptır

Said Nursi ne Seyyiddir ne de Şeriftir. Bu zatı şişirmek için tek başına Seyyid veya Şerif demek yeterli gelmemiş olacak ki hem Seyyid hem de Şerif olduğu uydurulmuş. Herhangi bir kimse böyle bir şecere uydurabilir. Eski tarihli bir şecere bulup kendi dedesini babasını o secereye bir şekilde dahil etmek zor değil. Mesela adamın dedelerinin birinin adı Hıdırsa ve şecerede Hıdır varsa kendisini o tarafa monte eder. Hatta çok eskilerde bir yere monte etmeye kalkarsa zaten isimler tutmasa da tutuyormuş gibi gösterebilir.

Diğer taraftan Abdülhakim Arvasi'nin de seyyid olduğu iddia ediliyor. Mehmet Ali Bulut şöyle bir şey yazmış: Mesela, Abdülhakim Arvasi hazretleri, dinin ve imanın, Risale-i Nur tarzında anlatılmasını –eskilerde görülmemiş bir usul olduğu için- bidat kabul eder ve hatta kitapların yakılmasını söyler. (Haber7) Yani Seyyid olduğu iddia edilen bir zat, Seyyid olduğu iddia edilen bir başka zata kitaplarının yakılmasını söyleyecek derecede muhalefet etmiş. --78.164.22.129 20.10, 16 Şubat 2020 (UTC)

Said Nursi seyyid olmadığını kendisi açıklamış: ‘Lillahilhamdü velfahr ihlas-ı niyeti ihlal eden ve anasır-ı garaz olan neseb ve nesil ve tama’ ve havf beni bilmiyorlar. Ben de onları tanımıyorum veya tanımak istemiyorum. Zira meşhur bir nesebim yok ki mazisini muhafazaya çalışayım..’ (Münazarat)

‘İddianamede benim hakkımda dört esas var: Birinci Esas: “Güya bende tefahur ve hodfüruşluk var ve kendimi müceddid biliyorum. Ben bütün kuvvetimle bunu reddederim. Hem Mehdilik isnadını hiç kabul etmediğime bütün kardeşlerim şehadet ederler. Hattâ Denizli'deki ehl-i vukuf, "Eğer Said mehdiliğini ortaya atsa bütün şakirdleri kabul edecek" dediklerine mukabil, Said itiraznamesinde demiş ki: "Ben seyyid değilim. Mehdi seyyid olacak." diye onları reddetmiş. Yoksa ben seyyid olmadığım gibi hiçbir vakit böyle haddimden yüz derece ziyade hallerde bulunmamışım.” (Şualar, 14. Şua) --78.164.22.129 19.52, 16 Şubat 2020 (UTC)

Sayfaların birleştirilmesiDüzenle

Said Nursi sayfasında biyografi bölümü çok uzun ve ayrıntılı. Bunun için benim tarafımdan ayrı bir madde olarak düzenlendi. Ana sayfanın yeni katkılarla genişlemesinin bu şekilde çok daha uygun olacağını düşünüyorum. Örneğin Said Nursinin sosyal politik duruşu - siyaset ilişkisi, hakkında yazılanlar bölümü genişlemeye müsait bölümlerdir.ZohakMSJ 09:02, 3 Temmuz 2014 (UTC)

Hiç de uzun değil bu hâliyle, gayet de ele alınabilir. 40.383 bayt an itibarıyla maddenin boyutu, seçkin maddelerde bu 100'ü geçebiliyor.--RapsarEfendim? 09:06, 3 Temmuz 2014 (UTC)
Sayın Zohak, bu madde dahil bir çok madde üzerinde sürekli çok büyük değişiklikler yapıyorsunuz. Ben yaptım oldu tavrınız hiç hoş değil. Büyük değişiklikler yapmadan önce lütfen diğer kullanıcılara bir danışın. Teşekkürler | ɾɐsǝɯ zoɯɐʞɐʎ | 09:12, 3 Temmuz 2014 (UTC)
Ben dedim, o kendi ansiklopedisini yapmak istiyor. --E4024 (mesaj) 09:18, 3 Temmuz 2014 (UTC)
Yakamoz, mesaj sayfama da uyarı bırakmışsınız. Sayfalar üzerinde rastgele büyük değişiklikler yapmıyorum. Maddelerin ingilizcelerini inceliyorum. Format ve içerik olarak % 99 türkçelerinden daha düzenli, görsellik, içerik ve anlatım olarak çok daha zengin, bilimsel ve düzenliler. Aynı zenginlik, düzen ve anlatımı türkçe maddelere de aktarmaya çalışıyorum. Bu durum dikkatle bakan diğer wikipedistlerden teşekkür de almaktadır. Bu maddeye gelince Maddenin biyografi ağırlıklı olmasında bir sakınca yok. Ancak diğer bölümler de geliştirilip düzenlenebilir. Rapsar nesnel bir değerlendirme yapmış.ZohakMSJ 09:38, 3 Temmuz 2014 (UTC)
Maddenin İngilizcesine atıf yapmışsınız ama orada da DÜŞÜNCE YAPISI diye tamamen ÖZGÜN bir çalışma mevcut değil. | ɾɐsǝɯ zoɯɐʞɐʎ | 05:57, 4 Temmuz 2014 (UTC)

Sayın Zohak, E4024 ün size şu yorumu --- Ben dedim, o kendi ansiklopedisini yapmak istiyor.- --yapmasından sonra WP:BRD'yi inceledim.

Orda tartışmalı durumlarda izlenilmesi gereken sırayı özetle şu şekilde diyor:

B: Be Bold: Cesur olun ve Değişikliği yapın
R: Revert: Hatalı gördüğünüz değişiklikleri geri alın
D: Discuss: Neden geri eklenmesi gerektiğini tartışın. Sadece fikir belirtip, yaptığınız değişiklikleri geri eklemeyin. Başkalarını bekleyin.
Siz bu durumda "Be bold" yapıyorsunuz.
Ben büyük değişikliklerinizi geri alarak "Revert" yapıyorum.
Ancak siz tartışmadan, başkalarının fikirlerini duymadan tekrar değişiklik yapıyorsunuz.
Tekrar olacak ama LÜTFEN BÜYÜK DEĞİŞİKLİKLERİNİZİ geri getirmeden önce başkalarının da fikirlerini bekleyiniz.
Ben yaptım olduyla kendi ansiklopedinizi oluşturmakatan vazgeçin.

Saygılar. | ɾɐsǝɯ zoɯɐʞɐʎ | 06:26, 4 Temmuz 2014 (UTC)

Değerli dostum, [[User Talk: Yakamoz51| zoɯɐʞɐʎ | benim yukarıda bahsettiğim konu maddelere genel yaklaşımımı ifade ediyor. Türkiye kökenli kişiler hakkındaki maddelerde doğaldır ki ingilizcesinin örnek alınması gerekmez. Ayrıca bu yaklaşım mutlak bir bağlayıcılık değil genel bir perspektif ifade ediyor. Bu maddeler geniş bir katılım ve nesnel bir bakış açısı ile hazırlanabilirse ingilizce maddeler için örnek ve kaynaklık edebilir. Tekrar söylüyorum geri almadan önce tartışmaya açarsanız sevinirim. Bahsettiğiniz kuralları ben de benimsiyorum, hiçbir sıkıntı yok, ancak bu kuralların aşırı yorumlanması ile bütün wikipedi maddeleri silinmeye adaydır saygılar.ZohakMSJ 06:38, 4 Temmuz 2014 (UTC)

Lütfen ısrarla geri almayınDüzenle

Sayfada Son Kahraman ve Yakamoz51 tarafından yapılan düzenlemelerde, Ek bilgi ve kaynakları, düzenleme ve şablonlar mevcut. Üstelik bazı bölümler daha tarafsız. Lütfen gerekçesiz geri alıp durmayın. Onun yerine sayfayı geliştirmeye devam edin.| ɾɐsǝɯ zoɯɐʞɐʎ | 06:49, 5 Eylül 2014 (UTC)

Sayin Zohak: Lutfen maddeyi geri almak icin almayin. Katkida bulunacaksaniz veya itiraziniz varsa lutfen tartismada belirtin. Son degisiklikte yapilan duzenlemeler: N.Cüzdanındaki soyismi eklendi, bazı bilgiler (lakabı) ve paragraflar (milliyeti ve nur cemaati) düzenlendi. Hangisine itiraziniz? | ɾɐsǝɯ zoɯɐʞɐʎ | 12:14, 9 Eylül 2014 (UTC)

Başkalarının katkılarını silme için bunlar gerekçe değil, bu konuları düzenleyebilirsiniz, Milliyetçilikle ilgili uzun ifadeleri düşünce yapısı sayfasında bulunuyor.ZohakMSJ 06:02, 10 Eylül 2014 (UTC)

aynen katılıyorum. Başkalarının katkılarını silmek için bunlar gerekçe değil. Eklemek yerine silmekten vazgecersiniz umarım bir gün| ɾɐsǝɯ zoɯɐʞɐʎ | 07:56, 10 Eylül 2014 (UTC)

Said Nursi'nin EtkiledikleriDüzenle

Said Nursi'nin Etkiledikleri kısmına Fetullah Gülen yazılmış, halbuki Son Yüzyıl(lar)ın en büyük mütefekkiri Said Nursi'nin, tüm son yüzyıl gençliğini etkilemiştir.

Fetullah Gülen'in ise etkilenmediği ve hatta tam tersine olarak farklı bir çığır açtığı ve bu durumu Risale-i Nur eserini okuyanların en az yüz yerde farkedebileceği açıktır.

Örneğin; "Kavga kapısını kapamak için banka kapısını kapayınız." (Sözler) "Onlar (Risale-i Nur) ne hâl ile yazılmış ise, öyle kalması lâzım geliyordu. Sonradan tashih ve tanzim etmeye mezun değiliz!" (Mektubat) "Risale-i Nur'a karşı rakîbâne başka bir çığır açmakla hem o zarar eder, hem bu müstakim ve metin cadde-i Kur'âniyeye bilmeyerek zarar verir zındıkaya bir nevi yardım olur." (Kastamonu Lahikası)

eleştiriler bölümü kaldırılsınDüzenle

Said Nursi risale-i nur kitabında neredeyse tamamında başta 19. mektup, 19. söz, 31. söz, mesneviyi nuriye-reşhalar olmak üzere Hz. Muhammedden (a.s.m) ve peygamberliğinin delillerinden ve mucizelerinden bizzat ve övgüyle bahsediyor ve Hz. Muhammedin son peygamber olduğunu kabul ettiği sözlerinden anlaşılıyor. [1]

14 ciltlik kitabının hiç bir yerinde Said Nursinin peygamberlik davası içinde olduğunu ihsas edecek en ufak bir emare yoktur. Aynı zamanda Said Nursi Risale-i Nur'un ilhamen yazdırıldığını, ilham ve vahyin birbirinden cok farklı olduğundan bahsediyor ve anlatıyor , ilhama herkesin mazhar olabiliceğini vahyin ise sadece peygamberlere has olduğunu risale-i nur okuyan herkes anlayabilir. [2] ve risale i nurda felsefeyi ve felsefecileri menfi ve müspet olarak iki kısma ayırmıştır said nursinin tahkir ettiği kısım menfi kısmıdır yoksa müspet felsefeyi şu şekilde tarif eder Müspet felsefe ise; vahye tabi, onun terbiye ve rehberliği ile hareket eden, din ile barışık bir yoldur. Risale-i Nurlarda muzır ve dalalet olarak gösterilen menfi felsefedir.Terkimasiva (mesaj) 19:12, 11 Şubat 2016 (UTC)terkimasiva

eleştiriler bölümü kaldırılsınDüzenle

Said Nursi risale-i nur kitabında neredeyse tamamında başta 19. mektup, 19. söz, 31. söz, mesneviyi nuriye-reşhalar olmak üzere Hz. Muhammedden (a.s.m) ve peygamberliğinin delillerinden ve mucizelerinden bizzat ve övgüyle bahsediyor ve Hz. Muhammedin son peygamber olduğunu kabul ettiği sözlerinden anlaşılıyor. 

14 ciltlik kitabının hiç bir yerinde Said Nursinin peygamberlik davası içinde olduğunu ihsas edecek en ufak bir emare yoktur. Aynı zamanda Said Nursi Risale-i Nur un ilhamen yazdırıldığını, ilham ve vahyin birbirinden cok farklı olduğundan bahsediyor ve anlatıyor , ilhama herkesin mazhar olabiliceğini vahyin ise sadece peygamberlere has olduğunu risale-i nur okuyan herkes anlayabilir. ve risale i nurda felsefeyi ve felsefecileri menfi ve müspet olarak iki kısma ayırmıştır said nursinin tahkir ettiği kısım menfi kısımıdır yoksa müspet felsefeyi şu şekilde tarif eder Müspet felsefe ise; vahye tabi, onun terbiye ve rehberliği ile hareket eden, din ile barışık bir yoldur. Risale-i Nurlarda muzır ve dalalet olarak gösterilen menfi felsefedir.Terkimasiva (mesaj) 19:14, 11 Şubat 2016 (UTC)terkimasiva

taraflı şablonuDüzenle

Maddedeki çoğu kaynakta kişinin özbiyografisi kullanılmış. Sağlıksız bir durum. Atatürk için islam dini karşıtı denmiş. Arkasına Said Okur'un 4 tane kaynağı konulmuş. Maddenin siyasi propaganda aracına dönüştürülümüş olması trajik bir durum. Alexandre M. 08:57, 5 Nisan 2016 (UTC)

Hayatı bolumunun hemen gırıs kısmında, ıletısım kopukluguna daır ayrıntılı bır bılgıye ozel olarak gerek olmadıgından ufak bır duzen saglandı. İyi calismalar. Vitruvian (mesaj) 10:18, 5 Nisan 2016 (UTC)

Çok işi var bu sayfanın. Sayfanın boyutu 44 Kbyte ama neredeyse hepsi VP:GÜVEN ve VP:D den dolayı yok hükmünde. Said Okur ismi için bile güvenilir kaynak arayışı olmamış. Birkaç yerde birincil kaynaklar bence doğru olarak kullanılmış. Gerisi için de iyi bir üçüncül kaynak araştırması gerekiyor. Bulunamıyorsa silmek tercih edilebilir. --Deniz (mesaj) 14:17, 27 Ekim 2016 (UTC)

Bulgu'ya katılıyorum. Birinci kaynaklar yazarın ilk hayatı, gençliği ile ilgili kısımlarda kullanılmalı. Çünkü birisi doğunca ileride kayda değer olup olmayacağı bilinmediğinden ilk hayatı ile ilgili araştırmalar kişi kayda değer olduktan sonra yapılır. O araştırmalar da büyük olasılıkla yazarın otobiyografisinden de yararlanılarak yapılmıştır. Ama sürgün edilmesi tutuklanması, beraat etmesi ile ilgili kısımlarda üçüncü kaynaklar verilmeli diye düşünüyorum. Turgut46 10:08, 2 Ocak 2017 (UTC)

bediüzzaman denmesinDüzenle

Bediüzzaman kendisinin kendisine koyduğu bir isimdir. Bu yüzden öyle anılmaması daha iyidir. Yalan konuşmayın kendisine baskalari vermiştir o ismi. CelilOguz (mesaj) 21:55, 5 Şubat 2017 (UTC)

Öyle anılmıyor zaten. --Turgut46 17:35, 7 Şubat 2017 (UTC)

Bediüzzaman ismi başta unvan olarak Said Nursiye verilmiş fakat bu isimle şöhret bulmuş bilhassa Osmanlı döneminde resmi belgelerde dahi Bediüzzaman olarak geçmektedir. günümüzde dahi pek çok insan Bediüzzaman kelimesini Said Nursinin ismi olarak kullanmaya devam ediyor. Zaten madde içerisinde Said Nursi olarak anılıyor. Normalde başlık adı ile giriş kısmı aynı olması gerekir fakat giriş kısmını istisnai bi durum olarak Bediüzzaman Said Nursi olarak değiştirdim. buna benzer örnekler var Ali Adnan Ertekin Menderes, Muhammed Celaleddin Rumi vs.Dava42 (mesaj) 19:19, 2 Şubat 2018 (UTC)

Said Nursi'ye Bediüzzaman unvanı verildiğinin kaynağı kim? Yine Said Nursi. Kendi zamanında Nurcu olmayanlar tarafından hangi eserde Said Nursi'den Bediüzzaman şeklinde bahsedilmiş? Hani İslam alimleri onun Bediüzzaman olduğunu kabul etmiş deniyor ya, neden bu alimlerin isimleri zikredilmiyor? Tarafsızlık politikası deyip Hz. ve r.a. gibi kısaltmalar maddelerden siliniyorsa Said Nursi'den Bediüzzaman şeklinde bahsedilmesi çelişkili olmuyor mu?--78.164.22.129 19.16, 16 Şubat 2020 (UTC)

Bediüzzaman ifadesinin giriş kısmında yer verilmesinde vikipedi kurallarına göre bir sakınca yoktur. Bediüzzaman kelimesi Said Nursi'nin ismi olmuştur. Osmanlı döneminde pek çok resmi belgede gazete haberlerinde bu ünvan ile anılır, Osmanlı devleti kimlik belgesinde Bediüzzaman ifadesi vardır. Günümüzde dahi yaygın olarak Bediüzzaman şeklinde anılır. Övücü bi mana taşıması tarafsızlık ilkesini ihlal etmiyor. Bediüzzaman ifadesi çok yaygın bi kullanıma sahiptir. vikipediye göre önemli olan yaygın kullanımdır. İslam inancına göre övücü mana ifade eden pek çok isim var fakat övücü mana taşıyor diye vikipediden kaldırmıyoruz. Mesela "İsmet" kelimesi; Mâsumluk, günahsız olmak manasına geliyor ama biz bu tarafsızlık ilkesine aykırı diye gidipte İsmet İnönü sayfasındaki İsmet ismini kaldırmıyoruz çünkü vikipedi kuralları bunu gerektiriyor. Kerim Coşkun Mirzazade (mesaj) 20.59, 14 Mayıs 2020 (UTC)
Karşı olduğum şey "Bediüzzaman" olarak anılması değil. Giriş cümlesine bu şekilde başlamak. Mustafa Kemal Atatürk maddesine de "Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk" şeklinde başlayalım o zaman, çünkü ders kitaplarında bu şekilde yer alıyor. --Turgut46 00.41, 15 Mayıs 2020 (UTC)

Benim ifade etmek istediğim şey şu Bediüzzaman kelimesi Said Nursi'nin ismi olmuş. Said Nursi hakkında dönemin gazete ve dergi ve resmi belgelerine ait kaynaklar ekledim çoğunda Bediüzzaman diye hitap ediliyor. günümüzde muhalif insanlar tarafından bu ifade hoş karşılanmıyor olabilir fakat Bediüzzaman isim olarak kullanılmış. Ulu önder demekle Bediüzzaman demek aynı şey değil. Ulu Önder bi sıfattır. Bediüzzaman ise İsim Olarak kullanılmış. Deniliyor ki sadece Said Nursi sevenler tarafından Bediüzzaman ifadesi kullanılıyor. Bu doğru değil bakın aşağıda aksini gösteren bir sürü belge koydum.

Bediüzzaman olarak hitap edildiği TBMM zabıt ceridesi >> https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/td_v2.sayfa_getir?sayfa=439&v_meclis=1&v_donem=1&v_yasama_yili=&v_cilt=24&v_birlesim=135

Bediüzzaman olarak hitap edildiği Başbakanlık Osmanlı arşivleri>> https://www.devletarsivleri.gov.tr/varliklar/dosyalar/eskisiteden/yayinlar/osmanli-arsivi-yayinlar/ERMEN%C4%B0%20KATL%C4%B0AM-1.pdf

Bediüzzaman olarak hitap edildiği Takvim-i Vekayi Gazetesi 11 Ağustos 1918 >> https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/67458/0141.pdf?sequence=141&isAllowed=y

Bediüzzaman olarak hitap edildiği Tanin Gazetesi 24 mayıs 1909 >> https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/3494/24%20May%c4%b1s%201909.pdf?sequence=1&isAllowed=y

Bediüzzaman olarak hitap edildiği Sebilürreşad Mecmuası >> https://web.archive.org/web/20200427222246/https://4html.net/source/0125.pdf

Bu ve bunun gibi daha çok var. Kerim Coşkun Mirzazade (mesaj) 01.52, 15 Mayıs 2020 (UTC)

yuvarlak ifadelerDüzenle

Said Nursi'nin hayatı ile ilgili yapılan alıntılarda farklı farklı isimler gözükse de bunlar çoğunlukla risalelere dayanıyor. Kendi kendisini alim ve bediüzzaman yani zamanın harikası ilan eden Said Nursi'nin söyledikleri nedense kendi devrinde yaşamış nurcu olmayan kaynaklardan doğrulanmadan doğruymuş gibi kabul ediliyor.

Maddede "1892'de Bitlis'te Şeyh Emin Efendi ve diğer İslam alimlerinin de bulunduğu ilim meclisinde yapılan imtihan ve münazara sonunda Molla Fethullah tarafından verilen Bediüzzaman unvanı diğer alimler tarafından da kabul görünce Nursi bu isimle anılmaya başlandı" denilmekte. Buradaki ifadede bir yuvarlaklık söz konusudur. Bu İslam alimleri kimlerdir? Neden isim isim açıklanmamaktadır? Bu alimler eserlerinde Said Nursi'den bediüzzaman şeklinde bahsetmişler midir? Herhangi bir kimse kendisi ile ilgili birtakım iddialarda bulunarak eserler yazabilir. Mesela biri çıkıp ilk astronot benim dedemdi yazsaydı bunu diğer kaynaklardan doğrulaması talep olunmaz mıydı? Said Nursi birçok risalesinde falankes beni şöyle övmüştür böyle övmüştür şeklinde ifadeler kullanmış ama mesela Mehmet Akif'in söylediği iddia edilen “Hugo’lar, Descartes’lar, edebiyatta ve felsefede Bediüzzaman’ın bir talebesi olabilirler” şeklindeki söz Mehmet Akif'in eserlerinde değil bizzat Said Nursi'nin Konferans adlı risalesinde geçmektedir. Bu ifade üdeba meclisinde söylenmiş şeklinde naklediliyor. Yine bir yuvarlak ifade söz konusu. Madem böyle bir söz üdeba meclisinde söylenmiş, neden hiçbir hatırattan ve benzeri bir kaynaktan alıntılanmıyor da bizzat Saidin kendisi tarafından aktarılıyor? Bahsedilen üdeba meclisinde bulunanlar neden isim isim zikredilmiyor? Böyle olunca Said Nursi'nin icazeti de, alimliği de, eserlerinin kendisine aidiyeti de sahte olabilir izlenimi veriyor. --78.164.22.129 19.13, 16 Şubat 2020 (UTC)

Düzenle

Madde konusu kişinin resmi kayıtlardaki adı "Sait Okur" olduğu için bu hususun maddenin altlarında değil, en başında belirtilmesi gerektiğini düşünüyorum.(Fatih Demirci (mesaj) 15.50, 11 Nisan 2020 (UTC))

Bu yaklaşım doğru değil. Genel ve yaygın kullanım Bediüzzaman veya Said Nursi şeklindedir. Kerim Coşkun Mirzazade (mesaj) 19.41, 14 Mayıs 2020 (UTC)

"Said Nursî" sayfasına geri dön.