Ana menüyü aç

Tartışma:Devletçilik (Atatürk İlkesi)Düzenle

  Bu sayfa önceden silinmeye aday gösterilmiştir. Tartışmanın sonucunda kalmasına karar verilmiştir.
Tartışma arşivi: 2007

Devletçiliğin olumsuz yanlarıDüzenle

Bu alt başlığın yeniden düzenlenmesini rica ediyorum.Nedeni ise Atatürk'ün devletçilik ilkesini açıklamaktan çok sistemi kötülemeye yönelik bir şey gibi göründü bana.Pkknin, tüp kıtlığının,yağ kıtlığının... Devletçilikle ne alakası olduğunu çözemedim.Atatürk'ün Devletçilik politikası 2.Dünya savaşından sonra bitmiştir.Nedeni Sovyetlerin düşmanca tavırları sonucu Türkiyenin yaslanacak bir yer bulmak istemesi.Bulduğu ülke emperyalist-kapitalist bir ülke olunca Atatürk Devletçiliği tam anlamıyla uygulanamamıştır.Bir süre sonra ise adından bile söz edilmemiştir.--85.98.132.25 15:20, 3 Ekim 2008 (UTC)Barış

  • Ayrıca ifadeler teorik olarak "Devletçiliği" eleştirmektedir. Atatürk ilkesi olarak bir anlamı bulunmamaktadır. Bu yüzden teorik olarak bir devletçilik maddesi açılacaksa orada yer bulmalıdır. Bu sebepten ötürü ilgili başlığı siliyorum. -Ostique- 01:13, 9 Eylül 2009 (UTC)

"sağa mı sola mı nereye gideceğiz" diye başlayan alıntı Atatürk'e ait değil. Hüseyin Ragıp imzalıdır. Atatürk'ün devletçilik programı pek çok boyutuyla sosyalizme yönelir. Ancak "işçi sınıfı" nın oluşmadığı düşüncesini temel alır. Sosyal adalet bilincinin gelişmesi, burjuvazi çıkarlarıyla milli çıkarların çelişmeye başlaması ve 29 bunalımı gibi dönemsel sebepler devletçilik politikasının ortaya çıkışını hazırlamıştır. Bu sosyalizme doğru bir yöneliştir ama toplumsal gelişim açısından sosyalist bir toplum oluşması olanaksızdır. Bu imzasız yazı 95.65.218.93 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir. 17 Eylül 2009

Tartışma:İnkılapçılık (Atatürk İlkesi)Düzenle

devrimcilik

  • inkılapçılık
  • cumhuriyetçilik
  • halkçılık

Bu madde ismi çok genel ve geniş bir kavramı kapsamaktadır. Bu madddenin adının Atatürk devrimleri olarak değiştirilmesi yerinde olacaktır.--Etrüsk 14:39, 10 Şubat 2007 (UTC)


Katılıyorum, İnkılâp Farsçadır.Onun yerine Türkçe karşılığı olan Devrim kullanılmalıdır.--88.232.150.162 12:50, 16 Haziran 2008 (UTC)Barış

RicaDüzenle

Lütfen bir Atatürk ilkesi olan Devrimcilik (Atatürk İlkesi) ya da İnkılapçılık (Atatürk İlkesi) iismli maddelerle Devrimcilik maddesini karıştırmayın. İkisi ayrı ayrı ele alınmalıdır. --Dr.tolga 08:52, 3 Kasım 2008 (UTC)

  • Zaten başlık Atatürk ilkeleri.

Tartışma:Cumhuriyetçilik (Atatürk İlkesi)Düzenle

Meyve sayfası, Elma sayfasına yönlendirilmiş yani. --Bruno ileti 17:04, 23 Ağustos 2009 (UTC)

Tartışma:Halkçılık (Atatürk İlkesi)Düzenle

HalkçılıkDüzenle

Bana kalırsa sadece halkçılık Atatürk ilkesi olarak değil siyasi bir yönetim ilkesi olarak incelenmelidir ve bu madde altında bu şekilde anlatılmalıdır. Ve hatta "Popülizm" altında toplanmalıdır. --Cyberdiablo   17:18, 9 Ocak 2010 (UTC)

  • Size katılıyorum. Kemalizmdeki tüm ilkeler gibi bu ilke de Türk ulusunun ihtiyaçlarından doğmuştur. Yani bu ilke farklı uluslarda farklı şekilde uygulanabilinir. Örneğin Atatürk Milliyetçiliği ile Hitler milliyetçiliği uyuşmamaktadır. Rusya' nın halkçılığı ile Türkiye' nin halkçılığı da uyuşmamaktadır. Bu nedenle bu maddede halkçılığın genel olarak özellikleri belirtilmelidir. Ayrıca maddedeki bilgiler Atatürk Halkçılığı maddesine kopyalanmalıdır.--88.224.90.68 09:57, 22 Haziran 2010 (UTC)

Tartışma:Laiklik (Atatürk İlkesi)Düzenle

Laikliğe göre, insan yaşamında ibadetin dışında her türlü tasarruf, dîne, daha doğrusu kutsal kitaba göre değil, Anayasaya, yasalara ve kurallara göre yapılır.

Bu ifadenin; Laikliğe göre, devlet yönetiminde her türlü tasarruf, dîne, daha doğrusu kutsal kitaba göre değil, Anayasaya, yasalara ve kurallara göre yapılır. olarak değiştirilmesini talep ediyorum. Zira İngilizce Vikipedi'nin ilgili yerleşmiş ve zengin referanslarla desteklenmiş (sayfanın aşağısında bulunabilir) maddesinde de şöyle belirtilmektedir:


In French, laïcité is a concept of a secular society, connoting the absence of religious involvement in government affairs as well as absence of government involvement in religious affairs.[1][2] During the twentieth century, it evolved to mean equal treatment of all religions, although a more restrictive interpretation of the term has developed since 2004.[3] Dictionaries ordinarily translate laïcité as secularity or secularism (the latter being the political system)[4], although it is sometimes rendered in English as "laicity" or "laicism".

In its strict and official acceptance, it is the principle of separation of church (or religion) and state.[5] Etymologically, laïcité comes from the Greek λαϊκός (laïkós "of the people", "layman").[6][7]

Bu durumda laiklik insan yaşamında bir ayrımı tanımlamaz fakat devlet ve din arasındaki ilişkiyi düzenler.

Saygılarımla, --Launvatar 09:42, 3 Ocak 2010 (UTC)

  1. ^ Religion and Society in Modern Europe, by René Rémond (Author), Antonia Nevill (Translator), Malden, MA, U.S.A.: Blackwell Publishers, 1999.
  2. ^ Evelyn M. Acomb, : The French Laic Laws, 1879-1889: The First Anti-Clerical Campaign of the Third French Republic, New York : Columbia University Press, 1941
  3. ^ http://news.bbc.co.uk/1/hi/world/europe/3325285.stm
  4. ^ Collins Robert French Dictionary Unabridged, Harper Collins publishers
  5. ^ TLFi dictionary: http://www.cnrtl.fr/lexicographie/laicit%E9?
  6. ^ Webster's Revised Unabridged Dictionary. Retrieved September 30, 2008, from Dictionary.com website: http://dictionary.reference.com/browse/laic
  7. ^ http://www.tiscali.co.uk/reference/dictionaries/difficultwords/data/d0007430.html

yurta sulh cihanda sulhDüzenle

atatürk aklın ve bilimin öncülüğünde yenileşme ve gelişmeyi sağlamıştırBu imzasız yazı 81.212.101.78 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.

Atatürk, Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyine ulaştirabilmek için bilimsel düşünceyi esas alan aklın ve mantığın çizdiği yollari gostermistir. Bu imzasız yazı 94.262.101.78 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.
Atatürk felsefesinde yapıcılık, en doğruya, yararlıya yöneliş yatar. Yakamozlar 22:43, 16 Mart 2011 (UTC)
Hayir hayir; Atatürk, Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyine ulaştirabilmek için akilci, bilimsel düşünceyi esas alan aklın ve mantığın çizdiği felsefik bir yol gostermis ve 6 oku isaret etmistir . Bu imzasız yazı 95.262.101.78 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.

Ulusal bağımsızlık alt başlığıDüzenle

Alt başlık oldukça yetersiz. Böyle ciddi bir ansiklopedide "Mili bağımsızlık bağımsızlığın ulusça benimsenmesidir." gibi komik bir anlatım olmamalıdır. Ulusal bağımsızlık, ulusun günlük hayatında ve dış ilişkilerinde kimseden emir almadan doğruca halkın yararlarını gözeterek karar alabilmesidir. Kendi çıkarlarını diğer devletlerin çıkarlarından üstün tutabilen, uluslararası kuralları uygularken bile halkının çıkarına aykırı olanları uygulamamaktır. Ulusal bağımsızlık ekonomik alanda, askeri alanda, sosyal ve siyasal alanda geçerli olmalıdır. Oksijen 18:59, 20 Kasım 2011 (UTC)

Zamanın Düşüncelerinden AlıntılarDüzenle

--78.183.86.85 17:18, 8 Kasım 2013 (UTC)I- Bu başlık altında yer alan açıklamalar, 1930 ve 1940ların ders kitaplarındaki bilgilerle karşılaştırılsa, bilimsellikten tamamen uzak ve propagandist bir subjektiflik oldukları görülür. 10 ARALIK 1948 TARİHLİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ'nden yapılan alıntılarla, Atatürk döneminde henüz ortada olmayan terimlerin bu yazıya yerleştirildiği görülmektedir. Sadece bir örnek vermek yeterli: Madde 2- Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi

Madde 7- Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasanın korunmasından eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin bu Bildirgeye aykırı her türlü ayrım gözetici işleme karşı ve böyle işlemler için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.

  Şimdi bu maddelerin bir kısmını alıp, HALKÇILIK ilkesini izah etmeye çalışmanın bilim ahlakına yakışır bir yanı yoktur. Devrim denilen maddelerin tamamı, 1900'lerde ve hatta 1800'lerde tartışılan sosyal bilimlere özgü ve o zamanın şartlarına uygun kavramlardır. 1945'ten sonraki dünya, artık başkalaşmıştır ve İNSANIN / TOPLUMLARIN DEĞİŞİMİ BİRİLERİNCE BİR ARAYA GETİRİLMİŞ HİÇBİR İLKEYE BAĞLI DEĞİLDİR. Yani devrim yapıldı ve artık ZAMAN DURDU, HER ŞEY BÖYLE KALACAK iddiaları; BİLME AKLA MANTIĞA ZARAR bizatihi GERİCİ yaklaşımlardır. İNSANOĞLU HİÇ BİR HEMCİNSİNE BAĞLI KALARAK ZAMANI VE GELİŞMEYİ, DEVRİM VE EVRİMLERİ DURDURAMAZ. 

II- ATATÜRK DEVRİMLERİ ARASINDA VE 6 OK İLE GÖSTERİLEN İLKELERİN ARASINDA YER ALMAYAN BAŞLIKLAR EKLENMİŞTİR.

   Akılcılık, insan sevgisi, çağdaşlık, ulusal birlik gibi kavramları, bu yazıyı yazan kişi UYDURMUŞTUR. Wikipedia'nın sağlam madde başlıklarına açıkça aykırıdır. Bakınız http://tr.wikipedia.org/wiki/Alt%C4%B1_ok. 1927'de Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik ve Laiklik olarak tanımlanan dört ilkeye, 10-18 Mayıs 1931 tarihindeki üçüncü parti kurultayında Devletçilik ve İnkılapçılık ilkeleri eklenerek "altı ok" kavramı benimsenmiştir. Şubat 1937'de yapılan bir anayasa değişikliğiyle altı ok ilkesi Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına da eklenmiştir. ŞUBAT 1937 ANAYASASI'ndan ve Atatürk'ün vefatından sonra bu tür bilim adamı iddiasındaki kişiler, ATATÜRK DEVRİMLERİnin, yeni zamanlar karşısında eskimesi karşısında; DOGMA / NAS olarak algıladıkları politik görüşleri; herkesin gözüne baka baka değiştirmekten sıkılmamakta ve utanmamaktadırlar. 6 OK maddesine bakarlarsa, "Altı Ok'u simgeleyen amblem 1931'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin bayrağı olarak benimsenmiştir. 1992'de yeniden açılan Cumhuriyet Halk Partisi de aynı amblemi kullanmaktadır" yazısı suratlarına gerçeğin tokadı olarak çarpar. 

III- 6 OK SEMBOLÜ VE 1900'LERDE NE TÜR YÖNETİMLERDE BU KAVRAMLARIN OLDUĞU:

   Bu maddeyi bugün bile Türkiye Cumhuriyeti'nde yazıp açıklamak, saldırılara açık hale gelmek demektir. NE YAZIK BÖYLE COĞRAFYALARA! Meşrutiyet döneminde yazılan bir şiir vardır. Ne efsunkar imişsin, ey diadr-ı hürriyet, ESİR-İ AŞKIN OLDUK gerçi kurtulduk esaretten. ESARET, ZİHİNSEL BOYUTLARDA DEVAM ETMEKTE. Padişahtan kurtulmakla iş bitmiyor. Kurtarıcılardan kurtulmak zorunda kalmak ne acı. Bilim ve gerçeğin sövgüyle baskıyla çarpıtıldığı yerlerde, özgür düşünce ve özgür insan yoktur. Kimi dinsel, kimi ırksal, kimi ideolojik dogmalarını dayatmaya devam etmekte. Ülke sınırları dışındaki kütüphaneleri tarayıp, aksi açıklamaları yok etmek mümkün olmadığına göre; TÜRKİYEYİ ANLAMAK İSTEYEN, TÜRKLER ADINA TÜRKİYE'DE YAZILANLARLA AKILLARINI HAPSETTİRMEK ZORUNDA DEĞİL. Bu ülkenin yobazı da, çağdaşı da işte bu çizgide tamamen birbirlerinin aynısıdırlar. 

Av Faik IŞIK 78.183.86.85 17:18, 8 Kasım 2013 (UTC)

Milliyetçilik-Atatürk milliyetçiliği ve 'değişiklik savaşı'Düzenle

Merhaba arkadaşlar, (özellikle Unknowledge ve Okanfan)

Bu tür siyasi ve farklı yorumlara açık konularda değişiklik savaşına girmek yerine tartışma sayfasını kullanmanızı öneriyorum. Bu sayfada bir sonuca, bir uzlaşmaya, en azından yaygın görüşün ne olduğunda bir anlaşmaya varılarak gerekli değişikliklerin yapılması çok daha sağlıklı olacaktır.iazak (mesaj) 06:37, 13 Temmuz 2015 (UTC)

"Atatürk İlkeleri" sayfasına geri dön.