Tartışma:Kelime-i şehadet

Aktif tartışmalar
Vikiproje İslam (Başlangıç-sınıf, En-önem)
Bu madde, Vikipedi'deki İslam maddelerini geliştirmek amacıyla oluşturulan Vikiproje İslam kapsamındadır. Eğer projeye katılmak isterseniz, bu sayfaya bağlı değişiklikler yapabilir veya katılabileceğiniz ve tartışabileceğiniz proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
 Başlangıç  Bu madde Başlangıç-sınıf olarak değerlendirilmiştir.
 En  Bu madde En-önemli olarak değerlendirilmiştir.

Alakası yokDüzenle

Buradaki İlla الا kelimesini "Sadece" diye çevirmek büyük bir hatadır. İlla kelimesinin birincil anlamı "-den başka" anlamına gelmektedir.

Çeviri'nin tam Türkçesi "Allah'dan başka İlah yoktur" anlamındadır. Burada anlatılmak istenen.

Sadece tek bir Tanrı vardır kendinize başka Tanrılar edinmeyin anlamına gelmektedir. Yoksa asla:

"Tanrı demeyin Allah deyin" anlamına gelmez.

Söz gelimi "Yaratan" dediğimiz zaman kastedilen "Allah"tır yine bir Müslüman "Tanrı" dediği zaman Göktürkler'in "Gök Tanrısını" değil Allah'ı kastediyordur. Tanrı'nın isminin hangi dilde söyleneceğinin ise hiç bir önemi yoktur.

Ameller niyetlere göredir.

Wisdom 06:56, 25 Ocak 2006 (UTC)

Eğer ALLAH ismiyle işaret edilen tapılacak bir tanrı olsa idi, o zaman kelime-i tevhid “La” (hayır-yoktur) ile başlamak yerine, basitçe “evet-vardır” diye başlar ve denirdi ki: “Evet tanrı vardır” ve “o tanrı Allah’tır”. Ancak öyle denmiyor! Kelime-i tevhid “la” (hayır–yoktur) ile başlıyor ve işin başında “tanrının OLMADIĞI” vurgulanıyor. La ilahe (tanrı yoktur), illa ALLAH (sadece ve sadece ALLAH). http://ahmedbaki.com/turkce/editorden/editorden052.htm


Yani görmüş gibi bilirim ve bildiririm ki olayıDüzenle

Bence bu kısım silinmeli. LÜTFEN!! BUNU YAPMAYALIM... Hepimiz ademden gelmişiz ademe gideceğiz.94.121.247.148 17:40, 28 Nisan 2017 (UTC)

la İlahe!.Düzenle

Kelime-i Şehadet için "Ben Allah'ın varlığına birliğine, Hz.Muhammed'in onun kulu ve elçisi(resûlu) olduğuna şahitlik ederim." tanımı tamamıyla yanlış. her açıdan yanlış, hem inanç literatürü, hem dil, hem muhatap olanların bu kelimeyi anlaması. Yani her açıdan bu tanım yanlış. Bir kere Arapça aslında Varlık, Birlik nerede? Bu kelimeler nerede? yok böyle bir kelime. Kelime-i Şehadette "İLAH" kelimesi var. "ALLAH" kelimesi var. bir de Red ile kabul etme anlamında "LA" ile "İLLA" . Burada tanımlanan, "Tarih boyunca insanların göklerde, uzak bir yerlerde aradığı, tapındığı İlah adıyla isimlendirilen varlıkların olmadığı, Sadece Allah'ın olduğu."

İslâm dini'nin temelini, «LÂ İLÂHE İLLALLAH» sözünün mânâsı oluşturur.

«Lâ ilâhe illâllah» ne demektir?

Bu söz basit olarak ele alınırsa;

"TANRI yoktur sadece ALLAH vardır" anlamında değerlendirilir...

Eğer kelimelerin anlamı üzerinde durursak...

«Lâ ilâhe»de; "Lâ", yoktur; "ilâhe", TANRI demektir; yani, tapınılacak tanrı yoktur, demektir.

Şimdi burada şu noktaya dikkat edelim...

Kelime-i Tevhid, «Lâ ilâhe» ile başlıyor... Ve başlangıçta, kesin bir hüküm vurgulanıyor: «Yoktur tapılacak varlık!»; "lâ ilahe"!.. .

Akabinde, bir açıklama geliyor... «İllâ» = "sadece", «ALLAH» vardır!...

"İLLÂ ALLAH" yani "sadece ALLAH"!...

Burada özellikle vurgulamamız gereken son derece önemli bir husus vardır..

Dine, tefekkürden uzak bir biçimde, ezbercilikle yaklaşmış, etiketi ne olursa olsun, bazı kişilerin içine düştüğü son derece önemli bir yanılgı vardır..

"Lâ ilâhe illALLAH" uyarısını, halkın anladığı Arapça kurallarıyla yorumlamak suretiyle çok büyük bir hataya düşmektedirler...

Şöyle ki...

"Lâ recülün illâ Âli" dendiği zaman, bu ifade dilimize "Âli'den başka er kişi yoktur" yada "Âli gibi er kişi yoktur" veya "Er kişi olarak Âli gibisi yoktur" tarzlarında çevrilebilir..

Oysa "İLLÂ" kelimesi "ALLAH" kelimesiyle yanyana kullanıldığı zaman bu asla "ALLAH gibi bir tanrı yoktur" şeklinde anlaşılamaz... Yani, "başka bir tanrı-İlâh vardır ama o ALLAH gibi değildir" şeklinde yorumlanamaz...

Ayrıca bir de şu hususu iyi anlamak gerekir;

"KÂNE" yani "İDİ", eki nasıl "ALLAH" isminin işaret ettiği anlam yanında, genel kullanım mânâsını yitirir; ve geniş zaman kavramına dönüşür ise; aynı şekilde "İLLÂ" kelimesi de "ALLAH" ismiyla yanyana gelince, genel kullanım alanı dışına taşıp, "SADECE" kavramıyla anlaşılır...

Önce "KÂNE" sözcüğüne bir misâl verelim...

"KânALLAHu gafûrur rahima" dendiği zaman, bunu nasıl "ALLAH GAFUR ve RAHİM İDİ" diye çeviremezsek; "ALLAH" isminin işaret ettiği özellikler, geçmiş zamanla kayıtlanmaktan beri ise...

Aynı şekilde; "İLLÂ ALLAH" dendiği zaman da, bu asla "başka" ya da "gibi" anlamlarına anlaşılmayıp, "sadece" mânâsıyla idrak edilmesi zorunludur!

Zira "ALLAH" isminin bize işaret ettiği varlığın özellikleri, kendi dışında bir mevcut kabul etmediği gibi, hele hele, Varlığı yanısıra başka bir vücud sahibinden sözetmeyi hiç kabul etmez!...

İşte bu sebeplerledir ki. gerek "İLLÂ", gerek "KÂNE" ve gerekse bu türden zaman ve vücud ifade eden kavramları "ALLAH" ismiyle yanyana gördüğümüzde, genel kullanımda anladığımız mânâda değil, "ALLAH" isminin işaret ettiği kavrama uygun bir anlamda anlamak mecburiyetindeyiz....

Buna yapmadığımız takdirde, ortaya çıkacak olan kavram, ötemizde ve hatta evrenin ötesinde bir TANRI yani İLÂH kavramı olacaktır..

İşte bu gerçeği gözönüne almış olarak, bu noktayı ince bir dikkatle kavramaya çalışırsak farkederiz ki...

«Tapılacak tanrı yoktur, sadece ALLAH vardır»..

Birinci mânâ olarak, bu cümleden açığa çıkan gerçek şudur ;

«Tapılacak tanrı yoktur»... Evet, burada, kesin olarak, tapılacak bir öte tanrı olmadığını vurguladıktan sonra, «İLLÂ ALLAH» diyor...

"İLLÂ", yukarıda açıklamaya çalıştığımız üzere, "ancak" mânâsına anlaşılabileceği gibi, buradaki kullanım şeklinde görüldüğü üzere "SADECE" anlamında dahi kullanılır..

Evet, "İLLÂ", "ALLAH" kelimesiyle bir arada kullanıldığı zaman kesinlikle "SADECE" anlamında algılanmak zorundadır; zira "ALLAH"tan gayrı vücud sahibi yoktur ki, "ALLAH" ona kıyaslansın veya o şeyle benzer kefeye konarak ona nispetle târif edilsin!... Bu hususu da geniş şekilde “Hz. MUHAMMED NEYİ OKUDU" isimli kitabımızda açmaya çalıştık...

İşte bu sebepten dolayıdır ki, "İLLÂ" kelimesi "ALLAH" ismiyle yanyana kullanıldığı zaman bunu daima "SADECE" kelimesiyle tercüme etmek zorundayız.

Nitekim bu mânâ İngilizceye tercüme edilirken:

" There is no god BUT ALLAH"

şeklinde değil;

"There is no god ONLY ALLAH"

şeklinde tercüme edilmelidir...

Ki böylece, İslam Dini’nin getirmiş olduğu VAHDET-TEKLİK inanç veya düşünce sistemi fark edilebilsin.

Evet, sadece "ALLAH" vardır ki, «O ALLAH, tapılacak bir tanrı değildir", anlamı mevcuttur bu açıklamada... Çünkü başta, kesin olarak «LÂ İLÂHE» yani "tapılacak TANRI yoktur"; hükmü veriliyor!..

Öyle ise «ALLAH İsmi ile İşaret Edilen, insanın dışında, ötesinde; ve hatta bu vargördüğümüz varlıkların dışında ve ötesinde tapınılacak bir TANRI değildir!..

Bu takdirde «tapınma» nedir, «kulluk» nedir?..

«Tapınma» ve «kulluk»...

Burada öncelikle üzerinde durmamız gereken konu «tapınma» nedir, «kulluk» nedir ; ve bu kelimelerin anlamı nedir?..

«TAPINMA» kelimesi bir «tanrıya» bağımlı olarak kullanılır. Tapınılan ve tapan ikilisinin mevcudiyetine bağlı olarak «tapınma» olayı söz konusu olur.

«Sen» varsındır... «Sen»in bir «tanrın» vardır... Ve sen bu tanrına tapınırsın!... Yani «tapınma» denilen olay, iki ayrı varlık arasında geçerli olan bir davranış türüdür... Tanrı'ya; gökteki veya yerdeki herhangi bir tanrıya inanan kişinin, bu manâda ortaya koyduğu çeşitli davranışlara verilen isimdir «tapınma»... "Sen"in ona yönelik yaptığın fiiller!... (1)

(1)- Nitekim Kelime-i Şehâdetteki «ABDU HÛ» kelimesi, «Abdiyet-kulluk»un «Hüviyete» yani «Hû»ya zorunlu olarak yapılmakta olduğunu açık seçik göstermektedir.

«KULLUK» kelimesinin anlamına gelince ;

Birimin, varoluş gayesine ve programına göre, davranış ortaya koyuşunun adıdır «kulluk» ...

Nitekim Zariyat Sûresinin 58. âyetinde bu gerçek şöyle vurgulanmaktadır:

"BEN CİNLERİ DE İNSANLARI DA YALNIZCA BANA KULLUK ETMELERİ İÇİN YARATTIM"...

Elbette ki, ALLAH' adıyla anılanın bu gayeyle yarattığı varlıkların, varoluş gayeleri dışına taşmaları asla mümkün değildir..

Ayrıca burada hemen şu âyetle işaret edilen mânâyı dahi hatırlamalıyız:

"YÜRÜR HİÇ BİR MAHLÛK HARİÇ OLMAMAK ÜZERE HEPSİNİ ALNINDA ÇEKİP YÜRÜTEN O'DUR!.." (HUD/56)

Nitekim Fâtiha sûresindeki, «Sana kulluk ederiz»in anlamı, «Senin bizi varediş gayene ve programlamana göre ne gerekiyorsa onu yerine getirmek suretiyle görevimizi yaparız»... demektir bu anlamda..

Ayrıca,

«KUL, KÜLLÜN YA'MELU ALÂ ŞÂKILETİH»

deniyor âyeti kerîmede. Yani;

«DE Kİ; HEPSİ PROGRAMLARI DOĞRULTUSUNDA FİİLLER ORTAYA KOYARLAR» (17-84)

FÂTIR'ın kendi dilediği mânâlara uygun sûretleri; ve bu sûretlerin birimlerini, varediş gayesine uygun olarak şekillendirmesi sonucu; onların da fıtratları gereği bu fiilleri ortaya koymaları «kulluk»larıdır.

Özde, tâat ve ma'siyet farkı olmaksızın, tüm birimlerin davranışları «kullukları»dır...

"Kulluğun" türüne ise «tâat» veya «ma'siyet» adları verilir ki; yukarıda izah ettiğimiz üzere hepsi de esasen «kulluk»tur...

«GÖKLERDE VE ARZDA O'NU TESBİH EYMEYEN HİÇ BİR ŞEY YOKTUR; FAKAT SİZ, ONLARIN TESBİHLERİNİ ANLAYAMAZSINIZ.» (17-44)

âyeti varlıktakilerin tümünün anlatılan biçimde "kulluklarını" yerine getirdiklerini ifade etmektedir...

Bir diğer ifade ile, birimin, kendi özünü ve orijinini tanıma çalışmalarının, faaliyetlerinin adıdır «tâat» olan kulluk!... Kendi özündeki hazineden mahrum kalmaya ve pişmanlıklara dönük olan faaliyetlerin adıdır «ma'siyet» olan kulluk!..

.Netice...

«Kulluk», varoluş gayesine uygun davranışları ortaya koymaktır... "Tapınma" ise, bir birimin, var sandığı bir «tanrıya» özgür iradesi ile, dilediği bir biçimde yönelerek, zamanın belli bir bölümünde prestij etmesi ve ondan bir şeyler ummasıdır.

Sonuç... "TANRI"YA TAPINILIR; "ALLAH"A KULLUK EDİLİR!..

Bu tamamen sizin Sapkın yorumunuzDüzenle

Bu tamamen sizin sapkın yorumunuz sadece sizi bağlar.

Kelime-i Şahadeti

"Tanrı diye bir ilah yoktur" şeklince çevirirseniz 1000 defa da yapsanız geri alınacaktır.

ALLAH bir tanrıdır

Bu sözünüze katılamıyorum. 'ALLAH bir tanrıdır' bu sözyanlıştır. Umarım hata olmaz şöyle bir teşbihte bulunmak istiyorum. Her su bir sıvı dır, ancak her sıvı su değildir. 'Allah' kelimesi zatı ve sıfatıyla özel bir varlığa aittir. İnanalar ona çok kapsamlı manevi değerler yüklerler. Bu kelimenin kapsamıyla, basitçe tapınılan varlığa belirli sayıda özellik yükleyen 'Tanrı' kelimesini eşit tutarsanız, bu sizin kapasitenizle alakalı bir şey olur.

Yapılan 3 Sayfa açıklamaya, karşılık olarak argüman koymadan, tek bir hakaret cümlesi koymanız bir Ansiklopedi projesine ne kadar yakışıyorsa siz de o kadar yakışıyorsunuz. Önce okuyun.Düzenle

Neye, Niçin ve hangi argümanla karşı çıkıyorsunuz? 1000 kere silme memurumusunuz?

YorumlarınızıDüzenle

Yorumlarınızı tam 3 kere okudum.

İfade buyurduğunuz üzere sadece yorum, sadece sizi bağlar. Kelime-i şahadeti farklı yorumlayabilirsiniz ama onu.

"Allah'dan başka ilah yoktur ve Muhammed onun kulu ve Elçisidir"'den başka türlü çeviremezsiniz.

Çevirirseniz de geri alınır.

OkDüzenle

Evet Konuda bir ilerleme sağlanmasına sevindim. Çünkü bu sayfada gördüğüm ilk tanım olan "Allahın varlığına ve birliğine şehadet ederim" tanımı tamamıyla yanlıştı. "Allah'dan başka ilah yoktur ve Muhammed onun kulu ve Elçisidir" biraz daha doğru tanıma yakın. Çok fazla da irdeleyince polemik oluyor. Daha sonra bu konuya dönmek üzere kendi adıma kapatıyorum. Ancak La İlahe İllallah cümlesinin çok iyi tercüme edilmesinde fayda var. Tüm arkadaşlara sevgiler saygılar.

Ahmet HulusiDüzenle

Bu arada İngilizce'de:

There is no god ONLY ALLAH doğru bir çeviri olmaz.

There is no god except ALLAH daha düzgün bir çeviridir.

Bu arada sizin yorumunuz tamamen Ahmet Hulusi'nin yorumu ile paralellik gösteriyor.

Saygılar

Son yorumDüzenle

Bu şekilde yapmış olduğunuz

Şeklinde de biçimindeki yoruma (Bu yoruma ister katılsın ister katılmasın) hiç kimse itiraz etmez.

Saygılar,

Son yorumDüzenle

Bu şimdilik bulabildiğim ara çözüm. Maddeyi esas tanımına kavuşturmak bence gerekli. Bir arkadaşımın yazdığı ingilizce Except kelimesi kafamda bu konuyu buraya daha da doğru biçimde aktarma konusunda fikir verdi. Saygılar.

Except'i yazan da benim.Düzenle

Except yorumunu buraya yazan da benim :-) Sadece altına imzamı atmadım. Only kelimesinin İngilizcede orada doğru olmadığını gösttermek için.

Bu arada Ben "Allah vardır ona ilaveten bir de Tanrı vardır" demiyorum.

Sadece Türkçe'de "Tanrımız" denildiğinde sadece "Allah"'ın kastedildiğini Göktürklerin Gök Tanrısı'nın kastedilmediğini anlatmaya çalışıyorum.

Bunun tam tersi de olabiliyor bazen Türk vatandaşı bir Hristiyan "Allah" kelimesini kullanarak bir temennide bulunabiliyor mesela "Allah korusun", "Allah bağışlasın" diyebiliyor.


ExceptDüzenle

Hazreti Muhammed Aleyhisselâm , Mekke' de kendisinin "ALLAH RASÛLÜ" olduğunu açıkladığı zaman, sadece KÂBE'de 360 tane tanrıyı sembolize eden, 360 tane PUT bulunmaktaydı!.. İnsanlar, her biri bir ayrı görev yapan 360 tanrıyı simgeleyen bu 360 puta tapınarak tatmin yolu içindeydiler... Bunların hepsi onlar için birer İlahtı. Kelime-i Şahadet tanımı Ansiklopedik açıdan Portakalı tarife benzemez. Çünkü özgün ve -hedefli- bir cümle var ortada. Bu nedenle bu tip maddelere yorum ve bakış açısı farklılıkları eklemek daha doğru olabilir. Bence , "Allah vardır ona ilaveten bir de Tanrı vardır" demiyorum derken, Kelime-i Şahadetin anlamını bu alanlarda bu şekilde yer almasına da karşı çıkman gerekir. Bu tip maddelerde -ben yaptım oldu- mantığı gerçeği örter. -Portakal, tropikal bir meyvadır rengi turuncu, sarı ve bazen mavi olabilir"

mi?

Except İlahların karşısında Allah ismini farklı bir konuma oturtma açısından çok önemli bir kelime. Allah hiçbir zaman tarih boyunca böyle tanımlanan bir İlah değildir. Kendisini kaynaklarda sürekli tanımlamıştır. Nas Suresinde geçen -İlahinnas- ise sadece onun özelliklerinden biridir. yani Şefaat eden, Rahman ve Rahim olan ve İlah -da olan gibi bir anlamda. Ancak bu tapınmaya dönük değildir yine. Bir tespittir. Bu nedenle Ansiklopedik metinlerde hiç olmazsa bırakalım "Tanımlayan" kendini anlatsın. Biz nasıl anlatacağız? Biz sadece böyle anlaşıldı, şöyle anlaşılıyor diyebiliriz. Cümle İslami Literatürde olduğu için temel kaynak budur.


Kulluk ve TapınmaDüzenle

«Kulluk», varoluş gayesine uygun davranışları ortaya koymaktır... "Tapınma" ise, bir birimin, var sandığı bir «tanrıya» özgür iradesi ile, dilediği bir biçimde yönelerek, zamanın belli bir bölümünde prestij etmesi ve ondan bir şeyler ummasıdır. İslami anlayışta -ki bu madde İslami bir kavramdır- tapınma diye bir olgu yoktur. Varoluş gayesini tanımaya çalışmak ve buna uygun hareket etmek doğru kulluk, Varoluş gayesinden uzaklaşarak sonunda pişman olmak da yanlış kulluktur. Bu nedenle "Except Allah" tanımlaması tapınmayı ortadan kaldırır. Çünkü "There is no god!." God diye tanımlanan tapınılacak bir varlık yoktur. Aynı şekilde Kelime-i Şahadette: "İllallah" tanımlaması tapınmayı ortadan kaldırır. Çünkü "la İlahe!." İlah diye tanımlanan tapınılacak bir varlık yoktur.

Özel ismi olan herşeyin Cins ismide olurDüzenle

Özel İsmi olan herşeyin cins ismide vardır.

Biraz önce vermiş olduğunuz örneği ele alırsak Portakal bir meyvedir.

Allah nedir?

Ben buna "Yaratandır" diye cevap versem siz "Hayır yaratıcılık onun özelliklerinden sadece biridir tamamı değildir" diyebilirsiniz

ama asla "Allah yaratan değildir" diyemezsiniz.

Aynı şekilde Allah "ilah değildir" diyemezsiniz zaten bu kelime "Al ilah"'dan (The God) geliyor. Allah isminin kökünde zaten "İlah" geçiyor.

"Tapmak" ve "Kulluk" etmek kelimelerine gelince:

Kafirun Suresi'nde "Ben sizin taptıklarınıza tapmam, benim taptıklarıma da sizler tapmazsınız" ifadesi kullanılmıştır. Burada Putperestler için de, Muhammed için de teabbüd تعبد kelimesi kullanılmış ki bunun ism-i mef'ulü mabud معبود dur. Dikkat ederseniz mabud içinde kullanılan fiil Allah için de kullanılan fiil aynı teabbüd fiilidir.

Ben Tanrı kelimesi ile Allah'ı kastediyor ve Allah anlamında kullanıyorum ve Türkiye'deki herkes Tanrı kelimesini bu anlamda kullanıyor.

TartışmaDüzenle

Bu cümle şu anlama geliyor allahtan başka ilah yoktur. yani la kelimesi yoktur manasında geliyor allahtan başka tapılacak ilah yok diyor. bu tartışmayı ben anladım.--93.91.197.206 21:40, 22 Aralık 2010 (UTC)

sizin anlamanızla tartışmanın ne ilgisi var?95.7.249.214 05:23, 8 Eylül 2011 (UTC)

"Kelime-i şehadet" sayfasına geri dön.